ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > El-Bidaye Ven Nihaye >  İmam Ebu Hanife
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İmam Ebu Hanife  (Okunma Sayısı 761 defa)
21 Kasım 2010, 23:39:11
Esila

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 967


« : 21 Kasım 2010, 23:39:11 »



İmam Ebu Hanife


Hicretin Yüzkırkbeşinci Senesi

Muhammed B. Abdullah B. Hasan´ın Öldürülmesi

İbrahim B. Abdullah B. Hasan´ın İsyanı

İbrahim B. Abdullah B. Hasanın Basra´da Ayaklanması

Hicretin Yüzkırkbeşinci Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler.

Abdullah B. Mukaffa.

Hicretin Yüzkırkaltıncı Senesi

Bağdat Şehri Hakkında Varid Olan Eser Ve Haberler.

Bağdat Hakkında Âlimlerin Rivayetleri

Hicretin Yüzkırkyedînci Senesi

Hicretin Yüzkırksekîzinci Senesi

Hicretin Yüzkırkdokuzuncu Senesi

Hicretin Yüzellinci Senesi

İmam Ebu Hanife

Hicretin Yüzellîbirinci Senesi

Rusafe Şehrinin Kuruluşu.

Hicretin Yüzelliikînci Senesi

Hicretin Yüzelliüçüncü Senesi

Hicretin Yüzellidördüncü Senesi

Eş´ab Et-Tami

Ebu Amr B. Alâ.

Hicretin Yüzellibeşinci Senesi

Rafika Şehrinin İnşası

Hammad Er-Raviye.

Hicretin Yüzellialtıncı Senesi

Hicretin Yüzellîyedinci Senesi

İmam Evzaî´nin Biyografisi

Hicretin Yüzellisekizincî Senesi




Hicretin Yüzkırkbeşinci Senesi


Bu senede vukubulan hadiseler arasında Muhammed b. Abdullah b. Hasan´ın Medine´de, kardeşi İbrahim´in de Basra´da ayaklanması-dır. Nitekim bunu inşAllah ileride açıklayacağız.

Muhammed´e gelince o, Ebu Cafer el-Mansur´un kendi aile efradı olan Hasan oğullarını Medine´den Irak´a anlattığımız şekilde naklet­tirmesinden sonra isyana başladı. Ebu Cafer el-Mansur, onun aile ef­radını çok kötü bir hapishanede hapsetti. Orası o kadar kötü şartlar­da idi ki, orada ezan sesini işitemiyorlar, namaz vakitlerinin geldiğini bilemiyorlardı. Ancak zikir ve Kur´ân tilavetiyle namaz vakitlerini tesbit edebiliyorlardı. Hapse atılanların büyüklerinin çoğu vefat etti. Allah onlara rahmet etsin.

Bütün bu olaylar cereyan ederken Ebu Cafer el-Mansur´un yaka­latmak istediği ve arattığı Muhammed ise Medine´de gizlenmekteydi. Hatta bazı zamanlarda o bir kuyuya inerek gizleniyordu. Vücudunun tümünü suya sokuyor, sadece başını dışarıda tutuyordu. Kardeşi İb-rahim´le anlaşarak isyanı başlatacakları vakti belirlediler. Kendisi Medine´de, kardeşi İbrahim de Basra´da isyanı başlatacaklardı.

Medineli ve diğer insanlar, gizlendiğinden ve ortaya çıkmayışm-<*an ötürü Muhammed b. Abdullah´ı kınıyorlardı. Nihayet bu kınama­ca dayanamayarak ortaya çıkmaya karar verdi. Saklanmanın ver-^ğı aşırı rahatsızlık ve Medine valisi Riyah´ın ısrarlı aramaları, gece gündüz peşine adam takması onu son derece zor duruma sokmuştu. İşi zorlaşıp durumu sıkıntılı olunca falan gecede ortaya çıkmaya ve isyanı başlatmaya arkadaşlarıyla birlikte karar verdi.

, Kararlaştırılan gece geldiğinde, bazı ihbarcılar Medine valisi Ri. yah´a gelerek durumu haber verdiler. O da son derece sıkıldı ve ra­hatsız oldu. Askerleriyle bineklerine binerek Medine´de devriye nöbe­ti tuttu. Mervan´ın evinin çevresinde dolaştı, ama Muhammed üe adamları orada toplandıkları halde vali ve adamlarının bundan habe­ri olmadı. Vali, konağına döndükten sonra, Hüseyin b. Ali, oğullarına haber gönderip onları huzurunda toplantıya çağırdı, geldiler. Bera­berlerinde Kureyş kabilesinin ve diğer kabilelerinin liderleri de vardı. Vali onlara öğüt verdi ve aynı zamanda azarladı. Sonra şöyle dedi:

«Ey Medine halkı! Halife şu adamı doğularda ve batılarda aratı­yor, ama o şimdi sizin aramzdadır. Sonra halifenin emrini dinleyip kendisine itaat edeceğinize dair verdiğiniz bey´at size yetmedi mi Al­lah´a yemin ederim ki, Muhammed´in hanginizin yanında olduğunu duyarsam ve hanginizin onunla birlikte isyana kalktığını görürsem mutlaka boynunu vururum!»

Orada bulunanlar, Muhammed´in nerede olduğunu bilmedikleri­ne dair beyanda bulundular. Onun hakkında haberleri olduğuna dair söylenenleri inkar ettiler ve şöyle dediler: «Senin yanına silahlı a-damlar getirelim. Eğer bu hususta beklenmedik birşey olursa silahlı adamlarımız senin emrinde savaşsınlar.» Kalkıp gittiler ve silahlı bir grup adam getirdiler. Bunlar, valinin huzuruna girmek için izin iste­diler. Vali: «Onlara izin yok. Bunun bir hile olmasından korkuyo­rum.» dedi. Silahlı adamlar kapıda oturdular. Halk da valinin etra­fında oturmuş, bekliyorlardı. Vali susmuştu, çok az konuşuyordu.

Bu halde iken gecenin bir bölümü geçti. Sonra aniden Muham­med b. Abdullah´ın adamları yüksek sesle tekbir alarak ortaya çıktı­lar. İnsanlar gece yarısında paniğe kapıldılar. Bazı kimseler, Hüseyin oğullarının boyunlarının vurulmasını valiye tavsiye ettiler. Hatta on­lardan biri dedi ki: «Neden, biz itaatkar kimseleriz.» dedi. Karşılaştı­ğı beklenmedik hadise ile meşgul olduğundan ötürü vali onlara kulak vermedi. Muhammed´in adamları valinin ve yönetimdeki adamların dalgınlığını fırsat bilip hızla harekete geçtiler. Hükümet konağının duvarlarına tırmandılar ve oradaki bir çöplüğe atladılar.

Muhammed b. Abdullah b. Hüseyin, 250 kişiyle geldi ve zindana gitti. Oradaki mahpusları çıkardı. Hükümet konağına gelip kuşatma altına aldı. Kapıları açtırdı. Vali Riyah b. Osman´ı yakalayıp Mer­van´ın evindeki zindana attı. Onunla birlikte İbn Müslim b. Ukbe´yi de zindana attırdı. Hüseyin oğullarını, o gecenin başında öldürmesi için vali Riyah´a tavsiyede bulunan kimse o idi. Hüseyin oğulları kurtulmuş ve valiyi kuşatma altına almışlardı.

Muhammed b. Abdullah b. Hasan, Medine´ye hakim olup sabaha erdiğinde halk kendisine boyun eğdi. Sabah namazını kıldırdı ve na­mazda Fetih sûresini okudu. Recep ayının başındaki bu gece, artık yerini sabah aydınlığına terkediyordu. Muhammed b. Abdullah, o gün Medine halkına bir nutuk irad etti. Abbasilerden bahsetti. Onla­rın yerilmesine neden olacak şeyler anlattı ve onları yerdi. Hangi bel­deye gitmişse halkın kendisine bey´at ettiklerini, emrini dinleyip ken­disine itaatkar olacaklarını beyan ettiklerini ifade etti. Bunun üzeri­ne çok azı dışında bütün Medine halkı ona bey´at ettiler.

İbn Cerir´in rivayetine göre İmam Malik, Muhammed´e bey´at et­meleri için halka fetva vermiştir. Kendisine: «Boynumuzda Mansur´a yaptığımız bey´at vardır.» dediklerinde o şû cevabı vermişti: «Siz zor­lanarak Mansur´a bey´at etmiştiniz. Zorlanan kimsenin bey´atı geçerli değildir.» İmam Malikin bu fetvası üzerine halk, Muhammed´e bey1 at etti. İmam Malik, kendi evine kapandı. Dışarı çıkmadı. Muhammed b. Abdullah, kendisine bey´at etmesi için İsmail b. Abdullah b. Cafer´e teklifte bulunduğu zaman, İsmail ona şöyle demişti: «Ey kardeşimin oğlu, sen Öldürülmüşsün (yani seni öldürecekler).» Bunun üzerine ba­zı kimseler Muhammed b. Abdullah´a bey´atten vazgeçtiler, ama ço­ğunluk ona bey1 ata devam etti. Onunla beraber oldu.

Muhammed b. Abdullah, Medine´ye vali olarak Osman b. Mu­hammed b. Halid b. Zübeyr´i, kadı olarak Abdülaziz b. Muttalib b. Ab­dullah el-Mahzumî´yi, güvenlik amiri olarak Osman b. Abdullah b. Ömer b. Hattab´ı, maaş divanının müdürü olarak Abdullah b. Cafer b. Abdullah b. Misver b. Mahreme´yi tayin etti.

Muhammed b. Abdullah, hadislerde adı geçen Mehdi olmak arzu­suyla Mehdi lakabını takındı, ama Mehdi değildi. Umduğu ve temen­ni ettiği şeyi elde edemedi. İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn.

Muhammed b. Abdullah´ın Medine´ye girdiği gecede, Medinelüer-den biri uzak mesafeler katederek yedi gecede halife Mansur´a ulaştı. Bir gece vakti halifenin köşküne vardığında, onun uyumakta olduğu­nu gördü. Hacibi Rebi´e dedi ki:

- Halifenin yanma girmek için izin istiyorum.

- Halife bu saatte uyandmlamaz.

- Mutlaka yanma girmem gerekir.

Bunun üzerine hacib Rebi, halifenin yanma girerek durumu an­ıttı, sonra da çıkıp Medineliyi halife ile görüştürdü. Medineli adam huzura vardığında halife ona sordu:

- Ne var, ne haberler getirmişsin

- Muhammed b. Abdullah b. Hasan, Medine´de isyan etti. Mansur paniğe kapılmadı ve hiç üzülmedi. Aksine adama şöyle sordu:

- Sen onu gördün mü

- Evet.

- Vallahi o ve beraberinde bulunup ona uyanlar helak olacaklar­dır.

Böyle dedikten sonra Medineli adamın zindana atılmasını emret­ti. Daha sonra arka arkaya onun haberini doğrulayıcı haberler gelin­ce Mansur, Medineli adamı serbest bıraktı ve hapiste kaldığı her gece için ona 1.000 dirhem verdi. Böylece toplam olarak ona 7.000 dirhem yerdi.

Mansur, Muhammed´in isyanının doğru olduğunu tesbit edince sıkılmaya başladı, tedirgin oldu. Müneccimlerden biri ona şöyle dedi: «Ey mü´minlerin emiri, ondan sana bir zarar gelmez. Allah´a yemin ederim ki, bütün köşe bucağıyla yeryüzüne sahip olsa bile yetmiş günden fazla kalamaz.»

Sonra Mansur, büyük komutanları toplantıya çağırdı. Bunların hapishaneye gidip Muhammed´in babası Abdullah b. Hasanla görüş­melerini, oğlunun isyan hareketini başlattığını kendisine haber ver­melerini ve bu hususta onun söyleyeceklerine kulak vermelerini em­retti. Komutanlar hapishaneye gittiklerinde durumu babası Abdul­lah´a bildirdiler. O da şöyle dedi:

- İbn Selame´nin (yani Mansur´un) ne yapacağını sanıyorsunuz

- Bilemiyoruz.

- Vallahi cimrilik sizin adamınızı (Mansur´u) öldürdü. Onun para sarfetmesi ve adam istihdam etmesi gerekir. Eğer galib olursa yaptığı masrafları geri alması kolaydır. Aksi takdirde adamınızın hazineler­de hiçbir malı kalmaz. Hazinelerindeki mallar başkalarının eline ge­çer.

Komutanlar, halife Mansur´un yanma döndüler ve Muhammed´in babası Abdullah b. Hasan´ın söylediklerini ona ilettiler. Halk da hali­fe Mansur´a, Abdullah b. Hasan´ın söylediklerini uygulaması tavsiye­sinde bulundu. O da İsa b. Musa´yı davet etti. İsa, onun davetine ica­bet...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: İmam Ebu Hanife
« Posted on: 19 Ağustos 2019, 13:19:31 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İmam Ebu Hanife rüya tabiri, İmam Ebu Hanife mekke canlı, İmam Ebu Hanife kabe canlı yayın, İmam Ebu Hanife Üç boyutlu kuran oku İmam Ebu Hanife kuran ı kerim, İmam Ebu Hanife peygamber kıssaları, İmam Ebu Hanife ilitam ders soruları, İmam Ebu Hanifeönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &