Dini makale ve yazýlar
Pages: 1
Yollar By: sumeyye Date: 25 Haziran 2010, 15:08:20
Yollar



Yollar kývrým kývrým uzanýr sonsuzluða kadar Ve yolcular vardýr bu yollarda, çaðlayan sular, aðlayan bulutlar gibi sular gibi baþýný taþtan taþa vurarak koþar sonsuz ummanlara doðru Ve ýþýkla, hararetle yükselir yükselebildiði kadar bitip tükenme bilmeyen bu devridaim, bu ebedî yolculuk, bir lahza dinmeden sürer gider Güneþler ülkesinden topraðýn baðrýna ve oradan da yeniden yýldýzlar âlemine göç eder durur bütün varlýklar!
Mahlûkatýn soluklarý sayýsýncadýr yollar Ve her varlýk, kendine has bir yolda koþar durur hedefinden yana Solucan sürüm sürüm kateder yolunu Kaplumbaða adým adýmdýr kendi yolunda Atlar sekerek, kuþlar kanat çýrparak geçer giderler yollarýndan Yýldýrýmlarýn bir ayrý seyahati; güneþlerin bir ayrý akýp gidiþi vardýr bu yollarda
Ve asýl yol, insanoðluyla doðmuþ, onun þuuruyla aydýnlýða kavuþmuþ ve onun duygu ve düþüncesiyle sonsuzluk kazanmýþtýr Ne gariptir ki; yolsuzluk da onunla doðmuþ ve yollarýn raðmýna; bir lahza olsun, onun yakasýný býrakmamýþtýr Evet, her devirde, yýldýzlar arasý seyahat edenlere mukabil, bataklýkta yol arayanlar da eksik olmamýþtýr
Aslýnda yol, yol vurup yürüyen ve yürüdüðü yolun erkânýný bilenler için vardýr Her günü ayrý bir hezeyanla geçip gidenlere, yolun varlýðýyla yokluðu müsavidir Yolda yürüme, emniyetin ve hedefe varmanýn ilk þartýdýr Bu itibarla da, zevkli ve ümit vericidir Ne var ki, ayný yolun, bir sürü de, iniþi, çýkýþý; deresi, tepesi; sýkýntý ve ýzdýrabý vardýr Hele bizim yolumuz, hele bizim yolumuz!

“Bu yol uzaktýr,
Menzili çoktur,
Geçidi yoktur,
Derin sular var”
(Yunus)
Aþk ile çýkýp revan olanlara; yürüyüp rehberini bulanlara, daðlar dümdüz, ovalar da pürüzsüz olur Þimþek gibi aþar giderler kan-revan deryalarý Cehennem ateþini söndürürler semtine uðradýklarýnda Onlarýn, takýlýp yolda kalmalarý, yürürken vazgeçip geriye dönmeleri asla bahis mevzuu deðildir “Halktan Hakk’a seyran eder, asla sapmazlar Dikenli yolda tayeran eder, dikenlere basmazlar Ölüme, ecele dost gibi bakar asla korkmazlar Kabre gülerek girer, kat’iyen ürkmezler Orayý, ejder aðzý, vahþet yataðý, hiçlik boðazý görmez; aksine orayý; ahbaba kavuþturan bir rahmet kapýsý, nur kapýsý, Hak kapýsý görür” tereddüt ve telaþa kapýlmazlar
Bir de, gittiði hedefi terk edip dönenler, gündüz gözü yolunu yitirenler, bir dikende takýlýp kalan, bir tümseði aþamayan tali’sizler de vardýr bu yollarda Yolda yürümenin zevkine erememiþ ve bu mihnet yurdunu ebedî zannederek ikamete karar vermiþ böyle bahtsýzlar için, yürüyecekleri kaldýrýmlarýn yýldýzlardan örülmesinin bile bir mânâsý yoktur
Her yolun zevki, safasý olduðu gibi; çilesi, ýzdýrabý da vardýr Hele bu yol sonsuzlukla kucak kucaða ve iç içe ise
Evet, ebedî mutluluk bir ulûfe olmayacaðý gibi sonsuz nimetler de bir buluntu deðildir Aksine, her saadet, aþýlmasý çok zor sarp tepelerin arkasýnda ve her nimet de, bin konaðý olan, uzun bir yolun en son duraðýndadýr
Evet, her nimet, upuzun külfetlerin gelip geçtiði yollarda geliþir ve her saadet de, bir sürü mahrumiyetlerden sonra elde edilir
Mýsýr’a hükmedebilmek için, kova gibi kuyuya salýnmak, bir tutsak gibi esir pazarlarýnda dolaþtýrýlmak ve bir mücrim gibi zindanlara atýlmak þart ise, bunu deðiþtirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir Ve bunlarý görüp tatmadan da asla hedefe varýlamayacaktýr
Hikmet elinin açtýðý yolu kim deðiþtirebilir ki? Onu deðiþtirmeye kalkýþmak, fýtrata ve eþyanýn tabiatýna ilân-ý harp demektir Þu sýkýþmýþ bulutun hâline, þu doðum yapan ananýn iniltilerine ve bin bir güçlükle yuvasýný örmeye çalýþan, þu kuþun, þu örümceðin sa’y ve gayretine dikkat edin! Fýtrat kanunlarýnýn herkes için ayný deðiþmezlik içinde olduðunu göreceksiniz
Ýnsan ruhu da öyledir Baþ aþaðý maddenin baðrýna indiði günden itibaren, aslýna avdet edebilmek için, kalýptan kalýba girer; ýzdýrap görür, ýzdýrap duyar; ýzdýrapla haþr ü neþr olur ve madde ile bütünleþerek ebedî saadetini örmeye çalýþýr “Ýnsan, sýkýntýlar için yaratýlmýþ” ve yolunu yýðýn yýðýn ýzdýrabýn beklediði çileli bir yolcudur Onun asýl kahramanlýðý da, yolundaki bu güçlükleri yenmesine baðlýdýr
Ah keþke! Bütün bunlarý insanýmýzýn ruhuna duyurabilseydik! Geçeceði dikenli yollardan, yolunu kesen gulyabanîlerden, zulümlerden, gadirlerden ve önündeki tepe tepe vahþetlerden bahisler açarak, ona gerçeðin yüzünü gösterebilseydik
Evet, bu karasevdalýlarýn yolunda “bir an bela-yý dertten cüda” kalmanýn mümkün olmadýðýný anlamak, hakikatin ifadesi ve bu dertliler yolunun esasýdýr
Kendi insanýna hizmet yolunda koþanlara, bu hakikatin anlatýlmasýnda zaruret vardýr Aksine, onlar bu hakikati anlayýncaya kadar, ne yoldan ne de yolcudan bahsetmeye imkân yoktur



ALINTI

radyobeyan