> Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hazreti Muhammed a.s.v > Son Peygamber > Dostların ve Düşmanların Takibi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Dostların ve Düşmanların Takibi  (Okunma Sayısı 810 defa)
15 Aralık 2009, 16:17:55
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 15 Aralık 2009, 16:17:55 »



Dostların ve Düşmanların Takibi


Bu muhacirler dinlerinden döndürülmemek ve kendilerini eziyetlerden, horlanmalardan, hakaretlerden, alaya alınmak tan kurtarmak için Habeşistan´a hicret etmek üzere yola çıktı lar. Oraya varınca adil ve iyi bir hükümdarla karşılaştılar. Hü kümdar onlara ikramda bulundu. Kendi ülkesinde serbest ve huzur içinde dolaşmalarına, güvenlik içinde oturmalarına izin verdi. Ebu Talib, oğlu Cafer´den ayrıldığı için hasret ateşiyle yanıp tutuşuyordu. Mekke´deki müslümanların hicret etmeleri ne sebep olan eza ve cefalardan rahatsız olmuştu. Hükümdar Necaşi´ye bir mektup yazarak, muhacir müslümanları koruma sını ve himayesi altında tutmasını tavsiye etmişti. Peygamber (sav) efendimiz de hükümdar Necaşi´ye bir mektup yazmış, mektubunda, müslümanlara iyilikte bulunmasını ve onlarla birlikte kendisinin de İslam´a girmesini tavsiye etmişti. Beyha-ki´nin rivayetine göre Peygamber efendimizin Necaşi´ye yazdığı mektubun metni şöyledir:

"Rahman ve Rahim olan Allah´ın adıyla! Allah´ın Resulü Muhammed´den Habeşlerin kiralı Necaşi´ye:

Selam sana olsun. Kendisinden başka tanrı olmayan Malik, noksan sıfatlardan uzak, yüce sıfatlarla muttasıf selamet veri ci, yarattıklarını koruyucu, yardım edici Allah´a hamd olsun. Tasdik ederim ki, Meryem oğlu Isa Allah´ın Ruh-ul Kudüs´ü ve bakire, faziletli, kendisine dokunulmamış Meryem´e bıraktığı kelimesidir. Allah, Adem´i kendi eliyle yarattığı gibi, onu da ru hu ve üflemesiyle yarattı.

O halde seni bir olan ve ortağı bulunmayan Allah´a çağırıyo rum. Ona itaat etmeye, bana tabi olmaya ve getirdiğim şeye iman etmeye çağırıyorum. Çünkü ben Allah´ın Resulüyüm. Am camın oğlu Cafer´i, beraberindeki bir grup müslümanlarla bir likte size gönderiyorum. Sana geldiklerinde onları ağırla. Gu ruru bırak. Seni ve emrin altında yaşayanları, her şeye gücü yeten ve büyüklük kendisine mahsus olan Allah´a davet ediyo rum.

Selam, hidayete tabi olanlara olsun!"

Bu mektupta´iki şeye tabi olma çağrısı vardır:

1- Bu mektup insanları Islama davet ediyor, uygun ortam ve uygun adam bulunca, Peygamber efendimiz davetini devam et tiriyordu. Necaşi´de hakkı kabul edecek bir kalb görmüştü. Çünkü adil kimseler, hakka kulak verirler. Hakkı dinleyen kimselerden olurlar. Zaten Necaşi, Hz. Muhammed (sav)´e ve onun risaletine iman etmişti. Peygamber efendimize şu mealde bir mektup yazmıştı:

"Rahman ve Rahim olan Allah´ın adıyla. Ebcer oğlu Asham Necaşi´den Allah´ın Resulü Muhammed´e... Ey Allah´ın Pey gamberi! Allah´ın Selamı Rahmeti ve Bereketi üzerine olsun. Beni İslam´a ileten Allah´tan başka tanrı yoktur. Mektubun ba na ulaştı. Ey Allah´ın Resulü, o mektubunda İsa´dan bahsedi yorsun. Göklerin ve yerin Rabbine andolsun ki İsa (a.s.), senin anlattıklarından fazla bir evsafa sahip değildir. Bize gönderdi ğini bildik ve tanıdık. Amcan oğlunu ve arkadaşlarını ağırla dık. Gerçekten doğru ve dürüst olarak Allah´ın Resulü olduğu na şehadet ederim. Sana biat ettim. Amcanın oğluna da biat et-tim. Onun huzurunda Alemlerin Rabbi olan Allah´a teslim ol dum. Ebcer oğlu Asham´ın oğlu Eriha´yı sana gönderdim. Ben sadece kendi nefsime sahip olabilirim. Eğer dilersen sana geli rim ey Allah´ın Resulü. Senin söylediklerinin gerçek olduğuna şehadet ederim."

Bu mektuptaki ifadelerden anlaşıldığına göre Necaşi, oğlunu Habeşli bir heyetin başında, Peygamber efendimizle konuşmak üzere elçi olarak göndermiştir.

2- Peygamber efendimizin Necaşfye göndermiş olduğu mek tupta, davet edilen hususlardan ikincisi, onun, Habeşistan´a hicret eden müzminlere şefkatle muamele etmesidir. Peygam ber efendimiz Necaşi´yi, Habeşistan´a hicret eden mü´minlere, ikametleri esnasında iyi davranmaya davet etmişti. Zorbalık ve tahakkümle onları ezmemesini istemişti. Peygamber efendimiz oraya hicret eden sahabilere aşırı derecede muhabbet beslediği, orada gördükleri ikramdan dolayı da Habeşlilere vefa borcunu ödemenin zorunluluğunu hissettiği, övgüye layık kimselere de şükran borcunu eda etmek zaruretini duyduğu, en azından on lara karşı misliyle mukabelede bulunmak istediği için Habeşis tan´dan gelen heyete bizzat hizmet etmişti. Beyhaki, Ebu Üma-me´nin şöyle dediğini rivayet eder:

"Necaşi´nin heyeti Peygamber efendimizin yanına geldi. Pey gamber efendimiz kalkıp bizzat onlara hizmet etti. Sahabiler, *Ya Resulülallah, senin yerine biz hizmet edelim´ dedilerse de, Peygamber efendimiz onlara şu karşılığı verdi: ´Bunlar benim sahabilerime ikramda bulundular. Kendilerine mukabelede bu lunmak istiyorum."

Evet, Peygamber efendimiz Habeşistan´a hicret eden Neca-şi´nin yanına giden sahabilerini böylece takip edip izlemişti. Onların, hicret ettikleri uzak bir diyarda rahata kavuşmalarım arzulamıştı. Necaşi de onlara ikramda bulunmuş, rahat bir şe­kilde ikamet etmelerini sağlamıştı. Onlara kardeş gibi ikram etmişti. Onları yalnızca adil bir hükümdara yaraşır şekilde de ğil, kerim bir kardeşe yaraşırcasma ağırlamıştı.

Peygamber efendimizin sahabilerini takip edişi dostça bir takipti. Dostların takibi işte böyle olur. Öte taraftan düşmanla rın takibine gelince onlar bunun tersi bir yöntem izlediler. Mu hacir mü´minleri yurtlarından çıkarıp mallarından mahrum et mekle yetinmediler. Onları daha da zor durumlara düşürmek, gittikleri ülkeden kovulmalarını temin etmek istemişlerdi. Çünkü onların îslamiyeti yaydıklarını, İslam´ın gölgesini daha da genişlettiklerini görmüşlerdi. Cahiliyet asabiyeti müşrikleri, Habeşistan´daki muhacir mü´minlerin rahatlarını bozmaya, hu zurlarını kaçırmaya, düzenlerini sarsmaya itmişti. Necaşi´yi onlara karşı kışkırtacak bir adam gönderdiler. îbn İshak bu ko nuda şöyle der:

"Kureyşliler, Resulüllah´m sahabilerinin Habeş diyarında rahata kavuştuklarını ve huzur içinde olduklarını görünce, hü kümdar Necaşi´yi onlara karşı kışkırtmak, onları dinlerinde fitneye düşürüp barındıkları ve güvenlik içinde yaşadıkları Ha beşistan´dan kovdurmak için, aralarından iki kişiyi seçip Neca-şVye gönderdiler. Bunun için Abdullah bin Ebi Rebia ile Amr bin As, Necaşi´ye takdim edecekleri bir takım hediyelerle birlik te Habeşistan´a gitmek üzere yola çıktılar.´[1]

İyi ve temiz yürekli muhacirler rahatsız edilmişlerdi. Ümmü Seleme´nin bu hususta şöyle dediği rivayet edilir:

"Habeş diyarına indiğimizde, müslümanları himaye eden. Necaşi ile komşu olduk. O dinimiz hususunda bizi himaye etti. Allah´a ibadet ettik. Hoşumuza gitmeyen bir şey duymadık. Ku-reyşliler rahat ettiğimiz ve huzur bulduğumuz konusundaki haberleri öğrenince, aralarında toplanıp şu karara vardılar: Necaşi´ye iki güçlü elçi gönderecek, bu elçiler kıymetli eşyalarla birlikte Necaşi´ye gideceklerdi. Birçok hediyeler topladılar. Ne-caşi´nin patriklerinden her birine birer hediye sundular. Sonra Abdullah bin Rebia ve Amr bin As´ı yetkili elçiler olarak Neca-şi´nin huzuruna gönderdiler. Gönderirken de, her patriğin he diyesini mutlaka vermelerini sıkı sıkıya tenbihlediler. Bu hediyeleri Necaşi ile görüşmeden önce patriklere vermiş olacaklardı. Sonra Necaşi´nin huzuruna çıkıp hediyelerini takdim edecek lerdi. Arkasından da, biz müslümanlarla görüşüp düşünceleri mizi sormadan Necaşi´nin bizleri onlara teslim etmesini isteye ceklerdi. Bu emir ve direktifleri aldıktan sonra Necaşi´nin yanı na geldiler. Biz de onun yanında huzur içinde yaşıyor ve hayır lı bir insanın himayesi altında bulunuyorduk."[2]

Elçiler kendilerine verilen direktiflere uygun bir şekilde ha reket ettiler. Her patriğin hediyesini takdim ettikten sonra, kendi adamlarından bazı beyinsizlerin dinlerini terkettiklerini, kendi kafalarına göre yeni bir din uydurduklarını, hiç kimsenin tanımadığı bu dine giren kimselerin şu anda Habeşistan´da ika met ettiklerini Patriklere haber verdiler. Güya Mekke eşrafının kendilerini bu adamları teslim alıp Mekke´ye götürmek üzere Habeşistan´a elçi sıfatıyla gönderdiklerini anlattılar. Patriklere şunu da söylediler: "Eğer hükümdar Necaşi, bu dinsizleri bize teslim edip etmeyeceği hususunda görüşünüzü almak isterse, ona, bunlarla görüşmeden ve fikirlerini sormadan derhal bize teslim etmesi için tavsiyede bulunun. Çünkü bu beyinsizlerin milleti olan Mekkeliler elbetteki bunlardan daha ileri görüşlü dürler. Kötüledikleri din hususunda, bunlardan daha bilgili dirler." Bu isteklerini patrikler kabul ettiler ve hükümdara bu yolda tavsiyede bulunacaklarına dair söz verdiler. Patriklere rüşvet vererek hükümdarla görüşme zeminini hazırladılar. Sonra da hükümdarın huzuruna çıkıp konuşmadan Önce hedi yelerini ona takdim ettiler. Necaşi´ye şöyle dediler:

"Ey hükümdar! Aramızdan, eski dinlerini terkeden ve yepye ni bir din icat etmiş olan bazı beyinsizler sana sığınmışlardır. Onların uydurdukları dini ne biz, ne de sen bilmiyorsun. Onla rın babaları, amcaları ve aşiretleri gibi, kavimlerinin eşrafı olan kimseler, onları bize teslim etmen için elçi sıfatıyla bizi sa na gönderdiler. Çünkü kavimlerinin eşrafı onlardan daha ileri görüşlü ve kötüledikleri din hususunda onlardan daha bilgili dirler."

Bunun üzerine Necaşi, patriklerle konuştu. Aldıkları hediye ler, patrikleri Kureyşli müşrikler tarafına çekmişti. Şöyle de mişlerdi: "Doğrudur ey hükümdar. Bu muhacirlerin kavimleri, elbette kendilerinden daha ileri görüşlü ve kötülemekte oldukla rı din hususunda onlardan daha bilgilidirler. Sen bunları şu iki elçiye teslim et ve memleketlerine geri gönder." Onların bu konuşmaları üzerine Necaşi, batıl ve hain saldırıyı hissetti. Or tada kurulmuş bir tuzak vardı. Kesin bir tavır takınarak tu zaklarını başlarına geçirip şöyle dedi: "Bana sığınan, benim beldeme yerleşen, beni başkalarına tercih eden kimseleri çağı rarak, bulundukları durumu kendilerine sormadan, onları size teslim etmeyeceğim! Eğer bu elçilerin dedikleri gibi konuşurlar sa onları elçil...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.039


View Profile
Re: Dostların ve Düşmanların Takibi
« Posted on: 09 Mart 2021, 08:05:55 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Dostların ve Düşmanların Takibi rüya tabiri,Dostların ve Düşmanların Takibi mekke canlı, Dostların ve Düşmanların Takibi kabe canlı yayın, Dostların ve Düşmanların Takibi Üç boyutlu kuran oku Dostların ve Düşmanların Takibi kuran ı kerim, Dostların ve Düşmanların Takibi peygamber kıssaları,Dostların ve Düşmanların Takibi ilitam ders soruları, Dostların ve Düşmanların Takibiönlisans arapça,
Logged
14 Şubat 2021, 01:50:28
Ceren
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 26.414


« Yanıtla #1 : 14 Şubat 2021, 01:50:28 »

Esselamu aleyküm.rabbim razı olsun paylaşım dan kardeşim...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &