ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > El-Bidaye Ven Nihaye >  Hicretin Yüzyirmidördüncü Senesi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hicretin Yüzyirmidördüncü Senesi  (Okunma Sayısı 715 defa)
22 Kasım 2010, 12:02:53
Esila

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 967


« : 22 Kasım 2010, 12:02:53 »



Hicretin Yüzyirmidördüncü Senesi

Hicretin Yüzonaltıncı Senesi

Hicretin Yüzonyedinci Senesi

Hicretin Yüzonyedinci Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler.

Katade B. Duame Es-Sedusî

Fasıl

İbn Ömer´in Azatlısı Nafi

Şair Zu Rimme.

Hicretin Yüzonsekizinci Senesi

Alî B. Abdullah B. Abbas.

Hicretin Yüzondokuzuncu Senesi

Hicretin Yüzyirminci Senesi

Hicretin Yüzyirmibirînci Senesi

Hicretin Yüzyirmibîrinci Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler.

Zeyd B. Ali

Mesleme B. Abdülmelik.

Nümeyr B. Kays.

Hicretin Yüzyirmiikinci Senesi

Battal Adıyla Bilinen Abdullah Ebu Yahya.

Hicretin Yüzyirmiikinci Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler.

Îyas Ez-Zekî

Hicretin Yüzyirmiüçüncü Senesi

Hicretin Yüzyirmidördüncü Senesi

Hicretin Yüzyirmidördüncü Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler.

Kasım B. Ebi Bezze.

Zührî

Fasıl

Bilal B. Sa´d.

Cad B. Dirhem..



Hicretin Yüzonaltıncı Senesi


Bu senede Muaviye b. Hişam, Anadolu´ya gazaya gitti.

Şam´da ve Irak´ta büyük bir veba görüldü. Vebanın en şiddetlisi Vasıfta görüldü.

Bu senenin muharrem ayında Horasan valisi Cüneyd b. Abdur-rahman el-Mirrî, karnına musallat olan bir hastalıktan dolayı vefat etti. Bu zat, Fadıla binti Yezid b. Mühelleb ile evlenmişti. Mü´minle-rin emiri Hişam b, Abdülmelik ona kızmış, onu görevden azletmiş, yerine Asım b. Abdullah´ı Horasan valiliğine tayin etmişti. Asım´a şu emri de vermişti: «Eğer sen Horasan´a gittiğinde ölmeden Önce Cü-neyd´i ele geçirebilirsen, onun canını sen al.» Asım b. Abdullah Hora­san´a gelmeden Cüneyd, muharram ayında Merv şehrinde vefat eti.

Onun vefatı ile ilgili olarak Ebu Cerir İsa b. İsmet, şu ağıdı yak­mıştı:

«Cömerdlik ve Cüneyd, birlikte öldüler. Cömerdliğe ve Cüneyd´e selam olsun. Dallarda güvercinler öttükleri sürece, İkisi birlikte Merv mezarlığında kalacaklar.

Sizler kerem sahibi kimselerin kötülükten uzak, seçkin şahsiyet­leri idiniz.

Sizler vefat edince cömerdlik ve keremde öldü.»

Asım, Horasan´a gelince Cüneyd´in geride bıraktığı idarecileri da­yağa yatırdı. Onlara çeşitli işkenceler tatbik etti, devlet malını müsa­dere ettiklerini ve çeşitli suçlar işlediklerini ileri sürerek onlara hak­sızlık etti. Bu nedenle Haris b. Şüreyh, ona karşı ayaklanıp isyan etti ve onunla meydanda savaştı. Aralarında burada anlatımı uzun süre­cek vak´alar meydana geldi., Sonra Haris b. Şüreyh bozguna uğradı, Asım ona galip oldu.

Vakidî dedi ki: Bu senede Velid b. Yezid insanlara haccettirdi. O, amcası Hişam b. Abdülmelik´ten sonra hilafete geçmişti. ´Nitekim bu husus inşaallah ileride de anlatılacaktır. [1]



Hicretin Yüzonyedinci Senesi


Bu senede Muaviye b. Hişam, Anadolu kıyılarına gazaya gitti. Süleyman b. Hişam da İç Anadolu taraflarına gazaya gitti. İkisi de mü´minlerin emiri Hişam´m oğullan idiler.

Bu senede "Eşek Mervan" lakabıyla tanınan ve Ermeniye´de bu­lunan Mervan b. Muhammed iki müfreze gönderdi. Bunlar, Lan tarafindaki şehirleri fethettiler, oradaki insanların çoğunu imana getirdi­ler.

Bu senede Hişam, önceki senede Cüneyd´in yerine Horasan´a ta­yin ettiği vali Asım b. Abdullah el-Hilalî´yi görevden azletti. Hora­san´ı daha önceki uygulamaların devamı olarak Irak valisi Abdullah b. Halid el-Kusarî´nin uhdesine verdi. Bunu azledilmiş olan Asım b. Abdullah el-Hilalî´nin bir mektubuna dayanarak yaptı. O, mü´min­lerin emiri Hişam´a şöyle bir mektup yazmıştı: «Horasan valiliği, an­cak Irak valiliği ile birlikte yürütülebilir. (Kendisi bu teklifte bulun­muştu ama bu teklif kendisi için değil de başkaları için gerçekleşti.) Hişam, onun bu nasihatini kabul etmiş ve Horasan´ı Halid el-Kusa­rî´nin uhdesine tevdi etmişti. [2]



Hicretin Yüzonyedinci Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler


Katade B. Duame Es-Sedusî


Künyesi Ebu´l-Hattab el-Basrî idi, a´ma idi. Tabiin ulemasından ve ilmiyle amel eden imamlardandı. Aralarında Said b. Müseyyeb, Mısrî, Ebu´l-Aliye, Zürare b. Evfa, Atâ, Mücahid, Muhammed b. Şi­rin, Mesruk, Ebu Miciez ve diğerlerinin de bulunduğu bir tabii cema­atından ve Enes b. Malik´ten rivayetlerde bulunmuştur. Eyyüb, Ham-mad b. Mesleme, Humeyd et-Tavil, Said b. Ebu Arube, A´meş, Şube, Evzaî, Mes´er, Muammer ve Hemmam gibi büyüklerin de aralarında bulunduğu bir cemaat da ondan hadis rivayet etmişlerdir.

Said b. Müseyyeb dedi ki: «Katade´den daha faziletli başka bir Iraklı bana gelmiş değildir.»

Bekir el-Müzenî: «Hıfzı ondan daha sağlam başka birini göreme­dim.» demiştir.

Muhammed b. Şirin: «O, insanlar arasında hıfzı en sağlam olan kimse idi.» demiştir.

Matar dedi ki: «Katade, bir hadisi dinlediği zaman onu ezberle-yinceye kadar, bir korku ve titreme kendisini alırdı. Nihayet o hadisi ezberlerdi.»

Zührî: «Katade, MekhuTden daha âlimdi.» demiştir.

Muammer: «Zührî, Hammad ve Katade´den daha fakih birini gör­medim.» demiştir.

Katade dedi ki: «Duyduğum herşeyi kalbim hıfzetti.»

Ahmed b. Hanbel dedi ki: «Katade, Basralılar arasında hafızası en sağlam olan bir kimseydi. Duyduğu herşeyi ezberlerdi. Cabir, bir defasında ona bir sayfalık yazıyı okumuş, o da dinlediği o sayfadaki ifadeleri ezberlemişti. Cabir, bir gün ondan bahsetti, onun ilmini, fık­hını, cedel ilmi hususundaki bilgisini, tefsire vukufunu ve diğer özel-likerini övdü.»

Ebu Hatim dedi ki: «Katade, hicretin 117. senesinde Vasıfta ta­undan Öldü. O zaman ellialtı veya elliyedi yaşında idi.»

Katade dedi ki: «Bir kimse Allah´a bağlanırsa, Allah onunla bera­ber olur. Allah´ın kendisiyle beraber olduğu kimsenin yanında yenil­meyen bir cemaat, uyumayan bir bekçi, sapmayan bir hidayet kılavu­zu ve unutmayan bir âlim vardır.»

Katade dedi ki: «Cennet´te, Cehennem tarafına bakan bir pencere vardır. Cennetlikler oradan bakıp şöyle derler: "Şu şakilere ne olmuş-ki Cehennem´e girmişlerdir Bizler sizin te´dibiniz sayesinde Cennet´e girdik." Cehennemlikler şöyle derler: "Evet, bizler sizi te´dip etmek için sizlere emirler verdik, ama kendimiz o emirleri yerine getirmez­dik. Sizi bazı şeylerden yasaklardık ama o yasakları kendimiz çiğner­dik."»

Katade dedi ki: «Kişinin kendi nefsini, dinini ve insanları ıslah etmek amacıyla ilimden bir bab ezberlemesi, bir sene müddetle iba­det etmesinden daha faziletlidir.

Eğer ilimle yetinilecek olsaydı, Musa (a.s.), sahip olduğu ilimle yetinirdi. Ama o daha fazlasını istedi.»

Bu senede vefat edenler arasında Ebu Habbab Said b. Yesar, A´rec, İbn Ebi Müleyke, Abdullah b. Ebi Zekred el-Huzaî ve Meymun b. Mehran b. Musa b. Verdan da vardı. [3]



Fasıl


Said b. Yesar´a gelince o, abid ve zahidlerdendi. Bir sahabe cema­atından rivayetlerde bulundu.

A´rec ile İbn Ebi Müleyke de böyle idiler. Meymun b. Mehran´a gelince o, tabii âlimlerinin zahid ve abidlerinin en kıymetlilerindendi. Önde gelen imamlarmdandı. Meymun, Cezire halkının imamı idi. Taberanî´nin rivayetine göre ona şöyle demişler:

- Sana ne olmuş ki, bir kardeşin dahi senden kızarak ayrılmıyor. Meymun şu cevabı vermişti:

- Ben onunla tartışmam ve alış veriş yapmam.»

Ömer b.Meymun dedi ki: «Babam çokça namaz kılmaz, çokça oruç tutmazdı, ama Aziz ve Celil olan Allah´a karşı gelmekten hoşlan­mazdı.»

İbn Ebi Adiy, Yunus tariki ile Meymun´un şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Âlim ve cahille tartışma. Alimle tartışırsan onun ilmine ulaşamazsm, cahille tartışırsan kalbin katılaşır.»

Ömer b. Meymun dedi ki: «Babamı bir gün elinden tutarak Basra caddelerinde gezdirdim, bir su kanalının yanına geldik. Babam orayı geçemedi, ben kanalın üzerine uzandım, sırtıma basarak geçti. Sonra kalkıp tekrar elinden tuttum ve Hasan-ı Basrî´nin evine gittik. Kapı­ya vurdum, Sedusili bir cariye karşımıza çıktı. Kim olduğumuzu sor­du, babamı göstererek: «Bu, Meymun b. Mehran´dır. Hasan´la görüş­mek istiyor.» dedim. Cariye: «Ömer b. Abdülaziz´in katibi Meymun mu » diye sorunca evet, dedim. O da babama dönüp: «Ey bahtsız adam, ne diye şu kötü zamana kadar kaldın » dedi. Babam ağladı. Hasan-ı Basrî, onun ağlayışını duydu, kapıya geldi. İkisi kucaklaştı­lar. Sonra içeri girdiler, babam ona dedi ki: «Ey Ebu Said, ben kal­bimde bir katılık görüyorum, sen onu yumuşat ve sükuna erdir.» Ha­san, ona şu ayeti okudu:

«Bana söylesene, ey Muhammedi Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendile­rine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı » (eş-Şuarâ, 205-207.) Babam bayılıp yere düştü, koyun kesilirken nasıl ayaklarını oy­natıp çırpmıyorsa babamın da ayaklarım oynatıp çırpındığını gör­düm. Uzun bir süre sonra ayağa kalktı. Sonra cariye geldi ve: «İhtiya­rı yordunuz, haydi kalkın evinize gidin.» dedi. Babamın elini tutup oradan ayrıldım, ona dedim ki:

- Babacığım, bu Hasan-ı Basrî miydi

- Evet.

~ Onu daha yaşlı sanıyordum.

Ben böyle dedikten sonra göğsüme bir yumruk vurdu, sonra şöyle dedi:

- Ey oğulcuğum! O bize öyle bir ayet okudu ki, eğer sen o ayeti kalbinle anlasaydm, o ayet nedeniyle kalbinde birçok yaralar görür­dün.»

Taberanî´nin rivayetine göre Meymun b. Mehran, şöyle demiştir:

Zevk ve safa uğruna bir dirhem verip yerine 100.000 dirhem ka­zanmaktansa, şu ayetin kapsamına girmemeyi daha çok arzularım:

«İnsanlar arasında, bir bil...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hicretin Yüzyirmidördüncü Senesi
« Posted on: 23 Ağustos 2019, 01:50:48 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hicretin Yüzyirmidördüncü Senesi rüya tabiri, Hicretin Yüzyirmidördüncü Senesi mekke canlı, Hicretin Yüzyirmidördüncü Senesi kabe canlı yayın, Hicretin Yüzyirmidördüncü Senesi Üç boyutlu kuran oku Hicretin Yüzyirmidördüncü Senesi kuran ı kerim, Hicretin Yüzyirmidördüncü Senesi peygamber kıssaları, Hicretin Yüzyirmidördüncü Senesi ilitam ders soruları, Hicretin Yüzyirmidördüncü Senesiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &