> Forum > ๑۩۞۩๑ İlim Dünyası Online Dergi Dünyası ๑۩۞۩๑ > Mostar Aylık Kültür ve Aktüalite Dergisi > Dosya Yazıları > Akil adamlardan hükümdarlara
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Akil adamlardan hükümdarlara  (Okunma Sayısı 733 defa)
11 Ağustos 2012, 16:08:02
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 11 Ağustos 2012, 16:08:02 »



Akil adamlardan hükümdarlara: Siyasetnameler
Süleyman ÖZBEK • 87. Sayı / DOSYA YAZILARI


İnsanlar tarihin ilk çağlarından itibaren gerek sosyal gerekse tabiat şartlarının gereği olarak toplu halde yaşamaya mecbur olmuşlar. Birlikte yaşama mecburiyeti zamanla insanlar arasında karşılıklı hak ve hukuk çizgilerinin kesin sınırlarla tespit edildiği bir düzen fikrini ortaya çıkarmış. Gerek ilkel kabilelerdeki hayatı şekillendiren basit düzen anlayışı olsun, gerekse günümüze kadar uzanan çizgide modern devlet kurallarına dayalı bir düzen anlayışı olsun;  insanlar daima kendilerini yönetecek, yasalar koyacak bir idareci seçmek zorunda kalmışlar. Bu zorunluluk çoğu zaman, süregelmekte olan ve değişmeyeceğine inanılan düzenin kutsallığını öne çıkaran gelenekçi idare tarzı olarak karşımıza çıkar. Bazı toplumlarda ise bu hükümranlık kanunlarla tespit edilir. Hâkimiyeti elinde bulunduranlar, sınırları açık ve net kurallara göre hâkimiyetlerini sürdürdüler. Bir başka hâkimiyet şekli de karizmatik anlayış. Buna göre hâkimiyeti elinde tutan kişi kendisinde bulunan üstün vasıflar nedeniyle Tanrı tarafından görevlendirilir. 

Bu aşamada idare eden ile idare edilenler yani hükümdar ile tebaa veya devletle halk arasında karşılıklı hak ve hukuk ilişkisine dayanan bir anlayış ortaya çıkıyor. Bu ilişkinin temelinde adalete dayalı, sosyal eşitliği sağlayıcı bir idare anlayışı da yatmakta. Ancak her toplumda adalet ve eşitliği sağlamanın mümkün olamayacağı aşikâr. Bu durum toplumda huzursuzluğa anarşiye ve çöküntüye sebep olur. İstenmeyen böyle bir durumun ortaya çıkmaması için veya devletin içerisine düştüğü sıkıntılı ortamdan kurtarılmasına yönelik olarak, devlet adamlarına siyaset bilimi niteliği taşıyan ve devlet hayatına ilişkin kurallar ve tavsiyeler içeren çeşitli eserler kaleme alınmaya başlanmış.

Genel olarak siyasetname adı altında birleştirdiğimiz bu eserlerin tarihi çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Pendnâme veya Andarznâme olarak isimlendirilen bu tarz eserlerin ilk örnekleri İran Sasanîlerinde görülür. Bunlar arasında en meşhuru İbn Mukaffâ’nın Kelile ve Dimne adlı eseri. Batıda ise siyasetname türünün ilk örnekleri arasında Eflatun ve Aristo gibi Yunan düşünürlerinin eserleri zikrediliyor.

Türk tarihinde siyasetname tarzında kaleme alınan ilk eser, Türk hakanının milletine hesap verdiği Orhun Kitabeleri.  Bunu Karahanlı döneminin en önemli edebi ürünlerinden Yusuf Has Hacib’in, sultanlara, memurlara ve halka ahlak kurallarını öğretmek amacıyla kaleme aldığı Kutadgu Bilig takip ediyor. Selçuklu döneminde vezir Nizamü’l-Mülk’ün bizzat kaleme aldığı Siyasetname adlı eser ise devlet teşkilatını ve devlet protokol kurallarını detaylı bir şekilde anlatımıyla adeta bir başyapıt özelliği taşıyor. Osmanlı  Devleti’nde de bu tarz eserlerin devam ettiği görülüyor. Bu dönemde;  Kitâb-ı Müstetâb ile Koçi Bey’in  Risalesi, Lütfi Paşa’nın Âsaf-Nâme’si, Kınalızâde Âlî’nin Ahlak-ı Alâî’si,  Katip Çelebi’nin Mizânü’l-Hakk’ı, Defterdar Sarı Mehmed Paşa’nın Nasihatu’l-Vüzerâ’sı ilk anda zikredilmesi gereken eserler arasında.

Siyasetnameler aslında muhteva, şekil ve üslup açısından çeşitlilik arz ediyor. Bazıları doğrudan hâkimiyeti elinde bulunduran hükümdara hitaben yazılırken, bazıları da devlet içerisinde ikinci adam konumunda olan vezirlere yazılıyor. Yahut kim için yazıldığı ayrıntılı biçimde izah edilmemiş ve küçük ibretlik hikâyelerle konular anlatılarak genel ifadeler kullanılıyor. Yine bu tür eserlerde dikkati çeken bir başka özellik ise bazılarının hacimli eserler olmasının yanında bazılarının birkaç sayfadan ibaret küçük risale veya mektup niteliği taşıması, bazılarının da Göktürk yazıtlarında olduğu gibi hükümdarın milletine hesap verdiği taşlara nakşedilmiş kitabeler olması. 

Siyasetnameler bir ahlâk kitabı olmaları sebebiyle, bir insan-ı kâmilde bulunması lazım gelen bilgi, adalet, cesaret,  cömertlik, tevazu, sabır gibi temel özelliklerin açıklanmasında bol miktarda Kur’an ayetlerinden ve hadis-i şeriflerden örneklemeler yapılmış. Sultanlara hitaben kaleme alınmış eserlerde; saltanatın esasları ve şartları, bir sultanda bulunması gereken özellikler, sultan ile halk arasındaki karşılıklı görev ve sorumlulukları önemle vurgulanıyor. Devletin bekası için adaletin önemine işaret ediyor. Rüşvet, zimmet, suistimal gibi devlet teşkilatının en büyük düşmanı olan ve toplum ahlakını bozan unsurlar, bunların ortadan kaldırılma yolları gösterilerek sultanın dini ve ahlakî görevlerine yönelik nasihatler ana temayı belirliyor. Bu tarz eserlere genel olarak Nasihatu’l-Muluk, Tuhfet’ul-Muluk gibi isimler verilmiş.

Vezirler için yazılan eserlerde ise yine vezirliğin esasları ve şartları, vezirde bulunması lazım gelen özellikler, vezirin görev ve yetkileri, başta sultan olmak üzere diğer devlet ricali ve halk ile olan ilişkileri, diğer devlet ricalinin seçiminde gösterilmesi gerekli titizlik, ordu ve maliye teşkilatına dair gerekli tavsiyeler önemli yer tutuyor. Bu eserlere de genellikle Nasihatu’l-Vüzera, Hadikatu’l-Vüzera veya Tuhfetu’l-Vüzera gibi isimler verilmiş.

Siyasetnamelerde ortak konulardan birisi de idare eden ile idare edilenler arasındaki ilişki.  Siyasetnmelerin dili ile halk, “Reaya ki vedâyi’i hâlık-ı kibriyâdır”. Yani halk hükümdara dolayısıyla idareciye “Allahın bir emanetidir”. İdareci olan sultan veya vezir, bu emaneti korumak için adil davranarak elinden gelen her türlü gayreti göstermek zorunda. Tarih boyunca insanların karşılaştıkları bütün sıkıntılar, haksızlıklar, adalet kavramının suistimal edilmesinden kaynaklanmış. Adaletin hâkim olduğu ülkede huzur ve refah da hâkim olmuş, ilim ve kültür yaygınlaşmış. Bu sebeple adalet, bütün siyasetnamelerde üzerinde ısrarla durulan, idarecilerin olmazsa olmaz denilen özellikleri arasında ilk sırayı alıyor. Bu durum adalet dairesi olarak anlatılmaya çalışılıyor. Buna göre; hükümdar adil olursa, halk da huzurlu olur. Halk huzurlu olursa köylü tarlasında, esnaf dükkânında, halk işlerinde neşe içerisinde çalışır verim artar. Verimin artması ile devletin hakkı olan vergiler tam olarak ödenir. Vergilerin toplanmasıyla hazine dolacak, devlet bu dolu hazine ile ülkeyi bayındır hale getirir.

Görüldüğü gibi siyasetname türünde kaleme alınan eserler hangi zamanda hangi hükümdara ithaf edilmiş olurlarsa olsun, yaptıkları tavsiyeler asırlar sonra dahi hala geçerliliğini koruyor. Ortaçağlardan itibaren tarih sahnesinde yer alan devletlerin ve hükümdarların karşılaştığı meseleler arasında küçük farklar dışında pek bir değişikliğin olmadığı ve yapılan yanlışlar ile alınması istenen tedbirlerin hemen hemen aynı çerçevede olduğu anlaşılıyor. Asıl olan, geçmiş olaylardan dersler çıkarmak. Bu dersler çıkarılmadığı için, buhranlar ve sıkıntılar yakamızı bırakmıyor ve şaire o meşhur  “hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi” vecizesini söyletiyor.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Akil adamlardan hükümdarlara
« Posted on: 25 Eylül 2022, 01:06:36 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Akil adamlardan hükümdarlara rüya tabiri,Akil adamlardan hükümdarlara mekke canlı, Akil adamlardan hükümdarlara kabe canlı yayın, Akil adamlardan hükümdarlara Üç boyutlu kuran oku Akil adamlardan hükümdarlara kuran ı kerim, Akil adamlardan hükümdarlara peygamber kıssaları,Akil adamlardan hükümdarlara ilitam ders soruları, Akil adamlardan hükümdarlaraönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &