ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Kültürü > İslam Kültürü A-İ > Hikmetli Sözler
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hikmetli Sözler  (Okunma Sayısı 670 defa)
27 Mart 2010, 14:40:14
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 27 Mart 2010, 14:40:14 »



Hikmetli Sözler

Hâdîs âlimi, hatîb ve velî Abbâs bin Hamza en-Nişâbûrî (rahmetullahi teâlâ aleyh) hazretleri, hocası Zünnûn-i Mısrî´nin şöyle buyurdu- ğunu nakletmiştir:

"İnsanlar neyi istediklerini bilselerdi, arzu ettikleri şey için verdikleri onlara zor gelmezdi."

"Ey Allahım! Ben nasıl senin rızân için çalışmayayım, çünkü sen beni yoktan vâr ettin ve İslâmiyetle şereflenmemi nasîb ettin."

Abbâs bin Hamza hazretleri buyurdular ki: "Hocam Ahmed bin Ebi´l-Havârî, hocası Ebû Süleymân Dârânî´den nakletti: "Bir vaktin insanlarının bozulduğuna alâmet, o insanların korkudan çok ümid içinde olmalarıdır."

"Ârif olana, devamlı olarak Rabbinin emirlerine itâattan başka bir hâl yakışmaz."

Yine hocası Ahmed bin Ebi´l-Havârî´den nakleder: "Dünyâyı tanıyan ondan vazgeçer, âhireti tanıyan ona sarılır, Allahü teâlâyı tanıyan da O´nun rızâsına kavuşmak için çalışır."

Tâbiîn devrinin büyük velîlerinden Abdullah bin Avn (rahmetullahi teâlâ aleyh) hazretlerine bir defâsında; "Akıllı bir kimse bir hatâ işlediğinde ne yapalım?" diye soruldu. Buyurdular ki: "Akıllı bir kimseyi, işlediği hatâ için azarlamak yakışmaz. Şu zamânımızda da durum budur. Kim birini incitirse, daha şiddetli azarı bir başkasından kendisi duyar."

Evliyânın meşhurlarından ve Hanbelî mezhebinin büyük fıkıh âlimlerinden Abdullah-ı Ensârî (rahmetullahi teâlâ aleyh) buyurdular ki: "Hak teâlâya yakın olmayı istememek ve düşünmemek cinâyettir."

Yine buyurdular ki "Her denizin kenarı, sonu, her günün gecesi vardır. Peşinden gece gelmiyecek gün, kıyâmet günüdür. Ucu bucağı bulunmayan deniz, Allahü teâlânın rahmet deryâsıdır."

Abdullah-ı Ensârî hazretleri, Sehl-i Tüsterî hakkında şöyle anlattı "Kişinin sözü amelinden çok olursa noksandır. Ameli sözünden fazla olursa kemâldir."

Evliyânın büyüklerinden Abdullah Harrâz (rahmetullahi teâlâ aleyh) buyurdular ki: "Açlık zâhidlerin, dünyaya düşkün olmayanların; zikir ârif- lerin gıdâsıdır."

"Ağyâra yâni yâr ve dost olmayana iltifât etmemek, ona sırrı açıklamamak, yüzünü hakka dönmüş olmanın alâmetlerindendir."

Mısır?da yetişen âlim ve velîlerden Abdullah ibni Vehb (rahmetullahi teâlâ aleyh) bir gün bir kimsenin; "(Kâfirler) (Cehennem) ateşinin içinde birbirleriyle çekişirlerken, zayıf olanlar, o büyüklük taslıyanlara; "Biz size uymuştuk, şimdi ateşin birazını bizden savabilir misiniz?" derler." (Mü´- min sûresi: 47) âyet-i kerîmesini okuduğunu işitti. Titremeye başladı ve uzun müddet kendisine gelemedi. buyurdular.

Ruh bilgilerinin, tasavvuf ilminin mütehassısı, son asır âlim ve velîlerinden Seyyid Abdülhakîm Arvâsî (rahmetullahi teâlâ aleyh) Kapalıçar- şı´dan geçerken karşılarına tanıdıkları bir dükkancı çıktı. Adam hal hatır faslından sonra; "Efendim. Duâ edin de Allahü teâlâ ümmet-i Muham- med´i kurtarsın." deyince, o da cevâben: "Siz bana o ümmeti gösterin. Ben de kurtulduğunu haber vereyim. Hani nerede o ümmet!" buyurdu- lar.

Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretlerinin talebelerinden Tâhir Efendi anlatır. Abdülhakîm Efendi hazretleri buyurdular ki: "Evliyânın huzûruna dolu giden boş, boş giden dolu döner."

Yine buyurdular ki: Riyâ olmasın diye cemâatten kaçanlar ayrı bir riyâ içindedirler.

Büyüklerin sözü, sözlerin büyüğüdür.

Bağdad´da yetişen İslâm âlimlerinden ve büyük velîlerden Abdülke- rîm Cîlî (rahmetullahi teâlâ aleyh) hazretlerinin; Talebelerine buyurduğu ve eserlerinde yazdığı bâzı kıymetli sözleri şunlardır:

"Allahü teâlânın azametini, büyüklüğünü ilimler kavrayamaz. Celâlinin hakîkatını fehimler, düşünceler idrâk edemez. İlim sâhibi olan, O´nu idrâkten, anlamaktan yana aczini, çâresizliğini îtirâf etti."

"Aklın nûru îmân nûrundan azdır. Sebebine gelince, akıl kuşu hikmet kanatları ile uçar. Hikmet ise delillerden ibârettir. Deliller ise ancak eseri belli şeylere götürür."

"Bir kimse Allahü teâlânın kendisini gördüğüne yakîn olarak inanırsa, âzâlarını ve kalbini günâh işlere kaptırmaz."

"İnsanın kemâl derecesine ulaşıp, tasavvuf makamlarında ilerlemesi, Allahü teâlâyı bilmesine bağlıdır. Bu ise ancak seçilmişlere veya bir mürşidin, yol gösterici rehberin huzurunda yetişenlere nasîb olur."

Âlim ve velî Abdürrahîm-i Merzifonî (rahmetullahi teâlâ aleyh) hocası Zeynüddîn-i Hafî´nin elini öpüp hayır duâsını alarak ayrıldıktan son- ra, hocası ardından bakıp;

"Bir ateş kütüğin yakduk

Diyâr-u Rum´a atduk."

buyurdular.

Zeynüddîn-i Hafî hazretleri bu beyti ile talebesinin yüksekliğini ve onun Anadolu´daki görevinin ehemmiyetini işâret ediyordu.

Gerçekten şeyhinin "Aşk ateşi" diye övdüğü Abdürrahîm hazretlerinin kalbi ilâhî aşkla dop doluydu. Yanık ve içli şiirler söylerdi. Zaman zaman;

"Tövbe yâ Rabbî! Hatâ yoluna gitdüklerüme,

Bilüp itdüklerüme, bilmeyüp itdüklerime."



diyerek gözlerinden yaşlar döker, kalbi Allahü teâlânın korkusundan titrerdi.

Bâzı kimseler müderrislik görevini ve tâyin edilen ücreti kabul etmesini onun dünyâya olan rağbeti şeklinde yorumladılar. Buna karşı Abdür- rahîm hazretlerinin cevâbı:

"Çeşitli eller yerine bir el tuttuk. Bu lokma ile nefsin ağzını kapattık." oldu.

Tasavvuf yolunda bulunanlar, yedikleri, içtikleri şeylerin ve kullandıkları eşyânın helâl olmasına çok dikkat ederlerdi. Pekçok kimse, helâl olduğu şüphelidir diye, sultanlardan gelen hediye ve ihsânları kabûl etmezlerdi. Kabûl etseler de, fakir ve yoksullara dağıtırlardı. Sultan İkinci Murâd Han, her şeyiyle âdil bir sultan olduğundan; Abdürrahîm bin Emir Merzifoni ondan maaş almakta mahzur görmedi.

Meşhûr velîlerden Ahmed bin Ebü´l-Havârî (rahmetullahi teâlâ a- leyh) buyurdular ki: "Akıllı kişi, Allahü teâlâyı daha çok tanır. Daha çok tanıyan hedefine daha çabuk ulaşır."

Yine buyurdular ki: "Ağzıma lüzumsuz bir lokma koyduğum zaman, oradan lüzumsuz bir söz çıkar."

Evliyânın büyüklerinden Ahmed bin Hadraveyh (rahmetullahi teâlâ aleyh) buyurdular ki: "İnsanların Allahü teâlâya en yakın olanı, güzel huylara en çok sâhip olanıdır."

Türkistan´da yetişen büyük velîlerden Ahmed Yesevî (rahmetullahi teâlâ aleyh) hazretleri hikmetler adını verdiği şiirlerinde Arslan Baba´dan bahsederken şöyle demektedir:

Âhir zaman ümmetleri dünyâ fâni bilmezler

Gidenleri görürler de ondan ibret almazlar

Erenlerin kıldığını görüp rağbet etmezler

Arslan Babam sözlerini dinleyiniz teberrük.



TAŞLANMAYINCA

Ahmed Kuddûsî (rahmetullahi teâlâ aleyh)



Velî olmaz kişi taşlanmayınca,

Sivâ endişesi boşlanmayınca.



Kemâle iremez sâlik dirîgâ,

Bu aşkın oduna haşlanmayınca.



Söğütte hiç biter mi tatlu elma,

Yarılup, sarılup aşlanmayınca.



Yiyemez körpe kuzu dürlü otu,

Büyüyüp gün-be-gün dişlenmeyince.



Ne denlü aklı olsa da, kişinin,

Okumaz hocaya başlanmayınca.



Dahî başlanmağıla âlim olmaz,

Çalışup dersine düşlenmeyince.

Sabî, bâliğ, hemen âkil olur mu,

Nice yıllar geçüp yaşlanmayınca?



Amel çokluğuna yok îtibâr hiç,

Kulundan, Hâlıkı, hoşlanmayınca.



Bu Kuddûsîleyin sen olma tenbel,

Vücûd bulmaz bir iş, işlenmeyince.

Kuddûsî Divânı´ndan

Kendilerine ?Silsile-i aliyye? denilen büyük âlim ve velîlerin on ikincisi olan Ali Râmitenî (rahmetullahi teâlâ aleyh) ile aynı yüzyılda yaşayan büyük âlim Rükneddîn Alâüddevle Semnânî zaman zaman Şeyh hazretlerine mektup yazar ve sorular sorardı. Bir gün yine bir talebesi gelerek Ali Râmitenî hazretlerine, hocasının şu sorulara cevap istediğini bildirdi.

Suâllerinden birisi şöyle idi: "Biz, gelenlere her hizmeti yaptığımız hâlde, gelenler size gelir. Biz mükellef sofralar, çeşit çeşit yemekler ikrâm ettiğimiz hâlde, sizde böyle bir şey yok iken, gene de insanlar sizden râzı bizden değillerdir. Bunun sebebi nedir?"

Cevap: Minnet karşılığı hizmet edenler çoktur. Hizmetini minnet bilenlerse azdır. Çalışınız ki, hizmetinizi minnet bilesiniz. O zaman şikâyetçiniz olmaz.

İkinci suâl: Duyduğumuza göre, sizi Hızır aleyhisselâm terbiye etmiş; bu nasıl olmuştur?

Cevap: Allahü teâlânın, zâtına âşık öyle kulları vardır ki, Hızır da onlara âşıktır.

Üçüncü suâl: İşittik ki, siz gizli zikir yerine açık zikirle uğraşmaktasınız. Bu nasıl olur?

Cevap: Biz de işittik ki, siz, gizli zikirle meşgûl imişsiniz. Mâdemki işittik, demek sizinki de gizli zikir değil. Gizli zikirden murâd hiçbir şeyin bilinmemesi değil midir? Ha gizli zikirle meşgûl olmuşsunuz, ha açık zikirle. İkisi de müsâvîdir.

Kendilerine ?Silsile-i aliyye? denilen büyük âlim ve velîlerin beşincisi olan Sultân-ül-Ârifîn Bâyezîd-i Bistâmî (rahmetullahi teâlâ aleyh) bir gün, talebeleri ile birlikte, gâyet dar bir sokaktan geçiyorlardı. Hazret-i Bâyezîd, karşıdan bir köpeğin gelmekte olduğunu gördü ve geri çekilip köpeğe yol verdi. Talebelerinden birinin hatırına şöyle geldi: "İnsanoğlu hayvanlardan şereflidir. Hem bizim üstâdımız, Sultân-ül-Ârifîndir. Hem de etrâfındakiler onun, her biri çok kıymetli sâdık talebeleridir. Bütün bunlara rağmen, üstâdımız bu köpeğe yol vermesinin hikmeti acabâ nedir?" Bunun üzerine Bâyezîd hazretleri buyurdular ki: "Şu köpek, hâl lisânı ile bana dedi ki; "Sana Sultân-ül Ârifîn olmak hil´atini ve bana da köpeklik postunu giydirdiler. Bunun tersi de olabilirdi." Bunun üzerine ben ona yol verdim."

Meczûb, hak âşığı, çok tanınmış evliyâdan Behlül-i Dânâ (rahme- tullahi teâlâ aleyh) bir gün Bağdât sokaklarından bir...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 27 Mart 2010, 14:42:22 Gönderen: Neslinur »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hikmetli Sözler
« Posted on: 22 Eylül 2019, 02:32:32 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hikmetli Sözler rüya tabiri,Hikmetli Sözler mekke canlı, Hikmetli Sözler kabe canlı yayın, Hikmetli Sözler Üç boyutlu kuran oku Hikmetli Sözler kuran ı kerim, Hikmetli Sözler peygamber kıssaları,Hikmetli Sözler ilitam ders soruları, Hikmetli Sözlerönlisans arapça,
Logged
27 Mart 2010, 14:46:22
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« Yanıtla #1 : 27 Mart 2010, 14:46:22 »

Mekke-i mükerremenin büyük âlim ve velîlerinden Vüheyb bin Verd (rahmetullahi teâlâ aleyh) bir gün beğenmediği bir hareketi yapması üzerine, göğsündeki kılları koparınca canı acıdı. Kendi kendine Acınıyorsun değil mi? Halbuki ben senin iyiliğine çalışıyorum. dedi.

Büyük velîlerden Yahyâ bin Muâz-ı Râzî (rahmetullahi teâlâ aleyh) buyur- dular ki: İbret alınacak hâdiseler pekçok, bunlardan ibret alanlar ise çok azdır.

Yine buyurdular ki: Dünyâ ekin yeri, insanlar da sanki ekindir. Ölüm, bu ekinleri biçen oraktır. Azrâil (aleyhisselâm) harman sâhibi, mezar da harman yeridir. Cennet ve Cehennem ise, ekinlerin durumuna göre konulacağı ambar gibidir. İnsanların da bir kısmı Cennete ve bir kısmı da Cehenneme gideceklerdir.

Hindistan âlim ve velîlerinden Ziyâüddîn Nahşebî (rahmetullahi teâlâ aleyh) şöyle anlatır: Râbia-i Adviyyeye sordular ki: Sen şeytana düşman mısın? Hayır dedi. Niçin? dediler. Ben dostla o kadar meşgûlüm ki, başkası hâtırıma gelmiyor? buyurdu.

Hâce Ebü´l-Hasan Harkânî buyurdu:Yakınların yakını, bizim maksadımız olanın yanında uzak kalır. Kardeşim, suya daha yakın olan, daha çok batar; ateşe daha yakın olan, daha çok yanar.?

Bir kimse, bir dervişe gidip; Birkaç gün seninle berâber olayım? dedi. "Ben olmasam kiminle olacaktın? diye sordu. Allahü teâlâ ile dedi. Benim olmadığımı kabûl et ve şu anda Allah ile ol? buyurdular.

Mısırda yetişen büyük velîlerden Zünnûn-i Mısrî (rahmetullahi teâlâ aleyh) üç şeyin üç şeyle birlikte bulunmamasına üzülür ve şöyle derdi: ?İlim var amel yok. Amel var ihlâs yok, ihlâs var teslimiyet yok.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &