ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Büyükleri > İmam-ı Malik > Malike göre rey ve hadis
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Malike göre rey ve hadis  (Okunma Sayısı 654 defa)
17 Eylül 2010, 16:19:35
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 17 Eylül 2010, 16:19:35 »



MALİK´E GÖRE REY VE HADİS

112- Mâlik Rey ve Hadis Fakihi Sayılır:


İmam Mâlik eserimizin giriş kısmında şöyle demişdik: Biz bu eserdeki araştırmalarımızda göreceğiz ki, İmam Mâlik, (Allah ondan razı olsun) İslâm fıkıh tarihini yazan bazılarının zannettikleri gibi, Rey´e az itimad etmiş bir fakih değildi. Onlar fıkhı; hadis fıkhı ve Rey fıkhı olmak üzere ikiye bölüyorlar, birincinin yurdu Medine, ikincinin İrak olarak gösteriyorlar, İmam Mâlik hadis-eser fakihi, Ebû Hanife Rey fakihi, diyorlar.

Bize göre, bu kaziyye, Ebû Hanife hakkında her ne kadar doğru ise de, Mâlik´e nisbetle doğru olamaz. Görüyoruz ki, İbni Kuteybe,

Mâlik´i Rey fakihi sayıyor. Mâlik´in hayatını anlatırken dedik ki, çağdaş­ları onu Rey fakihi itibar ederlerdi. Hatta o zaman birine: Medine´de Rebia´dan ve Yahya b. Sa´id´den sonra rey fakihi kimdir? diye sorulsa tereddütsüz Mâlik´tir, diye cevab verirdi.


113- Onun Rey Yönünü Tanımak:



Burada bir mevzu´ ile karşı karşıyayız, biraz inceleyeceğiz. İmam Mâlik, fıkıh mes´elelerini tam bir vukufla inceliyor, maslahata uygun bir ölçüyle tartıyor, doğru kıyasla tartıyor, hadis-i şerifleri bu ölçülerin ışı-.ğında öğreniyordu. Onları Kur´an-ı Kerim´in umumiarıyla karşılaştırıyor, onları böyle bir ince süzgeçten geçirerek basiretle araştırıyordu. Biz bu çalışmamızda İmam Mâlik´i,daha önce mevsuk bir hadis râvisi gördü-; ğümüz gibi, burada da dinden zerre kadar sapmayan Rey sahibi bir fakih olarak buluyoruz.


114- Kıyası Haber-i Vahide Takdim Etmesi:



İmam Mâlik´in Rey yönü ve onu aldığı, iki şeyde açıkça görülmek­tedir:

1- Onun fıkhına bakıyoruz, kıyas, istihsan, mesalih-i mürsiîe, istis-hab, şeddi zerâi´ gibi delilerle Reye itimad ettiği mes´eleler pek çoktur. Müdevvene yi aç, bunların ne denli çok olduğunu açıkça görürsün. Onun delil aldığı Rey yolları, diğer imamlardan daha çoktur. Bu da onun Rey´e ne kadar itimad ettiğini açıkça gösterir, azlığını değil.

2- Haber-i Vâhidle fcıyas tearuz edince, ki kıyas Rey´in bir nev´idir, Mâliklerin çoğunun görüşüne göre o, kıyası Haber-i Vahide takdim eder. Onların icma´an beyanına göre o bazen kıyası alır, haber-i vahidi reddeder. Bırakalım, mezheblerini onlar kendileri anlatsınlar. Biz Mâliki fıkhı hakkında o Rey´i çok alan bir fakîhtir, yollu kendi görüşümüzü te´yid için çalkıyoruz, denilmesin.

Karâfı, haber-i vâhidle kıyasın tearuzundan bahsederken, Tenkihul-fusul´de şöyle der: Kadı İyad, Tenbihat´da İbni Rüşd´de mu-kaddimatta anlatırlar: Mâliki Mezhebinde kıyası haber-i vahide takdim hakkında iki kavil vardır, Hanefilerde de iki kavil var. Biri kıyası haber-i vahide takdim etmenin delili şöyledir. Bu maslahat temin ve zararı defi´ bakımından kaideye uygundur. Buna muhalif olan haber men olunur. Kaideye uygun olan alınır.

Kıyası haber-i vahide takdim etmemek görüşü de şöyledir: Kıyas, nassların fer´i sayılır, haber-i vâhid nassdır, füru´ ise asla takdim olun­maz. Kıyasın, nassın fer´i olması şöyledir: Kıyas ancak nasslar ile delil sayılır, öyleyse feri´dir. Çünkü kıyas için, kendisine kıyas olunan nassla sabit olması gerekir, makîsün aleyh mensûstur, makls ise fer´idir. Fer´i ise aslına takdim olunamaz, Çünkü aslına takdim edilirse batıl olur. Dayanağı odur, asıl batıl olunca, kıyas kalmaz.

Bu noktaya yani fer´in aslı üzerine takdim olunamayacağına cevap şudur: Kıyasın aslı olan nasslar, kıyasın takdim olunduğu nasslardan başkadır, öyleyse tenakuz yoktur. Çünkü feri aslına takdim olunmuyor. Aslından başkasına takdim olunuyor.[1]


115- Kıyası Takdim Etmenin Yolları ve Nedenleri:



Bu sözlerden üç şeyi anlıyoruz:

İmam Mâlik´in Mezhebine tâbi olanların çoğuna göre, İmam haber-i vahide takdim etmektedir. Mezhebin uleması bü hususta iki kavil üzeredir, nasıl ki Hanefi fukahası da iki görüştedir. Hanefllerden bazıları kıyası haber-i vahide takdim ettikleri gibi Malikî-lerden İmâm Mâlik Kıyası haber-i vahide takdim ederdi, diyenler var. Ancak Hanefllerden bu görüşte olanlardan İsa b. Eban ve Fahrül İslam derler ki: Haber-i vahidi rivayet eden sahabi fâkih değilse, o zaman kıyas Haber-i vahide takdim olunur. Ancak biz Ebû Hanife kitabı­mızda konuyu incelerken vardığımız neticeye göre, bu görüş Ebû Hani-fenin görüşünü aksettirmiyor. Çünkü o haber-i vahidi, bazen kıyasdan öncede reddetmiştir, bu, kıyası alelıtlak takdim ediyor demek değildir. Belki bazı kıyaslar kafidir, belki de haber-i vâhid´in senedi onun indinde makbul değildir. Acaba İmam Mâlik´in mes´eleye bakışı da böyle midir? £unu inşaallah yakında açıklayacağız.

2- Kârâfî´njn sözlerine göre, İmam Mâlik´in Mezhebi, kıyası, haber-i vahide takdim etmektir, bunu sözünün başında açıkça söylü­yor: Malik´e göre kıyas, haber-i vahide takdim olunur. Sonra da ihtilafı zikrediyor. O sözünün sarahatiyle Mâlik´in Mezhebinin bu olduğunu tercih ediyor demektir. Onun için kıyası takdim etmeyenlerin delilini tenkid ediyor da| kıyası takdim edenlerin delilini eleştirmeden bırakıyor. Muhaliflerin del lini kökünden çürütüyor. Çünkü kıyası, haber-i vahide takdim etmemenin esası, fer´i aslına takdim etmeye dayanıyor. O, bunun doğru olmadığını saptıyor. Çünkü kıyasa esas alınan asıl, kıyasın takdim olunduğu haberden başkasıdır. Bu ince bir noktadır. Böyle olunca delilin temeli çöker, temel çökünce hepsi yıkılır.

3- Onun işaret ettiği üzere kıyasın esası, maslahatı celbetmek, mefsedeti defetmektir. Bu Mâliki fıkhı için güzel bir yöndür. Çünkü on­larca Rey´in esası budur, kıyasın nev´ileri, yolları çoğalsa, isimleri muh­telif olsa da, esas budur. Rey ister kıyas ile olsun, ister istihsan mesalih-i mürsele, sed-i Zerai´ gibi başka yolla olsun, onun dayanağı menfaati celbi mazereti defetmektir.



116- Kârâfî´nîn Hizmetleri:



Mâliki fukahasının yazdıkları kitapların bu konuda dedikleri böyle­dir. Onlar, kıyasla haber-i vâhid tearuz edince Medine imamının görüş­lerini böyle anlatıyorlar. Sözlerini naklettiğimiz Karâfi´nin, Mâliki fık­hında üstün bir yeri vardır. O mezhebin kaidelerini toplayan, usulünü kuranlardandır. Mezhebin özüne girmiş, mes´eleleri çıkarmış, hükümlerini tatbike yarayışlı bir şekilde, insanların maslahatına uygun esnek |bir|nalde işlemiştir. -


117- Haber-i Vahidi Bırakıp Rey ve Kıyası Aldığı Mes´eleler:


Şâtıbî, Muvafakat´da, İmam Mâlikin kıyası, mesalihi ve umumi kaideleri alarak haber-i vahidi terkettiği bir bölük mes´eleleri sayar. Çünkü aldığı bu mes´eleleri kafi gördü, reddettiği haberi zannî buldu. Bunlar şunlardır:

a) Köpeğin yaladığı kabı, biri toprakla olmak üzere, yedi defa "yıkamak hadisini reddeder ve şöyle der. Hadis varı fakat hakikatini bilmem, zayıf olabilir. Tuttuğu av yeniyor, salyası neden mekruh olsun. Bu hususta, kafi ayetle sabit olan avı yenir hükmünü aldı. «Av için yetiştirdiğiniz av köpekleri» beyanı, onun salyasının temizliğine delildir. Hadis pis olduğunu gösteriyor. Hadis, Kur´an´la sabit kafi hükme tea­ruz edince, reddolundu.

b) Alış veriş akdinde muhayyerlik meclisi hadisi yar. Meclis dağıl-madıkca iki taraf için de muhayyerlik hakkı veriyor, feu hadisi rivayet ettikten sonra Mâlik şöyle diyor; «Bize göre bunun belli bir haddi yok. Meclisin belli bir nihayeti yok ki, muhayyerlik ne zaman son bulacak feshin müddeti belli değil. Muhayyerlik şartı belli bir müddet için tanınır, müddet beli olmayınca bu şart geçersizdir. Şer´an şart olması caiz olmıyan birşey, şer´an nasıl sabit olur? Eğer muhayyerlik meçhul bir müddet için caiz olsaydı, o zaman muhayyerliğin, müddet koymadan da caiz olması gerekirdi. Kaldı ki, hadisde müddetin meçhul olması, akidlere mâni olan aldatma ve cehalet kaidesine de uymaz.

c) İmam Mâlik, bir kimse ölürse, oruç borcu varsa, velisi ondan ötürü oruç tutar, hadisini almadı. İbni Abbas´dan rivayet olunan şu haberi de reddetti: «Bir kadın Hz. Peygamber Aleyhisselâm´a gelip, Ya * Resûlüllah demiş, anam öldü, oruç borcu vardır, ne olacak? Hz. Pey­gamber şöyle buyurmuş: Babanın birine borcu olsaydı onu öder miy­din? O-da: Evet, öderdim, demesi üzerine Peygamberimiz: «Allah´ın borcu ödenmeğe daha lâyıktır.» buyurmuş. Bu hadis oruç hakkında değil de hac hakkında rivayet olunur, ve nezir hakkında da rivayet olunur. İmam Mâlik bunların hepsini Kur´an-ı Kerim´in kafi ayetleriyle reddetti ki, onlar da şunlardır: «Kimse başkasının günahını yüklene­mez, yükünü çekmez». İnsan için çalıştığından başka birşey yoktur.»

d) Ganimet malından olup da taksim edilmeden evvel pişirilen deve ve koyun etleri pişirilen çömlekleri, kazanları kırıp döktüğü habe­rini kabul etmed1. Rivayet olunmuştur ki, ashab ganimet mallan taksim olunmadan önci deve ve koyun kesip pişirdiler, Hz. Peygamber kablan kırds, etleri toprağa döküp pürseiedi, çamura kattı. İmam Mâlik (Allah ondan razı olsın) bu haberi reddetti. Çünkü kaplan kırmak ve etleri toprağa döküp barıştırmakta maslahatı ifsad vardır. Burada yaptıkları hatayı düzeltmok için onları uyarmak, yasaklamak yeter. Evet onlar böyle yapmakla günaha girdiler, fakat pişirdiklerini yesinler, aralarında paylaşsınlar, tepları kırmağa, etleri toprağa karıp katmağa gerek yok. Onları telef etrnîksizin bunun haram olduğunu beyan ve tenbih etmek kâfidir.

e) İmam Mâlik «Bir kimse Ramazan orucunu tutar, sonra ona şevvaldan da sltı gün eklerse, bütün zaman oruç tutmuş gibi olur.» Hadisine itibar etmedi. Hatta Şevvalden altı gün oruç tutmaktan nehyet-ti. Bunu sed-İ Zurâi´ prensibine uyarak yaptı, Çünkü buna devam etmek, in ziyade etmek Ramazana 6 gün ziyade etmek vacibmiş gibi bir şeye yol açar diye korktu.

f) Süt kardeşliğin sübutu için öyle beş defa , ön defa emzirmek gib...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Malike göre rey ve hadis
« Posted on: 06 Haziran 2020, 20:24:32 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Malike göre rey ve hadis rüya tabiri,Malike göre rey ve hadis mekke canlı, Malike göre rey ve hadis kabe canlı yayın, Malike göre rey ve hadis Üç boyutlu kuran oku Malike göre rey ve hadis kuran ı kerim, Malike göre rey ve hadis peygamber kıssaları,Malike göre rey ve hadis ilitam ders soruları, Malike göre rey ve hadisönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &