ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Müslümanca Bir Hayat İçin Adab-ı Muaşeret
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Müslümanca Bir Hayat İçin Adab-ı Muaşeret  (Okunma Sayısı 575 defa)
02 Mayıs 2010, 13:16:51
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 02 Mayıs 2010, 13:16:51 »



Müslümanca Bir Hayat İçin Adab-ı Muaşeret

İslâmî hayat, içinde sadece namazıorucu olan, başörtüsü ya da türbanı olan hayat değil. Bütün bu ilâhiemirlerin zeminini oluşturan tutum davranışlarla, topyekün İslâmahlâkıyla bezeli bir hayat.

Böylebir hayat her şeyden önce “edepli” bir hayattır. Yaratıcı’ya veyaratılana karşı edepli... Bu edep hali en çok insan ilişkilerindekendini belli eder. Yani müslüman adab-ı muaşeret sahibidir.

Özgürlükadı altında nice kabalığın meşruiyet kazandığı, samimiyet kisvesialtında nezaketin hiçe sayıldığı, menfaat uğruna her türlüsınırsızlığın hak sayıldığı bugün adab-ı muaşereti hatırlamalıyız.

Müslümanca bir hayatın ihya ve inşası için...

Adabın, “insanı değerlendirmede önemli ölçülerden biri” olduğunu söylüyor Mesnevi.

Eskiler,Hz. Peygamber Efen-dimiz’i model alarak insanlarla iyi, sağlıklı, doğruve sağlam münasebetler kurmayı “adab-ı muaşeret” olarak tarifederlerdi. Ardından da insanın hayatı boyunca ihtiyaç duyacağı konularıiçeren derin bir hayat bilgisi dersine geçerlerdi.

Aslındaadab-ı muaşeret bugün zannedildiğinin aksine “görgü kuralları”nakarşılık gelmez. Çünkü özünde yaşayan ve yaşanan bir anlayışı taşır. Bubakımdan adab-ı muaşeret yaşama tarzının, özelde ise bireyin vekarakterinin en önemli belirleyicisidir.

Edep kelimesi terbiye, güzel ahlâk, iyi davranış, incelik, kibarlık, gibi manalara geliyor.

İslâmîkaynaklarda ‘edeb’e getirilen tanımlamalardan birisi ise Muhammed b.Tayyib el-Fâsî’ye aittir. Ona göre edep, “kişiyi küçük düşürücü bütündurumlardan koruyan tutum ve davranışlar”dır.

Bunun yanındaedebin tasavvufta “daima güzeli seçip onunla olma” (İbn Atâ k.s.),“kendini tanıma” (Abdullah b. Mübarek k.s.) veya “aklın tercümanı”(Sakatî k.s.) gibi tarifleri vardır.

Yani edep, yaşayış tarzımızı, insanlarla ilişkilerimizi güzele yönlendiren belirleyici bir işleve sahiptir.

Edepkelimesinin çoğulu olan “âdâp” aynı zamanda bir fıkıh kavramıdır ve“Hz. Peygamber s.a.v.’in sünnetine uygun olarak yapılan hareketler”şeklinde tanımlanır. Adap kavramı geniş ifadesiyle de Allah’ın vePeygamber s.a.v. Efendimizin emir ve yasaklarına uygun biçimde hareketetmek anlamına gelir.

Dolayısıyla adab-ı muaşeretin özündeEfendimiz s.a.v.’in sünneti vardır. Adab-ı muaşeret kuralları da O’nungüzide anlayışına yaklaşmak için bize sunulan yansımalardan ibarettir.Adab-ı muaşerete giden yolda sünneti anlamak
bir zarurettir.

Sınırlara Riayetin Adı

En önemli adap kitaplarımızdan biri olan Kimya-yı Saadet’te Gazali rh.a. Hazretleri edep konusunda şöyle diyor:
“Adab-ıMuaşeret esasları, hadislerde ve İslâm kaynaklı eserlerdebildirilmiştir. İnsanlar ve hayvanlar arasındaki fark, bu edeplereriayet etmek iledir. Zira hayvanlar tabiatlarının iktiza ettiği şekildeyerler, içerler, yaşarlar. Onlara akıl yeteneği verilmediği için güzelile çirkini birbirinden ayıramazlar. İnsanlar akıl ve temyiz (iyi ilekötüyü ayırt etme) yeteneğini yerinde kullanmazlarsa akıl ve tercihnimetinin hakkını vermemiş ve nimeti reddetmiş olurlar.”

Dolayısıyla,adab-ı muaşeret insanın iyi ile kötü, güzel ile çirkin karşısındakitercihinde yönlendirici bir role sahiptir. Bu rolüyle de dinî, dünyevi,tasavvufî, ahlâkî ve sosyal uygulamaları sistematize eden ilkelerbütününü içine alır.
Bu yüzden tüm bu konularda en ideal örnekPeygamber s.a.v. Efendimiz kabul edilir. İslâm adap literatürüne gireneserlerin çoğunda “Âdâbü’n-Nebi” veya benzer başlıklar altındaEfendimiz s.a.v.’in kişiliği, davranış ve yaşayış biçimi örnek olaraksunulur.

Yine Hanefi fukahasından İbni Abidin rh.a. “farz-ı ayn”olan ilimleri tasnif ederken şu hükmü ortaya koyuyor: “Kulun dininiyaşaması, Allah için amelinin ihlâsı ve kulları ile muaşereti hususundamuhtaç olduğu ilmi öğrenmesi İslâm’ın farzlarındandır.” Dikkatedilirse, insanların birbirleriyle olan münasebetleri (muaşeretkaideleri) hususunda bilgi sahibi olmaları farz-ı ayn olarakişaretleniyor.

İmam-ı Kurtubî’nin edeple ilgili sözlerinde deaynı hikmet dile getirilir: “Kur’an-ı Kerim’in mucizelerinden birisi deilimdir. Helal, haram ve diğer hükümlerle insanlığı ayakta tutan,ailevî ve beşerî münasebetleri düzene koyan ve saadeti hazırlayan birilim.”

Sûfi geleneğinde derinliğine işlenen bu konu hakkındaAbdullah b. Mübarek Hazretleri ise; “Adabı küçümseyip önem vermeyenlersünnetlerden mahrumiyetle cezalandırılır, sünnetleri küçümseyenlerfarzlardan fire vermeye başlar, farzları küçümseyenler ise ilâhianlayıştan mahrum olur.” ikazını ifade buyurur.

Bu bilgilerdoğrultusuda adab-ı muaşeretin, “insanların birbirleriylemünasebetlerinde, helal ve haram hudutlarına riayeti esas alan birilim” olduğu söylenebilir.

‘En güzel’e yaklaşmak için

Adab-ımuaşeret, terbiyeli, kibar, nazik, takdire değer ahlâkî davranışbiçimleri anlamına da gelir. Görgü ve nezaket kuralları toplumundününü, bugününü dengeleyen tarihî sürekliliği temine yardımcı olur.İnsanlık alemini en güzel noktalara taşımanın yolu, görgü ve nezaketkurallarından geçer.

Yaratılışları gereği (bedenî ve ruhîaçıdan) birbirine muhtaç olan insanlar bir arada yaşamak zorundadırlar.Kişinin toplumla kurduğu ilişkileri düzenleyen ve sağlamlaştıran,toplumsal ahengi sağlayan ve muhafaza eden, sosyal bir varlık olaninsanı çokluk içinde seçkin ve doğru kılan kurallar bu sebeple çokönemlidir.

Her ümmetin, akidesine dayalı ahlâkî anlayışındankaynaklanan adab-ı muaşereti vardır. Bu kurallar zaman içinde oluşur.Bütün kitleye mal olarak o toplumu ayakta tutan dinamiklerden biriolarak varlığını devam ettirir.

Nitekim kainatı mükemmel birdüzen ve intizam üzere yaratan Allah Tealâ, yarattıkları içinde insanıda “en güzel” biçimde yaratmıştır. Peygamberleri vasıtasıyla saadetyollarını göstermiş, iyi ve güzeli, kötü ve çirkini öğretmiştir.İnsanlara da kendileri için en doğru olan yaşayış ve hareket yollarınıbildirmiştir. Hz. Peygamber s.a.v., “Bir mümin güzel ahlâkıyla geceibadet eden, gündüz oruç tutan kimselerin derecelerine erişir.” buyurur.

Adab-ımuaşeret başlığı altında sıralanan kurallar bu yüzden önemlidir. Çünküonlar güzel geçinmenin, güzel yaşamının haritasını verirler.

Hemenbütün ahlâk eğitimi ve adap konulu eserlerde adab-ı muaşeret benzerbaşlıklar altında incelenmekte: Nezaket, yeme içme adabı, selamlaşmaadabı, kazanç ve ticaret adabı, konuşma ve dinleme adabı, ev içi vesosyal hayata dair adap kuralları, taharet adabı, oturma ve geneldavranış gibi.

Elbette “adab-ı muaşeret” dersi vermek haddimizedeğil. Ancak evvelden edindiğimiz ve alışkanlık haline getirdiğimizmuaşeret adabının temel kurallarını hatırlamanın sayısız faydasıolduğunu kabul etmeliyiz. Kullanmadığımız için unuttuğumuz ya da yerinebize ait olmayan başka kaideler koyduğumuz bu konuları, en azındanbaşlıklar halinde hatırlamak “adabı muaşeret” ve modern dünyanın “görgükuralları” arasında kalmış biz müslümanların akıl karışıklığınıgidermeye yardımcı olabilir.

Ahlâk temizlikle başlar

Müslümanbedenini, elbisesini ve çevresini temiz tutar. Bu sebeple temizliği;beden temizliği, yiyecek-giyecek temizliği ve çevre temizliği olarakele almak gerekir. Kur’an-ı Kerim’de de bu üç temizliğe işaret edenayetler vardır.
Hadis-i şeriflerde, “Misvak kullanın, çünkü misvakağzı temizler” ve “Yemekten önce ve sonra el yıkamak yemeğe bereketgetirir” buyuran Hz. Peygamber s.a.v., el, ağız ve diş temizliğineverdiği önemi göstermiştir. Bu sebeple misvak veya fırça kullanarakdişleri temizlemenin önemli bir sağlık ve adap kuralı olduğuunutulmamalıdır.

Allah Tealâ örtünmek ve süslenmek içingiyecekleri insanlara bir nimet olarak vermiştir. İsrafa ve gösterişekaçmadan, temiz ve sade giyinmek her müslümanın görevidir. Kılıkkıyafet kişinin ruh dünyasına ve karakterine göre bazı ipuçları daverir. Bu sebeple, başta temiz olması şartıyla gelişigüzel değil özenlive uyumlu, mekâna ve mevsime göre giyinmek ve bu hususta hassasdavranmak gerekmektedir. Kirli ve pejmürde bir kıyafet ve zevk yoksunuelbiseler, yalnız giyineni değil, çevresindekileri de rahatsız eder.Hz. Peygamber s.a.v., her konuda olduğu gibi, üst-baş ve giyim kuşamkonusunda da, temizliği ve derli toplu olmasıyla eşsiz bir örnektir.

Çevretemizliği ise toplumsal bir konudur. Müslüman, yediği içtiği vegiydikleri kadar içinde yaşadığı çevrenin de temiz olmasına dikkateder. Bu önemli bir ahlâkî sorumluluktur.

Burada fertlerinkarşılıklı hak ve görevleri söz konusudur. Mesela, yere çöp atan veyaçekinmeden tükürüp geçen; dinlenmek için gittiği gezinti yerlerindeyiyip içtiklerinin artıklarını çevreye saçan; gürültü yapan, etrafınıkirleten bir kişi, yalnız çevresini kirletmiş olmakla kalmaz. Aynızamanda o çevrede yaşayan insanlara karşı da haksızlık yapmış olur.Bunun için çevre temizliğini toplumsal bir görev olarak değerlendirmekgerekir. Bu konuda çok titiz davranmak müslümanlar için biryükümlülüktür.

Özetle müslüman; üstü-başı, çevresi, yiyeceğive giyeceği ile temiz, derli toplu, intizamlı olmaya çalışır. Her zamantoplumsal değerleri, gelenek ve dinî ölçüyü dikkate alır.

Yeme-içme adabı

Adapbahsinde karşımıza çıkan en önemli detaylar yemek yeme hakkındadır.Gelenekte ve modern zamanın görgü kurallarında yemek adabı bazıdeğişiklikler gösterse de, müslüman için yemek yemenin değişmezkuralları vardır.
Yeme-içme adabını sünnet ışığında takip ve tatbikeden kişi öncelikle yemekte acele etmez. Hızlı yenen bir yemekte adabariayet mümkün değildir. Hızlı yapılan birçok eylem özensiz vekontrolsüzdür.

Yemeğe besmele ile başlanmalı, yemeği sağ elleyemelidir. Sofrada önce büyük olan yemeğe başlar. İster beraber iste...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.032


View Profile
Re: Müslümanca Bir Hayat İçin Adab-ı Muaşeret
« Posted on: 22 Nisan 2019, 05:12:34 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Müslümanca Bir Hayat İçin Adab-ı Muaşeret rüya tabiri,Müslümanca Bir Hayat İçin Adab-ı Muaşeret mekke canlı, Müslümanca Bir Hayat İçin Adab-ı Muaşeret kabe canlı yayın, Müslümanca Bir Hayat İçin Adab-ı Muaşeret Üç boyutlu kuran oku Müslümanca Bir Hayat İçin Adab-ı Muaşeret kuran ı kerim, Müslümanca Bir Hayat İçin Adab-ı Muaşeret peygamber kıssaları,Müslümanca Bir Hayat İçin Adab-ı Muaşeret ilitam ders soruları, Müslümanca Bir Hayat İçin Adab-ı Muaşeretönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &