ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Büyükleri > İmam-ı Malik > Takibe uğraması
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Takibe uğraması  (Okunma Sayısı 628 defa)
17 Eylül 2010, 17:16:20
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 17 Eylül 2010, 17:16:20 »



TAKİBE UĞRAMASI



55- İmam Mâlik´e Niçin Dayak Atıldı?:


İmam Mâlik her türlü isyandan ve ona teşvikten sakınmasına, fitnelerden uzak kalmasına rağmen, Abbasi Halifelerinden Ebu Cafer Mansur devrinde takibe uğramış, işkenceye maruz kalmıştır. Tarihçi­leri bunda ittifak halindedirler, ekserisi bunun 146 H. 763 ncü yılında olduğunu söyler, 147 H 767 yılında diyenler de vardır.[1] Bu takib sırasında kırbaçla döğdüler, kolu sakatlandı, omuzu çıktı, bu takibin sebebi hakkında birçok muhtelif rivayetler var, onlardan üçünü naklede­lim:

1- Zayıf bir rivayete göre, İmam Mâlik, Mut´a nikahı hakkında İbni Abbas´a muhalif olup bunu açıkça konuşuyordu ve mut´a nikahı haramdır, diyordu, Bu rivayeti Şezerât Min Zeheb kitabı şöyle nakleder: «Deniyor ki, Mâlik, Bağdad´a getirildi, kendisine: Mut´a nikahı hakkında ne dersin, diye soruldu. O, haramdır, dedi. Kendisine bunun helal olduğuna dair Abdullah İbni Abbas´ın kavli var, denildi. Buna karşılık olarak «Ondan başkasının sözü, Allah´ın kitabına daha uygundur» dedi ve haram olduğuna dair sözünde ısrar etti. Bunun üzerine öküz üze­rinde Bağdad içinde dolaştırıldı, yüzüne işkembe pisliği atarlardı. Eliyle yüzünden işkembeyi atar ve:

Ey Bağdad halkı, beni kim tanımıyorsa, tanısın, ben Mâlik b. Enes´im, muta nikahı caizdir diyeyim diye, görüyorsunuz bana neler yapıyorlar. Bunu ben söyleyemem; derdi. Bundan sonra Allah onun şanını yükseltti, namı her tarafa yayıldı.[2] Bu haberi mevsuk kimseler zikretmez, bundan başka bu, yaygın olan şu rivayete de aykırı, İmam Mâlik ömründe Bağdad´a ayak basmamıştır, Hicaz´dan başka bir üi-keye gitmemiştir.

Zaten haberin kendisi, onun akla aykırı olduğunu göstermektedir. Çünkü Şia´dan başka bütün fakihler mut´a nikahının batıl olduğunda birleşiktir. Ebû Hanife, Evzaî, onlardan önce gelip geçen fakihlerin hepsi de bu görüştedirler, Ehli Sünnet fukahası arasında onunbatit oldu­ğunda İcma´ı Ümmet vardır. Halife Ebû Cafer Mansur´un. hakkında İcma-ı Ümmet olan, böyle meşhur ve herkesçe maruf ittifaklı bir mes´ele hakkında İmam Mâlik gibi itibarlı ve değerli bir âüme bu tür ceza vermeyecek kadar aklı yok mu? Mut´a´nın caiz olduğunu Şia´nın İma-miyye kotu söyler. Halbuki Ebû Cafer Mansur onlara karşıdır, onları, rahatını bozan, uykusunu .kaçıran bir diken gibi görmektedir. O kadar aklı yok mu ki, aşağı gördüğü bir cemaatın görüşünün doğru olduğunu ilan ederek, İmam Mâlik gibi bir imama işkence yapıp umum fukahayı ve bütün müslümanları böyle kızdırsın. Ehli sünnetçe açıkça bilinen, bedihi olan bir mesele için böyle işkence yapmak umumi nefret uyandı­rır, çünki bu açik bir zulümdür, aşikare bir eziyettir. Ebû cafer bunu yapacak bir tip değildir.

2- Bu büyük fakihe işkence yapılmasına ikinci sebep olarak tarih­çiler şunu naklederler: İmam Mâlik, Hz. osman´ı Hz. Ali´den üstün tutardı. Hz. Ali yanlısı kimseler bunu Medine valisine müzevirlediler. Bu haberi de Medârik nakletmektedir, şöyle der: «İmam Mâlik, Hz. Os­man´ı, Hz. Ali´ye tercih ettiğinden dolayı döğüfdü. Ali taraftarları onu müzevirlediler, nihayet dayak attılar. İbni Bekir´e arkadaşlarına muhalif oldun, onlar: Biat mes´elesinden dolayı kırbaçlandı, diyorlar, dediler. Ben bunu arkadaşlarımdan daha iyi bilirim, dedi.[3]

Bu haber de meşhur olana ve râvinin arkadaşlarına da muhalif olmakla beraber, ayrıca ibarenin içinde onun batıl olduğunu gösteren şeyler vardır, zira o zaman Hz. Ali taraftarları, Halifeye ve Valiye kızgın ve karşı idiler, çünkü bu işkence 146 h. yılında oldu. Bu, Nefsi Zekiye denen Muhammed b. Abdullah´ın Medine´de.Abbasilere karşı ayakla­nıp öldürüldükten bir yıl sonraki yıldır. O zaman Ali taraftarlarının itibarı yoktu. Ebu Cafer gibi bir Halife o günlerde onların ağzına bakarak İmam Mâlik gibi bir fakihe eza ve cefa yapıp onlardan ötürü onu döver mi?

En meşhur olan üçüncü sebep ise şudur: İmam Mâlik şu hadis-i şerifi rivayet etmektedir: «Zorla yapılan talak, talak değildir.» Fitne peşinde koşanlar, bu hadis-i şerifi delil göstererek Ebû Cafer Mansur´a yapılan biat´ın batıl olduğunu yaymaya başladılar. Bu da tam Nefsi Zekiye Muhammed b. Abdullah b. Hasan´ın Medine´de Abba-silere karşı ayaklanması sırasına rastladı. Ebû Cafer Mansur onu bu hadis-i şerifi rivayet etmekten menetti. Denemek için bunu gizlice birine ondan sordurdu, o da bunu halkın önünde rivayet etti, bunun üzerinedayak attırdı.

Tarihçi îbni Cerîr Taberi´ye göre, İmam Mâlik bu hadis-i şerifi rivayet etmekle adeta Nefzi Zekiye Muhammed b. Abdullah´a biata teşvik verdiği bile rivayet olunur. Ona: Bizim boynumuzda Cafer Man­sur´un biati var, ona biat ettik, demişler, onlara: Siz bunu ikrah aitında, zorla yaptınız, ikrah ile biat olmaz, demiş. Bunun üzerine halk, Mâlik´in sözüne bakarak, Muhammed b. Abdullah´a biat etmişler ve bundan sonra İmam Mâlik evine çekilmiş...»[4]


56- İkrahla Talak Olmaz, Hadîsinin Rivayeti Mes´elesi:



Bizim tercihimize göre İmam Mâlik Nefsi Zekiye Muhammed b. Hasan´ın Medine´de Hükümete karşı ayaklandığı sırada bu rvadis-i şerifi rivayet etmesi yüzünden dayak yedi, kırbaçlandı. O bu hadisi nakile kimseyi teşvik etmiş değildi, kötü niyeti yoktu. Bizim kanımızca obu hadisi bir âlim olarak rivayet ediyor, insanlar ondan nakil yapıyordu. Halk bu hadisi rivayetle sanki onların Ebû Cafer Mansur´a yaptıkları biattan vazgeçmelerini,caiz görüyormuş anlamını çıkardılar, onu zor altında yaptıkları zannına düştüler, İmam Mâlik aleyhinde çalışan fitne­ciler bunu ters bildiler, Medine valisine bunu duyurdular. İşte bunun üzerine takibe uğradı. Nakil olunan haberlerde bunu gösteren ip uçları da var. İbni Abdül-Ber, İntika adlı eserinde der ki: «Mâlik İbni Enes sorgu için çağrıldı, kendisi dinlendi ve insanların onu çekemeyip buğza uğradığına dair sözü kabul olundu. Evet ona hased ettiler, ona bir çok şey isnad ettiler. Cafer İbni Süleyman, Medine Valisi olunca onu müze­virlediler, aleyhinde bulundular: Size yapılan bu biati, verilen andı hiçe sayıyor dediler, bu hususta Sabit İbni Ahnef´den ikrahla yapılan talâkın caiz olmadığına dair rivayet olunan hadisi delil gösteriyor, onunla amel ediyor, dediler.[5]

Bu rivayet gösteriyor ki, fitneciler, bu hadis-i şerifi rivayetinden dolayı İmam Mâlik´i isyana göstermişlerdir. Öyle anlaşılıyor ki, son zamanlarında din erbabından onun düşmanları türemişti. Gerek hava­sın, gerek avamın herkesin takdirini kazanmış olmasından dolayı onu çekemeyenler vardı, rakipleri vardı. Bana göre, bu belanın sebebi sa­dece o hadis-i şerifi rivayet etmesi değil, bunu fitnenin koptuğu bir sırada rivayet eylemesidir. İsyancılar da bu hadisi istismar etmişler, İmam Mâlik´in ilim ve fetvadaki mevkiinden faydalanarak, halkı isyana, ayaklanmaya teşvik etmişferdir. Ulemaya ve faziiet sahiplerini çeke­meyen bazı kötü kimseler, bunu fırsat bilerek İmam Mâlik aleyhinde bulunmuşlar, bundan dolayı hadisi rivayet etmesi yasaklanmıştır.


57- Fitneye Karışmamak İçin Evine Çekildiği:



Bu takibin sebebini bu tarzda göstermek, çoğunluğun sözüne uyguh düşmBktedir ve İmam Mâlik´in hayatı boyunca bilinen tutumuna da uyan, yakışan budur. Çünkü o hiçbir fitneye karışmadı. Devlete karşı isyana asla teşvik etmedi. Bunu yukarıda geçen sözlerimizle açıklığa kavuşturduk. Fakat şu da var ki o, aynı zamanda bir kimseyi memnun etmek, onun arzusuna uymak için, hadis-i şerifi rivayetten de kendini çekemez, bunu yapamaz, çünkü bu ona göre: İlmi saklamak olur. Haibuki İslam dininde ilmi saklamak, yasaktır, haramdır. O talebelerini ilmi yaymaya teşvik ediyor, gizlememelerini öğütlüyordu. Medârik ve diğer kaynaklar bunu söylerler.

Bu hadis-i şerifi rivayet mes´elesinde görüşler ayrılmıştır; onun görüşü başka, Halife ve Valilerin görüşleri daha başkadır. Valilerin ve onların arkalarında olan Ebû Cafer Mansur´a göre, bu hadisi söyle­mekte fitne vardır, bundan fitneye teşvik etmek çıkar. Onun için fitneci-, Ser bunu propaganda için kullandılar. İmam Mâlik ise iyi niyetle, bunu rivayet etmekle ilmi yaydığı görüşündedir, o bunun ötesinde bir şeye aldırmaz, ilimden başka birşey düşünmez. O, dersini fitne yuvası ol­maktan uzak tuttuğu gibi kendisini de Hz. Peygamberin hadis-i şerifini nakletmekten çekinmekten uzak tutar! İdarecileri hoşnud etmek için ilmi saklamaya gönlü razı olamaz.

Biri çıkıp da şöyle diyebilir: İbni Cerir Taberî tasrih ediyor ki, İmam Mâlik Muhammed b. Abdullah b. Hasan´a biat etmeleri için halka fetva vermiş, Ebû Cafer Mansur´a yaptıJkları biatin zor altında olduğunu, hükümsüz sayıldığını söylemiş. İbni Cerir Taberi´nin ise tarihte yüksek yeri var.

Bizim görüşümüz böyledir: İbni Cerir Taberî, hadis-i şerifi rivayet etmesini böyle anlamıştır veya o, hadis-i şerifi izah ederken: İkrahla yapılan her biat ve yemirtin batıl olduğunu söylemiştir. Bu da şüphesiz ki, netice itibariyle Ebû Cafer Mansur´a yapılan biatin batıl olduğu, başkasına yapılanın da cevazı anlamına gelir. Hadis-i şerifi rivayet ve nakil etmekten şüphesiz bu fetva çıkar.

Üzerinde durulması gereken mes´ele şudur: İmam Mâlik Devlet´e karşı çıkmaya teşvik etti mi? Fitnenin içine girdi mi? Şüphesiz ki buna cevap: Hayırdır, o böyle bir şey yapmamıştır. İbni Cerir Taberi´nin kendi sözü de buna delildir. O: «Mâlik evine çekildi, kapandı» diyor. Demek İmam Mâlik fitneye karışmamak için insanlarla ilgiyi kesti, evine çekildi.


58-İmam Mâlik´i Kim Kırbaçlattı, Vali mi, Halife mî?:



Özet olarak diyebiliriz ki, ne olursa olsun, onun takibe uğramasının sebebi, Hz. Hasan´ın torunu Nefsi Zekiye Muhammed b. Abdullah´ın ayaklanması sırasında bu hadis-i şerifi rivayet etmiştir. Hariciler bu hadisi istismar etmişler, aleyhinde olanlar onu müzevirlemişler, Nefsi Zekiye Muhammed´in 145 H...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Takibe uğraması
« Posted on: 01 Haziran 2020, 15:09:53 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Takibe uğraması rüya tabiri,Takibe uğraması mekke canlı, Takibe uğraması kabe canlı yayın, Takibe uğraması Üç boyutlu kuran oku Takibe uğraması kuran ı kerim, Takibe uğraması peygamber kıssaları,Takibe uğraması ilitam ders soruları, Takibe uğramasıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &