> Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hazreti Muhammed a.s.v > Son Peygamber > Düşmanlık
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Düşmanlık  (Okunma Sayısı 966 defa)
15 Aralık 2009, 15:46:38
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 15 Aralık 2009, 15:46:38 »



Düşmanlık





Varaka bin Nevfel, Muhammed (sav) ile kavmi arasında düşmanlık ve mücadele olacağını Önceden tahmin etmiş ve beklemisti. Allah´ın kendisine gönderdiği vahiy ya da Rabbi tara fından omuzuna yüklenen risaletin icaplarını yerine getirmesi sebebiyle, Peygamber efendimizle kavmi arasında çarpışmalar olacaktı. Çünkü her peygambere, kavimleri tarafından mutlaka düşmanlık edilmiştir. Muhammed (sav), kavmi nezdinde şerefli ve itibarlı bir kimseydi. Kavmi onu sever, onunla ülfet kurar lardı. Ona sonsuz güvenleri vardı. Ancak Allah´ın kendisine gönderdiği vahyi insanlara tebliğ etmeye başlayınca Mekkeli-ler´in çoğu ona karşı çıktılar. Daha sonra davetine düşmanlık etmeye başladılar. Tebliğin ilk aşamasında ona direndiler ve düşmanlık ettiler. Genel olarak kendisine tabi olan kimselere de zulüm ve baskıda bulundular. Çünkü müşrikler hakka dave ti beklemiyorlardı. Bir sürprizle karşılaşmışlardı. Daha önce böyle bir davetle karşılaşacaklarını tahmin etmemişlerdi. Özel likle Abdullah oğlu Muhammed (sav)´in böyle bir dava ile karşı larına çıkacağını tasavvur dahi edememişlerdi. Karşılarına beklenmeyen bir şey getiren ve önlerine koyan bir kimseye el bette ki protestoda bulunacaklardı.

Resulullah (sav)´ın çağrısı İbrahim peygamberin nesline gel miş olmasına rağmen, bu Mekke´nin yerlilerinden çok taşrada yankısını bulmuştu. Mekkeliler maddeci bir^kavimdi. Onları yalnızca ticaret ve Hac ilgilendiriyordu. Çünkü diğer Araplar´a karşı üstünlük sağlamaları Hac dolayısıyla mümkün oluyordu. Gerçekten de onlar, liderliğin zor olduğu topluluklar arasında yaşıyorlardı. Baş tanımayan kavimler arasında Beyt-i Muazza ma sayesinde bir üstünlük kurmuşlardı. Cenab-ı Allah Beyt-i Muazzama´yı yüceltmiş ve her şeyin semeresinin kendisinde toplandığı güvenli ve saygıdeğer bir yer kılmıştı.

Beyt-i Muazzama´nın yakınında bulunmaları dolayısıyla el de etmiş oldukları bu şeref ve itabardan başka hiçbir şey onları ilgilendirmiyordu. Beyt-i Muazzama ve Mekke-i Mükerreme, Hac menasikinin mahalli olmasının yanında, aynı zamanda, Arap ticaretinin merkezi ve bir güven yeriydi. Korku ve savaş ortamında bulunan insanlar, kendilerini mali bakımdan Mek ke´de güven içinde görüyorlardı. Çünkü orası, onların ticaret yolu ve emniyet merkeziydi. Nitekim Cenab-ı Allah şöyle bu yurmuştur:

"Kureyş kabilesinin yaz ve kış yolculuklarında uzlaşması ve anlaşması sağlanmıştır. Öyleyse kendilerini açken doyuran ve korku içindeyken güven veren bu Kabe´nin Rabbi´ne kulluk et sinler. " (Kureyş suresi)

Kureyşliler ve diğer müşrikler beklemedikleri bir sürprizle karşılaşınca hemen inkara yöneldiler. Bununla da yetinmeye rek protestoda bulunmaya başladılar. Bu, yalın inkardan daha ileri bir inkar aşamasıdır. Çünkü salt inkar içindeki kimseler, herhangi bir delille karşılaştıklarında iman edilebilirler. Pro testo ise, hakkı inkar etmek ve hakka davete karşı çıkmak an lamını taşır. Müşrikler, protestodan sonra düşmanlık aşaması na geçtiler. Bütün bu olaylar, beklemedikleri ve alışık olmadık ları bir şeyle aniden karşılaşmaları sebebiyle vuku´ bulmuştu. Düşmanlık, insanı bazan kesin red aşamasına sürükler. Bun dan sonra küfür ve arkasından da eziyet verme aşamaları gelir.

Aniden karşılaştıkları Muhammedi davet, müşriklerin dü zenlerini değiştirecekti. Oysa müşrikler, putlara tapmayı, kuv vetli bir inanç eseri olmaksızın alışkanlık haline getirmişlerdi. Putları kutsarken eğik büğük ifadeler kullanır, çeşitli vehimler ortaya atarlardı. Bu vehimlerin tehakkümü sebebiyle, yüce Al lah´a ibadet ederken putları ortak koşarlardı. Yoksa Allah´ın göklerle yerin yaratıcısı olduğunu bilmeyen kimseler değillerdi.

Mala meyli olan ve insanlar arasında yükselmek isteyen kimseler, düzenin değişmesini tasvip etmezler. Aksine bunlar, içinde herhengi bir düzen değişikliği olmayan normal hayatın ve basit yaşantının devamını arzu ederler. Doktrin ve düşünce lerde inkılap ve değişikliklerin yapılmasından hoşlanmazlar. Bu gibi şeylerle ilgilenmek istemezler. Bu nedenledir ki, Pey gamber efendimizin davetiyle karşılaştıkla-rında verdikleri ce vap şu olmuştu: "Hayır, biz atalarımızın üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!" derler. Peki ama, ataları bir şey düşünmeyen, doğru yolu bulamayan kimseler olsalarda mı (atalarının yolu na Uyacaklar)?" (Bakara. 110)

"Onlara: "Allah´ın indirdiğine uyun!" dense: "Hayır, biz ba balarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız (onların yolunda gideriz)" derler. Şeytan onları, alevli ateşin azabına çağırmış olsada mı´(babalarının izinde gidecekler)?" (Lokman: 21)

Onlar şirke alışmışlardı. Gerçeğin ışığı ne kadar parlak olsa ve ortada görünse bile tevhide yabancıydılar. Putlara karşı tam bir inançları olmasa bile, onlara tutunmuşlardı. Yeri geldiğinde putları paralıyor, yine yeri geldiğinde onlara ibadet ediyorlardı. Adları değişmese de taşları değiştiriyorlardı. Ama putları bı rakıp, alışık olmadıkları şeylere bağlanmıyorlardı. Zaten Hz. Muhammed´in davranışlarından onun alışık olmadıkları bir inanca çağıracağını beklemeye başlamışlardı. O, insanlara içki den uzak durmalarını söylüyor, fakat onlar içki içmeye devam ediyorlardı. Hz. Muhammed, peygamberlikten önce de içkiyi tatmamıştı. Kur´an-ı Kerim de, içkinin güzel bir rızık olmadığı nı ifade ediyordu:

"Hurma ağaçlarının meyvalarmdan ve üzümlerden de içki ve güzel rızık elde edersiniz." (Nahl 67).

Bu ayet-i kerimede güzel rızık, içkinin mukabilinde zikredil miştir ki, buda onun çirkin ve pis olduğuna işaret eder. Cahili-yet devri araplarmda faiz ticaretin bir parçası haline gelmişti. Muhammed (sav)´in ticaret yaparken faizcilik yapmadığını ve faizciliğe razı olmadığını anlamışlardı. Kur´an-ı Kerim, faizin haramlığını ilan ediyor ve şöyle diyordu: "İnsanların mallları içinde, artması için verdiğiniz faiz (malı), Allah katında art maz. Ama Allah´ın yüzünü (rızasını) isteyerek verdiğiniz zekat (a gelince); işte (onu verenler, sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır. (Rum 39)

Bu ifadelerden açıkça anlaşıldığına, göre, Muhammed (sav)in getirmiş olduğu yeni din, mallarını faizle nemalandıran faizcileri rahatsız edecekti. Mal sahipleri olan sermayedarlar, mallarını başkalarına borca veriyor ve bu borcun getirdiği ka zancı, arada herhangi bir ticaret olmaksızın yiyorlardı. Bu yolla büyük servet sahibi olan kimseler vardı. Faizciliği tıpkı alış veriş gibi sayıyorlar ve: "Alış veriş de faiz gibidir" diyor lardı.

işte bu yeni dinin, bütün işlerini altüst edeceklerini anla mışlar, dolayısıyla derhal inkara yönelmişlerdi. Bu durumu, Necaşi ile konuşan Ebu Talib oğlu Cafer (ra) çok güzel bir şekil de tasvir etmişti. Sahih hadis kitaplarında anlatıldığı üzere, Habeşistan´a hicret eden müslümanların sözcüsü Cafer ile Ha beş Kralı Necaşi arasında geçen konuşmayı nakletmekte fayda mülahaza ediyorum: Necaşi onlara sormuştu:

-Dininiz nedir? Siz Hıristiyan mısınız?

-Hayır...

-Siz Yahudi misiniz?

-Hayır...

-Kavminizin dini üzerinde misiniz?

-Hayır..

-Öyle ise hangi dindensiniz?

-İslam

-islam nedir?

-Biz Alllah´a kulluk eder ve hiç bir şeyi ona ortak koşmayız.

-Bu dini size kim getirdi?

-içimizden bir adam. Onu ve nesebini tanırız. Allah bizden Önceki milletlere peygamber gönderdiği gibi, bize peygamber olarak onu gönderdi. İyiliği, doğruluğu, vefakarlığı ve emanete riayeti emrediyor. Putlara tapmamızı yasaklıyor, bir ve ortak-sız olan Allah´a ibadet etmemizi istiyor. Biz de onu tasdik ettik ve getirdiği sözlerin Allah kelamı olduğunu anladık. Getirdiği hükümlerin, Allah katından gönderilen hükümler olduğunu id rak ettik.işte biz bu iyilikleri yapıp kötülüklerden uzak du runca, kavmimiz bize düşmanlık etti. Doğru sözlü peygambere düşmanlık edip onu yalanladılar, onu öldürmek istediler. Put lara tapmamızı istediler. Biz de bu dinimize bağlı kalmak ve canımızı kavmimizden kurtarmak için sana gelip sığındık. "

Bu sözler bize, müşriklerin kendi adetlerinde görülen deği şikliği biraz da olsa tasvir etmektedir. Müşrikler adetlerinde yapılan değişiklikleri görünce Peygamber efendimizin davetine karşı düşmanlık etmeye başladılar. Onu durdurmak istediler.

Müşriklerin ilk anda İslamı inkara yeltenmelerinin sebebi, islam´ın haddi zatında onlara alışılmışın dışında gelmesiydi. Onlar iyi kimsenin iyiliklerinden ötürü mükafat göreceği, kötü kimsenin de kötülüğünden ötürü ceza göreceği bir hesap günü nün geleceğine iman etmiyorlardı. Ebedi cennetliklerle ebedi cehennemlik kimseler bulunacağına inanmıyorlardı. Kavmini uyarması için Rabbinin kendisine emir vermesinden sonra, Peygamber efendimiz Safa tepesinin yanında durup insanlara hitapda bulunurken, ahiret gününün varlığım te´kid etmek için -çünkü o, insanların ahiret hakkında gafil olduklarını bilmek teydi- şöyle demişti: "Vallahi tıpkı uyuduğunuz gibi Öleceksiniz ve uyandığınız gibi de diriltileceksiniz, iyiliğinize karşı iyilikle; kötülüğünüze karşı da kötülükle karşılık göreceksiniz. Mutlaka ebedi cennetlikler olduğu gibi, ebedi cehennemlikler de olacak tır. Şiddetli bir azaptan Önce uyarıda bulunduğum ilk insanlar doğrusu sizlersiniz."

Arap müşrikleri, maddeci bir milletti. Sadece duyulur şey lere inanıyorlardı. Allah´ı biliyorlardı, ama tapmak için taştan putlar yapıyor, taşlara şekiller veriyorlardı. Noksanlıklardan münezzeh olan yüce Allah´ı görmedikleri için, ona ibadet etmi­yorlardı. Bütün bu yaptıkları, garip şeylerdi. Delilsiz ve tanı madığı şeylerle karşılaşan bir kimse o şeyi inkar eder. Yine onu ikna etmek için delil ileri sürülmeyince inkardan Öteye gi derek protestoda bulunur. Arap müşriklerinin ahiret g...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.039


View Profile
Re: Düşmanlık
« Posted on: 28 Şubat 2021, 05:51:23 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Düşmanlık rüya tabiri,Düşmanlık mekke canlı, Düşmanlık kabe canlı yayın, Düşmanlık Üç boyutlu kuran oku Düşmanlık kuran ı kerim, Düşmanlık peygamber kıssaları,Düşmanlık ilitam ders soruları, Düşmanlıkönlisans arapça,
Logged
21 Şubat 2021, 02:45:03
Ceren
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 26.381


« Yanıtla #1 : 21 Şubat 2021, 02:45:03 »

Esselamu aleyküm.rabbim razı olsun paylaşım dan kardeşim....
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
21 Şubat 2021, 20:03:50
Mehmed.
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 17.575



Site
« Yanıtla #2 : 21 Şubat 2021, 20:03:50 »

Ve aleykümüsselam Rabbim bizleri Peygamberimizin yolundan ayrımasın Rabbim paylaşım için razı olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hizmet nimettir.
22 Şubat 2021, 13:24:38
Sevgi.
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 16.541



« Yanıtla #3 : 22 Şubat 2021, 13:24:38 »

Aleyküm Selâm. Bilgiler için Allah sizlerden razı olsun kardeşim
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
22 Şubat 2021, 13:35:14
Es-Sabur

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1.263


« Yanıtla #4 : 22 Şubat 2021, 13:35:14 »

Her Peygamber de olduğu gibi Efendimize de düşmanlık edilmiştir ancak Allah O nu her zaman korumuş sahabe her zaman yanında olmuştur
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &