ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Büyükleri > İmam-ı Malik > 6. delil kıyas
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: 6. delil kıyas  (Okunma Sayısı 766 defa)
17 Eylül 2010, 16:08:14
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 17 Eylül 2010, 16:08:14 »



6. Delil: KIYAS

160- Kıyasa Zaruret Vardır:


İmam Mâlik (Allah ondan razı olsun) elli yıldan fazla fetva verdi, dünyanın dört bucağından, doğudan, batıdan ona mesele sorup fetva almak için geliyorlardı. Meseleler bitip tükenmek bilmez. Hergün yeni yeni olaylar olur. Bunları çözmek´ için nassları dikkatle süzüp anlamak, uzak, yakın maksatlarını biimek, işaret ve imalarını, şer´1 sebeplerini kavramak gereklidir. Böylece onların geniş şümullü anlaşılmış olur. Bu yolla, hakkında nass olmıyan, sahabe fetvalarında bulunmayan, nassın zahiri kapsamına girmeyen, ancak nassın,hükmüne ve illetine işaret bulunan meselelerin hükmü çözülebilir.

İşte bundan dolayı İmam Mâlik gibi bir fakih için kıyas mutlaka gerekliydi, en ince mânasıyle fıkıh, hükümlere delâlet eden nassların mânasını, illetlerini bilmek ve gayelerini kavramak hususunda fakihin asiretli olması ve murada nüfuz etmesidir. Kıyas da bu türden bir akıl işlemidir. Öyleyse fakihin kıyas yapması lâzımdır. Zira dinin muradını lam olarak anlayabilmek için, hükmün illetini bilmesi gerekir, illet bili-ıince, hüküm sabit olur. Hüküm illetle beraber bulunur, deveran eder. îünkü benzer mes´elelerin hükmü de benzer olmalıdır. Ayni hususiyet­leri hâiz olan şeyler arasındaki eşitlik, hükümlerde de eşitliği ister.

İslâm fıkhında kıyasın tarifi şöyledir: Aralarındaki müşterek illet iolayısıyla, hakkında nass bulunan birşeyin hükmünü, hakkında nass Spimıyan bir şeye geçirmektir, Demek kıyas, benzerlerin aynı hükmü jalması kaidesine uymak demektir. Zira illetler birbirine benzeyip eşit solunca- hükümlerde de benzerlik doğar ve eşitlik kendini gösterir.


161- Kıyas Eşitlik Kanununa Dayanır:


Bu yolda kıyas zaruri ve fıtrî birşey olup akıl onu pekiştirmektedir. Zira aslında o şartlar ve sebepler uygun olunca, birbirinin benzeri olanları, aradaki bağlayıcı sıfat dolayısıyla, birbirine bağlamaktır. Arada benzerlik tam olarak bulununca, benzerliğin gereği kadar hükümde de eşitlik sağlamak lâzımdır. Birbirine mümasil olan şeyleri bir tutmak mantık kaidesinin gereği olan aklı istidlal yolu, aynı mukeddimeier, ayni neticeyi doğurur hükmüne götürür. Bedihî olan bu sabit ve mukarrer hükme göre, birbirine benzeyen şeyler de ayni hükmü alması gerekir. Hakikatte aradaki benzerlik, mümâselet hükümde de eşitliği icab eder. Bakıyoruz, Kur´an-ı Kerim, aradaki sıfat ve ef´al benzerliği dolayısiyle, irşad ve tenbih için, bu eşittik kanununu kollamaktadır. Allah Teâlaâ şöyle buyurur: «O nankörler, yeryüzünde dolaşıpbakmtyorlar mı? Ken­dilerinden öncekilerin âkibeti nasıl olmuş görmüyorlar mı? Allah onları alt-üst etti, kâfirler için de onun misli var.» Vasıflar eşit olmayınca hükümlerin de farklı olacağını da şöyle beyan buyurur: «Kötülük işleyen kimseler kendilerini, inanan ve iyi işler yapanlarla bir tutacağımızı mf sanıyorlar? Yaşamaları ve ölümleri onlarla bir mi olacak? Ne kötü hüküm veriyorlar» (Casiye: 21).

Görüyorusun ki, akli müsavat kanununu gayet güzel tatbik etmek­tedir. Benzerlik halinde aynı hükmü veriyor, ayrılık halinde başka başka hüküm veriyor, Hz. Peygamber AleyhisselârrTın da bu kanunu alıp sahabeyi irşad hususunda kullanıldığına dair haberler çoktur, rivayete göre Hz. Ömer b. Hattab (Allah ondan razı olsun) Hz. Peygamber Aleyhisselâm´a gelip: «Yâ Resûlullah, ben büyük birşey yaptım, oruç-, iuyken karımı öptüm, dedi. Hz. Peygamber ona: Ne dersin, oruçluyken ağzına su alıp çalkasan ne olur? diye sordu. O da: Bunda bir beis ve zarar yoktur deyince, Hz. Peygamber ona: Orucuna devam et, buyur­du.» Görüyorsun ki, Hz. Peygamber Ateyhisselâm oruçluyken ağıza su almakla öpmeyi birbirine nasıl bağladı, arada bağlantı kurdu. Bunlar arasında benzerlik var, ikisi de orucu bozucu da olur, bozmaz da. Orucu bozmada benzerlik bunların aslında değil, götürdükleri sonuca bağlı.

Eşitlik hükmü de ona göre. Su yutmadıkça, ağıza almakla boz­mazsa ki, Ömer bunu biliyor, öpmede yaklaşmaya gitmedikçe, boz­maz. H2. Peygamber bunu eşitük kanununu tatbik yoluyla gösterdi,, irşad etti. .

Hz. Peygamber´in Ashab-ı Kiramı da çok defa hakkında açık bir nass bulamadıkları şeyier hakkında bu âdil eşitlik prensibini tatbik eder­ler..Birbirine mürnâsii olan şeyier arasında, nasslardan alarak bu mü­savat kanununa göre hüküm verirlerdi. İmam Şafii´nin talebesi Müze-ni´ye (Allah rahmet eylesin), kıyas hakkındaki düşünceyi ve Ashab-ı KiranYın onu nasıl kullandıklarını çok güzel özetlemiştir.

«Hz, Peygamberin asr-ı Saadetlerinden günümüze kadar fukaha, din işlerini hükümlerinde kıyas kullanmışlardır. Ve şunda icma´ etmiş­lerdir ki: Hakkın benzen ve nazlrî haktır. Batılın benzeri de batıldır. Kimsenin, kıyası inkâr etmesi caiz değildir. Çünkü o umuru birbirine benzetmek, mümasil olanlara aynı hükmü vermektir.»



162- Mefkudun Karısını. Boşanan Kadına Kıyas Etmesi


Fakih İmam Mâlik, bu yolu tuttu. Benzer şeyler arasında aynı illet bulununca, eşit hüküm verdi. Onun için bütün Mâlikller onun kıyası aldığında İttifak etmişlerdir. Gördün ki, o bazı meseleleri, ashabın vef-diği yargı hükümlerine kıyas yapmıştır. Meselâ mefkudun ölümüne" hüküm olunur, karısı vefat iddetini bekler, başkasıyla evlenirse, sonra da adam çıkagelirse, bu kadının halini şuna kıyas eder: Gurbetteki adam karisini boşasa ve bunu karısına bildirse, sonra da rücu´ etse, fakat kadın rücu´dan haberi olmadığından iddettşn sonra başka kocaya varsa, adam da gelse, durum ne olur? Bu mesele de Hz. Ömer´in fetvası şöyledir: Buluşma olsun, olmasın kadın ikinci kocanındır. İmam Mâlik Mefkudun karisini da buna kıyas etti. Buluşma olsun olmasin, kadın ikinci kocanın karışıdır, dedi.[1] Şüphesiz ki bu, bir kıyastır. Bunun temeli iki durum arasındaki benzerliktir. Her ne kadar o, bunda Medine ehlinin icma´ını da zikrederse de iki benzer arasında kıyas açıktır. Ve bu da bu icma´ın esası bu kıyas olduğunu gösterir. Benzerlik şurada: Her ikisi de iyi niyetle evlenmişlerdir. Bu dini bir esas üzerine yapılmış bir evlenmedir. Fakat sonradan hatalı olduğu meydana çıkmış-! tır. Önceden bunu bilmeğe imkân yok. Mefkudun karısı dini bir hükme! dayanarak ikinci kocaya vardı, boşanan kadını da, boşanmış olmasına; göre ıddeîi tamam olunca evlendi... Mefkudun karısı, onun sağ oldu-! ğunu bilemezdi, boşanan kadın da kocasının rücu1 edip boşamadan döndüğünü bilmiyordu. Öyleyse bu iki hal birbirine mümasildir, çok benzer, böyle olunca hükümleri de bir olmak gerekir. Bu benzerlik neticesi, hükümler de eşit olmalıdır.



163- Nassla, Sahabe Fetvasıyla, İcma´la Sabit Olanlara Kıyas Yapardı:



İmam Mâlik, Kur´an-ı Kerirn´de nassla bildirilen ve hadis-i şerif­lerle sabit olan hükümlere kıyas yapardı. Muvatta´da bunun misalleri çoktur. Her babın başında, ona göre sabit olan hadisleri veriyor, arka­sından fer´l mes´eleleri sıralıyor. Benzerleri birbirine ilhak ediyor, emsal­leri karşılaştırıyor. Medine ehli indinde icma1 olanlarla mukayese yapı­yor. Çünkü ona göre bunlar da sünnetten sayılır. Muvatta´da icma´ olanları zikrettikten sonra, birbirine benzer meselelerini hükümlerin, eşitlik prensibine göre kıyas ediyordu. Ayni tarzda, sahabe fetvalarına da kıyas yapardı, nasıl ki, mefkudun karısını, kocasının boşadığı kadın hakkındaki Hz. Ömer´in fetvasına göre, onun haline kıyas yapmıştır. Bununla Medine ehlinin icma´ını doğrulamıştır. Hulasa olarak diyebiliriz ki, Mâlik, nakil olan nasslara veya ona göre nakil hükmünde bulunan­lara kıyas yapardı ki, onlar da: Kitap, sünnet, sahabe fetvaları ve Me­dine ehlinin icma´ıdır. Bazı kıyaslar onun indinde daha kuvvetliydi. Çünkü onlar, İslâm dininin ana kaynaklarının takviye ettiği umumi fıkıh usulüne dayanmaktadır. Böylece İslâm dininde zururi surette malum olanlar hükmüne girmiştir. Bu türlü kıyaslar kuvvetçe o derecede dir ki, zarını yolla hüküm sabit kılan bazı nasslara tearuz.edecek mertebede sayılır, bunlar ya umumi lafızlar gibi delâleti zanrrt olanlardır, çünkü Mâlik´e göre bunların delâleti ihtimal kabul eden zahir kabilinde olup zanrtidir. Veyahut da sübuti zannl olanlardır ki, bunlar da haber-i vâhid-ler olup Hz. Peygamber Aleyhisseiâm´a nisbeti zannl birşeydir. Yuka­rıda geçen bahislerde söylediğimiz gibi o, bu nevi´ kıyaslarla, Kur´an-ı Kerim´in aâmlartnı tahsis ederdi, onları haber-i vahide tercih ederdi, buna tearuz halinde haber-i vahidi zayıf sayardı.


164- fibnî Rüşd´ün Kıyas Görüşü:



Mâliki fıkhı, doğrudan nasst üzerine hamlolsun diye sadece hak­kında nas bulunan hükümlere kıyas etmez, Şafii´nin Usulünde bahsettiği gibi, kıyas yoluyla istinbat olunan mes´elelere de kıyas yapar. Her-langi bir fer´i mes´elede kıyas tamam olunca, başka birfer´i mes´ele de na kıyas yapılabilir. İbni Rüşd bunu Mukaddimat-ı Mümehhidat´ta ,öyle anlatır. «Fer´ide hüküm bilinince o artık asıl olmuş olur, ondan istinbai olunan diğer bir illetle ona kıyas yapmak caiz olur. Ona feri´ enir. Çünkü iki ası! arasında tereddüt eder, henüz hüküm sabit olma­mıştır. Bu fer´a, müşterek illet dolayısiyle başka birfer´i kıyas olunarak hüküm isbat edildikten sonra o, artık ası! olmuş sayılır. Artık ona boyuna kıyas yapmak caiz olur.

Bazı bilmez kimselerin: Mes´eleler fer´idir, onları birbirine kıyas jetmek caiz olmaz, kıyas ancak kitap, sünnet ve icma´a yapılır demeleri doğru değildir, bu yanlıştır. Evet kitap, sünnet ve icma1 bunlar şer´in usulüdür. Kıyas önce onlara yapılır, fakat onlara kıyas güç olursa ne jyaparız. Bir oiay meydana gelir, ne kitapta, ne sünnette, ne de icma´da buna dair birşey yoksa bunların hepsiyle olay arasında bir müşterek illet de yoksa ve ancak kıyasdan istinbat olunanda varsa, o zaman ona kıyas etmek gerekir.»[2]

Bundan sonra bu mâna üzerind...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: 6. delil kıyas
« Posted on: 25 Mayıs 2020, 20:03:55 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: 6. delil kıyas rüya tabiri,6. delil kıyas mekke canlı, 6. delil kıyas kabe canlı yayın, 6. delil kıyas Üç boyutlu kuran oku 6. delil kıyas kuran ı kerim, 6. delil kıyas peygamber kıssaları,6. delil kıyas ilitam ders soruları, 6. delil kıyasönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &