> Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hazreti Muhammed a.s.v > Son Peygamber > Habeşistan´a Hicret
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Habeşistan´a Hicret  (Okunma Sayısı 1027 defa)
15 Aralık 2009, 16:16:34
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 15 Aralık 2009, 16:16:34 »



Habeşistan´a Hicret






Muhammed (sav)´e tabi olan, sabır ve sebat hususunda ona uyanların sayısı çoğalıp artmaktaydı. Peygamber efendimize iman edip uyanlar, sadece zayıf ve korumasız mü´minler değil di. Mekke´nin eşrafından da islam´a girenler ve müslümanların safları arasında yer alanlar olmuştu. Mü´minlerin sayısının artmasıyla orantılı olarak müşriklerin onlara yaptıkları eziyet lerin miktar ve çeşitleri de artmaktaydı. Kimi eliyle, kimi kır-bacıyla, kimi öğle sıcağında sıcak kum ve taşların üzerinde ezi yet ediyor, kimi de ancak rezil ve alçakların yapabilecekleri ezi yetleri tatbik ediyordu. Nitekim Ebu Cehil Peygamber efendi mize eza ve cefada bulunmuş, onunla alay etmiş, ibadetini en gellemek istemişti. Müşrikler, şerefli ve asil mü´minlere daha fazla eziyet edip onların şereflerini çiğnemek istemişlerdi. Ezi yet ve cefalar umumileşmiş, artık kurtulma imkanı kalmamış tı. Mekke-i Mükerreme´de kalıp da eziyete uğramamak müm kün değildi. Şu halde hicret etmek zorunlu hale gelmişti.

"Allah yolunda hicret eden kimse, yeryüzünde çok bereketli yer ve genişlik bulur." (Nisa: ıoo)

Ama mü´minler nereye hicret edeceklerdi?

Hürriyet içinde yaşayacakları, Mekke müşriklerinin tahakkümünden uzak olan, Kureyşliler´in sözlerinin geçmediği, iyi bir hükümdar tarafından yönetilen bir beldeye göç etmek gerekiyordu. Eza ve cefaların yapılmadığı, hiç kimsenin eziyet görmediği, zulümden uzak olan bir beldeye hicret etmek gereki yordu. Burası da ancak, Habeşistan olabilirdi. Çünkü orada Kureyş´in sözü geçmiyordu. Orası Kureyş´e boyun eğmiyordu. Diğer kabileler gibi Kureyş´in boyunduruğu altında değildi. Orada iyiliğiyle şöhret bulmuş adil bir hükümdar vardı. Pey gamber (sav) efendimiz, müminlerin oraya hicret etmeleri ge rektiğine, işaret etti. Mü´minlerin bela ve musibetlere uğradık larını gördüğü ve onları bu eziyetlerden koruyamadığı için şöy le demişti: "Habeşistan´a hicret etseniz iyi olur. Çünkü orada hiç kimsenin zulüm görmesine müsaade etmeyen bir hükümdar vardır. Orası, doğruluğun hüküm sürdüğü bir yerdir. Oraya hicret edin ve içinde bulunduğunuz bu sıkıntılardan kurtulma nız için Allah´ın size bir çare yaratacağı zamana kadar orada bekleyin."

Habeşistan´a hicret eden ilk kafile, bi´setin beşinci yılında yola çıkmıştı. Şüphesiz hicretin, eziyetlerden kurtulmaktan başka bir faydası daha vardı. Mü´minler uğradıkları ve sıkıntı çektikleri eziyetlerden, fitne ve musibetlerden korunmanın ya-nısıra, gittikleri yerde İslamiyet´i de tanıtacaklardı. Hicret eden müslümanlarm sözcüsü sıfatıyla Ebu Talib oğlu Cafer, hükümdar Necaşi´nin huzurunda îslami hakikatleri ve tevhid dininin davet ettiği sıla-i rahim, ahlaki güzelliklere teşvik, ca-hiliyet kötülüklerini men etmek, insanı fesada daldıran asebi-yeti önlemek gibi prensipleri açıklamıştı. Bunlardan daha önce de söz etmiştik. Bütün bu faydaların yanısıra, bu hicret saye sinde Habeşistan´daki hıristiyanlar İslamiyet´i tanımış ve İs­lam´ın İsa peygamber hakkında söylediklerini Öğrenmişlerdi. İslamiyet Mekke dışındaki bir beldede yayılmaya ve kök salma ya başlamıştı. Nitekim ileriki tarihlerde Medine´ye yapılan hic ret vesilesiyle de yahudiler İslamiyet´i tanımışlardı. Hakikati görenler müslüman olmuş, diğerleri de kafir kalmışlar, küfrün de inat edip mukavemette bulunmuşlardı:

"Kim yola gelirse, kendisi için yola gelmiş olur. Kim de sa parsa kendi aleyhine sapar." (îsra: 15)

Mü´minler guruplar halinde hicret etmişlerdi. Birinci gurupta Osman bin Affan´ın eşi ve Peygamber efendimizin kerimesi Rukiye de vardı. Bu toplulukta on erkek ve kadın bulunuyordu. Bundan sonra hicret devam etmişti. îbn îshak bu konuda şöyle der: "Habeşistan´a hicret eden müslümanların sayısı seksen üç tü. Yalnız bu müslümanların beraberlerinde götürdükleri kü çük çocukları veya Habeşistan´da doğan çocukları bu sayının dışındadır." îbn Kesir bu rakam üzerinde tartışmış ve Habe şistan´a hicret eden müslümanların sayısının daha fazla olduğu hususunda şüphesi bulunduğunu belirtmiştir. Ahmed bin Han-bel, İbn Mesud´un bu hususta şöyle dediğini rivayet eder: "Re-sulullah (sav) efendimiz, sayısı seksen civarında olan biz müs-lümanları Habeşistan´a gönderdi " [1]

Hz. Ebu Bekir, hicret edenler arasında değildi. Fakat Allah ona, Allah´ın yaratıklarının en yücesi ve en kıymetlisi olan Ab dullah oğlu Muhammed (sav) ile birlikte hicret etmek şerefini bahsetmişti. Bu hususta îbn îshak ile Buhari, Urve bin Zübeyr kanalıyla Hz. Aişe´nin şöyle dediğini rivayet etmişlerdir:

"Ebu Bekir, kendisine yapılan eziyetler sebebiyle, artık Mek ke´de kalamayacağını anlayınca Habeşistan´a hicret etmek için Resulullah´tan izin istedi. Resulullah ona bu izni verdi. Habe şistan´a hicret etmek üzere yola koyuldu. Mekke´den bir ya da iki günlük bir mesafeye ulaştığında yolda îbn Dağne ile karşı laştı, îbn Dağne, Beni Haris bin Ebi Bekir´in kardeşi idi. O "El habis" denen gurubun lideriydi. Ebu Bekir´e şöyle dedi:

- Nereye ey Ebu Bekir?

- Milletim beni Mekke´den kovdu. Bana eziyet etti. Beni bas kı altında tutmak istedi.

- Niçin? Halbuki sen aşiretine iyilikte bulunur, uğradıkları bela ve musibetler dolayısıyla onlara yardım eder, iyilik yapar sın. Mekke´ye geri dön. Artık sen benim himayemdesin!

îbn Dağne´nin bu sözü üzerine, Ebu Bekir onunla birlikte Mekke´ye geri döndü. îbn Dağne Mekke´ye girdikten sonra Ku-reyşliler´e şöyle seslendi: "Ey Kureyş topluluğu! Ebu Kuhafe´yi (Ebu Bekir´i) himayeme aldım. Artık hiç kimse ona ilişmesin. Ondan elinizi çekin!" îbn Dağne´nin bu sözlerinden sonra Ebu Bekir kendi evine gitti. Evinin kapısının yanında bir mescidi vardı. Orada namaz kılardı. Yufka yürekli bir insandı. Kur´an-ı Kerim´i okurken ağlardı. Çocuklar gelip yanıbaşında durur lardı. Kölelerle kadınlar, onda gördükleri heybeti hayretle mü-şahade ederlerdi, Kureyşli erkekler, İbn Dağne´nin yanına gidip ona şöyle dediler: "Ey îbn Dağne! Sen bize eziyet etmesi için şu Ebu Bekir´i himayen altına almadın herhalde, O namaz kılı yor, Kur´an okuyor, Muhammed´in getirdiği şeyleri anlatıyor. Heybetli bir kimsedir. Çocuklarımızı, kadınlarımızı ve koruma sız zayıf şahsiyetli kimselerimizi atalarımızın dininden saptır­masından korkuyoruz. Git ona; evine girmesini, evinde dilediği ibadeti yapmasını, yalnız çoluk çocuğumuza görünmemesini tembihle."

Kureyşliler´in bu ikazı üzerine, îbn Dağne Ebu Bekir´in yanı na gitti ve ona şöyle dedi: "Ey Ebu Bekir, seni kavmine eziyet et men için himayeme almadım! Onlar, içinde bulunduğun bu halden hoşlanmıyorlar. Bu yaptıklarından eziyet duyuyor, ra hatsız oluyorlar. Evine kapan, evinin içinole dilediğini yap."

Ebu Bekir dedi ki: "Ne dersin? İstersen beni himayeden vaz geç. Ben Allah´ın himayesi altına gireyim. Çünkü O´nun hima yesi altına girmek daha iyidir." îbn Dağne de: "Öyleyse üzerin deki himayemi kaldırıyorum" dedi. Sonra İbn Dağne, Kureyşli ler´in meclisine vardı ve şöyle dedi: "Ey Kureyş topluluğu! Ebu Kuhafe (Ebu Bekir) himayemi bana geri verdi. Artık ona diledi-, ğinizi yapabilirsiniz." [2]

Ebu Bekir, müşriklerin eza ve cefaları arasında kalmaya ra zı oldu. Evinin Önünde namazım açıkça kılmaya devam etti. Sa dece Allah´a güveniyordu. Peygamber efendimizin yakınında kalmaktan memnundu. Onun karşı karşıya kaldığı işkencelere uğramaya razıydı. Şerefli ve. alicenab insanın komşusu olmak tan memnun idi.



--------------------------------------------------------------------------------


[1] îbn Kesir, el-Bidaye ve´n-Nihaye, c.3, s.69.

[2] Bu haberi, Buharı, Sahih´inde rivayet etmiştir.



[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.039


View Profile
Re: Habeşistan´a Hicret
« Posted on: 25 Şubat 2021, 11:06:39 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Habeşistan´a Hicret rüya tabiri,Habeşistan´a Hicret mekke canlı, Habeşistan´a Hicret kabe canlı yayın, Habeşistan´a Hicret Üç boyutlu kuran oku Habeşistan´a Hicret kuran ı kerim, Habeşistan´a Hicret peygamber kıssaları,Habeşistan´a Hicret ilitam ders soruları, Habeşistan´a Hicretönlisans arapça,
Logged
14 Şubat 2021, 01:54:01
Ceren
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 26.364


« Yanıtla #1 : 14 Şubat 2021, 01:54:01 »

Esselamu aleyküm.rabbim razı olsun bizlere sunulan bu bilgilerden kardeşim....
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &