> Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hazreti Muhammed a.s.v > Son Peygamber > Kahinlerin Haberleri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kahinlerin Haberleri  (Okunma Sayısı 1107 defa)
14 Aralık 2009, 15:48:09
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 14 Aralık 2009, 15:48:09 »



Kahinlerin Haberleri


Siyer kitapları, kahinlerin peygamber efendimizin geleceğini müjdelediklerini anlatmaktadırlar. Aslında kahinlerin bu konu daki haberlerini nakletmemek niyetindeydik. Çünkü bu haberler, Peygamber efendimizin siyeri hususunda bazı vehimlere yol aç mıştır. Halbuki Peygamber efendimiz hakkın ve aklın peygambe ridir. O, insanların idraklerini hakikate yöneltmiştir. İdrakler üzerinde vehme yer bırakmamak istemiştir. İnsanların hurafele re dalmamalarını arzulamıştır. Çünkü hurafeler, aklın hükmü ne, ya da sahih senetlerle rivayet edilen doğru haberlere dayan mamaktadır.

Kaldı ki kahinlerin haberleri, insanın kalbine itmi´nan verecek sahih senetlerle nakledilmemiştir. Ayrıca bi´setten önce Peygam ber (sav) efendimizin, kahinlere başvurduğu, ya da onların sözle rine inandığı, gerçek dışı söylentilerdir. Çünkü kahinlerin Pey gamber efendimizin geleceği konusunda verdikleri haberler doğ rudur, ama bu haberleri onlar, geçmiş dinlerin kitaplarından, ya da o dinlere bağlı kimselerden Öğrenmişlerdir. Geçmiş dinlerin er babı, bi´setten önce araplarm bilginleriydiler. Onlar, kitapların dan edindikleri bilgileri kehanet şeklinde insanlara yayıyorlardı. Bi´setten sonra Peygamber efendimizin yasaklamış olduğu kahin lik bilgilerine uyarak bu haberleri insanlara aktarıyorlardı.

Evet, kahinlerin sözlerini nakletmekle meydana gelecek zarar, beklenilen faydadan daha büyüktür. Ama yine de bu haberleri bu rada yazmak mecburiyetinde kaldık. Çünkü bazı muhaddislerin kaleme almış oldukları siyer kitapları, bu haberleri doğrulayarak nakletmişlerdir. Ayrıca bazı müsteşrikler Peygamber efendimi-ziu davetini kahinlerle irtibatlandırmak ve alemlere rahmet ola rak indirilmiş olan Kur´an´ı, kahinlerin secileriyle bağlantılı kıl mak için, o haberleri esas almışlardır. Öte yandan bazı yazarlar da bu siyerlere ve müsteşriklerin eserlerine uyarak bi´setten önce Peygamber efendimizin kahinlerini dinlemiş olduğunu naklet mişlerdir. İşte bu nedenle, kahinlerin haberlerine temas etmek gereğini duyduk.

Kahinlerin haberlerini ele almaya, Seyf İbn Zi-Yezen el-Him-yeri´ye nisbet edilen bir haberle başlamayı uygun-gördük. Ri vayete göre o, cinlerle irtibatı olan bir kimseydi. "Hevatif ül-Cann" adlı kitapta anlatıldığına göre, Seyf İbn Zi Yezen, Abdul-muttalib´le görüştüğü esnada, onunla şöyle konuşmuştur:

- Benimle konuşan kimdir?

- Ben Haşim oğlu Abdulmuttalib´im.

- Evet, yanıma yaklaş.

Abdulmuttalib, Seyf İbn Zi-Yezen´e yaklaştı. Sonra yüzünü ona ve etrafında bulunan kimselere çevirdi. Seyf İbn Zi-Yezen ona şöyle dedi:

- Hoş geldin, safa geldin. Devenle, yükünle geldin, istirahat edip uyumana bak. Göçücü hükümdarsın. Bol bağışta bulunur sun. Hükümdar sizin sözünüzü işitti. Araplar akrabanızdır. Da ha önce onlar sizin dayanaklarınız idiler. Siz gecelerle gündüzlerin sahibisiniz. Burada kaldığınız müddetçe ikram göreceksiniz. Göçtüğünüz zaman da ikramla göçeceksiniz."

Bundan sonra bir ay beklediler ve onunla irtibat kuramadılar. Ayrıca Seyf İbn Zi-Yezen, Abdulmuttalib´in oradan ayrılmasına izin vermedi. Sonra uyanıp kendine geldi. Abdulmuttalib´e haber vererek meclisine çağırttı. Onunla başbaşa kaldı, sonra şöyle de di:

- Ey Abdullah, sana bildiğin bir sırrı açıklamayacağım. Bunu senden başkasına açıklamayı uygun görmedim. Sana vereceğim bu sırrı kimseye açıklama. Allah, emrini mutlaka yerine getire cektir. Ben kendimiz için seçtiğim ve kendimiz için delil gördü­ğüm gizli ilim hazinelerinde ve saklı kitaplarda büyük bir habere rastladım. O sırada hayatın şerefi vardır. Bütün insanlar için, özellikle aşiretin ve şahsın için vefanın fazileti vardır. "

Abdulmuttalib dedi ki: "Sen iyi ve güvenilir bir insansın. Bü tün halk sana feda olsun, nedir o sır? Halkın hepsi zümre zümre sana kurban olsun..söyle, nedir o sır? "

Seyf ibn Zi-Yezen, kahinlerin secilerine uygun bir kalıpla şöyle konuştu:

"Tihame´de bir çocuk doğacak. Onda bir alamet görülecek. İki kürek kemiği arasında mühür olacak.. Liderlik ve reislik kıyame te kadar onun olacak!"

Abdulmuttalib şöyle dedi: "Öyle bir haber getirdin ki, onu geti ren geri götürmez. Eğer hükümdarın heybet ve azameti olmasaydı ben, verdiği müjdenin daha fazlasını ister ve beni daha çok sevin dirmesini arz ederdim."

ibn Zi-Yezen dedi ki: "işte onun doğum zamanı gelmiştir. Belki de doğmuştur. Adı Muhammed´dir. Babası ve anası Ölecek.. Dede-siyle amcası onu himayelerine alacak. Defalarca kaybolacak.. Al lah onu açığa çıkaracak.. Bizden de ona yardımcılar kılacak. Dostları onu destekleyecek, düşmanları horlayacak. Putları kıra cak, Mecusi ateşini söndürecek, Rahman´a ibadet edecek, şeytanı kovacak. Sözü açık ve net, hükmü doğru ve adil olacak., iyiliği em redip kendisi de kötülüğü iptal edecek... "

Abduîmuttalib dedi ki: "Şanın yüce, merteben yüksek, hükmün devamlı, ömrün uzun olsun. İşte sana tütsü getirdim. Ey hüküm dar, biraz daha konuş ve bu sırrı biraz daha aç."

ibn Zi-Yezen dedi ki: "Beyt perdelidir. İşaretlerin üzerinde peçe vardır. Ey Abdulmuttalib, sen mutlaka o peygamberin dedesisin. Bunda yalan yoktur."

İbn Zi-Yezen´in bu sözleri üzerine Abdulmuttaîib secdeye ka-pandı.lbn Zi-Yezen ona şöyle dedi: "Başını secdeden kaldır. Gön lün rahatlasın, şanın yücelsin. Sana anlattıklarımdan birşey his settin mi?"

Abdulmuttalib dedi ki: "Benim bir oğlum vardı. Ben onu çok seviyor ve çok merhametli davranıyordum. Onu asil kadınlardan biriyle, Veheb kızı Amine ile evlendirdim. Amine, bir çocuk doğur du. Ona Muhammed adını verdim. Muhammed´in hem annesi, hem de babası vefat etti. Ben ve amcası, Muhammed´i himayemize alıp besledik."

îbn Zi-Yezen dedi ki: "Sana söylediklerimi aklına yerleştir ve sakın unutma. Torununa karşı Yahudilerden sakın. Çünkü Ya hudiler onun düşmanıdırlar. Ama Allah ona bir kötülük yapma larına izin vermeyecektir. Sana verdiğim sırrı sakla. Aşiretine da hi açıklama. Çünkü liderlik hususunda aşiretinin adamları ara sına rekabet düşmesinden korkuyorum. Onlar gailelere düşecek ve torununa karşı tuzaklar kuracaklardır. Ya kendileri, ya da oğulları bu kötülükleri yapacaklardır. Eğer torununun risaletle görevlendirilmesinden önce ölmeyeceğini bilsem, mutlaka adam larım ve atlarımla onun diyarı olan Medine´ye gider, onunla görü şürüm. Elimdeki kitaplardan ve önceki devirlerden edindiğim bilgilere dayanarak derim ki, o, Medine´de hakimiyetini ilan ede cek, Medineliler ona yardım edeceklerdir. Mezarı da orada ola caktır. Başına musibetlerin gelmesinden korkmasaydım, yaşı kü çük olmakla birlikte onun peygamliğini şimdiden ilan ederdim. Fakat beraberindeki adamlarının ona karşı taksirli davranacak­larından endişe ettiğim için, onu şimdiden ilan etmiyorum."[1]

Bu yazılarda mutlaka gerçeklik payı vardır. Peygamber efen dimizin risaletle görevlendirileceği konusunda müjdeler veril miştir. Eğer bu ifadeler gerçekten Seyf bin Zi-Yezen´e ait ise o, bunları önceki dinlere ait kaynaklardan almıştır. O bilgili bir hı-ristiyandı. Cahil bir putperest değildi. Seyf İbn Zi-Yezen´in, ka hinlerden biri olduğunu söylememiz mümkün değildir. Her ne ka dar bu ifadeler, "Hevatif ül-Cann" adlı kitapta yeraîmaktaysa da, o bir kahin değildi. Anlatıldığına göre kahinler, "Hevatif ül-Cann" adlı eserdeki ifadelerle birbirlerine hitapta bulunurlarmış. Bildi ğimize göre tamamı değilse de, "Hevatif ül-Cann" adlı kitabın bü yük bir kısmı kahinlerin secilerinden ibarettir.

Peygamber efendimizin bi´setinden önce kahinlerin bir kısmı onun geleceğini haber vermişlerdi. Sahih senetlerle rivayet edilen bir haberde, Mudarlılardan biri şöyle demiştir: Şam´a yaklaşmış, etrafında ağaçlar bulunan bir göl kıyısına inip konaklamıştık. Ko nuşmalarımızı rahibin biri duyup yanımıza gelmiş ve şöyle de mişti:

"Konuştuğunuz bu dil, bu beldenin ve çevresinin dili değildir" Biz de cevaben şöyle dedik: "Evet doğru söylüyorsun. Konuştuğu muz dil, bu yörenin dili değildir. Bizler Mudar kavmindeniz." Hangi mudar? diye sorunca biz, ´Handaf Mudarı1 dedik. Bu defa rahip bize şöyle dedi: "Yakında size peygamberlerin sonuncusu gelecektir. Siz ona koşup iman edin. Ondan iman payınızı alın ve doğru yolu bulun1´ Adı nedir? diye sorduk. Adının Muhammed ol duğunu söyledi."[2]

Naklettiğimiz bu haber, Seyf İbn Zi-Yezen´in haberiyle bağdaş maktadır. Yalnız bunda seciler yoktur. Ayrıca bu haber, "Heva tif ül-Cann" adlı kitaba değil de, rahiplerden birine nisbet edil mektedir.

Kahinlerin, Peygamber efendimiz konusundaki müjde haber lerindeki ifadeler, ecinnilerin gaipten verdikleri haber, ya da ka hinlerin sözleri değildir. Bu sözlerin kaynağı kehanet de değildir. Ancak kahinlerin bu sözleri, rahiplerin ağzından alınmış, onların kitaplarından iktibas edilmiş, onların bilgilerine dayanılarak söylenilmiştir.

. Peygamber efendimizin geleceğini müjdeleyen kahinlerden bi ri de, Satih´ti. Satih şöyle demişti: "Okuma çoğaldığında, Bahiro gölü kuruduğunda ve büyük değneğin sahibi geldiğinde... "

ibn Kesir´e göre Satih, bu sözleriyle Peygamber efendimizi kas-detmiştir. Oysa Peygamber efendimiz büyük değnekle değil, batı lın hakka karşı tecavüzünü durdurmak için kılıçla gelmiştir. Pey gamber efendimizin geleceğine dair müjdeler, araplar arasında yaygın haldeydi. Herkes bir peygamberin geleceğine inanıyor ve onu bekliyordu. Özellikle Kitap Ehli kimseler, kendi aralarında ondan bahsediyorlar ve onun sayesinde bütün dünyaya galip ola caklarını ilan ediyorlardı. Yahudiler, Putperestlerle savaşırlar ken onun geleceğini ve onun sayesinde Putperestlere karşı galip olacaklarını söylüyorlardı. Onun gelişini umutla bekliyor ve bu husustaki müjdeleri kendi kitaplarında görüyorlardı. Müstakbel de düşmanlarını yeneceklerini ümit ed...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.039


View Profile
Re: Kahinlerin Haberleri
« Posted on: 28 Şubat 2021, 06:37:49 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kahinlerin Haberleri rüya tabiri,Kahinlerin Haberleri mekke canlı, Kahinlerin Haberleri kabe canlı yayın, Kahinlerin Haberleri Üç boyutlu kuran oku Kahinlerin Haberleri kuran ı kerim, Kahinlerin Haberleri peygamber kıssaları,Kahinlerin Haberleri ilitam ders soruları, Kahinlerin Haberleri önlisans arapça,
Logged
23 Şubat 2021, 02:11:34
Ceren
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 26.381


« Yanıtla #1 : 23 Şubat 2021, 02:11:34 »

Esselamu aleyküm.rabbim razı olsun bilgilerden kardeşim...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &