ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Büyükleri > İmam-ı Malik > İctihad ve tahric
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İctihad ve tahric  (Okunma Sayısı 741 defa)
17 Eylül 2010, 15:50:39
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 17 Eylül 2010, 15:50:39 »



MALİKİ MEZHEBİNDE İCTİHAD VE TAHRİC

247- İçtihada Duyulan İhtiyaç:


Bir mezhebin gelişmesi, ufkunun genişlemesi, insanların karşılaş­tıkları meseleleri çözebilmesi, içtimai sorunları tedavi edebilmesi için mutlaka ictihad lazımdır. Bu, ya mutlak ictihad ve istinbatyoluyla, ya o mezhebin usulüne göre mezhebde ictihad ile veyahut da mezhebde sabit hükümlere tahric yoluyla yapılır. Müftiler değişik içtimai meseleleri çözmek zorunda kalırlar, çapraşık örf ve âdetlerle karşılaşırlar. Bu muhtelif örf ve âdetler, türlü, karışık içtimai olaylar, düğümlenmiş prob­lemler, bunlar fakihin zihnini kurcalar ve açar, onu ictihade, hükümler çıkarmaya sevkeder. Muhtelif usulleri genişletip artırmaya, tedavi ede­ceği içtimai problemlere göre onları ayarlaması lazımdır. Fukahanın akılları kuvvetince, ufuklarının genişliği nisbetinde, kullandıkları usulün esnekliği derecesinde mezhebin hayat kuvveti, gelişmeye selahiyeti olur, o miktarda büyür ve bol meyve verir.

Mâliki Mezhebi için bütün bu unsurlar mevcuttur. Kuvvet, genişlik ve bol meyve için şartlar mevcuttur. Birçok ve muhtelif ülkelerde hüküm, Mâliki Mezhebi esasına göreydi. Hatta bu İmam Mâlik´in sağlı­ğında başladı. Endülüs´de, Mağrib´de hüküm Mâliki mezhebine görey­di. Mısır´da Mâliki Mezhebinin mevkii vardı. Endülüs´de medeniyet yükselip bayındırlık çoğalınca meselelerde çoğaldı, Mağrib´de hakimi­yeti kuvvetlendi, meseleler arttı. Bunlar çözüm bekliyor. Bu mezhebde müctehidler yetişti, ictihad ufku genişledi. Kitap, sünnet, icmal ümmet ve mesalih ile mukayyed olarak istinbat çoğaldı. Usuldeki yumuşak müsaade, mezhebi maslahatları ihyaye bir ilaç haline getirdi. Mesalih-i Mürsele ve istihsân maslahatların bir nevi´ olup kitap ve sünnetten sonra onun iki esas cevheridirler. İlaç, insan hayatının içinde bulunduğu olaydan alınmadır ve ona yaramaktadır. Böylece mezhe temiz bir surette yaşadı ve güzel meyvelerini verdi. Öyleyse ictihad v tahricden bahsedelim, mezheb fukahasının onlarla ne kadar mukayyet olduklarını görelim, sonra da kısaca mezhep usulünün müsâidliğine değinelim.


248- Şâtibî, Mâlikîlerde İçtihadı Anlatıyor:


Mâliki Mezhebi fukahası, İmam Mâlik´in büyük ölçüde mukayyed bulunduğu usul dairesinde füru´ meselelerin halline, tahric ve istinbata kendilerini vermişler, çok çalışmışlardır. Mutlak ictihad ve mezhebde ictihad hakkında Mâliki ulemasının bazı sözlerini nakledelim de Mâliki usulü dairesinde fer´î hükümlerin nasıl verildiğini öğrenelim.

Mâliki Mezhebi fukahasının büyüklerinden ve kendisi de tahric erbabından olan Şâtıbl içtihadı iki kısma ayırır:

1- Kullara teklif devam ettikçe kıyamete kadar sürecek olan icti­had,

2- Dünya yok olmazdan önce kesilebilen ictihad.[1] Kıyamete kadar kesilmeyecek olan birinci nev´i ictihad için şöyle

der: İnsanlar madem ki bu dünyadadırlar, madem ki ortada tatbik olunacak dini hükümler vardır, mükellef olan kullar vardır. Öyleyse ictihad lazımdır, o da hükme medar olan menâtın tahkiki ile olur.[2] Beli hükmün sübutunu iktiza eden vasfı öğrenip tanır. Bundan sonra vasfın uyup uymadığına bakar, O mevzu´ hakkında kitap ve sünnetten bir delil olmadığı anlaşılınca, maslahat da onunla ameli gerektiriyorsa, amelle hüküm olunur. Bu nevi´ ictihad yapan müctehidin meseleyi araştırması gerekir. Bunda maslahat var mı, yok mu? Eğer maslahat varsa, menât da tahkik oluriduğundari, hükmetmek icabeder ve bu böyle yapılır...

Bundan sonra içtihadın bu nev´ine herzaman ihtiyaç olduğunu şöyle anlatır: Olaylar sayılmayacak kadar çoktur, her biri hakkında ayrı ayrı hüküm bulmak mümkün değil, taklid ile bu hailolunmaz. Bunları hal için hükme medar olan illeti bilmek ve hakkı bulmak lazımdır. Her olay kendi sebeplerinden dolayı meydana gelir, önceden olmuş, tekrarlıyor değildir. Bizim için o yenidir. İctihad yoluyla onu behemahal inceleyip gözden geçirmek lazımdır. O olayın bir mislinin daha önce olduğunu farzetsek bile, onun misli olup olmadığına da bakmamız, incelememiz gerekir, bu da bir nevi´ ictihad bakışıdır... Bu hususta şunu bilmek yeter; din, her bir cüz´i olay için teker teker, ayrı hüküm vazetmemiştir. O külli umur için, mutlak ibarelerle sayılmaz âdetleri ifade eden hükümler getirmiştir. Bununla beraber her birinin diğerinde bulunmayan hususi­yetleri vardır. Mutlak hükümlerde imtiyaz olunan şey muteber değildir, ve bu dâima muttarid olmaz. Belki de bu iki nev´e ayrılır.[3] Üçüncü bir kısım bu iki taraf arasında olup onlardan birine yamanır. Alim müctehid için zor veya kolay inceleme gerekir, tâ ki hangi delil altına girdiği belli olsun. Her iki tarafa benzediği alınırsa, bu daha zor olur.Bunlar ilim erbabınca bilinir. Hâsılı, nazır, hâkim, müfti herkes için ictihade ihtiyaç vardır, her mükellefe nisbetle de bu fereklidir.

Ortadan kalkmayan, durmayan bu nev´i içtihadı beyandan sonra, inkitaa uğrayan içtihadı beyan eder. Mutlak içtihadın esas hükümlerin illetini bilmektir; nasslardan onları almaktır.


249- İctihad Durmaz:



Geçmiş Mâliki fukahasının ictihad görüşleri böyle. Onlara göre vâki´ meselelerin tahric yoluyla hükümlerini beyan ve eskilerin menatı hüküm yoluyla verdikleri esasa göre fetva vermek suretiyle ictihad yapmak mutlaka lazımdır. Ve bu kesilmez, durmaz. Çünkü olaylar her-gün vuku bulmaktadır. Nassla sabit hükümleri onlara tatbik için ictihad lâzımdır, her olayın kendine has bir vasfı vardır. Mensûs hükümlerden hangisine uygundur, münasibdir, illet hangisine kıyas yapılır, birbirine benzer meselelerde hükmün dayandığı asıl nedir, bunlar ictihad ile olur.


250- Malik Talebesini Ezberciliğe Değil,İctihade Teşvik Ederdi:



Asırların arkasına dönüp geriye gidersek, Şâtıbî´yi ve Karafî´yi bırakıp İmam Mâlik´in talebelerine ve onlardan İlim alanlara dönersek görürüz ki, üstadlarından aldıkları meslek üzere onun usulüyle mukay-yed olarak ictihad yolunda yürümüşlerdir. Mâlik, onlarda fıkıh melekesi yaratmaya çok önem verirdi, sadece kendi fetvalarını ezberlemelerine değil. Nice defalar kendi fetvalarını yazmaktan onları mehetrniştir. Muvatakat´da şöyle der: İmam Mâlik fetvalara dair ilmi yazmayı hoş görmezdi, ne yapalım, diye sordular. Şöyle dedi: «Ezberleyin, anlayın ki, kalbleriniz aydınlansın, sonra kitaba muhtaç olmazsınız,» Görüyoruz ki, o fıkıh melekesini geliştirmeye çalışıyordu. Bunu şöyle ifade etti: «Kalbleriniz aydınlansın!» Böylelikle pnları fıkıh öğrenmeye teşvik etti. Sadece ezberlemek, tâbi olmak yetmez. Onlara şöyle derdi: «Benim kalbime öyle doğuyor ki, hikmet, Allah´ın dinini iyi bilmek, fıkhı anlamak­tır ve o emirdir ki, Allah lütuf ve merhametinden onu kalblere kor.»[4]


251- Müctehidlerin Dereceleri:



Böylece İmam Mâlik´in arkadaşları ve talebeleri arasında İctihad çoğaldı, onlardan sonra gelenler de öyle yaptı, fakat sonraki asırlar gelince, akıllar kapanıp durdu, anlayışlar daralıp dondu, kendjierine güvenme zayıfladı. Müslümanları saran zaaf salgını ulemanın akıllarına da sirayet etti. Onlar da zaafa düştü, güvencelerini kaybettiler. Sonra gelen ulema, anlamadan ve incelemeden eskilerin yazdıkları kitapların üzerine kapandılar. Onların yolunu takip etmediler. Halbuki eskiler, çok zengin bir ilim serveti bırakmışlar, onları gelecek nesillere sunmuşlardı, Onların kalbleri kuvvetli, himmetleri yüce, akılları anlayışlı idi. Ancak eskilerin intaç ettikleri zengin servet baki olduğundan sonra gelenlerin zaafından mezheb o kadar zarar görmedi. Mâliki Mezhebinde fukaha: Müntesib müctehidler, Tahric sahibi müctehidler, ki bunlara ashab-ı yücûh denir. Bir de Fukaha-İ Nefs olmak üzere üçe ayrılır. Bunların dışında kalanlar mukallid, avamdan sayılır. Çünkü fetva verme yetkisi, yukarıda geçen üç sınıfa aiddir. Onlardan başkaları o dereceye yükse-lemezler, avamdan sayılırlar. Müntesib müctehid, meseleleri deliller müstakil olarak takrir eden fakihtir. Ancak o bunu yaparken imanının usul ve kavaidini aşamaz, dışına çıkamaz, mezheb imamının usulüyle mukayyeddir. Fakat imamının istinbat ettiği füru´un hükümleriyle mu-kayyed değildir. Onun için füru´da imamın görüşüne aykırı görüşleri olabilir.

Bu tarzdaki müctehidin fıkhını ve usulünü, hükümlerin delillerini tafsilatıyla bilmesi, kıyas yollarına vakıf olması şarttır. Tahric ve istinbat ile bağlantılı olması, imamı tarafından fazla belirlenmeyenleri ilhak et­meyi bilmelidir. İbni Kasım, Ibni Vehb ve onlardan sonra gelenler bunlardandır. İmam Mâlik´in görüşleri yanında bunların da görüşleri vardır. İmam Şafii´nin yanında Müzeni´ Ebû Hanife´nin yanında Ebû Yusuf, Muharnmed ve Züfer ne ise, Mâlik´in yanında bunlar da böyledir (Alah cümlesinden razı olsun).

Mâliki. mezhebinde böyle değerli alimlerin kesretle bulunması mezhebi geliştirdi, onu besledi, her türlü hadislerin hükümlerini verir bir hale getirdi.


252- Tahric Erbabı Müctehidler:


Tahric erbabı müctehidler, mezheb imamının kavillerini takrir, nasslarını tahrir ederler, istinbat usulünü bildirirler ve onlarla mukayyed olurlar. İmamın füru´una mesele çıkarmazlar. Birinci sınıf müctehidlerle bunlar arasında fark budur. Bunlar imamdan hükmünü nakil olunmayan meselelerin hükmünü tahric ederler. Hükmünü bilinenlere kıyas yoluyla bilinmeyenlerin hükmünü bildirirler. İmamdan yapılan muhtelif rivayet­ler arasında tercih yaparlar. Onun için bunların bazıları tercih erbabı, bazıları da tahric erbabıdır.

Bana göre bunların yaptıkları iki sınıftır, bir sınıf değil. Her biri bir asırda bulundu ve asrının ihtiyaçlarını-karşıladı. Talebelerinden sonra gelen asırlarda tahrice ihtiyaç vardı. Zira mezhebde hükmü belirlenme­yen nice meseleler belirdi. Tercihden ziyade tahrice ihtiyaç hasıl oldu, tahric çoğaldı, tercih ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: İctihad ve tahric
« Posted on: 01 Haziran 2020, 14:52:42 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İctihad ve tahric rüya tabiri,İctihad ve tahric mekke canlı, İctihad ve tahric kabe canlı yayın, İctihad ve tahric Üç boyutlu kuran oku İctihad ve tahric kuran ı kerim, İctihad ve tahric peygamber kıssaları,İctihad ve tahric ilitam ders soruları, İctihad ve tahricönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &