ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Kültürü > İslam Kültürü K-Z > Tevekkül
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Tevekkül  (Okunma Sayısı 5891 defa)
01 Şubat 2010, 11:29:01
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 01 Şubat 2010, 11:29:01 »



Tevekkül
Hindistan evliyâsından ve Kendilerine ?Silsile-i aliyye? denilen büyük âlim ve velîlerden Abdullah-ı Dehlevî (rahmetullahi teâlâ aleyh)

Beyt:
İşlerinin olması mutlak Allah´dandır,
Sakın zannetmeyin bu, kullardandır.

Beyt:
Evliyâyla, onları candan severek otur,
Onlarla oturan kul, kalkınca sultan olur.


Evliyânın meşhurlarından Abdullah bin Menâzil (rahmetullahi teâlâ aleyh) buyurdular ki: "Çalışıp da tevekkül etmek, bir yere çekilip ibâdet yapmaktan hayırlıdır."
Yine buyurdular ki: "Tevekkül sâhibi, her şeyden yüz çevirip Allahü teâlâya dönen kimsedir."
Evliyânın büyüklerinden Abdullah bin Muhammed Mürteiş (rah- metullahi teâlâ aleyh) buyurdular ki: "Sebeplere yapışmalı, fakat bu du- rum, o sebeblerin ve her şeyin yaratıcısı olan Allahü teâlâya îtimâd ve tevekkül etmeye mâni olmamalıdır."

On dokuzuncu yüzyılın büyük velîlerinden Seyyid Abdurrahmân Tâgî (rahmetullahi teâlâ aleyh) tasavvufta insanları yetiştirmeye başla­madan önce bütün arâzisini satarak Allahü teâlânın rızâsı için harcadı. Bu hususta; "İnsanlardan dünyâyı terk etmelerini isterken nefsimin dün- yâ malı karşısındaki durumunu öğrenmek istedim. Gasv´ın yâni Sıbga- tullah Arvâsî hazretlerinin himmetiyle Allah´a tevekkülümün tamam olduğunu gördüm." dedi.

Velîlerin büyüklerinden ve Ehl-i sünnetin amelde dört hak mezhe­binden biri olan Hanbelî mezhebinin imâmı, Ahmed bin Hanbel (rahme- tullahi teâlâ aleyh) hazretleri´nin yevmiye ile çalışan bir işçisi vardı. Ak- şam talebesine; "Bu işçiye ücretinden fazla ver." dedi. Talebe, ücretin- den fazla para verdi. İşçi almadı ve gitti. Hazret-i İmâm; "Arkasın­dan ye- tiş, şimdi alır." dedi. Dediği gibi, işçi parayı aldı. Hazret-i İmâm´a sebebi suâl edildiğinde buyurdu ki: "O zaman böyle bir şey aklından ge­çiyordu... Şimdi ise bu düşünce onda yok oldu. Alması tevekkülünü bozmayacağı için aldı." Tevekkül nedir diye suâl ettiler: "Rızkın Allahü teâlâdan oldu- ğuna inanmaktır." buyurdu.

Ahmed bin Hanbel hazretlerine bir gün "Tevekkül nedir?" diye sor­dular. "İnsanlardan istemeyi ve onlara yalvarmayı terk etmektir." bu­yur- du.

Ahmed bin Hanbel sık sık talebesine buyururdu ki: "Tevekkül, her şeyi Allah´tan bilmek ve rızkı O´nun verdiğine inanmaktır."

"Tevekkül, bütün işlerinde Allahü teâlâya teslim olmak, başa gelen her şeyi O´ndan bilip katlanabilmektir."

Evliyânın büyüklerinden Ahmed bin Harb (rahmetullahi teâlâ aleyh) bir gün tevekküle, teşvik ve alıştırmak için çocuklarından birine; "Yav­rum! Bir şeye ihtiyâcın olursa, şu köşede bir delik var. Oraya git. Orada Allahü teâlâya; yâ Rabbî! İhtiyâcım olan falan şeyi bana ihsân et, diye duâ et." buyurdu. Çocuk; "Peki efendim. Bundan sonra bildirdiğiniz gibi yapacağım." dedi. Ahmed bin Harb evdekilere de; "Bunun isteğini, ken­disi görmeden şu deliğe koyuverin." diye tenbih etti. Bu hâl bir müddet böyle devâm etti. Çocuk arzu ettiği şeyleri bu delikten alıyordu. Bir gün evde kimse yok iken, çocuk âdeti üzere, deliğin yanına gidip yemek is­tedi. Allahü teâlânın izniyle o delikten yemeği alıp yerken ev halkı eve gelip durumu görünce, bu yemeği nereden aldığını sordular. Çocuk; "Her zamanki aldığım yerden." dedi. Bunun üzerine Ahmed bin Harb, çocukta hakîkî tevekkülün teşekkül ettiğini anladı.

Büyük velîlerinden Ahmed bin Mesrûk (rahmetullahi teâlâ aleyh) hazretlerine "Tevekkül nedir?" diye sorduklarında; "Tevekkül, kalbin Alla- hü teâlâya güvenmesi, aleyhinde olanı bırakıp, lehinde olan ile meş­gûl olmasıdır." buyurdular.

Büyük velîlerden Bişr-i Hâfî (rahmetullahi teâlâ aleyh) bir sohbe­tinde buyurdular ki: "İnsanlardan biri, Allahü teâlâya tevekkül ettim, diyor. Halbuki Allahü teâlâya karşı yalan söylüyor. Gerçekten Allahü teâlâya tevekkül etseydi, O´nun, hakkındaki muâmelesine de râzı olurdu."

Bağdât velîlerinden Câfer bin Ahmed Es-Serrâc (rahmetullahi teâ- lâ aleyh) hazretleri bir sohbetinde Sehl bin Abdullah-ı Tüstürî hazret­leri- nin şöyle naklettiğini buyurdu: "Bir gün bir arâziye çıkmıştım. İçim gâ­yet rahat ve huzurlu idi. Bu sırada kalbimde Allahü teâlâya bir yakınlık his- settim. Namaz vakti de gelmiş, abdest almak istemiştim. Küçüklü­ğüm- den beri, her namaz vaktinde abdestimi tâzelerdim. Bu, benim âde­tim olmuştu. Ancak, su bulamadığım için üzüntülü idim. Bu sırada, iki ayağı üzerine kalkmış yürüyen bir ayı gördüm. Onu önce, mesâfe uzak olduğu için elinde yeşil bir testi bulunan bir insan zannettim. Fakat ya­nıma yak- laşıp testiyi yere koyunca, onun insan olmadığını gördüm. Kendi kendi- me; "Bu testi ve bu su nereden böyle?" diye düşündüm. Bu­nun üzerine ayı konuşmaya başladı ve:

"Ey Sehl! Biz, vahşî hayvanlardan bir grubuz. Allahü teâlâya olan tevekkülümüz ve sevgimiz sebebiyle, kendimizi Allahü teâlânın rızâsına adadık. Arkadaşımızla, bir mesele hakkında konuşurken âniden;

"Dikkat ediniz! Sehl bin Abdullah abdest için su istiyor." diye bir ses işittik. Bu testi bana verildi. Yanımda iki tâne de melek var. Sana yakla­şınca, onlar, suyu havadan bu testiye döktüler. Ben suyun sesini bile işittim." dedi. Bu sözleri ondan duyunca bayıldım. Ayıldığım zaman, testi yine yerinde duruyordu. Fakat ayı ortada yoktu. Nereye gittiğini de bilmi­yordum. Fakat "Ayıyı niçin konuşturmadım." diye çok pişmân oldum. Sonra testinin suyu ile abdest aldım. Abdest aldıktan sonra ondan su içmek istedim. O sırada vâdiden;

"Ey Sehl! Daha senin bu testiden su içme zamânın gelmedi!" diye bir ses işitince, testiyi bıraktım. Bir de ne göreyim, testi hareket edip gitti. Onun da nereye gittiğini bilmiyorum."

Bağdât´ın büyük velîlerinden Câfer-i Huldî (rahmetullahi teâlâ aleyh) buyurdular ki: "Tevekkül, bir şeyin olması ile, olmaması arasında fark gözetmemektir."

Her işinde tevekkül sâhibi olan, Allahü teâlâya güvenen Ebû Ab­dullah el-Basrî (rahmetullahi teâlâ aleyh) her işini Allahü teâlâya havâle eder, yalnız O´na güvenir, her şeyi O´ndan beklerdi. O tevekkülü, bâzı câhillerin söylediği gibi hiç bir sebebe yapışmadan, her şeyi Allahü teâ- lâdan beklemek olarak değil, sebeplere en güzel şekilde yapışıp, se­bep- leri yaratanın Allahü teâlâ olduğunu bilmek ve O´na tam güvenmek ola- rak kabûl ederdi. Tevekkül hakkında buyurdu ki:

"Tevekkül, Resûlullah´ın sallallahü aleyhi ve sellem hâli; kesb, çalı­şıp kazanmak da, O´nun sünnetidir. Kim Allah´a tevekkül ederse, Allahü teâlâ onun kalbini hikmet nûruyla doldurur. Allahü teâlâ her istediğinde ona kâfi gelir, onu sevdiği her şeye kavuşturur. Allahü teâlâ, Talâk sûresi 3. âyet-i kerîmesinde meâlen; "Kim Allah´a tevekkül ederse, O, ona kâfi­dir." buyuruyor. Bunun için Allahü teâlâ her işinde o kimseye kâfidir. Allahü teâlâya tevekkül etmek farzdır. Çünkü Allahü teâlâ, Kur´ân-ı ke­rîmde Mâide sûresi 23. âyetinde meâlen; "Eğer gerçek müminlerseniz, Allahü teâlâya tevekkül ediniz." buyuruyor.

Evliyânın büyüklerinden Ebû Abdullah Dîneverî (rahmetullahi teâlâ aleyh) zaman zaman başından geçen hâdiselerden anlatırdı: "Çok kere sefere çıkardım. Bir defâsında birisini gördüm Tek ayağı vardı. Uzun bir yolculuğa çıkmıştı. Aksayarak gidiyordu. Ona; "Bu hâlin nedir? Bu kadar uzak yere nasıl gidersin? Bu hâlinle nasıl yolculuğa çıktın?" dedim. Ba- na; "Sen müslüman mısın?" diye sordu. Ben de; "Evet." dedim. Sonra bana; "Peki sen Allahü teâlânın Kur´ân-ı kerîmdeki meâlen; "Biz hakîka­ten insanoğlunu şan ve şeref sâhibi kıldık. Onları karada ve denizde ta­şıdık. Kendilerine güzel güzel rızıklar verdik. Yine onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık." (İsrâ sûresi: 70) âyet-i kerîmesini taşıyan o ol­duktan sonra bize ne düşer." dedi. Bunun üzerine emin, tevekkül sâhibi biri olduğunu anladım."

Büyük velîlerden Ebû Ali Dekkâk (rahmetullahi teâlâ aleyh) hazret­lerinin meclisine bir kimse tevekkülün ne olduğunu sormak için geldi. İçeri girince Ebû Ali hazretlerinin başında çok kıymetli bir sarık olduğunu gördü. O kimsenin gönlü o sarığa meyletti. Bu sırada Ebû Ali hazretleri gelen kimseye dönüp; "Tevekkül, Allahü teâlâya îtimâd etmek, onun-bu­nun sarığına tama´ etmemektir." buyurdu ve sarığını çıkartıp o kimseye hediye etti.

Evliyânın büyüklerinden Ebû Ali Rodbârî (rahmetullahi teâlâ aleyh)hazretleri, zamânındaki âlim ve velîlerle de sohbet ederdi. Pey- gamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın ve diğer âlim ve velî zâtların hayat- larını okur, insanlara anlatırdı. Bir gün Amr bin Sinân´a, Sehl bin Abdul- lah-ı Tüsterî´den bir menkıbe naklet dedi. Amr bin Sinân dedi ki: "Sehl şöyle derdi: Tevek- külün yâni her şeyi Allahü teâlâdan beklemenin, O´na güvenmenin alâmeti üçtür. Kimseden bir şey istememek, dilenmemek, verileni reddetmemek ve ele geçeni biriktir­memektir."

Evliyânın büyüklerinden Ebû Bekr-i Nessâc (rahmetullahi teâlâ aleyh) hazretleri, "Tevekkül nedir?" diye soran bir talebesine; "Tevekkül, varlığı ve darlığı Allahü teâlâdan başkasından bilmemektir." buyurdular.

Kelâm, fıkıh, tefsîr, hadîs âlimlerinden ve evliyânın büyüklerinden Ebû Hamza Bağdâdî (rahmetullahi teâlâ aleyh) bir gece yolculuğa çık­mıştı. Gece yarısından sonra uykusu geldi. Bu sırada yol kenarındaki bir kuyuya düştü. Etrâfına bakındı çıkabilecek durumda değildi. Tevekkül üzere kuyunun içinde oturdu. O sırada kuyunun başına iki kişi geldi. Biri diğerine; "Bu kuyuyu böyle açık bırakmamız uygun olmaz. Onu doldura­lım." dedi. Diğeri ise; "Bu kuyuyu dolduramayız ancak bunun ağzını ka­patalım." dedi. Onlar böyle konuşurken Ebû Hamza Bağdâdî kendi ken­dine; "Ben buradayım." demek istedi. Tam bu sırada gâibden bir ses; "Bize tevekkül ediyorsun, bizim belâmızdan başkasına şikâyette mi bu­lunuyorsun?" dedi. Bunun üzerine sustu. Gelenler kuyunun ağzını kapa­tıp gittiler. Ebû Hamza Bağdâdî bir gündüz ve bir gece kuyuda kaldıktan sonra, bir hayvan kuyunun ağzını açıp ayağını; "Bana sıkı yapış....
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Tevekkül
« Posted on: 18 Ağustos 2019, 03:38:56 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Tevekkül rüya tabiri,Tevekkül mekke canlı, Tevekkül kabe canlı yayın, Tevekkül Üç boyutlu kuran oku Tevekkül kuran ı kerim, Tevekkül peygamber kıssaları,Tevekkül ilitam ders soruları, Tevekkülönlisans arapça,
Logged
09 Kasım 2014, 16:15:28
Nadire 8

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 264


« Yanıtla #1 : 09 Kasım 2014, 16:15:28 »

ödevimi yapmakta yardımcı oldunuz. Allah sizlerden razı olsun...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

BUGÜN Allah İÇİN NE YAPTIN!!!....
11 Kasım 2014, 19:06:54
8c nazlı

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 282


« Yanıtla #2 : 11 Kasım 2014, 19:06:54 »

Tevekkülü rahatlımla anladım sağolun.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
11 Kasım 2014, 19:32:01
Pelinay
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.696


« Yanıtla #3 : 11 Kasım 2014, 19:32:01 »

Allah razı olsun..konu çok güzeldi..örneklerle de açık ve detaylı bir şekilde ifade edilmiş..
Rabbim her işimizde hakkıyla tevekkül edip,Ona güvenebilmeyi ve yalnızca Ondan yardım ummayı nasip etsin inşAllah..
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
21 Ocak 2015, 22:41:16
Bahrişan 8

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 308


« Yanıtla #4 : 21 Ocak 2015, 22:41:16 »

tevekkul bir seye cok calisiriz ve en son allaha tevekkul ederiz
Allah razi olsun paylasimdan
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &