ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hazreti Muhammed a.s.v > Son Peygamber > Allah O´nu Zengin Kıldı ve O´na Yardım Etti
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Allah O´nu Zengin Kıldı ve O´na Yardım Etti  (Okunma Sayısı 785 defa)
12 Aralık 2009, 17:28:32
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 12 Aralık 2009, 17:28:32 »



Allah O´nu Zengin Kıldı ve O´na Yardım Etti

Muhammed (sav) öksüz olarak doğdu ve Öksüz olarak yaşadı. Sonra Cenab-ı Allah ona çalışma kolaylığı verdi. Emeğinin kazan cım vererek ihtiyacım giderdi. Koyun otlattı, sonra ticaret yaptı. Sonra Cenab-ı Allah, onun rızkını genişletti. Halinden memnun olan vefakar bir kadım ona eş olarak seçti. Böylece zevcesi vasıta sıyla kişiliğini daha da olgunlaştırdı. Zevcesini mükemmel bir ana yaptı. Hayat çöllerini katetme hususunda birbirleriyle anlaş tılar. Birbirlerini tamamlayarak mükemmelleştiler. Hatice, şe refli ve servet sahibi bir kadındı. Muhammed (sav) ise güçlü, gü venilir, çalışkan ve mükemmel bir erkekti. Kendi güvenilirliği do layısıyla Hatice daha zenginleşti. Erkekliğiyle onu himayasi al tında tuttu. İyi niyeti ve temiz kalpliliğiyle Hatice´nin malım ha yır ve berekete yöneltti.

Daha önceleri iki kat ücretle Hatice adına çalışıyor ve ticaretle uğraşıyordu. Bu fazla ücretinden memnundu. Hatice´nin malı da, Muhammed (sav)´in elinde, başkalarının çalıştırmasına nisbetle daha çok kazanç sağlıyordu. Muhammed, şükreden bir kuldu. Eğer bu şekilde çalışmasını devam ettirseydi, hem Hatice´nin ma lını, hem de başkalarının malını çalıştırmış olacaktı. Böylece ce nab-ı Allah ona daha fazla kazanç ve rızık verecekti. Fakat Mu hammed (sav), Hatice´nin malında ücretsiz olarak çalışmayı uy gun gördü. Buna karşılık ondan, paradan başka bir şey istiyor, ço-cuklarınına anası olmasını arzu ediyordu. Çünkü Hatice, şerefli bir kadındı. Muhammed onu kendisi için zevce olarak seçmişti. Böyle yapmakla da Kureyş içinde en mükemmel ve en üstün kadı nı tercih etmişti. Cenab-ı Allah ise, sıkıntılı zamanlarında Mu hammed ´e teselli etmesi için Hatice´yi ona eş olarak seçmişti. Gü zel sözlerle, şefkatiyle, sevgisiyle, sıkıntılı zamanlarında Muham med ´e teselli verecekti. Onun büyük imtihanını başarıyla verme sine yardımcı olacaktı. Muhalifleri onu üzüyorlardı. Onu üzmele ri, Cenab-ı Allah´ın ağrına gidiyordu. Muhammed, yanma varıp teselli bulacağı bir insana muhtaçtı. Aym zamanda kendisini ko ruyacak bir kimseye de ihtiyacı vardı.

Nuh´un ve Lut´un eşleri, bu iki salih peygambere yardım elleri ni uzatmamışlardı. Muhammed (sav)´ın zevcesi Hatice ise, diğer bütün kadınlardan daha üstün bir mevkiye ulaşmıştı. Kocasına´ ilham veren, ona iyilikte bulunan, onu seven, ona şefkat gösteren ve onun için çocuk doğuran bir kadın olmuştu. Muhammed (sav), dışarıda Kureyşliler´den düşmanlık, eza ve cefa görüyordu. Evine döndüğünde ise serinlik ve esenlik buluyordu. Hayatının baha rında, muhtaç olduğu şefkat kaynağı olan annesini ve onun mer hamet duygularını kaybetmişti. Ama Cenab-ı Allah, Hatice´yi, eş, çocuklarına ana ve hayat arkadaşı olarak ihsan etmişti.

Cenab-ı Allah, öksüzü zengin kıldı. Daha önce yoksuldu, ama sonraları zengin oldu. Zengin olduktan sonra o haddini aşarak zorbalığa yönelmedi. Nefsî arzularına uyup sefahata dalmadı. Hayatı, oyun ve eğlence olarak görmedi. Malını daha fazla arttır­maya ve malıyla övünmeye başlamadı.

Bunların hiçbirini yapmadı. Çünkü bunlar, ancak tek amaçlan mal edinmek olan kimselerin işidir. Bunları, malı, insanlar için yardım ve hayır vesilesi edinmeyenler yaparlar. Muhammed (sav) ise, malı bir amaç ve maksat olarak kabul etmemiştir. Malı ile övünmek ve malım daha fazla arttırmak istememiştir. Hayatı nın hiçbir döneminde onun böyle bir vasfa sahip olduğu hiç kimse tarafından görülmemiştir. O, malı ancak güzelliklere bir vesile olarak elde etmiştir. Hayır yapmak, muhtaca yedirmek, zamanın musibetleri karşısında insanlara yardımcı olmak için elde etmiş tir. İhtiyaç içinde gördüğü herkese mutlaka yardım elini uzatmış tır. Muhtaç olduğunu gördüğü kimselerin ihtiyaçlarını gidermiş ve aç kimseleri mutlaka doyurmuştur. İhtiyaç hissedilen yerleri araştırmış ve gedikleri kapayıp onarmıştır.

Küçüklüğünde kendisini koruyup besleyen sevgili amcası Ebu Talib´in sıkıntı ve yoksulluk içinde olduğunu gördüğünde, amcası Abbas´ın yanına giderek -Abbas zengin idi- ona: "Ebu Talib´in sı kıntısını hafifletmek için çocuklarının bazısını alabilir miyim?" diye sormuş. Bunun üzerine ikisi birlikte Ebu Talib´in yanına gi derek, ona bunu teklif etmişler, Ebu Talib de: "Akil´i benim ya nımda bırakın ve diğerlerinden hangisini isterseniz alın" demiş. Bunun üzerine Peygamber (sav) efendimiz Ali´yi, Abbas ise Ca fer´i yamna almıştı. Böylece Ali, Peygamber (sav)´in evinde yetişe rek, adeta peygamber oğlu sayılmıştır.

Muhammed (sav)´in çevresinde bulunan herkes onun yardı mından, lütfundan ve ahlaki güzelliklerinden istifade etmiştir. Adeta o, semerlerini ve hayrını insanlara dağıtarak genel bir hayır yapmak ve bol lütuila bulunmak için Hatice´nin malının başı­na geçmiştir.

Kureyşliler helal alış veriş ile para kazandıkları gibi, faizcilikle de para kazanıyorlardı. Bu ikisini birbirine benzetiyor ve alış ve riş de faiz gibidir, diyorlardı. Oysa Muhammed (sav), helal ticaret le uğraşıyor, günah yollarından kazanç sağlamıyordu. Elde ettiği helal kazanç ile muhtaçlara ve düşkünlere yardım ediyor, onların imdadına koşuyordu. Bununla birlikte kazancı yine bollaşıyordu.

Burada şöyle bir soru akla gelebilir: "Muhammed (sav) niçin az ile başladı ve ticaretini bol kazanç ile sona erdirdi ?"

Buna şöyle cevap veririz: Muhammed (sav)´in, peygamberlik ten önceki insani yaşantısı her bakımdan kamil bir yaşantıydı. Sevincinde, tasasında, genişliğinde, kıvancında, darlığında ve bolluğunda her zaman olgun bir hayat yaşamıştır. Yoksulluk ve fakirlik onu ezip zelil kılmamıştır. Aksine o, onurlu, insanlığa ya kışır bir sabır ve kanaat göstermiştir. Kazanmak için gücünü bile miş; yoksulluğun dar geçidinden çalışma gücüyle çıkıp kurtulma ya çabalamıştır. Yaşantının zorluklarından, geçimin darlıkların dan, gönül zenginliği ve kanaatkarlığıyla çıkıp kurtulmaya gay ret etmiştir. Yoksuldu, ama civanmert ve alicenap bir insandı. Emeğiyle kazanmaya yönelirdi. Yoksulluk halindeyken dahi: "Rabbim bana ihanet etti" dememiştir. Zayıflarla birlikte yaşa mış, onların zayıflıklarım hissetmiştir. Düşlerin ve hayallerin peşine takılmamıştır.

Sonra Cenab-ı Allah onu malı ile imtihan etmiştir. Allah´ın bahşetmiş olduğu hayrı başkalarına da ulaştırmıştır. Malının hakkından gelmesini bilmiştir. Nasıl kazanacağını, nasıl sarfe-deceğini öğrenmiştir. Sedece helal ve temiz yollardan kazanmış, yine helal ve temiz yerlere harcamıştır. Kazanırken de, sarfeder-ken de hep faydalı olmuştur. Kazancı temiz, harcaması da temiz olmuştur.

Temiz kazancın umumi fayda getiren yollardan elde edilebile ceği, sosyal bakımdan sabittir. Ziraat, temiz kazançtır. Çünkü zi raat yapan insan, bu işi ile başkalarına gıda ve giysi temin etmek tedir. Yerden çıkan ekin ve ürünleri insanlara ulaştırmaktadır. Emek ve almteriyle kazanılan kazanç, elbette temizdir. Çünkü bunda faydalı sanatlar ile insanlara gelen bir fayda sunulmakta dır.

Ticaret yoluyla elde edilen kazanç da temizdir. Çünkü ticaret yapan insan, başkalarının gidemiyeceği yerlere gidip mal getir mekte, insanlara sunmakta, yeryüzünün hayır ve bereketini yer yüzü sakinlerine taksim etmektedir. Bu hayır ve bereketten hiç bir ülke mahrum bırakılmaz. Hiç bir maddi güç,"ticareti önlemez.

Sonuç olarak, Abdullah oğlu Munammed (sav) bi´setten önce insani yaşantısı bakımından; yoksul iken de yoksullar ve zayıflar gibi yaşayan şükredici zenginlere ideal bir örnek olmuştur. O her iki durumda da gönül zengini olmuştur!

Kazanç sağlama işi yoluna girdikten, yani mal sahibi olduktan sonra Peygamber efendimiz, kazanmış olduğu paralarla sefahata yönelmedi. Zevklerin peşine düşmedi. Haddi aşmadı. Mürüvvet ve güzel ahlakla çelişen haramdan uzak durdu. Helal dışı şeylere karşı zühdünü gösterdi. Daha doğrusu zahid bir insan oldu, ama kendini helal şeylerden mahrum bırakmadı. Güzel ve helal şeyle ri istedi, ama bunların esiri olmadı. Çünkü tutkunluk insanı ba zen şehvetlere ve haramlara sürükler.

Burada bir başka hususu da ele almamız gerekiyor. Şöyle ki: Alicenab kimse, malı ancak, ahlaki güzelliklere ve insan oğluna yapılacak yardımlara destek olabilmek için kazanır. Bu gibi kim seler cahiliyet vehimlerinden, kinlerinden ve çekişme sebeplerin­den uzak dururlar. Hayatın tam ortasında oldukları halde, konfo ra yönelmezler. Kainatı, kainattaki şeyleri ve kainatta bulunan kimseleri incelerler. Fizik ötesi alemlerdeki varlığın sırlarını araştırırlar. Putperestlikten ve onunla ilgili şeylerden uzak du rur, bu gibi şeylere tapmaya karşı çıkarlar. Birtakım vehimlere teslim olmazlar. İşte Peygamber efendimiz de böyle bir şahsiyete sahipti. Asla puta secde etmezdi. Kötülükler, asla O´nu yoldan çı karmadı. Aksine o, güvenilir, temiz ve barışçı bir insandı. Bede nen güçlüydü. Adaleleri gevşek değildi. Mekkelilerin en güçlü in şam olan Rükane´yle güreşir, onu yenerdi. Fakat zorbalık ve hak sızlık yapmazdı. Herhangi bir kimseye haksızlık ettiği görülme mişti. Hiç bir mahluka zulüm elini uzatmamıştır. Kimse ile çekiş memiş ve tecavüzde bulunmamıştır. Çünkü bunlar, O´nun sanma yakışmazdı. Haddini aşmadı, büyüklük taslamadı, zorbalığa yel-tenmedi.

Musa peygamber güçlü ve kuvvetli bir insandı. Nakillere göre o, İsrailli birine zulmeden Mısırlı bir adamı yumruklayarak öldürmüştü. Çünkü o Mısırlı, İsrailliye zulmetmişti. Bu sebeple Musa, o Mısırlıyı öldürmüştü. Musa´nın onu öldürmesi, bir zulüm sayılmazdı.

Öyle de olsa, Muhammed (sav)´in -dost veya düşman- hiç bir in sana kaba davrandığı ve eziyet ettiği görülmemişti.

Hem Musa peygamberin, hem peygamberimiz Muhammed´in, kendilerine göre üstünlük ve faziletleri vardır. Cenab-ı Allah pey gamberlerin bir kısmım diğerlerine üstün kılmıştır. Peygamber efendimizin gücü ve kuvveti hiçbir insanın aleyhinde kullanılma mıştır. Bilakis onun güç ve kuvveti Allah yolunda, insanlık uğrun da, sonra da tecavüze yelte...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Allah O´nu Zengin Kıldı ve O´na Yardım Etti
« Posted on: 19 Ağustos 2019, 02:40:39 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Allah O´nu Zengin Kıldı ve O´na Yardım Etti rüya tabiri,Allah O´nu Zengin Kıldı ve O´na Yardım Etti mekke canlı, Allah O´nu Zengin Kıldı ve O´na Yardım Etti kabe canlı yayın, Allah O´nu Zengin Kıldı ve O´na Yardım Etti Üç boyutlu kuran oku Allah O´nu Zengin Kıldı ve O´na Yardım Etti kuran ı kerim, Allah O´nu Zengin Kıldı ve O´na Yardım Etti peygamber kıssaları,Allah O´nu Zengin Kıldı ve O´na Yardım Etti ilitam ders soruları, Allah O´nu Zengin Kıldı ve O´na Yardım Ettiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &