ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hazreti Muhammed a.s.v > Son Peygamber > Aba
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Aba  (Okunma Sayısı 760 defa)
12 Aralık 2009, 22:49:29
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
Aba
« : 12 Aralık 2009, 22:49:29 »



Aba


Görülüyor ki, Kureyşliler Kabe-i Muazzama´ya büyük özen göstermekteydiler. Onu yüceltir ve üstün tutarlardı. Çünkü ken di şeref ve üstünlüklerini Kabe vasıtasıyla elde etmişlerdi. Onu korumak ve bakımını yapmak hususunda titizlik gösterirlerdi. Bu hususta ileri giderek, ibrahim peygamberin yapmış olduğu hac menasikine aykırı davranışlarda bulunmuşlardı. Kabe´ye lü zumundan fazla tazimde bulunmuşlardı. Ona olan bağlılıklarının ifrat derecesine varmasından ötürü Arafat gecesinde dahi Ka be´nin yanıbaşından ayrılmamaya karar vermişlerdi. Kabe´yi ta vaf ederken "Hims" denilen bir aba giyerlerdi.

"Biz Harem´in çocuklarıyız, Allah´ın bey tinin yanıbaşında ika met edenleriz. " derler ve Kabe´yi bırakıp Arafat´a gitmez, orada vakfe yapmazlardı. Halbuki Arafat´ta vakfe yapmanın, ibrahim peygamberin şiarlarından biri olduğunu biliyorlardı. Ibn Kesir onların böyle yapmalarına gerekçe olarak şu hususları anlatmak tadır:[1]

"Onlar icad etmiş oldukları yoz bidatların dışına çıkmazlardı ihramda iken sütten yağ ve çökelek çıkarmaz, içyağı kullanmaz lardı. Kıldan dokunmuş çadırların altında gölgelenirlerdi. Ih ramda oldukları müddetçe hacılarla umrecilerin, sadece Kureyş-liler´in hazırladıkları yemekleri yemelerini zorunlu kılarlardı. Yine hacılarla umrecilerin, ancak Kureyşliler´in hazırladıkları giysiler ve abalar içinde tavaf etmelerini mecburi hale getirmişler di. Kabe´yi tavaf edecek olan bir şahıs, -kadın olsa dahi- Kureyşli-ler´le Kinane ve Huzan kabilelerine mensup kimselerin hazırla mış oldukları tavaf giysisini bulamadığı takdirde çıplak vaziyette tavaf etmek mecburiyetinde kalırdı. Bu durumda kalan bir kadın, elini kendi tenasül organının üzerine kapatarak Kabe´yi tavaf eder ve tavaf esnasında şöyle derdi: "Bugün, tenasül organımın bir kısmı ya da tamamı göründü. Fakat bundan sonra görünmesi ne müsaade etmeyeceğim." Bir kimse Kureyşliler´le Kinane ve Hu-zaalılar´ın hazırlamış olduğu tavaf giysisisini bulduğu halde onı giymeyip kendi elbisesi ile Kabe´yi tavaf ettiği takdirde, tavaf son rasında o elbisesini çıkarıp atması, ondan artık hiç yararlanma ması gerekirdi. O elbiseden ne kendisi ne de başkaları faydalanamaz ve dokunamazdı. Araplar, o elbiseye "laky (atılmış)" adını ve rirlerdik

Kureyşliler´in Kabe-i Muazzama´ya karşı gösterdikleri taas suptan bazı örnekleri sunmuş olduk. Onlar, hac ibadetini Kabe-i Muazzama´yı ziyaret etmekten ibaret saymışlardı ki, bu da onla rın Kabe´ye karşı taassuplarından başka bir şey değildi. Öyle ki, İbrahim peygamberin hac konusundaki prensiplerim unutmuş lardı. İbrahim peygamberin şeriatine göre Hac ibadetinin eda edilmiş olması için Arafat´ta vakfe yapmanın yanı sıra, Kabe´yi ta vaf etmekde gerekirdi. Haccm rükünlerinden biri olan tavafın sı nırlı bir vakti yoktur. Sene içinde herhangi bir zamanda tavaf edi lebilirdi.

Nübüvvet görevini almadan önce Abdullah oğlu Muhammed (s.a.v.)´in, Kureyşliler´in gelenek ve davranışlarını taklit etmeyi şi, aksine vakfe yapmış olması, peygamberliğin gerçekliğini des tekleyen olağanüstü hallerdendir. Şüphesiz ki onun Kureyşliler´e uymayarak İbrahim peygamberin dinine göre hac ibadetini eda etmiş olması, yüce Allah´ın kendisine bağışladığı Rabbani bir hu sus ve ilahi bir ilhamdı. Cahiliyet yaşantısını sürdüren Arapların yolundan yürümemiş, aksine yapılması gerektiği şekilde Kabe-i Muazzama´yı tavaf etmiştir.

Kureyşliler´in ticari faaliyetlerinin iki noktada göze çarptığı anlaşılmaktadır:

1- Hacılar, sadece Kureyşliler´in hazırlamış oldukları yiyecek leri yiyebilirlerdi. Bu da Kureyş´in ticaretini desteklemek içindi. Tavaf giysilerinde de durum aynıydı.

2- Mekke´ye komşu bulunan beldelerde ticari panayırlar kurul mazdı. Sadece Mekke´de kurulurdu. Şüphesiz bu hususta da bir çok aşırılıklar vardı. Normal olmayan taklit ve gelenekler vardı. Çünkü kabilelerden bazıları tavafa özgü giysiyi bulamadıkları takdirde Kabe´yi -kadın da olsalar- çıplak vaziyette tavaf ederler di. Hatta kadınlardan bazıları, mahrem yerlerini elleriyle kapa tır, öylece Kabe´yi tavaf ederlerdi. Onlar, bu hükümlere mecburen tabi olduklarını düşünürlerdi. Halbuki İslamiyet bunu kesinlikle reddetmiş ve konuyla ilgili olarak yüce Rabbimiz şöyle buyurmuş tur:

"Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: "Babalarımızı bu yolda bulduk, Allah da bize böyle emretti." derler.

"Allah kötülüğü emretmez, de. Allah´a karşı bilmediğiniz şey leri mi söylüyorsunuz "

De ki: "Rabbim bana adaleti emretti. Her mescidde yüzlerinizi ona doğru tutun ve dini yalnız kendisine has kılarak O´na yalva-rın. ilkin sizi yarattığı gibi yine ona döneceksiniz."

(O) bir topluluğu doğru yola iletti, bir topluluğa da sapıklık müstahak oldu. Çünkü onlar, şeytanları Allah´tan başka dostlar tuttular ve kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlar.

Ey Ademoğulları her mescid(e gidişinizjde süs(lü, güzel elbise lerinizi (üzerinize) alın;yeyin için, fakat israf etmeyin; çünkü O, israf edenleri sevmez.

De ki: "Allah´ın kulları için çıkardığı süsü ve güzel rızıkları kim haram etti?" De ki: "O, dünya hayatında inananlarındır. Kı yamet günü de yalnız onlarındır." işte biz, bilen bir topluluk için ayetleri böyle açıklıyoruz.

"De ki: "Rabbim, ancak kötülükleri, gerek açığını gerek gizlisi ni, günahı ve haksız yere saldırmayı; hakkında hiçbir delil indir mediği bir şeyi Allah´a ortak koşmayı ve Allah hakkında bilmedi ğiniz şeyler söylemenizi haram etmiştir ." (Araf: 28-33).

Cebrail (a.s.)´m inmesinden sonra Muhammed (s.a.v.) cahiliyet pisliklerinden nefret edip kaçardı. Müşrikler, bu yaptıklarını Ce-, nab-ı Allah´ın emretmiş olduğunu iddia etseler de bu pisliklerden uzak dururdu. O, puta asla secde etmemiş, fuhşiyat ve levhiyat ir-tikab etmemiştir. Cahiliyet devri gençlerinin içine düştüğü ba taklıklara düşmemiş, asla içki içmemiş ve kesinlikle kumar oyna mamıştır. Kureyşliler´in içine düştükleri rezaletlere karşı, hakka inanan bir kimsenin vakarı ile protestoda bulunmuştur. Risaletle görevlendirilişi konusuna girmeden önce şunu belirtelim ki; 35 yaşına varmış bulunan Resulullah efendimizin peygamberlikle görevlendirilmesinin zamanı yaklaşmıştı. Alemlere rahmet ola rak gönderileceği kırk yaşına merdiven dayamak üzereydi. Onun kutsal risalet vazifesini kendisine tevdi edilmesini anlatmadan önce iki hususa işaret etmek istiyorum:

1- Resulullah efendimizde peygamberlik Özellikleri olgunlaş mıştı. Dolaysıyla mükemmel ahlakını açıklamamız kaçınılmaz dır.

O, bütün insanlık için bir ahlak örneğiydi. Allah tarafından gönderilen bir resul olmadan önce de o, ahlak bakımından melek leri andırmaktaydı. Onu meleklerden ayıran yegane Özelliği, ira de sahibi oluşuydu, insani bakımdan mükemmel bir beden ve ya şantıya sahipti. Noksanlıklardan münezzeh olan yüce Allah onu, ümmiler arasında ümmi olarak doğan seçkin bir peygamber ol ması için mükemmel bir şekilde terbiye etmişti.

2- Risaletle görevlendirilmesinden önce de ibadetle iştigal eder ve derinden derine düşünürdü, "Allah, peygamberliğini nereye (ve kime) bırakacağını daha iyi bilir." (Enam: 124).



--------------------------------------------------------------------------------

[1] İbn Kesir, el-Bidaye Ve´n-Nihaye, c. 3, s. 305.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Aba
« Posted on: 20 Ağustos 2019, 10:44:03 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Aba rüya tabiri,Aba mekke canlı, Aba kabe canlı yayın, Aba Üç boyutlu kuran oku Aba kuran ı kerim, Aba peygamber kıssaları,Aba ilitam ders soruları, Abaönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &