> Forum > ๑۩۞۩๑ İlim Dünyası Online Dergi Dünyası ๑۩۞۩๑ > Mostar Aylık Kültür ve Aktüalite Dergisi > Dosya Yazıları > İmam Gazali’den Sultan Melikşah’a
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İmam Gazali’den Sultan Melikşah’a  (Okunma Sayısı 5442 defa)
11 Ağustos 2012, 16:08:53
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 11 Ağustos 2012, 16:08:53 »



İmam Gazali’den Sultan Melikşah’a
Hüseyin OKUR • 87. Sayı / DOSYA YAZILARI


İnsanlık tarihinin ilk döneminden itibaren anayasalar hemen her dönemde var oldu. Yazılı değildi belki, ancak devlet teşekkülüne erişmiş her sosyal toplumun şifahî de olsa anayasası vardı. Anayasaların “Bir devletin temel kurumlarının nasıl işleyeceğini belirleyen, bazı ülkelerde yazılı, bazılarında ise yazısız genel kabul görmüş kurallar bütünü” şeklinde genel geçer bir ifade ile tarif edildiği malum… Anayasa denilen bu kurallar bütünü, kişilerin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alarak vatandaşların görevlerini de bildiriyor. Hülasa bir devletin anayasası, fertlerin uyması gereken bazı münferit kaidelerin sonucu.

Esas ve temelde anayasadan maksat, ülke topraklarında yaşayan tüm fertlerin rahat ve huzurunu temin edecek en ideal kanunların vaaz edilmesi. İbn Haldun’un ifadesiyle “erdemli toplum”…

Eski çağlardan beri sultanlara, devletin ileri gelenleriyle yahut toplumun saygın kişileriyle yaptıkları istişareler yön vermiş. Sultan, ister meşvereti kabul etsin ister etmesin, etrafında daima meşveret halkası, âkil adamlar cemaati bulunmuş. Akıllı, tedbirli ve tecrübeli sultanlar, selefin tecrübelerinden istifade etmişler. Bazı bilgin âlimler, sultanlara ve şehzadelere devlet idaresinde nasıl hareket etmeleri gerektiğini bildiren -aslında hepsi birer anayasa niteliğinde tavsiye kitabı olan- Nasîhatü’l-mülûk (hükümdarlara nasihatler) tarzı eserler kaleme almışlar. Adaletli bir yönetim oluşturmalarını sağlamak amacıyla yazılan siyasî, ahlakî ve dinî içerikli bu eserlere siyasetname deniliyor. Siyasetnameler, dönemin hükümdar ve devlet adamlarına pratik tavsiyelerde bulunuyorlar.

Sultan Melikşah’a siyasetname
İşte bu eserlerden biri de, İslam âleminin tanınmış meşhur uleması Huccetü’l-İslam İmam Gazali’nin [rahmetullahi aleyh] siyasetnamesi. Asıl adı et-Tibru’l-Mesbûk fî Nasîhati’l-Mülûk olan ve eserleri arasında tema olarak farklı bir yere sahip bu eserini Gazali, zamanın Selçuklu hükümdarı, Sultan Melikşah’a yazar.

Abbasi Halifesi Kâim Biemrillah’ın, Büveyhilerin zulmü iyice artmasından sonra yardım için Selçuklu Devleti’nin hükümdarı Tuğrul Bey’i yardıma çağırır. Bunun üzerine Tuğrul Bey, ordusuyla Bağdat’a girer, ertesi gün ise Şii Büveyhi’lerin hâkimiyetine son verir. Halife, Bağdat’ta ve bütün Sünnî İslam dünyasında hutbelerin bundan sonra Tuğrul Bey adına okunmasını emreder.

Tuğrul Bey daha sona Kuzey Irak tarafından yeniden toparlanıp Selçuklu ordusunu geri püskürtmek isteyen Şiilerin üzerine yürür ve onları dağıtır. Bağdat’a dönüşünde halife ona merasimle taç giydirerek altın kılıç kuşatır. Ayrıca “Cihan Sultanı” unvanını da verir.

İşte, Selçuklu-Abbasi münasebetleri, bir başka deyişle sultan-halife ilişkileri, ilk defa, İslam tarihinde benzerine rastlanmayacak konuma bu devrede geliverir. Selçuklu sultanları, dinî lider olarak halifeye saygıda kusur etmezler aksine kaybettikleri itibarı onlara iade ederek Bağdat dışına çıkamayan nüfuzlarını genişletirler. Buna karşılık, halifeler de onlara dünya saltanatını ve iktidarını bırakarak, İslam diyarlarında adlarına hutbe okuturlar. Böylece bütün Ön Asya’da sultan-halife ikilisi Müslümanların bütün dinî ve dünyevi işlerini idare ederler.  

Bundan sonra Selçuklu Devleti Sultan Alparslan ile yükselmeye devam eder. Sultan Melikşah döneminde ise en geniş devlet sınırlarına ulaşır. Sultan Melikşah kendisine açılan fütuhat kapısıyla imparatorluk sınırlarını Kaşgar’dan Kudüs’e, Hazar denizi, Aral Gölü ve Hint Okyanusu’ndan Yemen’e kadar bütün Mâverâünnehr, Horasan, Irak, Şam ve Hicazı içine alan bir bölgede genişletir. Halife el-Muktedî Billah, Bağdat’ta düzenlediği bir tören ile Sultan Melikşah’a “Doğunun ve Batının Hükümdarı” unvanını verir ve kendisini iki kılıçla kuşatır.

İşte bu sıralarda İmam Gazali, Melikşah’ın veziri Nizam’ül-mülk’ün kurmuş olduğu Nizamiye medreselerinin bir zinciri olan Nişabur Nizamiye medresesinde öğrenimini devam eder. Uzun bir tedrisat döneminden ve hocası İmam Harameyn’in vefatından sonra Nişabur’dan ayrılan Gazali, etrafındaki bilginlerin ve âlimlerin itibar kazandığı, vezir Nizam’ül-mülk’ün yanına gitmiş, mükemmel zekâsı ve hocasının da itiraf ettiği gibi aklî ilimlerdeki üstünlüğü ile kısa zamanda Nizam’ül-mülk’ün takdirini kazanır. Altı-yedi yıl kadar onun yanında ilmî müşavir ve hukuk danışmanı olarak kalır. Miladi 1091 yılında, otuzüç yaş gibi henüz genç yaşta iken Nizam’ül-mülk tarafından Bağdat Nizamiye medresesine baş müderris olarak atanır ve meşhur Siyasetname’sini de bu dönemde yazarak Sultan Melikşah’a takdim eder.

İmam Gazali uzun yıllar Nizam’ül-mülk’ün yanında, devlet idaresini yakından tanıma ve siyasi problemlerle ilgilenme imkânı bulur. Üzerinde bulunduğu coğrafyanın yeni varisleri olan Selçuklu ve Abbasi devletlerinin üzerinde kurulu olduğu toprakların eski sahipleri olan Sasani İmparatorluğu ve görevi icabı bu imparatorlukta hükümdarlık yapmış olan bütün Sasani hükümdarlarının hayatları hakkında geniş bilgi sahibi olur. Tüm bu konular hakkındaki maharetlerini Sultan Melikşah’a bir risale ile yazma fırsatı da bulur.

Gazali’den tavsiyeler
Kısa alıntılar yaptığımız eserinde Gazali, Melikşah’a şu tavsiyelerde bulunuyor:

“Ey sultan! Liderliğin kıymetini biliniz. Onun tehlikelerini öğreniniz. Çünkü liderlik büyük bir nimettir. Eğer onu hakkıyla yerine getirirseniz, kendisinden sonra başka mutluluk düşünülemeyen bir saadete ulaşırsınız. Şayet onun hakkını yerine getirmeyip zulümden geri durmazsanız, kendisinden sonra ancak kafirliğin olabileceği bir bedbahtlığa düşersiniz.

Ey sultan! Şunu bil: Adil olmanız aklınızın kemalini gösterir. Aklın kemali; her şeyi asıl hâliyle olduğu gibi görmeniz, işin içindeki gizli hakikati bilmeniz, onun dışıyla aldanmamanızdır. Eğer idaredeki amacınız başınıza süslü taçlar takmak ise, bu durumda siz, kadın tabiatlı birisiniz demektir. Çünkü süslenmek ve güzel elbiseler içinde keyfetmek kadınların işidir.

Ey sultan! İçine düştüğün her işte ve başına gelen her durumda kendinin halktan biri, senden başkasının da lider olduğunu düşün! Kendin için razı olmadığın şeylere, her hangi bir müslüman için de razı olma! Kendin için razı olmadığın şeyleri, onlar için hoş görürsen, halkına ihanet etmiş ve emrin altındakileri aldatmış olursun.

Ey Sultan! Şunu bil ve kesin olarak anla ki, Allah insanoğlundan iki grubu seçkin yaratmıştır: Peygamberler ve devlet adamları. Allah (c.c) peygamberleri delil yani Kur’an ve sünnet ile beraber göndererek, kendisine ibadet edilmesi emrinin tebliği ve ona ulaşan yolları göstermesi için göndermiştir. Devlet başkanlarını ise; insanların birbirlerine olan düşmanlıklarını önlemek ve kendinden bir hikmet ile onların maslahatlarını ve ihtiyaçlarını karşılamak hususunda bir yardımcı olarak göndermiş, toplumun gemini onların eline vermiştir.

Devlet başkanının kadri ve kıymeti, vezirinin hayırlı, salih, kifâyetli ve adil birisi olmasıyla olur. Çünkü hiçbir devlet başkanın, veziri olmadan vazifelerini tam yapması, tedbirlerini tam manasıyla alması mümkün değildir. Bu işi tek başına yapmaya kalkışanın şüphesiz ayağı kayacaktır.

Ey cihan sultanı (Melikşah)! Şunu bil ki: İnsanoğlu iki gruptur; bir grup dünyanın ahvallerini gözetir ve uzun ömürlü olmayı temenni eder; diğer grup ise akıllıdır; onlar son nefesi ve ölüm anını düşünüp; nereye gideceklerini, acaba dünyadan sağlam bir iman ile ayrılabilecekler mi, kabirlerine beraberlerinde neler götürebileceklerini, ölümlerinden sonra düşmanlarına neler bırakacaklarını ve bunların vebal gerektirecek sorumlulukları gözlerinin önlerinden ayırmazlar.

Bu düşünceye sahip olmak herkese, özellikle sultanlara gereklidir; çünkü sultanlar genellikle kötü ahlaklı memurlarını insanlara göndererek onların kalplerine korku salarlar. Unutma! Cenab-ı Hakk’ın yanında daha korkutucu memur Azrail var. Kimse onun getireceği musibetten kurtulamaz. Malumdur ki, her sultanın müvekkili, halktan altın gümüş ve yiyecek ne varsa, rüşvet ve ücret olarak toplar. Allah’ın vekili ise yaptıklarına mukabil onlardan canlarını toplar. Sultanın müvekkillerine araya konulan aracıların bir faydası dokunur ama bu müvekkilin (Azrail’in) yanında hiçbir aracının faydası olmaz. Bütün müvekkiller ücretin ve rüşvetin gecikmesine bir gün, bir gece, belki bir saat izin verir ama, ölüm meleği bir nefes dahi olsun zaman tanımaz.”

Sözün serencamı
İmam Gazali eserinde bir hükümdarda mutlaka bulunması gereken hak, adalet, dürüstlük ve liyakat gibi ahlaki erdemler üzerinde çok fazla durmuş. Bu ve benzeri ölçülere uymayanların, dünya ve ahirette karşılaşacakları kötü akıbet, hüsran ve cehennem azabı gibi manevi müeyyidelerle karşılaşacağını bildirmiş. Adeta bugünün meşhur algısı olan, “Hukuk kuralları dışa yöneliktir, ahlak kuralları ise daha ziyade içe yöneliktir” ayrımının ne kadar yanlış olduğunu, kanun koyucunun ve vaaz ettiği kanunların bu ikiliyi mutlaka bir arada tutması gerektiğini öğüt ve örnekleriyle ifade etmiş.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: İmam Gazali’den Sultan Melikşah’a
« Posted on: 29 Eylül 2022, 04:53:49 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İmam Gazali’den Sultan Melikşah’a rüya tabiri,İmam Gazali’den Sultan Melikşah’a mekke canlı, İmam Gazali’den Sultan Melikşah’a kabe canlı yayın, İmam Gazali’den Sultan Melikşah’a Üç boyutlu kuran oku İmam Gazali’den Sultan Melikşah’a kuran ı kerim, İmam Gazali’den Sultan Melikşah’a peygamber kıssaları,İmam Gazali’den Sultan Melikşah’a ilitam ders soruları, İmam Gazali’den Sultan Melikşah’aönlisans arapça,
Logged
28 Nisan 2016, 18:26:31
Pelinay
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.696


« Yanıtla #1 : 28 Nisan 2016, 18:26:31 »

Her devlet baskaninin kesinlikle okumasi ibret almasi gereken tavsiyeler.
Rabbim bizlere selamet versin isnallah.allah razi olsun paylasim icin
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &