> Forum > ๑۩۞۩๑ İlim Dünyası Online Dergi Dünyası ๑۩۞۩๑ > Mostar Aylık Kültür ve Aktüalite Dergisi > Dosya Yazıları > Yeni ekonomik düzenin eski kurumları
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yeni ekonomik düzenin eski kurumları  (Okunma Sayısı 765 defa)
08 Temmuz 2012, 16:12:46
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 08 Temmuz 2012, 16:12:46 »



Yeni ekonomik düzenin eski kurumları
Hüseyin YILDIRIM • 71. Sayı / DOSYA YAZILARI


II. Dünya Savaşı’ndan sonra artan bir hızla küreselleşen dünyamızda, herhangi bir ülkede ortaya çıkan siyasi ve ekonomik gelişmeler, etkilerini o ülkenin sınırları dışında da hissettirir oldu. Ülkelerin birbiriyle daha çok etkileşip bağımlı hale geldiği bu konjonktür, doğal olarak uluslararası örgütlerin öneminin artmasına yol açtı. 1944 Bretton Woods Anlaşması ile kurulan IMF ve Dünya Bankası (resmî adıyla Uluslararası Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası), özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin ekonomileri üzerinde hatırı sayılır etkiye sahip iki güçlü uluslararası kuruluş olarak faaliyetlerine devam ediyor.

Bu ikiz kardeşlerden IMF, daha çok ödemeler dengesi bozulan ülkelere kısa vadeli kredi sağlarken Dünya Bankası daha uzun vadeli kalkınma kredileri vermekle görevli. Yaygın kanaate göre bu kurumlar yıllardır dünyanın en fakir ülkelerine kredi, bağış ve tavsiye sağlayarak bu halkların hayat standartlarının ve sürdürülebilir refah seviyelerinin gelişmesine katkıda bulunuyor. Kimilerine göre ise bunlar zengin ülkelerin daha fakir olanlara borç verirken onları çok ağır şartları kabule zorladıkları suçlamalarının önünü kesmek için kullandıkları dolaylı finansal kanalları. Bütün bu görüşler bir yana, finansal krizle birlikte bu kuruluşların mevcut şekilleriyle varolmaya devam edip edemeyecekleri sorusu daha fazla tartışılır hale geldi.

Global gelirin yılda 31 trilyon dolardan fazla olduğu ve bazı ülkelerde ortalama bir kişinin yılda 40 bin dolardan fazla kazandığı zengin bir dünyada yaşıyoruz. Bununla birlikte her beş insandan birinin günde 1 dolardan daha az gelirle hayatını idameye çalıştığı ve her yedi insandan birinin kronik açlıkla karşı karşıya olduğu dünyamızda yoksulluk, bütün şekilleriyle uluslararası camianın baş etmek zorunda olduğu en büyük sorun olarak karşımızda duruyor. Özellikle 1990’lı yıllarda Birleşmiş Milletler’in inisiyatifiyle düzenlenen dünya konferanslarında yoksulluğun azaltılması ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için atılması gereken adımlar konusunda belli bir uzlaşmaya varılmış ve yoksullukla savaş için belirli hedefler çizilmişti. 2000 yılında IMF, Dünya Bankası ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü tarafından ortak hazırlanan bir raporda, yoksulluğun farklı boyutlarını ele alan önemli kalkınma hedefleri belirlenmişti. Bu hedeflerden ilki mutlak yoksulluk içinde yaşayan insanların oranını 2015 yılına kadar yarıya indirmek olarak tarif edilmişti.

Aslında 1990’ların ortalarında başta Çin olmak üzere Doğu Asya’da görülen ekonomik kalkınma nedeniyle dünyada mutlak yoksulluk içinde yaşayan insanların sayısı ve oranında belli bir azalma gözlendi. Fakat Asya’da yakalanan bu eğilim 1990’ların sonunda yavaşlarken diğer ülkelerde durakladı veya tersine döndü. Dünyanın bazı bölgelerinde yoksulluk oranları azalırken, genel nüfus artışı yoksul sayısında bir artış oluşturdu. Özellikle 1990’lı yılların sonunda planlı ekonomiden kapitalizme geçiş yapan eski Sovyetler Birliği ülkelerinde, yoksulların oranı üç kattan fazla arttı. Acaba yoksullukla savaşta neden bir arpa boyu yol alınamadı? Belki de bu sorunun cevabı aşağıda anlatılan anekdotta saklı.

Ekonomik gündemi takip edenlerin bildiği gibi Dünya Bankası her yıl davet ettiği sözü dinlenir bir ekonomiste kapsamlı bir Dünya Kalkınma Raporu hazırlatır. Banka bu görevi 2000 yılında biraz da bozulan imajını düzeltmek için Cornell Universitesi’nden liberal kalkınma ekonomisi uzmanı Ravi Kanbur’a verdi. Kanbur görevi aldıktan bir kaç ay sonra ekibiyle hazırladığı taslak raporun yeniden yazılması isteği üzerine kızgın bir tavırla bankaya istifasını sundu. Raporunda dünyadaki yoksulluk probleminin çözümüne dair sunduğu gelir ve servetin yeniden bölüşülmesine işaret eden argümanlar ekonomistler tarafından tartışılmaya değer bulunsa da bankanın araştırma departmanı tarafından pek ciddiye alınmadı. Anlaşılan o ki “yoksulu olmayan bir dünya” hedefi, zengin ve güçlünün çıkarlarına dokunmadan gerçekleşmesi beklenen bir rüya.

Kuruluşların yeri tartışmalı
Dünya Bankası’nın kuruluş amacı özetle başka türlü borç bulma kapasitesi olmayan ülkelere kredi sağlamak olarak ifade edilebilir. Buradan hareketle, günümüzde piyasaların artık yükselen ekonomilere özel fon sağlama konusunda eskisi kadar çekingen olmadığı gerçeği, bankaya olan ihtiyacın azaldığına işaret ediyor. Nihayetinde yoksulluğu azaltmanın en önemli önkoşulu ekonomik büyüme ve bugüne kadar edindiğimiz tecrübelere göre büyümenin önkoşulu özel sermayenin serbest piyasa eliyle en verimli kullanımlara aktarılması. Bu durumda doğal olarak sorulması gereken soru “piyasaların işlediği bir sistemde kurumlara gerek var mıdır?” olmalı. Bütün bu argümanlar bir yana Eylül 1971’de uluslararası para sisteminin dalgalı kur rejimine geçmesiyle birlikte özellikle IMF’nin varoluş gerekçesinin ortadan kalktığını iddia edenlerin sayısı pek de az değil.

Fakat nedense bu tip uluslararası organizasyonlar, bütün eksikliklerine rağmen ortadan kaybolmak yerine giderek daha büyük ve güçlü bir yapı haline dönüştüler. İşin ilginci, tarihî süreçte ülkeler ve finans çevreleri bu iki kuruluşun büyüyüp güçlenmesine karşı çok güçlü bir muhalefet göstermediler. Bu durum kısmen, diğer uluslararası örgütlerle karşılaştırıldıklarında bu kurumlarda çalışanların sahip olduğu tartışılmaz meslekî yeterlilik ve güvenilirlik ile açıklanabilir. Ayrıca bunların küçük ve kapalı bir çevreye iyi iş fırsatları sunduğu gerçeği de inkar edilemez. Fakat bütün bu sebeplerin üstünde borç veren ülkelerin aslında bu kurumları, borç alanları normalde kabul etmeyecekleri şartları kabule zorlayan aracılar olarak kullandıkları inancı yatıyor. Zengin devletlerin, bugün bağımsızlıklarını kazanmış olan dünkü sömürgelerine karşı “efelenmesi” modern zamanların ince diplomasi kuralları ile bağdaşmayan bir davranış. Fakat aynı görevin sözkonusu kuruluşlar tarafından ifa edilmesi ziyadesi ile kabul edilebilir bir durum.
     
Son yaşadığımız küresel kriz elimizdeki analitik araçların günümüzün karmaşık finansal sistemini anlayıp yönetmede oldukça yetersiz kaldığını, mevcut ulusal ve küresel yönetişim altyapılarının ise gelecek krizleri önleme ve çözme konusunda, en iyimser ifadeyle, demode olduğunu gözler önüne serdi. Finansal ve ekonomik küreselleşmenin hızı bu sistemin temelini oluşturan teori ve kurumların gelişim hızını geride bıraktı. Eski para sisteminin çöküşü ile 1944 yılında gerçekleşen Bretton Woods konferansı IMF ve Dünya Bankasının doğumuna vesile olmuştu. Bugün tüm dünyada bu iki kuruluşun artık eski işlevselliğini kaybetmiş olduğu kanaati giderek yaygınlaşıyor. Belki de ikinci bir Bretton Woods konferansının zamanı geldi de geçiyor.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Yeni ekonomik düzenin eski kurumları
« Posted on: 25 Eylül 2022, 01:16:36 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Yeni ekonomik düzenin eski kurumları rüya tabiri,Yeni ekonomik düzenin eski kurumları mekke canlı, Yeni ekonomik düzenin eski kurumları kabe canlı yayın, Yeni ekonomik düzenin eski kurumları Üç boyutlu kuran oku Yeni ekonomik düzenin eski kurumları kuran ı kerim, Yeni ekonomik düzenin eski kurumları peygamber kıssaları,Yeni ekonomik düzenin eski kurumları ilitam ders soruları, Yeni ekonomik düzenin eski kurumlarıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &