ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Hadis Eserleri > Sünnetin Delil Oluşu > Geçmiş Büyüklerin Hadislerin Rivayetine Dikkat Ettiklerini Göste­ren Nakiller
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Geçmiş Büyüklerin Hadislerin Rivayetine Dikkat Ettiklerini Göste­ren Nakiller  (Okunma Sayısı 510 defa)
31 Mayıs 2011, 18:07:32
Vatan Var Olsun !
Dünyalılar
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.940


« : 31 Mayıs 2011, 18:07:32 »



GEÇMİŞ BÜYÜKLERİN HADİSLERİN RİVAYETİNE DİKKAT ETTİKLERİNİ GÖSTEREN NAKİLLER

İmam Beyhakî, MedhaV&e, Halid b. Yezid'in şöyle dediğini nakleder: "Allah Rasûlü (s.a.v)'nün hadislerine hürmet etmek, Al­lah'ın Kitabı'na hürmet etmek gibidir."[431]

Beyhakî, bu sözü şöyle değerlendirir: Halid, bu sözüyle hadisin lâyık olduğu yerin bilinmesi, hürmetinin büyüklüğü ve uyulmasının farz olması hususlarında Rur'ân'a benzetildiğini anlatmak istemiştir. Çünkü Allah Teâlâ: "Allah'a itaat edin, Peygambere de itaat edin,"[432]  buyurmaktadır.

Beyhakî, Süleyman et-Teymî*den nakleder: Süleyman, de­miştir ki: Ben, Ebû Osman, Ebû Nadre, Ebû Miclez ve Hâlid el-Eşec, beraber hadisleri ve sünnetleri müzâkere ediyorduk. İçimizden birisi:

"Kur'ân'dan bir sûre okusaydık daha faziletli olurdu" dedi. Bu­nun üzerine Ebû Nadre, şöyle dedi:

"Ebû Said el-Hudrî: 'Hadis müzâkeresi, Kur'ân okumaktan daha faziletlidir,'dedi."[433]

İmam Suyûtî (911/1505), Miftâhu'l-Cenne kitabında, bu söz için şu değerlendirmeyi yapmıştır: "Bu, İmam Şafiî'nin de dediği gibi; ilim taleb etmenin, nafile namazdan daha faziletli olmasından kaynaklanmaktadır. Çünkü sadece Kur'ân okumak, nafile bir ibâdettir. Hadislerin öğrenilip ezberlenmesi ise farz-ı kifâyedir. Al­lah, en iyisini bilir."[434]

.." -.Yine Beyhakî nakleder: Süfyan es-Sevrî, demiştir ki: "Niyeti güzel bir kimse için hadis Öğretmekten daha güzel bir amel bilmiyorum.”[435]

İbnu'I-Mübârek ise şöyle der: "Allah Teâlâ'nın rızasını arayan kimse için hadis öğreniminden daha faziletli bir şey bilmiyorum."[436]

A'meş, Dırar b. Mürre'nin şöyle dediğini nakleder: "Hadis âlimleri, abdestsiz olarak hadis rivayet etmeyi hoş görmezlerdi."[437]

İshak b. Rabî anlatır: "A'meş, abdestsizken hadis rivayet et­mek istediğinde, teyemmüm alırdı."[438]

Beyhakî ve İbn Abdilberr, Katâde'den naklederler: "Rasûlullah (s.a.v)'ın hadislerini ancak abdestli iken okumamız müstehâb (güzel ve sevap) görülürdü,"

İbn Abdilberr, Şu'be'den nakleder: "Katade, Rasûlullah'ın hadislerini ancak abdestli iken rivayet ediyordu."[439]

İmam Mâlik naklediyor: "Cafer b. Muhammed ancak abdest­li iken hadis rivayet ediyordu."[440]

Ebû Mus'ab anlatıyor: "Mâlik b, Enes, Allah Rasûlü'nün ha­dislerini ancak abdestli iken rivayet ediyordu. Bunu, hadislerin mev­kii ve şerefinin yüceliğini göstermek için yapıyordu."[441]

Tabarânî, Ebû Hâzim'den, Sehi b. Sa'd es-Saidî'nin şu örnek hâlini nakleder: Sehi, kavminden birtakım insanlarla oturmuş, ken­dilerine hadis anlatıyordu. İçlerinden bazıları da birbirine dönmüş, başka şeylerden bahsediyorlardı. Bunu gören Sehi, kızdı ve:

"Şunlara bak! Ben, onlara Rasûlullah (s.a.v)'tan bahsediyorum, onlar da dönmüş birbirleriyle konuşuyorlar. Vallahi, sizin aranızdan çıkacağım ve bir daha yanınıza dönmeyeceğim," dedi. Kendisine:

"Nereye gidiyorsun?" dedim.

"Gidip Allah yolunda cihad edeceğim," dedi.[442]

Beyhakî, İmam Mâlik'ten nakleder: Said b. Müseyyeb, hasta yatağında uzanmış yatarken, yanma bir adam gelip hadis sordu. Sa­id, doğrulup oturdu ve hadisi söyledi. Adam:

"Sizi rahatsız etmek istememiştim," deyince İmam:

'Tattığım halde, sana Rasûlullah (s.a.v)'tan hadis nakletmeyi uygun görmedim," dedi.[443]

İbn Abdilberr, Abdurrahman b. Ebî Zinad'dan nakleder: "Sa'd b. Müseyyeb'e, hasta yatağında yatarken Rasûlullah (s.a.v)'tan bir hadis zikredildi. Hemen yanındakilere: 'Beni oturtu­nuz, uzandığım halde, Rasûlullah (s.a.v)'tan bir hadis nakletmeyi hoş karşılamam,' dedi.'[444]

Beyhakî, İsmail b. Ebî Üveys'ten nakleder: "İmam Mâlik, hadis rivayet etmek istediğinde abdest alır, divanın ortasına oturur, sakalını tarar, vakar ve heybetle yerleşir, sonra hadis rivayet ederdi. Bu davranışının sebebi sorulunca: 'Allah Rasûlü'nün (s.a.v) hadisini yüceltmeyi seviyorum ve ancak huzur içinde, abdestli olarak rivayet etmek istiyorum,' derdi. İmam, yolda yürürken veya ayak üstü yahut acele bir işi varken hadis rivayet etmeyi uygun bulmazdı: 'Rasûlullah (s.a.v)'tan rivayet ettiğimi, düşünüp anlayarak rivayet etmeyi seviyorum,' derdi."[445]

Abdullah b. Mübarek anlatıyor: "İmanı Mâlik'in yanınday­dım, hadis rivayet ediyordu. O arada bir akrep gelip kendisini tam onaltı kere soktu. Mâlik'in acıdan rengi değişiyor, fakat zorlanarak sabrediyor, Rasûlullah (s.a.v)'ın hadisini bölmüyordu. Rivayet işi bi­tip insanlar dağılınca, yanına vardım:

'Hazret! Bu yaptığına hayret ettim, ' dedim. O da:

'Evet, ben bunu Rasûlullah (s.a.v)'ın hadislerine olan hürmetim­den dolayı yaptım,' dedi."[446]

Bişr b. Haris naklediyor: "Bir zât, yürürken İbnu'l-Mübârek'e bir hadis sordu. İmam, adama: 'Bu halde hadis nakletmek, ilmin hürmetine uygun düşmez,'dedi."[447]

Lâlekâî, es-Sünne kitabında, İbn Abbas'tan nakleder: İbn Abbas (r.h): "O gün, nice yüzler ağarır, nice yüzler de simsiyah kara­rır," âyetindeki[448] ağaran yüzlerin; sünnet ehli kimselerin yüzü ol­duğunu, kararan yüzlerin de bid'at ehlinin yüzü olacağını söylemiş­tir.

Lâlekâî, yine İbn Abbas'tan nakleder: "Sünnete çağıran ve bid'attan sakındıran bir hadis âlimine bakmak ibâdettir."

Dârimî, Hasan el-Basrî'den, onun şu sözünü nakleder: "Sün­net ehli insanlar, önceleri, halk içinde en az sayıda olan kimselerdi. Bugün ve gelecekte de insanlar içinde sayıca en az olacak onlardır. Onlar, konfor ve rahata düşkün olanlarla lükse dalmamış, bid'atçı-lara kapılıp bid'atlara bulanmamış, sünnet üzere yaşamaya sabrede­rek Rablerine kavuşmuşlardır."[449]

Lâlekâî, İbn Şevzeb'in şöyle dediğini nakleder: "Allah'ın ibâdete başlayan bir gence, sünneti öğretecek birisini dost etmesi, kendisine bahşettiği ilk ve en büyük bir nimettir."[450]

Yine aynı müellif, Eyyûb es-Sahtiyânî'den nakleder: "Al­lah'ın, kendisine sünnetleri bilen bir âlimi nasib etmesi, gençler ve İslâm'la yeni tanışanlar için büyük bir saadettir."[451]

Hammad b. Zeyd anlatır:

"Eyyûb es-Sahtiyânî'ye hadis ehlinden birinin vefat haberi ulaştığında, üzerinde çok etki yaptığı görülürdü. İbâdet ehli bir kim­senin vefat haberi ulaştığında ise böyle bir etkilenme görülmezdi. Hazret: 'Hadis ehlinden birinin vefat haberini aldığımda, sanki vü­cut azalarımda?! birini kaybetmiş gibi olurum,'derdi."[452]

Aşağıdaki rivayetler, Suyûtî'nin, Miftâhu'l-Cenne adlı eserinde zikredilmiştir. Eyyûb es-Sahtiyânî, der ki: "Sünnet ehlinin ölmesi­ni arzulayanlar, ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istemekte­dirler."

Yine Lâlekâî, Fudayl b. Iyâz'm şöyle dediğini nakleder: "Al­lah Teâlâ'nın öyle kulları vardır ki, onlarla yeryüzünü ihya eder. On­lar, sünnet ehli âlimledir."

Müellif, Süfyan es-Sevrî'den de şu nakli yapar: "Sünnet (ha­dis) ehline hayırla muamele edin. Çünkü onlar, garip kimselerdir."

Nasr b. el-Makdisî, el-Hucce'de, Süfyan es-Sevrî'nin şöyle dediğini nakleder: "Melekler göklerin, ehl-i hadis de yeryüzünün manevî bekçileridir."[453]

Ahmed b. Hanbel'e: 'Yeryüzünde Allah'ın ebdâl (seçkin ve se­vilmiş velî) kulları var mıdır?" diye soruldu. İmam: "Evet," dedi. "Peki kimdir onlar?" denilince: "Eğer onlar ehl-i hadis değilse, ben, Allah'ın bir velî (ebdâl) kulunu bilmiyorum/3 dedi.[454]  Bunu, Makdisî, adı geçen kitabında nakletmiştir.

İmam Şafiî (r.h), der ki: "Her ne zaman hadis ehlinden birini görsem, Allah Rasûlü (s.a.v)'nün ashabından birini görmüş gibi olu­yorum"[455]  Nakil, Beyhakfnindir.

el-Makdişî, İbrahim b. Musa'dan nakleder: İbrahim'e, Rasû-lullah (s.a.v)'m: "Ümmetimin son zamanlarında bir topluluk buluna­cak; onlara, öncekilere verilen sevaplar kadar sevap verilecektir. On­lar, kötülükleri reddedip fitne çıkaranlarla savaşırlar,"[456] sözünün, kime işaret ettiğini sordular.

"Onlar, ehl-i hadistir. Çünkü halka, 'Rasûlullah (s.a.v), şunu yapın, şunu da yapmayın buyurdu/ diye tebliğde bulunacaklardır," dedi.

İbnu'l-Mübârek (181/797), der ki: "Kıyamete kadar, ümmetim­den bir grup, hak üzere bulunmaya devam edecek; kendilerine karşı gelenlerin muhalefeti onlara zarar vermeyecektir/'[457] hadisinde an­latılanlar, benim görüşüme göre hadis âlimleridir.[458]

Makdisî, İbnu'l-Medînî'nin, bu hadis hakkında şöyle dediğini nakleder: "Hz. Peygamber (s.a.v)'in sözünde anlatılanlar, hadis âlimleridir. Rasûlullah'ın yolunu takip edenler ve bâtıl fikir ve fırka­lara karşı sünneti müdafaa edenler onlardır."[459]

Yine Makdisî, İmam Buhârî'den şunu nakleder: İbn Abdul­lah'ın kapısında üç veya dört kişi hadis almak için bekliyorduk. Bize dedi ki: "Ümmetimden bir grup, hak üzere bulunmaya devam edecek; onları güçsüz bırakmak isteyenler, kendilerine bir zarar veremeye­ceklerdir," hadisinden kasdedilenlerin, sizler olduğu kanaatindeyim. Çünkü tüccarlar ticaretle, sanat ehli mesleğiyle, hükümdarlar mem­leketleriyle uğraşırken siz, Rasûlullah'ın sünnetini ihya ediyorsunuz.[460]

Hâkim, Ma'rifetü Ulûmi'l-Hadîs adlı eserinde, Mûsâ b. Harun'un şöyle dediğini nakleder: İmam Ahmed'e: "Ümmetimden bir grup, hak üzere kalmaya devam edecektir," hadisindeki grubun, kim­ler olduğu sorulunca: "Din düşmanları karşısında mansur ve muzaf­fer olan bu taife, hadis âlimleri değilse, başka kimlerin olduğunu bil­miyorum/' dedi.

Bu konuda şöyle söylenir: "Kim, sözünde ve fiilinde sünneti ken­dine âmir yaparsa devamlı hak konuşur."

İmam Ahmed b. Hanbel, yukarıdaki hadisin şerhinde, "Kıyamet gününe kadar ilâhî tevfik ve yardıma mazhar olan bu taife, hadis âlimleridir ve hadisle amel edenlerdir." demekle, ne güzel söy­lemiştir. Bunların yanında, sâlihlehn yoluna giren, geçmiş selefin haberlerine uyan, Rasûl...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 31 Mayıs 2011, 18:20:59 Gönderen: saniyenur »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Geçmiş Büyüklerin Hadislerin Rivayetine Dikkat Ettiklerini Göste­ren Nakiller
« Posted on: 20 Ağustos 2019, 11:07:17 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Geçmiş Büyüklerin Hadislerin Rivayetine Dikkat Ettiklerini Göste­ren Nakiller rüya tabiri,Geçmiş Büyüklerin Hadislerin Rivayetine Dikkat Ettiklerini Göste­ren Nakiller mekke canlı, Geçmiş Büyüklerin Hadislerin Rivayetine Dikkat Ettiklerini Göste­ren Nakiller kabe canlı yayın, Geçmiş Büyüklerin Hadislerin Rivayetine Dikkat Ettiklerini Göste­ren Nakiller Üç boyutlu kuran oku Geçmiş Büyüklerin Hadislerin Rivayetine Dikkat Ettiklerini Göste­ren Nakiller kuran ı kerim, Geçmiş Büyüklerin Hadislerin Rivayetine Dikkat Ettiklerini Göste­ren Nakiller peygamber kıssaları,Geçmiş Büyüklerin Hadislerin Rivayetine Dikkat Ettiklerini Göste­ren Nakiller ilitam ders soruları, Geçmiş Büyüklerin Hadislerin Rivayetine Dikkat Ettiklerini Göste­ren Nakillerönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &