ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Taif seferi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Taif seferi  (Okunma Sayısı 2389 defa)
17 Nisan 2011, 14:06:11
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 17 Nisan 2011, 14:06:11 »



 



Taif Seferi[501]

 

Resûlullah (s.a.v.) sekizinci yılın Şevval ayında Huney'den Taife doğru harekete geçti. Öncü kuvvetlerin başına Halid b. Velîd'i geçirdi. Oradaki Sakîf liler daha önce kalelerini tamir ederek içine bir yıl yete­cek ihtiyaçlarını da koymuşlardı. Evtas harbinde yenilince, hemen ka­leye kapanıp harp hazırlığına başladılar.[502]

Muhammed b. Şuayb, Osman b. Atâ el-Horasânî-babası Ata-İkrime isnadıyîa İbni Abbas'm şöyle anlattığım nakleder:

-Sonra Resûlullah yola çıkıp Taife kadar geldi ve orayı kuşattı. Peygamberin Dellal'ı:

"SakiFlÜerin kölelerinden kim kaçıp gelirse ona hürriyeti ve­rilecek!" diye ilan etti. Bu davete onların kalesinden bir gurup insan duyar duymaz hemen icabet ettiler.

Aralarında Ziyad'ın baba kardeşi olan Ebû Bekre b. Mesrûh'ta var­dı. Resûlullah onları azat etti. Onlardan her birini ashabından birine vererek geçimlerini yüklenmelerini söyledi. -Kuşatmadan   sonra-

Resûlullah (s.a.v.) geri dönüp Cı'râne'ye kadar geldi ve: "Ben Ömre yapıyorum" buyurdu.[503]

İbnü Lehî'a, Ebu'l Esved yoluyla Urve b. Zübeyr'den... İsmail b. İb­rahim b. Ukbe de amcası Musa b. Ukbe'den şöyle naklederler:

-Sonra Resûlullah (s.a.v.) Taif üzerine yürüdü. Esirleri Ci'rane'de bıraktı. Mekke çadırları (veya gölgelikleri) bunlarla dolup taşmıştı. Resûlullah Taif kalesine yakın El-Ekeme denen yere gelip on gün bu­rada konakladı ve onlarla savaştı.

Sakif liler de kalenin üzerinden ve ardından onlara taş ve ok atı­yorlardı. Ebû Bekre b. Mesruh (ile birkaç köle) dışında kimse kaleden çıkmadı. Pek çok yaralanan oldu.

Müslümanlar onları kızdırmak için bağlarının bir kısım çıbıklannı kestiler ve onları kızdırmak (ve çıkmalarni sağlamak) istediler. Bunu gören Sakîf liler: "Mallara zarar vermeyin! Zira onlar siz yenerseniz sizin, değilse bizim" dediler. Müslümanlardan bazıları Peygamber (s.a.v.)'den Taif kalesinin sürekli kuşatıma alınmasını teklif ettilerse de Nebi (s.a.v.);

"Onu fethedebileceğimizi sanmıyorum, henüz fetih izni veril­medi" buyurdu.

Urve'nin rivayetinde şu ilave vardır: Resûlullah (s.a.v.) Müslüman­lardan herbirine, bunların hurma ağaçlarından veya asma çıbıklarından beşer tanesini kesmelerini emretti.

Ömer (r.a.)'da Resûlullah'a gelip: "Yâ Resûlallah! Bunlar meyvesi yenilmeyen sahibi olmayan (orman gibi) şeylerdir." dedi. Nebi (s.a.v.)'de onlara;

"Meyveleri yenilebilenlerin öncelikle kesilmesi" emrini verdi. Bir de dellal çıkartıp: "Kim bize kaçar gelirse, hürriyeti bağışlanacaktır" diye, bağırttı.[504]

İbni İshâk anlatıyor: Taif kuşatmasına ne Urve b. Mes'ûd, ne de Gaylân b. Seleme katılabildi. İkisi de (Ürdün'deki) Cüreş şehrinde Mancınık ve (o zamana göre sığır derisinden) tank yapma sanatı öğreniyorlardı.[505]

Sonra Resûlullah (s.a.v.) Nahle üzerinden Taife geçti. Orada nama­zını eda ettiği bir mescit inşa etti. Ashabından birçok kişi okla öldü­rüldü. Müslümanlar bir türlü surlardan girme imkânı bulamadı. Sakîf liler kale kapılarını da üstlerine kapatmışlardı.

Nebi (s.a.v.), yirmi gün kadar onları muhasara altında tuttu. Yanın­da hanımlarından ikisi bulunuyordu. Bunlardan biri Ebu Ümeyye kızı Ümmü Seleme (r.a.) idi.

Daha sonra Sakif kabilesi Müslüman olunca Ebû Ümeyye b. Amr b. Vehb, Peygamber (s.a.v.)'in kuşatma esnasındaki namazgahının ol­duğu yere bir mescit inşaa etti.

Anlattıklarına göre, bu mescitte bir direk varmış hayat boyu güneşin üzerine her doğuşunda semer sesi gibi bir gıcırdama gelirmiş.[506]

Yunus b. Bükeyr, Hişam b. Senber-Katâde-Sâlim b. Ebî'1-Ca'd-Ma'dân b. Ebî Talha isnadıyla Ebû Necîh es-Sülemfnin şöyle anlattı­ğını nakleder:

-Biz Resûlullah (s.a.v.) ile beraber Taif sarayını kuşatmıştık. Ben Resûlullah (s.a.v.)'in:

"Kim attığı oku hedefine ulaştırırsa ona Cennette bir derece vardır" buyurduğunu duydum. Ben o gün tam onaltı tane oku hede­fine ulaştırdım. Yine Resûlullah (s.a.v.)'in;

"Kim Allah yolunda bir ok atarsa, o kendisi için bîr köle azad etmeye denk olur" buyurduğunu duydum.[507]

Hişam b. Urve, babası Urve-Zeyneb binti Ümmû Seleme isnadıyla Ümmü Seleme annemizden şöyle dediğini anlatır:

-Yanımda (adı Hit olan, kadın ve erkekliğe meyli olmayan veya a-sılda erkek gibi olup, kadınlık tarafı ağır basan) bir Hunsâ olduğu bir zaman Resûlullah (s.a.v) yanıma girmişti.

Bu eşcinsel adam, kardeşim Abdullah'a: "Eğer Allah yarın size Taifin fethini nasib ederse, ben sana Gaylan'ın kızını göstereceğim. Zira o -öyle tonbul biri ki- gelirken dörtle gelir, giderken sekizle gi­der[508] dedi.

Resûlullah (s.a.v.) bunu duyunca: "Bunlar yanınıza girmeyecek­ler!" buyurdu. Buharı ve Müslim aynı anlamda ittifakla rivayet etmişlerdir.[509]

Vakîdi, şeyhlerinden naklediyor: Selmân el-Fârisi, Taif kuşatma­sında Peygamber'e, "ben bunların kölelerine-taş atmak için mancınık-aleti- dikilmesi görüşündeyim!. Biz İran topraklarındayken kalelere karşı mancınık dikerdik. Eğer mancınık olmazsa kuşatma ve harp çok uzar." dedi.

Resûlullah'da ona bunu yapmasını emretti. Selman, bizzat kendi el­leriyle mancınığı yapıp onu Taif kalesinin karşısına yerleştirdi.

Bir rivayette mancınığı ve iki tankı Yezîd b. Zem'a'nm getirdiği an­latılırken, başka bir rivayette, bunu Tufeyl b. Amr'ın getirdiği geçer.

 (Onlar öküz derisinden yapılma tankın altına girerek kale duvarına saldırdılar).[510]

Bunun üzerine Sakif liler de Müslümanların üstüne yukarıdan ateş­te kızarmış demir sikkeler attılar. Sikkeler tank derisini yaktı. (Müs­lümanlar çıkmaya mecbur kalınca, üstlerine ok yağdırıp bir kısmını şehid ettiler. Efendimizde askerlerine onların bağlarının kesilip yakıl­masını emretti.

Bu kesimi gören Sûfyan b. Abdillah es-Sakafî "Yâ Muhammed, mallarımızı niye kesiyorsunuz? Bizi yenersen o zaten senindir. Değilse bizimdir, ya da senin de iddia ettiğin gibi onları Allah ve akrabalık i-çin bıraksan olmaz mı? Resûlullah (s.a.v.)'de, "Ben onu Allah ve akrabalık için bırakıyorum" diyerek bıraktı.[511]

İbnü Lehi'a tankıyla gelen hadiste Ebu'I Esved, Urve b. Zübeyr'den şöyle nakleder: Uyeyne b. Hısm kalkıp Resûlullah (s.a.v.)'in yanına geldi ve: Bana izin ver de Taif lilerle konuşayım, belki Allah onlara hidayet verir, dedi. Efendimiz de izin verdi.

Uyeyne gidip Kaleye girdi. Onlara: "Babam size feda olsun, yerini­zi iyi koruyun, vallahi biz kölelerden daha aşağılık durumdayız. Allaha yemin ederim ki, eğer bir takım hadiseler onun lehine gelişecek olursa, araplara zorla, cebren kıral olacaktır. Kalenizi iyi koruyun!" dedi. Sonra çıkıp geldi.

Nebi (s.a.v.) ona: "Sen onlara ne dedin?" diye sorunca, "ben on­lara İslâm'a çağırıp, ateşten sakındırdım ve dediğini yaptım" dedi. Efendimiz (s.a.v.)'de: "Yalan söyledin, sen şöyle şöyle dedin?" bu­yurarak dediklerini anlattı. O da: "Doğru Yâ Resûlallah, bundan dolayı Allah'a tevbe eder senden özür dilerim" dedi.

(insanlar ağaçları kesmeye başlayınca Uyeyne, Ya'la b. Mürra'ya, "bana düşen hisseyi kesmem bana haramdır" deyince Ya'la, "istersen senin yerine ben kesivereyim ne dersin?" deyince O, "cehenneme gi­rersin derim!" dedi.) Bu söz onun hala dininde şüphe olduğunu göste­riyordu. Bunu işiten Peygamber (s.a.v.) ona kızıp:

"Uyeyne cehenneme Ya'ladan daha layıktır" Hem iş sahibi sensin, senin yapman daha evlâdır" buyurdu.[512]

Muhammed b. Abdülaziz el-Mukrî 692ci yılda, Muhammed b. Ebi Hazm, Hasen b. Ali, Muhammed b. Ebî'1-Feth eş Şeybânî, Muhammed b. Ahmed el-Ukaylî, Muhammed b. Yusuf ez-Zehebi ve diğerleri bize, Ebu'l Hasen Ali b. Muhammed b.Es-Sehâvî'den haber verdiler ki.... Yine bize, İskenderiye'de Abdü'l Mu'ti b. Abdürrahman ve Abdürrahman b. Mekki haber verdiler ki.......

-Yine bize Mısırdaki, el-Lü'lü' el-Muhsıni, Ali b. Ahmed ve di­ğerleri bize bu konuda haber verdiler ki...

Yine Ebu'l-Hasen Ali b. Hibetullah eî-Fakıh, Ebu Tahir Ahmed b. Ahmed b. Silfe el-Hafız'dan o, Ebu'l-Hasen Mekki b.Mansur el'Kerci'den şöyle nakleder: Ben Halep'te Sungur el-Küdai'den Ab­dullah b. Yusuf un şöyle dediğini okudum; (ben 692 yılında İsa b. el-Muvaffak kızı Aişe'ye bu haberi okurken işittim); Bana dedem Ebû Muhammed Kudame 614 yılında huzur derslerinde haber verdi; Bu i-kisi der ki; bize Ebu Zür'a Tahir b. Muhammed el-Makdisi 487 yılında Muhammed b.Ahmed b. es-Savi'den bunlarda Ebu Bekir Ahmed b.el-Hasen el-Kadı, Ebu Abbas Muhammed b. Yakub- Zekeriya b.Yaya el-Mervezi isnadıyla Bağdat'ta Süfyan b. Uyeyne'den o, Amr b. Dinar aracılığıyla Ebu'l-Abbas'tan, o da Abdullah b. Ömer (r.a.) bu konuda şöyle dediğini haber verir;

-Nebi (s.a.v.) Taif halkım kuşattı. Ama onlardan hiçbir şey koparamadı. Bunun üzerine ashaba:

"İnşAllah yarın yola çıkacağız." buyurdu. Müslümanlar da: "Biz burayı fethetmeden mi geri döneceğiz? dediler. Efendimiz (s.a.v)de:

"Öyleyse yarın sabah erkenden çarpışmaya gidin!" buyurdu. Onlar ertesi gün saldırınca pekçok yara aldılar. Resûlullah (s.a.v.) bu­nun üzerine, "İnşAllah yarın biz yola çıkıyoruz" buyurdu. Bu söz ashabın bu kere çok hoşuna gitti. Nebi (s.a.v.) de tebessüm etti.[513]

Bu hadisi Müslim, Ebû Bekr İbni Ebî Şeybe'den, Sûfyan b. Uyeyne aracılığıyla nakleder ve "Abdullah b. Ömer" yerine Ibnü Amr geçer.[514]

Buharî ise bu hadisi Ali b. Abdullah el-Medînî-Sûfyan b. Uyeyne aracılığıyla nakleder ve "Abdullah b. Ömer dedi ki" diye devam eder. Hadisten sonra Buharî der ki: Humeydî der ki: "Bize Sûfyan (Amr-Ebû'l-Abbas el-A'ma isnadıyla Abdullah b. Ömeri (r.a.) işittim ki... di­yerek) haberin hepsini nakleder.

Ebû Kasım el-Buğavî'de: Bize Ebû Bek...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Taif seferi
« Posted on: 17 Ekim 2019, 00:34:28 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Taif seferi rüya tabiri,Taif seferi mekke canlı, Taif seferi kabe canlı yayın, Taif seferi Üç boyutlu kuran oku Taif seferi kuran ı kerim, Taif seferi peygamber kıssaları,Taif seferi ilitam ders soruları, Taif seferiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &