ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Büyükleri > İmam-ı Malik > Hayatı ve çağı 2
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hayatı ve çağı 2  (Okunma Sayısı 764 defa)
17 Eylül 2010, 17:26:26
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 17 Eylül 2010, 17:26:26 »



Hayatı ve çağı 2

Kendisinde ders okutmak arzusu uyandığı zamanki halini ve bu işi anlatmak amacıyla şöyle demektedir: «Her isteyen Mescid-i Nebevi´de hadis okutmak ve fetva için oturmak olmaz, bu konuda salah ve fazilet sahipleriyle istişare etmeli, nereye oturacağını sormalı, eğer onu bu işe ehil ve layık görürlerse oturmalı, benim, bu makama ehil, bu işe layık olduğuma ilim ehlinden 70 ûstad şehadet etmedikçe, ben bu makama oturmam.»[20]

Bir adam gelerek, Mâlik´e bir mesele sormak istedi. İbni Kasım ondan önce cevap verdi. Mâlik kızarak ona döndü ve şöyle dedi: «Ey Ebu Abdurrahman, ne de cesaretle fetva verdin! Ve bu sözü tekrarladı durdu. Ben, kendimin bu işe layık olup olmadığımı sormadıkça fetva vermedim.» Kızgınlığı biraz yatışınca, ona: Kime sordun, dediler. «Züh-ri´ye ve Rabia´ya» cevabını verdi.


27- Kaç Yaşında Ders Okutmaya Başladı?:


Bu sahih haberler ve doğru sözler gösteriyor ki, İmam Mâlik bir kişiyi, ancak olgunlaştıktan sonra ders ve fetvaya layık ve ehil görü­yordu ve bunu kendine de aynen uyguladı. Olgunlaşıp ilimde kemal sahibi olmadıkça ve içlerinde Zührî ve Rabiâ da dahif, 70 kadar üstadı onun bu işe layık olduğuna şehadet etmedikçe, ders ve fetvaya başla­madı.

Derse başladığı zaman yaşı acaba kaçtı? Sahih rivayetlerde vatka dair bir şey yok. Mantık bize onun o zaman adamlık çağında olmasını söylemeyi gerektirir. Zira bir insan, o büyük ve din âlimlerinin arasında fetva verecek bir mevkie ancakadamlık çağma geldikten sonra erişebi­lir. Aklı ve zekası ne kadar üstün olursa olsun, genç bir çocuğun, Hz. Peygaberin Mescid-i Şerifinde, kendilerinden ilim aldığı, onların kay­naklarından su içtiği o büyük üstadlann arasında hadis ve fetva verme­sine başlaması olamaz.

Fakat onun menakıbıru yazan Mâlikilerden bazı müteassıblar, onun 17 yaşında iken derse çıktığını söylemekten geri kalmıyorlar. Onlar bununla sanki onun ders ve fetva vermesinin de olağanüstü hallerle başladığını söylemek istiyorlar, nasıl ki hami müddeti ve doğuşu olağanüstü olduğunu iddia etmişler, anası onu üç sene karnında taşıdı sanmışlardı. Bu hususta Süfyan b. Uyeyne´ye nisbet olunan bir habere dayanmaktadırlar. O demiş ki: «Rabia´nın dersinde bir mesele geçmiş. Mâlik onu ona sormuş. Rabia da kızarak onu azarlamış. Mâlik de öfkeyle kalkmış. Öğle vakti yalnız oturmuş, onun yanına da bir cemaat oturmuş. Akşam namazını kılınca yanına 50 veya daha çok kimse toplanmış. Ertesi gün onun yanına birçok kimse toplanmış. O da artık ders vermeye başlamış, o zaman 17 yaşındaymış.»[21]

İmam Mâlik´in 17 yaşında iken ders okutmaya başladığı iddiası işte bu habere dayanmaktadır.


28- 17 Yaşında Ders Okutmaya Başladığı İddiasının Münakaşası:


Biz bu haberi kabul edemeyiz. Onu duyunca yüz çeviririz. Çünkü bu, o zaman Medine´de ders okutmanın durumuna uymaz; onun önem ve değeriyle barışmaz. Büyük âlimler Medine´de Hz.Peygamberin. kabri civarında oturur, mücavir olarak bulunurlardı. İbni Şahab Zühri, Nâfi´ ve diğerleri gibi büyük alimleri bırakıp bu genç çocuğun dersine oturmaları çok garip birşey olmaz mı? Meşhur alimler dururken ondan hadis dersi almaları yadırganmaz mı?

Bize göre pek çok doğru haberler vardır ki, onlar bu zanro geçme­yen haberi çürütmektedir. Şöyle ki:

1 - Buna göre İmam Mâiik´in ders okutmaya oturması, hocası Ra-bia´ya kızıp onun dersinden öfkeyle ayrılması imiş. Halbuki sadık riva­yetler diyor ki, o ders okutmaya başlamazdan önce üstadiarıyla istişare yaptı, özellikle Zühri ve Rabia´nın adını vererek, onlara sordu. Rabia lonun ders okutmasına izin verenlerin başında geliyor. Bu onun ders jokutmaya başlamasına sebep, Rabia´ya kızarak ondan ayrılmasını ´göstermekle asla bağdaşmaz. Bize göre de, Rabia´yı terketmiş olabilir. Fakat ondan sonra derhal ders okutmaya başlamış değildir. Hem bu ayrılış Rabia onu azarladı diye değii, aralarındaki görüş ayrılıklarından dolayı olmuştur, bir de bu 17 yaşında iken değildir.

2- Sahih haberlere göre özellikle İbni Hürmüz´ün dersine devam 7 ´veya 8 yıldır. Diğer üstadlarına devamı ile birlikte ise daha çoktur. İbni Hürmüz´e devamına sebep olarak şu gösterilir: Babası ona bir mesele sormuş, yanlış cevap vermiş, kardeşi ise doğru cevap vermiş. Babası onu kendini oyuna vermekle ayıplamış. Bunun üzerine İbni Hürmüz´e Revama başlamış. Kendisine soru sorulup cevap veren kimsenin yaşı bndan küçük olamaz ve yanlış cevap verdi diye on yaşından küçük çocuk ayıplanmaz. Yaşı haydi 10 diyelim, İbni Hürmüz´e de en azından (7 yıl devam etti, o takdirde îbni Hürmüz´e devamı sona erdiği zaman yaşı 17 olmuş oluyor. Halbuki özellikle sadece ona devamı bittikten sonra başkalarından da ders almıştır, ya onlardan ne zaman ders almış olabilir? O kendisi özel olarak sade İbni Hürmüz´den 7 yıl ders aldığını söylüyor ve ondan öğrendiklerinin çoğunu insanlar arasında yaymadı-jğını tasrih ediyor. Bedahat ve mantık, İbni Hürmüz´ün dersini bıraktıktan sonra da yani 17 yaşından sonra da ders okumaya devam ettiğini haykırmaktadır, okuttuğunu değil!

3- Sahih rivayetler diyor ki, o 70 üstadıyla istişare yaptıktan sonra ancak ders okutmaya başladı. İnsaflı olan bir kimse, yetmiş üstadın Mescid-i Nebevi´de 17 yaşında bir gencin Peygamberin hadislerini okutmasına, fetva dersi vermesine o zaman müsaade edeceklerini hiç zanneder mi? Meğer ki bu genç, mucize kabilinden olağanüstü bir hale sahip olsun. Belki de bu sözü yayanlar da böyle birşeyi kastediyorlar. Biz bunu kabul edemiyoruz. İmam Mâlik, ne vücutça, ne de akılca ;evkaladelik bulunan bir kişi değildir. O da diğer insanlar gibi bir insan­dır. Anası onu, diğer analar nasıl doğurursa öyle doğurdu. Evet bizce o, jstün zekalı, dâhi bir alimdir, hıfzı çok kuvvetli, mevsuk, emin, faziletli bir alimdir. Çağında hicret yurdu olan medine-i Münevvere´nin takibsiz, sşsiz imamıdır.

4- Yine sahih rivayetlere göre o, İbni Şahab Zühri ile ilk görüştüğü sırada Rabia´nın dersinde idi. Zühri´den dinledikleri hadis-i şerifleri yazmadıklarından dolayı onları Zühri Levm edip çıkışınca o hadisleri ezber söylemeye Mâlik´i teşvik eden Rabia olmuştur. Şüphe yok ki, o vakit Mâlik henüz ders okutmaya başlamış değildi. Çunki o zaman henüz okutacak kadar hadis öğrenmiş değildi. İbni Şahab Zühri´den hadis dinlemiş, bellemiş değildi ki meşhur olup ders vermeye başlaya­bilsin. O ancak Zühri´den hadis okuduktan sonra o kadar çok hadis öğrendi. Mâiik´in bellediği hadisler az değildir, onların senedinde Zühri´de vardır. Bunların bir kısmını ondan bellemiştir. Çünki onun İbni Şahab Zühri´ye sık sık geldiği belli birşey, hatta bayram günü bile geliyor. Hadis okutmak üzere ders halkası olan biri bunu yapmaz.

Sonra Zühri´yle ilk görüşürken madem ki Rabia ile beraber gittiler, Rabia o zaman hüccet olan bir alim, makul olan o zaman Mâiik´in.çocuk yaşta bir genç olmamasıdır. Yoksa Rabia gibi bir alimin gençbir çocuğu Zühri´ye takdim etmesi, her ikisini de küçümsemek olur. Ne Rabia ne de Mâlik´ten bu beklenmez. Uygun olan ve kabule şayan görülen Mâlik o zaman adamlarla beraber bulunacak bir yaşta olan bir gençti. Yoksa küçük yaşta olan, çocuk denebilecek bir genç değildi.


29- 17 Yaşında Derse Başladığı İddiası:


Doğru olduğunu sandıkları bu habere (yani 17 yaşında iken ders okutmaya başlamasına) başka bir haberi de kattılar. Medârik´de şöyle yazılı: «Eyüp Sahtiyanı diyor ki, Nâfi´ sağken Medine-i Münevvere´ye geldim. İmam Mâiik´in o zaman ders halkası vardı. Musab der ki, Nâfi1 sağken İmam Mâlik´in, onun ders halkasından daha büyük ders halkası vardı, diğer bir rivayette ise, Rabia´nın halkasından büyüktü. Şü´be der ki, Nâfi´in ölümünden bir yıl sonra Medine-i Münevvere´ye geldim, İmam Mâiik´in o zaman ders halkası vardı. Nâfi´in ölümü 117 yılındaydı.»

Kadı İyâd bunlara şunu ekliyor: «Bunların hepsi doğrudur. Daha önce geçtiği üzere İmam Mâlik 17 yaşında ders okutmaya başladı. Doğumu ihtilaflı olsa da 93 yılı kabul edilir. Nâfi´nin ölümü ise, 20 küsur senesindedir.»[22]

Görülüyor ki Medarik sahibi bu haberin kabulünü, geçen haberin doğruluğuna bağlamaktadır, halbuki o çok söz taşır. Nâfi´in sağlığında ders okutmaya başladığı, onun ders halkasının Nâfi´den daha büyük olduğu şüphe taşıyan birşeydir. Zira Nâfi´nin ve Rabia´nın mı olduğu şüphelidir. Böylece o delil olmaktan düşer. Hem de bu iki kişinin ölüm tarihleri arasında fark büyüktür. Nafi´ 117, Rabia´da 136 yılında ölmüş­lerdir.

Bu haberler ile birinci haber arasında kurulmak istenen bağlantı ne olursa olsun, onun Nafi´in Ölümünden bir yıl sonra ders okutmaya başladığı iddiasf, 17 yaşında iken derse başladı davasından daha ka­bule şayandır. Çünki bu takdirde 25 yaşında iken ders okutmaya baş­lamış olur. Fakat bunu teyid eden bir sened yok.


30- Derse Başladığı Zaman Yetişmiş Bir Alimdi:


Bu haberlerin eleştirilmesinden şu netice çıkıyor; 17 yaşında iken ders okutmaya başladığı iddiası, akia uygun, kabule şayan bir iddia değildir. O zamanki meşhur ve maruf olan adete uymaz. Herkesçe kabul edilen maruf ve sahih olan rivayetlerle bu bağdaşmaz.

Biz, okuyup öğrendikten sonra hangi yaşta öğretmeye, okutmaya başladığını kesin olarak bulamiyorsak da, ulema yetişip yaşça olgun-laşdıktan sonra ders vermeye başladığını söyleyebiliriz, yoksa daha körpe bir genç iken değil. Meşhur haberlere göre Rabia sağken o, ders okutmaya başlamıştır. Bu da ma´kul birşeydir. Bunda akıl kabul etmez birşey yok. Çünkü Rabia 136 yılında öldü. Mâlik de, tercih edilen kavle göre, 93 yılında doğdu. Demek Rabia vefat ettiği zaman Mâlik43 yaşına gelmiştir, makul olan bundan önce derse başlamış olmasıdır. Şüphesiz ki bu yaşa gelmeden önce ders vermeye başlamıştır.

Sabit olan gerçek...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hayatı ve çağı 2
« Posted on: 01 Haziran 2020, 15:12:08 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hayatı ve çağı 2 rüya tabiri,Hayatı ve çağı 2 mekke canlı, Hayatı ve çağı 2 kabe canlı yayın, Hayatı ve çağı 2 Üç boyutlu kuran oku Hayatı ve çağı 2 kuran ı kerim, Hayatı ve çağı 2 peygamber kıssaları,Hayatı ve çağı 2 ilitam ders soruları, Hayatı ve çağı 2 önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &