ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Zadul Mead > Küsuf namazındaki hutbesi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Küsuf namazındaki hutbesi  (Okunma Sayısı 598 defa)
05 Ağustos 2011, 13:22:43
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 05 Ağustos 2011, 13:22:43 »



2— Küsuf Namazındaki Hutbesi:

 

Bu namazında cennet ve cehennemi gördü. İnsanlara göstermek için cennetten bir salkım üzüm almayı düşündüyse de almadı. Azap çekecek olanları da cehennemde gördü. Bir kadının bir yere kapatıp aç ve susuz bırarak ölmesine sebep olduğu bir kedinin o kadını tırmaladığını gördü. Hz. İbrahim'in dinini ilk değiştiren Amr b. Mâlik'in cehennemde bağırsak­larım sürüdüğünü gördü. Hac eden birinin mallarını çalan kimsenin de azap çektiğini gördü. Sonra dönüp son derece edebî ve etkili bir hutbe okudu. Bu hutbesinden bize kadar gelen bölümleri şöyle sıralayabiliriz:

"Şüphe etmeyiniz ki, güneş ve ay Allah'ın (kendi varlığına delâlet eden)-açık alâmet- âyetlerinden iki âyettirler. Bunlar, hiç kimsenin ölümü veya dirimi için tutulmazlar. Tutulduklarını görünce Allah'a dua edin, tekbir alın, namaz kılın, sadaka verin. Ey Muhammed ümmeti! Allah'a yemin ederim ki, erkek veya kadın bir kulunun zina edişinden dolayı Allah kadar kıskanç hiçbir kimse yoktur. Ey Muhammed ümmeti! Allah'a yemin ede­rim ki, benim bildiğimi bilseniz az güler, çok ağlardınız."

"Size va'dolunan herşeyi şu makamımda -yemin olsun- gördüm. Hat­ta ileri atıldığımı gördüğünüzde cennetten bir salkım üzüm almak arzu etti­ğimi hissettim. Geri çekildiğimi gördüğünüzde ise cehennemdekilerin birbi­ri üzerine yığıldığım gördüm."

"Cehennemi de gördüm. Ömrümde bugün gördüğüm kadar iğrenç bir manzara görmemiştim. Baktım ki, cehennem halkının çoğunluğunu kadın­lar oluşturuyor."

Sordular: "Neden, ya Rasûlallah?" Cevap verdi: "Küfrettiklerinden" Tekrar: "Allah'a mı küfrediyorlar?" diye sordular. Cevaben: "Kocalarına ve kendilerine yapılan iyiliklere (nankörlük) ederler. İçlerinden birine dün­ya durdukça iyilik etsen, sonra da senden hoşlanmayacağı birşey görse: Şimdiye kadar senden hiçbir hayır görmedim ki, der." buyurdular.

"Bana vahyolundu ki, sizler kabirlerinizde Deccâl fitnesine benzer -yahut yakın-[1106] bir imtihana tâbi tutulacaksınız. Herhangi birinize gelip: Bu adam hakkında ne biliyorsun? diye soracaklar. Mü'min -yahut mûkın = kesin inançlı- kimse: 'Allah'ın elçisi Muhammed'dir. Bize açık de­liller ve hidayet sundu. Biz de onun isteğine cevap verdik, inandık, peşine düştük.' diye cevap verecek. Ona: 'Rahat uyu! Senin gerçek mü'min oldu­ğunu anladık.' diyecekler. Münafık -yahut şüphe eden- kimse: 'Bilmiyo­rum. Halkın birşey dediğini duydum, ben de söyledim' diyecektir."[1107]

Başka bir yoldan Ahmed b. Hanbel (r.h.) de şöyle naklediyor: Hz. Peygamber (s.a.) namazdan selâm verip çıkınca Allah'a hamdetti. O'na övgüde bulundu, Allah'tan başka tanrı bulunmadığına ve kendisinin O'-nun kulu ve elçisi olduğuna tanıklık etti. Sonra: "Ey insanlar! Size Allah için soruyorum, söyleyin bana Rabbimin mesajım sizlere iletmekte herhan­gi bir kusur gösterdim de bunu bana haber vermediğiniz oldu mu?" diye sordu. Bunun üzerine bir adam ayağa kalktı ve: "Tanıklık ederiz ki, Rab-binin mesajını ilettin, ümmetine nasihat ettin, üzerine düşen vazifeyi yap­tın." dedi. Sonra Hz.Peygamber (s.a.) buyurdular ki:

"Bazı insanlar yeryüzü halkından büyük adamların ölümlerinden do­layı ay ve güneşin tutulduklarını, yıldızların yerlerinden kaydıklarını iddia ediyorlar. Şüphesiz bunlar yalan söylüyorlar. İş onların dediği gibi değil. Bu hâdiseler Allah Teâlâ'nın, kullarına ibret almaları ve kimin tevbe edip etmediğini kontrol etmek için verdiği âyetlerden birkaçıdır."

"Allah'a yemin ederim ki, az önce namaza durduğum müddet içinde sizlerin dünya ve âhiret işlerinizde karşılaşacağınız herşeyi gördüm. Allah en iyi bilendir ya, otuz yalancı çıkıncaya kadar kıyamet kopmayacak. On­ların sonuncuları sol yüzü bulunmayan şaşı Deccâl'dir. Gözü sanki -o de­virde Hz. Peygamber'le (s.a.) Hz. Âişe'nin odası arasında oturan Ensar'-dan bir ihtiyar olan- Ebu Tihyâ'mn gözü gibidir. Deccâl ortaya çıktığında Allah olduğunu iddia edecektir. Ona inanan, söylediğim kabullenen ve onun yolundan gidene daha Önce işlediği hiçbir iyilik fayda vermez. Onu inkâr edip söylediği sözleri yalanlayan da daha önce yaptığı hiçbir günahın ceza­sını çekmeyecektir. Deccâl, Harem ve Beytü'l-Makdis dışında bütün yeryü­züne galip gelecektir. Mü'minleri Beytül'l Makdis'e sıkıştıracak; mü'minler çok şiddetli bir sarsıntıya uğrayacaklar, sonra Allah (c.c.) Deccâl'i ve or­dusunu helak edecektir. Hatta öyle ki, duvarın temeli yahut kökü ile ağaç kökleri bile: 'Ey müslüman! Ey inanan! Orada bir yahudi -yahut kâfir-vardır! Gel buraya, öldür onu!' diye bağıracaktır. İçinizdeki durumları kalb-lerinize korku salacak derecede olan birtakım işleri görüp birbirinize: 'Pey­gamberiniz size bunlardan hiç bahsetmiş miydi?' diye soruşturuncaya ve dağlar yerlerinden kayıncaya kadar bunlar olmayacaktır. Bunlar olduktan sonra bütün canlar alınacaktır."[1108]

Hz. Peygamber'den (s.a.) güneş tutulması (küsûf) namazı ve hutbesi ile ilgili naklolunan sahih rivayetler işte böyledir. Bu namazı başka şekillerde kıldırdığı da naklolunmustur: 1- Her rekât üç rükû üe[1109],

2-  Her rekât dört rükû ile[1110]

3-  Küsûf namazı da, her rekâtta bir rükû ile kılınan herhangi bir na­maz gibidir. Ancak İmam Ahmed, Buharı ve Şafiî gibi büyük imamlar bu rivayeti sahih bulmuyor, yanlış sayıyorlar. [1111]

 
3— Diğer Rivayetler:

 

Bir şahıs İmam Şafiî'ye: "Bazıları Hz. Peygamber'in (s.a.) (küsûf na­mazını) herbir rekâtta üç rükû ile kıldırdığını naklediyorlar?" diye sormuş­tu. Olayı anlatan İmam Şafiî diyor ki: O şahsa: "Sen de bu görüşte mi­sin?" diye sordum. "Hayır. Ancak ben bu hadis sizin kabul ettiğiniz bir rekâtta iki rükû hadisine ilâve bir hüküm getirdiği halde niçin kabul etme­diniz, onu merak ediyorum." diye cevap verdi. Ben de ona dedim ki: "Bi­rinci sebep, munkatı = kesik olması. Biz munkatı hadisi başlıbaşına sabit bir delil olarak görmüyoruz. Diğer bir sebep -Allah en iyi bilendir ya- bu hadisi yanlış (galat) buluyoruz."

Beyhakî diyor ki: "Şafiî'nin "munkatı"dan maksadı Ubeyd b. Umeyr'in 'Doğruluğuna güvendiğim biri bana anlattı.' sözüdür. Atâ: Zannederim Ubeyd bu sözüyle Hz. Âişe'yi kastediyor, deyip hadisi naklediyor. Bu ha­diste: 'Hz. Peygamber (s.a,) her rekâtta üç rükû, dört secde yaptı.' denili­yor. Katâde, Atâ -Ubeyd b. Umeyr-Hz. Âişe senediyle Hz. Peygamber'in (s.a.) altı rükû, dört secde ile kıldırdığını rivayet etmiştir. Öyleyse Atâ, Hz. Âişe'ye bu rivayeti kesin bildiğinden değil, zan ve tahminle isnâd et­miştir. Bu rivayet Hz. Âişe'den nasıl naklolunmuş olabilir? Oysa Urve ve Amra'mn (v.98/716) Hz. Âişe'den aksini rivayet ettikleri sabittir. Urve ve Amra, Ubeyd b.Umeyr'e göre Hz. Âişe ile daha yakın ilişki içinde bulun­muşlardır.[1112] Hem bunlar iki kişidir. İki kişinin rivayetinin sağlam olması akla daha yakındır. Şafiî'nin yanlış bulduğu hadis, zannederim Atâ'nın Câbir'den naklettiği şu hadistir: 'Hz. Peygamber fs.a.) devrinde Hz. Pey­gamber'in (s.a.) oğlu İbrahim'in öldüğü gün güneş tutuldu. Halk: Güneş, İbrahim'in ölümünden dolayı tutuldu, dedi. Bunun üzerine Hz. Peygam­ber (s.a,) ayağa kalkıp altı rükû, dört secde ile halka namaz kıldırdı...'"

Beyhakî der ki: "Bu hadiste geçen olay ile Ebu'z-Zübeyr'in naklettiği hadiste geçen olayı inceleyen kimse, bu ikisinin aynı olay olduğunu naklo­lunan namazı Hz. Peygamber'in (s.a.) sadece bir kere kıldırdığını, onu da oğlu İbrahim'in (a.s.) öldüğü gün kıldırmış olduğunu anlar."

"Sonra bir de Abdülmelik b. Ebî Süleyman -Atâ- Câbir senedi ile Hişâm ed-Destevâî -Ebu'z-Zübeyr- Câbir senedinden gelen iki rivayette herbir rekâttaki rükûların adedi farklı gösterilmiştir. Biz Hişâm'ın rivayetini, yani herbir rekâtta yalnızca iki rükû rivayetini daha münasib bulduk. Zira Hi­şâm, Ebu'z-Zübeyr ile birlikte Abdülmelik'ten daha sağlam hafızaya sa­hiptir. Hem rükûların sayısı konusunda ondan gelen rivayet de, Amra ve Urve'nin Hz. Âişe'den; Kesîr b. Abbas ve Atâ b. Yesâr'ın İbn Abbas'tan; Ebu Süleym'in Abdullah b. Amr'dan yaptıkları rivayetler ile Yahya b. Sü-leym gibi birtakım râvilerin yaptıkları rivayetlere uygundur. Abdülmelik'in Atâ'dan yaptığı rivayete muhalefet edilmiş; İbn Cüreyc ve Katâde, Atâ'-dan, o da Ubeyd b. Umeyr'den altı rükû, dört secde ile kılındığını rivayet etmişlerdir. Ayrılık bulunmayan ve pekçok sayıda kimsenin muvafakat et­tiği, Hişâm -Ebu'z-Zübeyr- Câbir rivayeti, Atâ'dan gelen iki rivayetten doğ­ruya daha çok yakındır. Çünkü bu iki rivayetten birisinin senedi teveh-hümle sabit olmuş, diğerini ise pekçok hadiste yanlışlık yapmakla suçlanan Abdülmelik b. Ebî Süleyman tek başına rivayet etmiştir."

"Habîb b. Ebî Sabit, Tâvûs aracılığıyla İbn Abbas'ın şu rivayette bu­lunduğunu naklediyor: Hz.Peygamber (s.a.) bir güneş tutulması münase­betiyle namaz kıldı. Namazda kırâat'tan sonra rükûa gitti. Sonra yine kı­raat eyleyip rükûa gitti. Sonra yine kıraat eyleyip rükûa gitti. Sonra yine kıraat eyleyip rükûa gitti. Sonra secdeye gitti. Diğer rekâtı da yine aynı şekilde (dört rükû ile) kıldı."

"Bu hadisi Müslim, Sahih'inde rivayet etmiştir[1113]Hadis, Habîb b. Ebî Sâbit'in tek kaldığı hadislerdendir. Habîb her ne kadar sika bir râvî ise de tedlîs yapardı. Burada da (muan'an rivayetle naklederek) Tâvûs'tan hadisi işittiğini açıklamamıştır. Bu durumu, güvenilir olmayan birinden na­kil yapmasına yüklemek uygun olur. Bu hadisin Hz. Peygamber'e (s.a.) nisbetinde ve metninde Süleyman el-Mekkî el-Ahvel, ona muhalefet etmiş ve hadisi Tâvûs aracılığıyla bir rekâtta üç rükû şeklinde İbn Abbas'ın fiili olarak nakletmiştir. Süleyman'a da rükûların adedinde muhalefet edilmiş­tir. Bir topluluk bu hadisi İbn Abbas'ın fiili olarak nakletmiştir. Nitekim Atâ b.Yesâr gibi bir kısım râviler de tbn Abb...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Küsuf namazındaki hutbesi
« Posted on: 20 Ağustos 2019, 04:09:53 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Küsuf namazındaki hutbesi rüya tabiri,Küsuf namazındaki hutbesi mekke canlı, Küsuf namazındaki hutbesi kabe canlı yayın, Küsuf namazındaki hutbesi Üç boyutlu kuran oku Küsuf namazındaki hutbesi kuran ı kerim, Küsuf namazındaki hutbesi peygamber kıssaları,Küsuf namazındaki hutbesi ilitam ders soruları, Küsuf namazındaki hutbesiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &