Talha Bin Ubeydullah (r.a.) By: Halis_52 Date: 28 Nisan 2011, 13:15:42
Talha bin Ubeydullah (r.a.)
Talha ve Zubeyr, Cennette benim komþularýmdýr.
Hadis-i þerif
Kahramanlýðý ve eþsiz faziletleriyle Allah ve Resulünün sayýsýz iltifatlanna mazhar olan, bilhassa Uhud Savaþýndaki kahramanlýðýyla asýrlar boyu hayran¬lýkla yad edilen Hz. Talha bin Ubeydullah, Resulullahýn en yakýn Ashabýndan, dört halife devrinin önde gelen þahsiyetlerinden, bu devir þüra meclislerinin mümtaz ve deðiþmeyen azalarýndan biridir. Bütün hayatýný Allah ve Resulü uð¬runda vakfeden mümtaz bir Sahabtdir. Peygamberimiz (a.s.m.) onu bu fani alemde ebedi saadetle müjdelemiþ, böylece “Aþere-i Mübeþþere” olarak bilinen bahtiyarlarýn arasýna katýlmýþtýr.
Hz. Talha’nýn Müslüman oluþu bir seyahat sonrasýna rastlar. Ticaret için git¬tiði Basra’da bir rahipten Hz. Muhammed’in (a.s.m.) peygamberlik ilan ettiði haberini aldý. Mekke’ye döner dönmez de bu haberi araþtýrdý. Ýlk Müslüman Hz. Ebü Bekir’le görüþtü. Onun vasýtasýyla Resulullahýn huzuruna çýktý. Ve ilk gö¬rüþmede hidayet nuru kalbine doluverdi. Müslümanlarýn safýna katýldý.’
Bu andan itibaren müþriklerin eza ve baskýlarý baþladý. Hatta müþrik kardeþi ona baský yapanlarýn baþýnda geliyordu. Günlerce aç ve susuz býrakýldý. Elleri boynuna baðlý olarak dolaþtýrýldý. Çeþitli hakaretlere maruz kaldý. Fakat irna¬nýndan aldýðý güçle bütün bu sýkýntýlarý sabýrla göðüsledi. Ýnancýndan taviz ver¬medi.
Hz. Talha (r.a.) Medine’ye hicret ettikten sonra Peygamberimiz onunla Ubey bin Kab (r.a.) arasýnda kardeþlik tesis etti.
Hz. Talha Bedir Savaþýna katýlmadý. Sebebi de Peygamberimizin Said bin Zeyd (r.a.) ile onu, Ebü Süfyan kumandasýndaki müþrik kervaný hakkýnda bilgi toplamak üzere göndermiþ olmasýydý. Vazifsi sebebiile bu harbe katýlmamakla beraber , Peygamberimiz (a.s.m.), Bedir ganirnetinden ona da hisse verdi.
¬Hz. Talha’nýn Uhud Savaþýndaki kahrari’ýanlýðý dillere destandý. Müþrikler Allah Resulünü öldürmek için bütün kuvvetleriyle hücuma geçtikleri bir sýrada, Peygamberimizin etrafinda etten ve kemikten bir set meydana getirerek, insan üstü gayret gösterenlerin birisi de oydu. Olmek, fakat Resulullahýn yanýn¬dan ayrýlmamak üzere biat etmiþti. Bir ara müþrikler iyice yüklenmiþlerdi. Re¬ulullah (a.s.m.),
“Bunlara kim karþý koyar?” buyurdu.
Hz. Talha, “Ben” dedi.
Fakat Peygamberimiz ona müsaade etmedi. Ensardan biri çýktý; çarpýþa çar¬pýþa þehid oldu. Bir grup daha çýktý. Resulullah ayný soruyu yine sordu.
Hz. Talha, “Ben ya Resulallah” dedi.
Peygamberimiz yine müsaade etmedi. Ensardan biri daha çýktý ve çarpýþa çarpýþa o da þehid oldu. Uçüncüsünde, Peygamberimiz, kendisine müsaade et¬i. Hz. Talha kahramanca çarpýþtý ve müþrik güruhunu daðýttý.
Harbin en dehþetli anýnda Peygamberimiz Hz. Talha’ya, “Bana kendini feda eder, vücudunu siper yapar mýsýn?’ buyurdu.
Hz. Talha, “Ya Resulallah, vücudum yolunuza feda olsun” cevabýný verdi ve þu sözünde sadakatle durdu. Keskin niþancý Malik bin Züheyr’in attýðý bir okun
peygamberirnize isabet edeceðini anlayýnca hiç tereddüt etmeden hemen elini arþý koydu. Ok parmaðýný delip geçti. Ama vücudunu Resulullaha feda eden bir kahraman için bunun ne ehemmiyeti vardý?
Hz. Talha birçok yerinden yaralandýðý halde bir an olsun Resulullahý yalnýz býrakmadý. Fakat aþýrý kan kaybýndan bir ara bayýlmýþtý. Peygarnberiniz Hz. Ebü Bekir’e onunla ilgilenmesini söyledi. Hz. Ebu Bekir yüzüne su serpince ayýldý. Peygamber aþýðýnýn Ýlk sorusu,
“Resulullah ne yapýyor?” oldu.
Hz. Ebü Bekir, “Allah’a bin þükür, çok iyidir. Beni sana o gönderdi” deyince, ebü Talha (r.a.) büyük bir teslimiyet içerisinde,
“Allah’a þükürler olsun. Peyganýberim sað olduktan sonra, bütün musibetler hafýf gelir bana” dedi. Sonra Resulullahýn yanýna geldi.
Peygamberimiz, “Allah’ým ona þifa ve kuvvet ver” diye dua etti. Hz. Talha bu duanýn bereketiyle hiçbir þey olmamýþ gibi çarpýþmaya devam etti. Hz. Talha, daha sonra, Peygamberimizi omuzuna alarak yüksekçe bir yere çýkardý.
Talha (r.a.) Uhud’da 75 yerinden yaralanmýþtý. Onun gösterdiði fedakarlýk ve kahramanlýk sebebiyle Peygamberimiz ona, “Talhatü’l-Hayr [Hayýrlý TalhaIha” lakabýný taktý. Ayrýca, “Cennet Talha’ya vacip oldu. Talha Cennete girecek bir iþ yaptý” buyurdu.2
Hz. Talha, kendisini son derece mutlu eden bir hadiseyi þöyle anlatýr:
“Sahabilerden bir zat, birgün Resulullaha ‘Mü’minler içerisinde öyleleri var¬dýr ki, Allah’a vermiþ olduklarý ahde sadakat gösterirler. Onlardan kimi canlarý¬ný feda etti, kimi de bu þerefi beklemekteler’ ayet—i kerimesindeki ‘þehid olmayý bekleyenlerin’ kimler olduðunu sorar.“Fakat Peygamberimiz cevap vermez. Sahabi sualini üç defa tekrarlar, fakat yine cevap vermez. 0 sýrada, ben, üzerimde yeþil bir elbise olduðu halde mesci¬de girdim. Resulullah beni görünce ‘Sual soran nerede?’ diye buyurdu. Sahabi, ‘Buradayým, ya Resulallah’ deyince, beni göstererek, iþte bu þehid olmayý bek¬leyenlerdendir’ buyurdu.”3
Ebü Talha (r.a.) Hendek Savaþýnda, Mekke’in Fethine, Huneyn ve Tebiik Savaþlarýna ve Peygamberimizin katýldýðý bütün seferlere katýldý.
Hz. Talha varlýklý bir insandý. Ticaretle meþgul olurdu, ama Hicretten sonra ziraatle de uðraþtý. Bununla beraber yiyip içrmesi, giyinip kuþanmasý son derece sade ve mütevazi idi. Kýlýcýyla olduðu kadar, malýyla da cihad ederdi. Tebük Se¬feri öncesinde, hazýrlanan orduyu teçhiz kampanyasýna diðer mü’rninler gibi, büyük bir þevkle sanldý. Servetinin büyük bir kýsmýný cihad ordusuna sarfetme¬si için Resulullaha getirdi ve “Bunlar size Talha’nýn küçük bir hediyesidir” dedi
Peygamberimiz onun bu cömertliði karþýsýnda çok sevindi.
“Ey Talha sen çok feyizli ve cömertsin” diyerek ona iltifat etti.
Bir defasýnda da Hz. Talha cihada çýkan müminlerin susuz kalmamalarý için bir kuyuyu satýn alarak onlara vakfetti. Huneyn Savaþýnda gösterdiði kahra¬manlýk ve cömertlik sebebiyle Resulullah (a.s.m) “Talhatü’l-Cüd [Cömert Tal¬ha]” lakabýný verdi.
Hz. Talha misafýrper bir insandý. Bir gün yeni Müslüman olmuþ iki kiþi misa¬firi oldu. Ýçlerinden birisi diðerine nisbeten daha gayretliydi. Bu zat bir müddet Sonra bir savaþta þehid oldu. Diðeri ise bir yýl sonra vefat etti. Bir müddet sonra Ebu Talha bu zatlarý rüyasýnda gördü. Ýkisi de Cennete girmek için kapýda izin bekliyorlardý. Oncelik sonra vefat edene verildi.
Sabah olunca Hz. Talha geldi, rüyasýný Peygamberimize anlattý. Mecliste hazýr olan Sahabiler hayret ettiler. Resul-i Ekremden bu iþin hikmetini sordular.peygamberimiz, onlarýn sorusuna bir soru ile cevap vererek sözlerine baþladý:sonradan vefat eden, öncekinden bir sene daha fazla yaþamadý mý?” Sahabiler, “Evet, ya Resulallah” dediler.
Sohbet daha sonra þöyle cereyan etti:
“Bu zat, Ramazan ayýný idrak ederek orucunu tutmadý mý?” “Evet.”
“Bu adam, bir sene daha fazla ibadet etmedi mi?”
“Evet.”
Peygamberimiz, diðer amellerini de sorup Sahabilerden “Evet” cevabýný alýnca þöyle buyurdu:
“0 halde ikisinin arasýndaki fark, yerle gök arasýndaki mesafe gibidir” buyur¬Hz. Talha güler yüzlü bir insandý. Güleryüzlülüðünü evinde daha da hissetti¬di. Kendisinden birþey isteyeni boþ çevirmez, istenileni imkaný nisbetinde verirdi. En küçük bir iyiliði dahi küçük görmez, her seferinde teþekkür ederdi
Veda Haccýna da katýlan Hz. Talha, Peygamberirnizin irtihaline çok üzüldü. kadar üzülmüþtü ki, diðer Sahabiler Resulullahtan sonra halifenin kim olaca¬ðýný müzakere ederken, o bir köþeye çekilmiþ hazin hazin aðlýyordu.. Hz. Ebü Bekir’e biat ederek halifeliðini kabul eden Hz. Talha, onun vefatýna onlar müþavere heyetinde vazife yaptý. Müslümanlar birçok meselede kendisi¬müracaat ediyordu. Aradan iki sene geçmiþti. Hz. Ebu Bekir hastalandý, ken¬inden sonra yerine halife olarak kimin geçeceði hususunda Sahabilerin ileri .genlerinin fikrini almaya baþladý. Meseleyi Hz. Talha’ya açýnca, Hz. Talha, .halifeliðe Hz. Ömer’i layýk gördüðünü söyleyerek fikrini þöyle açýkladý:
‘Bu makama asýl layýk olan Omer’dir. Cenab—ý Hak sana Müslümanlarýn iþi-time emanet ettiðini sorduðu zaman vicdan rahatlýðý içinde ‘Hz. Omer’e býraktým’ diyebilirsin.”
Hz. Omer’in hilafeti zamanýnda da þüra heyetindeki vazifesine devam etti. Meþverete getirilen meseleler hakkýnda isabetli fikirler serd ederek görüþ be¬yan etti.
Mesela fethedilen arazinin mücahidler arasýnda taksimi meselesi görüþüldü¬ðü zaman, Hz. Ömer taksime muhalefet etti. Çünkü arazi yalnýz onu fetheden mücahitlere ait deðildi, gelecek nesillerin de mülkü idi. Hz. Talha bu meseledeHz. Omer’in fikrini destekledi ve heyette bu fikir kabul edildi.
Hz. Omer’in, vefatýndan önce gösterdiði halife adaylarý arasýnda Hz. Talha da vardý. Ama o adaylýktan feragat ederek Hz. Osman’a rey verdi. Münafýklarýn yürüttüðü ifsad faaliyetleri karþýsýnda hep Hz. Osman’a destek oldu. Ama hadi¬seler öyle geliþiyordu ki, artýk geliþmelere engel olacak bir imkan kalmamýþtý. Nitekim kaderin sýrlarýyla iç içe cereyan eden hadiseler, Hz. Talha’nýn hayatýnýn son devrelerini bütünüyle doldurdu. Vefatý da münafýklarýn eliyle oldu. Hicre¬tin 34. senesinde þehadet mertebesine erip Rabbine kavuþtuðu sýrada, altmýþ dört yýllýk þeref ve haysiyet dolu bir ömrün sahibi idi.
Hz. Ali bu bahtiyar sahabinin öldürülmesine çok üzüldü. Naþýnýn yanýna gel¬di ve þöyle konuþtu: “Ey Talha, yýldýz dolu bu semanýn altýnda seni topraða serili görmek bana çok aðýr geldi. Keþke ben yirmi yýl evvel ölseydim de bu günü gör¬meseydim” dedi.
Allah onlardan razý olsun.
Kaynaklar
1.UsdüL Gabe, 3:59.
2.Tabakat, 3:2ý7-220.; Müsdedreç 3:374, Tirmizi, Menakýb:22
3.Hilye, 1:87 Ýbni Ebi Þeybe, Musannaf, 12:90.
4.Müsned, 1:163.
Ynt: Talha Bin Ubeydullah (r.a.) By: sümeyra Date: 28 Nisan 2011, 13:28:00
Rabbim onlardan razý olsun..Bizi de þefaatlerine ulaþtýrsýn,inþaallah..
Allah razý olsun hocam..Birsahabe efendimizi (r.a.) daha, yakýndan tanýmamýza vesile oldunuz..
radyobeyan