ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Usulü Fıkıh Eserleri > Hukuku İslamiye > Hüccetlere,Karinelere,Yeminlere,Beyyinelerin Tercihine dairdir
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hüccetlere,Karinelere,Yeminlere,Beyyinelerin Tercihine dairdir  (Okunma Sayısı 953 defa)
04 Mart 2010, 01:57:56
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 04 Mart 2010, 01:57:56 »



(İKİNCİ BÖLÜM)

HÜCCETLERE, KARİNELERE, YEMİNLERE, BEYYİNELERİN TERCİHİNE
DAİRDİR.




İÇİNDEKİLER : Hücec-i battıyyenîn hükmü. Karine-i kaîıa ve sair hükm sebebleri. Tahlife ve tahalüfe aid meseleler. Bir lahika: Yemin hakkında. Te-nazu bil´eydiye aid meseleler. Beyyİnİerİn trcihine aid meseleler. Söz kimin olduğuna ve tahkim-i hâle dair meseleler. [4]

Hücec-F Hattiyyenin Hükmü :



155 - : Mazmunu ikrar ile veya şahadet-i âdile ile sabit olan hat ve hâ-tem, medar-ı hükmdür.

Tezvir ve tasni şüphesinden salim olan hat ve hatem do mamûlünbihdir, yani: Medar-ı hükmdür: Berat-i sultanî, defter-i hâkânî kuyudu ve usûlüne muvafık hiyle ve fesatdan salim olarak tahrir ve zabt edilmiş olan mehakim sicillâtı gibi. Fakat böyle olmadıkça yalnız hat ile, yalnız hatem ile ve yahut hat ve hatemin mecmuiyle amel olunmaz. Çünkü yazı yazıya benzeyebilir, mü­hürler de taklid edilebilir veya başkasının eline geçmiş olabilir.

îmam Ebû Yusuf ile imam Muhammed´e göre bir şah id, bir ra´vi veya bir hâkim, hâdiseyi unutmuş olduğu halde ona dair yazılarını görünce muktezası-na göre amel edebilir. Fetva bu veçhiledir. Zira bunda galat nadirdir, bir tağ­yir ve tahrif bulunsa ona ıttıla mümkündür. Bir yazının diğer yazıya her veç­hile müşabih olması pek azdır. Binaenaleyh nâsa genişlik gösterilmesi için bu yazıya itimad tecviz edilmişdir.

Sarrafların, tacirlerin, simsarların defterieriyle de amel edilebileceğine bazı zevat, kail olmuşlardır, bunlarda tezvirden emindirler (Hamevî, Tenkih, Reddimuhtar.)

156 - : Vaktiyle Türkiye´de Sultan Süleyman ve Üçüncü Sultan Murad zamanlarında bir ilmî heyet tarafından umuma ve tesisat-ı hayriyyeye aid arazi, köyler, mezraalar, mer´alar, yaylalar, kışlaklar ve bunların merbut ol­dukları cihetler büyük bir itina ile yazılmış, bunlara dair (970) adet defter vücuda gelmişdir. Bu defterler, istanbul´da Defteri Hâkânî = Tapu idaresi denilen dairede birbiri içinde mühürlü dört demir kapıyı havi, metin, emin bir mahzen içinde hıfz edilmekte bulunmuşdur. işte: «K-uyud-ı Defteri Hâkânî» den maksad, bunlardır.

Eşhasın alelade tasarruflarında bulunan tarlalar, çayırlar, bunun hami­dedir. Bunlar her ne kadar tapu senedlerine merbut iseler de bunların maz­munları, bilâ beyyine muteber değildir (AhkâmüTarazi.)

157 - : Mazmunu beyyine ile sabit olmadıkça mücerred vakfiyye ile and olunmaz. Çünkü hâkim, hüccete binaen hükm eder. İpuccet ise beyyine ife ik­rardır. Mücerred vakfiyye ise hüccet olmaya salih değildir. Yazı yazıya bet Eeyebilir. Fakat mahkemenin mevsuk ve mutemedünbih olan sicilinde raıia?-yed olan bir vakfiyye ile ameî olunur. Bu, Mamûlünbihadır (Tenkih-i Bâ-midî.) [5]

Kari Ne-1 Kat! A Ve Sair Hükm Sebebleri :




158 - : Esbab-ı hükm, yedidir. Bundan biri, karine-i kâtladır. Diğe´s" de şahatîfet, ikrar, yemin, yeminden nükûl, kasame ve bazı zevata göre _r kadıdır. Yani: Hâdiseye hâkimin muttali bulunmasıdır.

Meselâ : Bir şahs, elinde kana bulaşmış biçak olduğu halde havf ve :ii: ile bir boş haneden alelacele çıkmakla hemen o haneye girüse de henü gazlanmış bir kimse görülse, bu hâl, o şahsın bu kimseyi kati etmiş. oldü-.. bir kat´î karine teşkil eder, bunda iştibah olunmaz. Binaenaleyh, hâkin;. :-karineye binaen û şahsın katil olduğuna hükm eder.

Kezalik : Bir kimsenin elinde bulunan bir malda senelerden beri asar ruf-ı müllâk ile mutasarrıf bulunması, bu malın kendisine aidiyyeti için Ür karine-i kâtladır. Binaenaleyh bu karineye mebni bu malın o kimseye uSj-yetine şahadet olunabilir (Reddimuhtar Mecelle.)

159
- : Bir şey hakkında şahadete mebni hükm verileceği gibi ikran. se­mine, veya yeminden nükûle binaen de hükm verilebilir.

Meselâ : Bir kimse, bir şahsdan karz cihetinden olarak şu kadar rteaal dâva ve bunu inkâra mukarin iki şahidin şahadetiyle isbât etse bu measgsa o kimseye verilmesine hükm edilir.

Kezalik : Böyle bir borçlunun borcunu ikrar etmesi veya kendisine u edilen yeminden nükûl eylemesi takdirinde de bu veçhile hükm olunur,

Bilâkis, müddeî, bu alacak iddiasını isbât edemeyib de muddeaaleyı dişine tevcih edilen yemini yapsa müddeînin bu alacak dâvasının hükm edilir. Kasâme de yemin kabilindendir. Kasâme mebhasine mür;:ıafc"

160
- : îlnvi kadıya gelince bu da bazı zatlara göre esbab-ı Şöyle ki: Bir hâkim, daha hâkim olmadan bir şeye muttali olsa, kim olunca ledel´mürafaa o şey hakkında bu ıttılaına göre hükm verebife

Meselâ : Bir zat, bir kimsenin bir şahsa şu kadar meblâğ borç görmüş olsa da sonra hâkim olduğu zaman buna dair huzurunda bir âfet inkâr vuku bulsa bu zat, bu meblâğın ikraz veistikraz edildiğini müşahade et­miş olduğuna mebni bununla hükm edebilir. Çünkü böyle bir dâvayı şahadet le isbâtdan maksad, hakikat-ı hâle ıttıla husulüdür. Hâkim ise emin olduğun­dan onun ıttılaı da bu hususda kâfidir.

Fakat diğer zevata göre bir hâkimin kendi ıttılaına binaen hükm vermesi, hakkında töhmeti, sui´zanm celb eder. Bahusus zamanenin fesadı, hâkimlere böyle bir salâhiyyet verilmesine mânidir. Binaenaleyh hâkimin ilmi, esbaİM hükmden olamaz. Müftabih olan da budur (Mebsût, Camiül´füsûleyn.)

(îbn-i Hazm, ilm-i hâkimin esbab-ı hükmden olup olmaması hususunda şu malûmatı vermektedir.

Hâkim için farzdır ki, dima, kısas, hudûd, emval gibi hususlarda kendi il­miyle hükm etsin. Bunları gerek hâkim olmadan evvel ve gerek sonra bilmiş olsun müsavidir. En kuvvetli hükm, hâkimin kendi ilmine istinaden vermiş ol­duğu hükmdür. Çünkü bu halde hakka yakını bulunmuş olur. Sonra ikrar ile, daha sonra da beyyine ile olan hükm kuvvetlidir, imam Şîfii, Ebû Sevr, Ebû Süleyman da buna kaildirler.

Rivayete nazaran Ömer tbnil´aziz demişdir ki: Hâkim, zina hususunda kendi İlmiyle = Ittılaiyle hükm edemez. Şa´bî de demişdir ki: Ben hem kadı, hem de şahid olamam.

imam Malik, îmam Ahmet, Ebû Ubeyde ve bir kavle nazaran Ibn-i Ebî Leylâ ve bir kavle göre imam Muhammed de demişdir ki: Hâkim, kendi bil meşine istinaden hiç bir şey hakkında hükm edemez.

îmam Ebû Yusuf da demişdir ki: Hâkim, hudüdden başka, kısas ve saire hususlarında kendi ilmiyle hükm edebilir. Bunlara gerek hâkim olmadan ev­vel ve gerek sonra muttali bulunmuş olsun müsavidir. İmam Muhammed´in ilk kavli de böyledir.

imamı Azama göre ise hâkim, kazaya tevdii etmesinden evvelki ıttılaına binaen asla hükm edemez. Meselâ: Bir hâkim, bir şahsın birini kati etdiğine hâkim olmadan muttali olsa hâkim oldukdan sonra bu bilgisine binaen o şah­sın katil olduğuna hükm edemez. Amma hâkim oldukdan sonra muttali oldu­ğu şeylerhakkında hükm edebilir. Bundan yalnız hudûd müstesnadır, onlar ile hükm edemez, imam Leys´e göre de müddeî, hukuk-ı nâsa müteallik bir hususda bir şahid ikame etmedikçe hâkim, mücerred kendi ilmine istinaden hükm edemez. Fakat bir şahid ikame ederse hâkim, o şahid ile beraber kendi ilmine istiaden hükm edebilir (Kitâbül´muhallâ.)

(Müctehidin-i kiramdan bazılarına göre kâiflerin = Nesebleri firasetleriy-le tâyine muktedir kimselerin neseb hususundaki ifadeleri de esbab-ı hükm-dendir. .

Bu hususda Hanbelî´lere aid olan bazı meseleler, ikinci cildde neseb meb-hasinde yazılmışdır.

(Ibn-i Hazm diyor ki: Bir çocuğun nesebini ilhak hususunda kâifenin sö-ziyle hükm vâcibdir. Bu hususda hürreler ile cariyeler müsavidir. îmam Şa­fiî´nin, Ebû Süleyman´ın kavli de böyledir, imam Mâlik´e göre yalnız cariye­lerin çocukları hususunda kaillerin şahadetiyle hükm edilebilir, imamı Azama göre İse bununla hiç bir hususda hükm edilemez (Elmuhallâ.)

(Şafiî´lere göre kaifler hakkında şu gibi meseleler vardır.

(1) : Kâifin müslim, âdil, nâtık, basîr, reşît, tecrübe sahibi nesebini nefy edeceği şahsa karşı âdavetden beri ve nesebini ilhak edecek şahsa gayr-ı ka-rib bulunması şartdır. Çünkü kâif, ya hâkim veya kasım demekdir.

(2)
: Bir kâifin tecrübe sahibi olup olmadığını anlamak için bir çocuk, va­lidesi» içlerinde bulunmayan kadınlar ile beraber üç kere kâife gösterildiği gibi bir kerre de validesi aralarında bulunan kadınlar ile beraber kâife arz edilir. Kâif, bu çocuğu, asıl validesine nisbet eder de diğerlerinden birine nis-bet etmezse sahib-i tecrübe olduğu anlaşılmış olur.

(3)
: Esah olan kavle göre kâifde hürriyet, zükûret de şartdır. Fakat adet şart değildir.

Binaenaleyh iki kimse, bir meçhul lakıtın veya sair meçhûlünneseb bir ço­cuğun nesebini iddia etseler bu çocuk kâife gösterilir. Kâif, bunu o iki kim­seden hangisine ilhak ederse bu çocuğun nesebi o kimseye lâhik olur.

(4)
: iki kimse, bir kadına bir şüphe üzerine, meselâ: Zevcesi veya cari­yesi sanarak tekarrüb edib de kendilerinden tevellüdü mümkün olacak halde bir çocuk dünyaya gelse bakılır: Eğer çocuk, bunların takarrübünden itiba­ren altı ay ile dört sene arasında dünyaya gelmiş ise kâife gösterilir. Ve eğer iki takarrüb arasına bir hayz tehallül etmiş ise çocuk, ikinci tekarrüb sahibi­ne aid olur, velev ki bunun nesebini ilk tekarrüb sahibi iddia etsin. Çünkü hayz, rahmin çocukdan beri olduğuna zahiren bir alâmetdir. Bununla çocuğun ilk tekarrüb edene taallûkunun inkıtâı zahir olur. Artık kâife göstermeğe hacet kalmaz. Meğer ki ilk takarrüb eden, o kadının nikâhı sahih ile kocası bulun­muş olsun, ikinci tekarrüb sahibi de bir £übhe ile veya fâsık nikâh ile tekar­rüb etmiş olsun. Bu ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hüccetlere,Karinelere,Yeminlere,Beyyinelerin Tercihine dairdir
« Posted on: 14 Ekim 2019, 14:03:07 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hüccetlere,Karinelere,Yeminlere,Beyyinelerin Tercihine dairdir rüya tabiri,Hüccetlere,Karinelere,Yeminlere,Beyyinelerin Tercihine dairdir mekke canlı, Hüccetlere,Karinelere,Yeminlere,Beyyinelerin Tercihine dairdir kabe canlı yayın, Hüccetlere,Karinelere,Yeminlere,Beyyinelerin Tercihine dairdir Üç boyutlu kuran oku Hüccetlere,Karinelere,Yeminlere,Beyyinelerin Tercihine dairdir kuran ı kerim, Hüccetlere,Karinelere,Yeminlere,Beyyinelerin Tercihine dairdir peygamber kıssaları,Hüccetlere,Karinelere,Yeminlere,Beyyinelerin Tercihine dairdir ilitam ders soruları, Hüccetlere,Karinelere,Yeminlere,Beyyinelerin Tercihine dairdirönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &