ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Büyükleri > İmam-ı Malik > Medine
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Medine  (Okunma Sayısı 788 defa)
17 Eylül 2010, 16:56:17
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 17 Eylül 2010, 16:56:17 »



MEDİNE

120- Medine, İslam İçin Nur Ocağıdır, Feyz Kaynağıdır:


Medine-i Münevvere, Hz. Peygamber Aleyhisselamın hicret yur­dudur. Kur´an-ı Kerim orada indi, İslam dini orada kuruldu, esas Allah´ın hükmü olan fazıl medeniyet orada kuruldu. Dini akide ve namaz dışın­daki bütün dini hükümler orada teşri´ olundu, Kur´an-ı Kerim´in beyanı, tefsiri olan sünnet, Hz. Peygamber Aleyhisselam tarafından orada bildirildi, beyan olundu, İslam ahkamı insanlara oradan açıklandı. Hz. Peygamber Aleyhisselam, Refik-i âlâya intikal edip Rabbine kavuştuk´ tan sonra, Medine bütün İslam beldelerinin merkezî oldu, hilafet ma­kamı oradaydı. Fütuhat çoğalıp İslam ülkeleri genişleyince, İslam toplumunu ihtiyaçlarına cevap verecek, İslami hükümleri çıkarma husu-j sunda sahabelerin akılları orada açılıp işledi ve faaliyete geçti. Medine İslam´ın ışık merkezi oldu. Bunlardan ve diğer sebeplerden dolayı,´ Emir´ül Mü´minin, Hz. Ömer b. Hattab (Allah ondan razı olsun) iyi siyaset ve en güzel bir tedbir olarak büyük Ashab-ı Kiramı Medine´de bıraktı, onlarla istişare eder, onlara sorardı. Onlardan bir Şura Mec­lisi kurmuştu. Bu adil halife şehid edilince, hilafet makamına Hz. Osman (Allah her ikisinden razı olsun) geçtiği zaman, Hz. Ömer´in Medine´de alıkoyduğu sahabelere, fethedilen yerlere gitmelerine izin verildi. Onlar, gerçekten oralarda birer meş´ale oldular. Oralara nur ve hidayet rehberi olarak gittiler, irfan götürdüler. Hz. Ali (Allah ondan razı olsun) devrinde de iş böyle bitti. O kendisi de Medine´den çıkıp Kûfe´ye gitti. Onun etrafındakiler asıl Küfe medresesinin, ekolünün kurucusu- durlar. Ondan öğrendikleri fetva ve hükümler, onun rivayet ettiği hadis-i şerifler Küfe ekolünün temelidir.[1]

Emevi hakimiyeti gelince, sultandan ve onun etrafındakilerden uzak kalmak için, hayatta olan sahabeler, tabiiler, Medine´ye dönmeye başladılar. Onlar, hükümdarın yaptıklarına rızaları varmış zannı uyan­masın diye, sarayın yakınında bulunmak istemiyorlardı. Muaviye´nin etrafında ancak Amr b. As ve emsali gibi ondan yana olanlar, onun yoluna gidenler Haldi.

Sonra Yezid halife oldu, Mervan Hanedanı tam hüküm sürmeye başladı. Fitneler çoğaldı, devlete karşı ayaklanmalar başladı. O zaman, tâbii´nin uleması, Medine´de Harem-i Nebevi, Ravza-i Mutahhara civa­rında bulunmakla huzura kavuştular. Orada dini çalışmalara kendilerini vererek insanlara din işlerini açıkladılar, yeni olayları çözdüler. Ömer b. Abdiilazİz, insanları din işlerinde aydınlatmak istediği zaman, Medine´yi seçti, ora ulemasına başvurdu, irşada ve din bilgisi öğreticisi olarak onları buldu.


121- Ömer b. Abdülaziz´in Yaptıkları:


Sadık ve âdil halife Ömer b. Abdülaziz şöyle demişti: «İslam´ın hududu, kanun ve nizamları ve sünnetleri vardır. Onları işleyip yerine getiren kimse, imanını olgunlaştırır. Onları tutmayan kimsenin imanı tam olmaz. Ben, eğer sağ olursam, size onları öğreteceğim ve onları size yaptıracağım. Şayet ölürsem, ben sizin sohbetinize o kadar haris değilim.» [2]

Halka bunları öğretmek için, bu âdil halife iki yol tuttu. Bu ikisinin başında da Medine önde gelir.

1- Medine´deki ulemayı, halkı, öğretmek, îrşad etmek, İslam dini­nin hükümlerini beyan etmek üzere diğer büyük şehirlere, İslam mer­kezlerine gönderdi. Böylece fıkıh yayıldı, irşad her tarafa dağıldı.[3]

İşte Medine´de etrafa dağılan bu Tâbirler, belki de Kuzey Afrika´daki müslümanlara Medine ilmini sevdirenler, bunlar olmuştur. İmam Mâlik, mezhebini kurduğu zaman, onlar Mâlik´ten başka bir imama tâbi´ ol­madılar. Çünki ömrü boyunca Medine´de yaşayan imam o dur, ilmini orada öğrendi, başka kaynaktan ilim alıp içmedi, onun fıkhının kaynağı orasıdır.

2- Yine Ömer b. Abdülaziz, Medine´de sünnetin tedvin olunup yazılmasını ehnretti. Medine kadısı olan Ebû Bekir b. Hazm´e sünneti tedvin etmesi için yazdı. Muvatta şunu kaydeder: «Muhiddin Hasan rivayetiyie ojMâlik´ten, o da Yahya b. Said´den demiştir ki: Ömer b Abdülaziz, dbû Bekir Muhammed b. Hazm´e şunu yazdı: «Bak, Hz Peygamber Aieyhisselam´fn hadis ve sünnetinden ne varsa araştır onları. Çünki ben ilmin sönmesinden, ulemanın gitmesinden korkuyorum.» Kadı İyad, Medarik´de şöyle der: «Ömer b. Abdülaziz Ebû Bekir bi Hazm´e yazarak ondan hadisleri, sünneti toplayıp ona yazmasını istedi, fakat o arada vefat etti.» Hulasa Ömer b. Abdülaziz İslam merkezlerine yazarak onlara sünneti ve fıkhı öğretirdi. Medine ehline yazarak onlara geçmişteki meseleleri, amel ettikleri şeyleri so­rardı.[4]


122- Ashabın Fikrimi Nakledenler:



Hiç bir kimse, fıkıh ve sünnet her yönüyle sadece Medine´deydi diye bir iddia da bulunamaz. Çünki Hz. Peygamber Aleyhisselamın ashabı bir çok şehirlere, İslam merkezlerine dağılmışlardı. Her nereye varsalar oraya nur ve irfan götürüyorlardı. Fakat bu konuda Medine hepsinden daha bol şanslıydı. Çünki oradaki Ashab-ı Kiram ve Tabiîn, sayıca daha çoktu. Bir de oradakiler İslam´ın ruhunu daha açık anlayan ulu kişilerdi. İbni Kayyım sahabe ve onların talebelerinden fetva verenleri bize şöyle anlatır: Din ve fıkıh, bu ümmet arasında İbni Mes´ud´un, Abdullah b. Ömer´in, Zeyd b. Sâbit´in, Abdullah İbni Ab-bas´tn arkadaş ve talebelerinden yayıldı. Umum insanların bilgisi bu dört kimsedendir. Medine halkının ilmi, Zeyd b. Sabit ile Abdullah ibni Ömer´in yetiştirdiklerinden, Mekke halkının ilmi, Abdullah İbni Ab-bas´dan, Irak halkının ise, Abdullah İbni Mes´ud´un yetiştirdiklerinden gelmektedir.

İbni Kayyım, İbni Carîr Taberin´in şöyle dediğini nakleder: Denildi­ğine göre Abdullah İbni Ömer ve Medine´de Hz. Peygamber´in asha­bından bir cemaat yalnız Zeyd b. Sâbit´in mezhebi üzere fetva vermiş­lerdir.[5]İbni Kayyım´ın yalnız bunlara hasretmesi doğru değildir. Zira Hz. Peygamber Aleyhisselam´ın, bu nitelikte bunlardan başka daha nice ashabı vardır. Mesela Hz. Ömer (Allah ondan razı olsun), Hz. Peygamber (s.a.s.)´in ashabı arasında en bilgili olan değilse bile en bilgili, olanlardan biridir. Şa´bi şöyle derdi: «Bir kimse yargı hususunda en sağlam bilgi almak isterse Hz. Ömer´in vermiş olduğu yargı hükümlerini örnek alsın.» Mücâhid´de şöyle demiştir: «İnsanlar bir hususta ihtilafa düşerse, Hz. Ömer´in ne yaptığına bakın ve onu alın.» Sâid b. Müsey-yeb: «Peygamber Aleyhisselam´dan sonra, Ömer b. Hattab´dan daha bilgili bir kimse bilmiyorum.» demiştir. Hz. Ali´nin bir çok fetva ve hükümleri var, Hz. Osman´ın da öyle. Hz. Aişe validemizin {Allah ondan razı olsun) fetvaları var. O, ilimde önde gelenlerdendir. Kardeşi Muhammed İbni Ebû Bekir´in oğlu Kasım, kız kardeşi Esma´nın oğlu Urve b. Zübeyr ondan ilim aldı. İşin doğrusu şudur: Adı geçen bu dört sahabenin talebeleri bu dördün (İbni Mes´ud, Zeyd, İbni Abbas, İbni Ömer) fıkhını rivayet ettikleri gibi onların yanısıra diğer bir çok sahabe­den de fıkıh rivayet ettiler. Mesela Abdullah İbni Ömer, babası Hz. Ömer´in fıkhını rivayet etti. İbni Mes´ud´un yetiştirdikleri, onun fıkhıyla beraber Kûfe´de Hz. Ali b. Ebû talib´in fıkhını da rivayet ettiler. Doğrusu İbni" Mes´ud, İbni Ömer, Zeyd b. Sabit, üçüde Hz. Ömer´in izinden gittiler. Çok defa onun görüşlerine katılırlar, onun hükümlerini alırlardı.


123- Medine´nin Yedi Fukahası:



Hz.Ömer ki, onun görüşleri daima başta gelmekte, zamanındaki ashabın çoğu onun görüşlerine uymakta, onun fikrini paylaşmaktadır. Bunlardan bazılarının, mesela Hz. Ali, Zeyd, İbni Mes´ud ve İbni Abbas gibi sahabeleri kendi Şura Meclisi´ne seçmişti. Bunların hepside değerli ve üstün sahabedendirler, Hz. Ömer´in fıkhını alıp rivayet eden kimse, bunların fıkhını da rivayet ediyor demektir. Hz.Ömer´in fıkhını Medine´de rivayet edenler, oğlu Ömer ile Zeyd b.Sabit ve diğerleridir.

Bu fıkhı rivayet ettiler, ona göre meseleler çıkardılar, onun meto­duna uydular, onun mesleğini takip ettiler, bunu yapanların başlıcası ulemaya göre Tâbü´nden yedi fakîh denen zatlar olup bunlar: Hz. Ömer ile oğlu Abdullah´ın, Hz. Aişe´nin ve Zeyd b. Sâbit´in fıkhını benimseyip nakletmişlerdir ki, onlarda: 1) Sâid b. Müseyyeb, 2) Urve b. Zübeyr, 3) Kasım b. Muhammed, 4) Hârice b. Zübeyr, 5) Ebû Bekir b. Ubeyd b. Abdurrahman b. Haris b. Hişam, 6) Süleyman b. Yesar, 7) Ubeydullah b. Abdullah b. Uîbe b. Mes´ud´dur. Şair bunları şu iki beyitte toplamıştır:

«Rivayetleri derin, ilimde deniz gibi olan o yedi âlim kimdir denirse: De ki! Onlar, Ubeydullah, Abdullah, Urve, Kasım, Sald, Ebû Bekir, Süleyman ve Hârice´dir.»[6]

(Ashabın yedi fakihi de şunlardır: Hz. Ömer, Hz. Ali, Hz. Aişe, Zeyd İl^ni Mes´ud, İbni Ömer ve İÖni Amf).

Yukarıda naklettiğimiz üzere, İmam Mâlik, Salim´i ve Ebû Sele-me´yi Tâbii´nin yedi fakihi arasında sayar. Bazıları da Süleyman b. Yesar´ı saymaz. Ebû Bekir b. Haris ile Abdullah b. Utbe b. Mes´ud´u onlar arasında saymazdı.

İşin doğrusu şudur: Sahabenin fıkhını nakledenlerin bu yedi fakihe hasretmek birçok bakımdan yerinde sayılamaz, nakledenler çoktur, içlerinde seçkin olanlar da yediden fazladır. Yedi seçkinler, onların diğerlerinden daha etkili olduğunu ileri sürerler, içlerinde zaten ittifak* üzere oldukları adlar azdır: Saîd b. Müseyyeb, Urve ve Kasım.

Bu yedi fakihin ilmini de İbni ŞihabZührî, İbni Ömer´in azadlısı Nâfi´ [7] Ebû Zinad Abdullah b. Zekân, Rabiatür-Rey, Yahya b. Saıd alıp naklettiler. Bunlardan dördünden, İmam Mâlik´in üstadlannı anlatırken kısaca söz ettik.

Şimdi de yedi fakihten kısaca bahsetmemiz gerekli. Madem ki Medine ilmi onlara borçlu, madem ki Mâlik´e göre Medine fukahası ve ilmini taşıyan onlardır, diğerleri onlara tabidir. Öyleyse onların hayatını kısa da olsa anlatmak boynumuzun borcudur.


124-Saîd b. Müseyyeb (93 H. / 711 M.):



Medine fukahası aras...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Medine
« Posted on: 26 Mayıs 2020, 16:25:24 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Medine rüya tabiri,Medine mekke canlı, Medine kabe canlı yayın, Medine Üç boyutlu kuran oku Medine kuran ı kerim, Medine peygamber kıssaları,Medine ilitam ders soruları, Medineönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &