ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Zadul Mead > Kuranı nağmeli okuma hakkındaki görüşler
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kuranı nağmeli okuma hakkındaki görüşler  (Okunma Sayısı 2762 defa)
05 Ağustos 2011, 13:06:04
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 05 Ağustos 2011, 13:06:04 »



2— Kur'an'ı Nağmeli Okuma Konusundaki Görüş Ayrılıkları:

 

Bu konuyu aydınlatıp âlimlerin farklı görüşlerini, her grubun delilleri­ni, delil getirirlerken ortaya çıkan leh ve aleyhlerine olan durumları, Allah Teâlâ'nın güç vermesi ve yardımıyla burada neyin doğru olduğunu belirle­mek gerekmektedir.

a) Bir grup diyor ki: Nağme yaparak okumak mekruhtur. Ahmed, Mâlik vs. âlimler buna parmak basmışlardır. Ali b. Saîd'in rivayetine göre nağme yaparak okuma konusunda Ahmed b. Hanbel: "Hoşuma gitmiyor. Bu iş sonradan ortaya çıkmadır." demiş, Mervezî'nin rivayetine göre: "Nağ­me yaparak okumak bid'attir; dinlenilmez" demiş, Abdurrahmân el-Mütteabbib'in rivayetine göre ise: "Nağme yaparak okumak bid'attir." demiş, oğlu Abdullah, Yusuf b. Musa, Yakûb b. Bahtân, Esrem ve İbra­him b. Hâris'in rivayetlerine göre de: "Nağme yaparak okuma hoşuma gitmiyor. Ancak bu durum hüzünden kaynaklanır ve Ebu Musa'nın sesi gibi hüzünlü bir sesle okursa o zaman duium başkadır." demiştir. "Kur'­an'ı seslerinizle süsleyin" hadisi hakkında ise Salih'in rivayetine göre yine Ahmed b. Hanbel: "Süsleme, güzel okumak anlamındadır" diyor. Merve-zî'nin rivayetine göre de: "Allah, sesi güze! herhangi bir peygambere, Kur'-an'ı tegannî etmesine izin verdiği kadar hiçbir şeye izin vermemiştir." ha­disi ile "Kur'an'ı tegannî etmeyen bizden değildir." hadisi hakkında Ah­med diyor ki: "îbn Uyeyne: Tegannî etmek, onunla istiğna etmek = yetin­mek anlamındadır, derdi. Şafiî ise: Tegannî, sesi yükseltmektir, demişti." Muâviye b. Kurra'nın rivayetine göre Hz. Peygamber'in (s.a.) Fetih sûresi­ni okuması ve okurken tercî' yapması olayı kendisine hatırlatılan Ebu Ab-dillah (Ahmed b. Hanbel) bunun, nağme yapmak anlamına geldiğini kabul etmediği gibi, nağme yapmaya ruhsat bulunduğu yolunda delil olarak ileri sürülen hadisleri de inkâr etti.

İbnu'l-Kâsım'm rivayetine göre namazda nağme yapma konusu Mâ-lik'e sorulduğunda şöyle cevap vermişti: "Hoşlanmam. Bu olsa olsa şarkı­cıların para kazanmak için söyledikleri bir şarkı olur."

Enes b. Mâlik, Saîd b. Müseyyeb, Saîd b. Cübeyr, Kasım b. Muha-med, Hasan el-Basrî, İbn Şîrîn ve îbrahim en-Nehâî'nin de bu işi mekruh sayanlardan oldukları rivayet edilmektedir.

Abdullah b. Yezîd el-Akberî anlatıyor: Bir adamla Ahmed b. Hanbel arasında şu konuşmanın geçtiğine şahid oldum. Adam sordu:

—Kur'an'ı nağme yaparak okuma konusunda ne dersin? —Senin adın ne? —Muhammed.

—Sana, ismin uzatılarak: "Yâ Muuuhammed!" denmesi hoşuna gider mi?

Kadı Ebu Ya'lâ diyor ki: Bu tavır, onun nağme yaparak okumayı aşın derecede mekruh gördüğünü ortaya koyar.

Hasan b. Abdülaziz el-Ceravî anlatıyor: Adamın biri bana bir vasiyet­te bulundu. Geride bıraktığı şeyler arasında nağmeli Kur'an okuyan bir cariye vardı. Bu cariye mîrasın çoğunluğunu yahut hepsini teşkil ediyordu. Ahmed b. Hanbel, Haris b. Miskin ve Ebu Ubeyd'e: "Cariyeyi nasıl sata­yım?'* diye sordum. Onlar da: "Sade sat" dediler. (Nağmeli okuma Özelli­ğinden satım esnasında söz etmeden sat.) O zaman satımında fiyatın düşe­ceğini söyledimse de, yine: "Sade sat" dediler.

Kadı Ebu Ya'lâ diyor ki: Böyle dediler; çünkü o cariyenin nağme ya­parak okumasını dinlemek mekruhtur. Şarkıda olduğu gibi onun bu oku­yuş özelliği için de bedel almak caiz değildir.

b) İbn Battal diyor ki: Bir grup da: "Kur'an'ı tegannî etmek demek, onu okurken sesi güzelleştirmek ve okuma esnasında tercî' yapmak demek­tir." diyor. Kişinin istediği ses ve nağmelerle tegannî etmesinin caiz olduğu görüşü, İbnul-Mübârek ve Nadr b. Şümeyl'in görüşüdür. Kur'an'ı nağmeli okumanın caiz olduğunu söyleyenlerden biri olan Taberî'nin anlattığına göre Hz. Ömer b. Hattâb (r.a.), Ebu Musa'ya: "Bize Rabbimizi hatırlat" der. Ebu Musa da nağme yapa yapa okurdu. Hz. Ömer (r.a.): "Ebu Musa gibi Kur'an'ı tegannî edebilen etsin" demiştir. Ukbe b. Âmir, Kur'an'ı en güzel sesle okuyanlardandı. Hz. Ömer, ona: "Falan sûreyi bana oku" dedi. O da okudu. Bunun üzerine Hz. Ömer ağladı ve: "Bu sûre indi sanmıyordum" dedi. (Yani öyle okudun ki, bana bambaşka bir sûre gibi geldi).

îbn Abbas ve îbn Mes'ûd, nağmeli okumayı caiz görmüşlerdir. Atâ b. Ebî Rabâh'm da caiz gördüğü rivayet edilir. Abdurrahman b. Esved b. Yezîd, Ramazan ayında mescidlerde güzel ses arardı.

Tahâvî'nin rivayetine göre Ebu Hanîfe ve arkadaşları nağme ile oku­nan Kur'an'ı dinlerlerdi. Muhammed b.Abdülhakem: "Babam (Abdülha-kem), Şafiî ve Yusuf b. Ömer'in nağme ile okunan Kur'an'ı dinlediklerini gördüm" diyor. İbn Cerîr et-Taberî'nin tercihi de bu görüştür. [1201]

 
3— Caiz Görenlerin Delilleri:

 

Caiz görenler diyorlar ki -aöz İbn Cerîr'indir-:

1— Söz konusu hadisin; şiiri tegannî, dinleyeni şevke getirip coşturan mâkul tegannî demek olduğu gibi, Kur'an'.ı tegannî de okuyucunun dinle­yicisini tatlı tatlı hüzünlendirdiği mâkul tegannî ve sesi güzelleştirmek anla­mına geldiğinin delili; Süfyân'm Zührî - Ebu Seleme - Ebu Hureyre yoluy­la rivayet ettiği şu hadistir: Hz. Peygamber (s.a.) buyurmuştur ki: ''Allah, terennümü güzel herhangi bir peygambere, Kur'an'ı terennüm etmesine izin verdiği kadar hiçbir şeye izin vermemiştir." Akıl sahiplerince mâkuldür ki; terennüm, ancak terennüm eden kişi sesini güzelleştirir ve nağme yapar­sa terennüm olur. Bu hadis: "Allah, güzel sesli herhangi bir peygambere Kur'an'ı yüksek sesle okuyarak tegannî etmesine izin verdiği kadar hiçbir şeye izin vermemiştir." şeklinde de rivayet edilmiştir.

Taberî diyor ki: Bu hadis, meselenin bizim söylediğimiz gibi olduğu­nun en açık bir delilidir. İbn Uyeyne'nin dediği gibi Kur'an'la yetinip baş­kasına ihtiyaç duymamak anlamında olsaydı, güzel sesten ve yüksek sesle okumaktan sözedümesinin bir anlamı kalmazdı. Bilinmektedir ki, Arapça-da "tegannî" yanhzca güzel sesle tercî' etmek anlamında kullanılmaktadır. Şâir der ki:

"Sen söylemişsen haydi şiiri tegaiiiü et. Bu şiiri tegannî, yarış alanı-dır."[1202]                                                 

sığasının yetindin, başkasına muhtaç olmadın anlamında kullanımı Arap dilinde yaygındır" iddiasına gelince; Arap dili uzmanlarından hiçbirinin böyle söylediğini bilmiyoruz.

Görüşünü doğrulamak için el-A'şa'nm şu beytini delil olarak ileri sür­mesine gelince:

"Ben bir zaman Irak'ta çevresi saygın ve uzun süre kalmış bir adam­dım."[1203]

Şiirde geçen "tegannîsi uzun" sözüyle "istiğnası uzun" anlamının kastedildiğini sanmıştır ki, bu onun bir yanılgısıdır. el-A'şâ, bu­radaki tegannî kelimesi ile Arapların: "Falan kimse, falanca yerde yerleşti." sözlerinde olduğu gibi "ikamet = yerleşmek, bir yerde eğleşmek" anlamını kasdetmiştir. "Şuayb'ı yalanlayanlar, sanki yurtlarında hiç eğleşmemişler gibi oldular. "[1204] âyetinde de bu an­lam vardır.

Diğer bir şâirin şu beytiyle davasına şahit getirmeye çalışmasına gelince:

"İkimizden her biri diğerinin yaşamasına muhtaç değil. Öldüğümüz zaman da birbirimize daha çok müstağni kalacağız."[1205]

Bu da onun bir gafletidir. Çünkü 'dan gelen kelimesi, iki kimseden herbirinin bir diğerine ihtiyaç duymaması anlamındadır. Nite­kim "İki adam dövüştü" cümlesi, iki adamdan herbiri, diğerini dövdü, anlamındadır. "İki kişi sövüştü" ve "İki kişi vuruştu" sözleri de böyledir. "Bu iki kişinin fiilidir" diyen kim­senin benzeri bir durumda bir kişinin fiili olarak  ve şeklinde söylemesi imkânı yoktur. Zira cümlesi­nin anlamında olduğunu söylemek mümkün değildir. Ancak sözü söyleyen kimsenin bu sözle, muhtaç olduğu halde muhtaç değilmiş gibi göründü (yani yapmacıktık) anlamını kastederse mümkün olur. Nite­kim "Falanca kimse kahramanlık tasladı" cümlesi, kahraman olmadığı halde kendini kahramanmış gibi gösterdiği anlamına gelir. "Cesurluk tasladı" ve "Cömertlik tasladı" sözleri de böyledir. Şa­yet Kur'an'la tegannî etmeyi, Arap dilindeki anlamından uzaklığına rağ­men bu anlama alacak olursa bu hatasındaki felâket daha büyük olur. Çünkü onun bu yorumuna göre adı yüce Allah, Peygamberine Kur'an'la yetinmesine değil, kendi içinde bulunduğu halin aksini göstermesine (hâşâ bir tür münafıkhğa-Ş.Ö.) izin vermiş olur. Bunun sakatlığı ise ortadadır.

İbn Uyeyne'nin yorumunun sakatlığını ortaya koyan bir delil de şu­dur: Kur'an'la insanlardan müstağni kalmak gibi bir sıfatla, kendisine bu konuda izin veriliyor yahut verilmiyor diye herhangi bir kimsenin tanıtımı imkânsızdır. Yalnız İbn Uyeyne'ye göre "serbest bırakma ve mu­bah kılma" anlamına gelen ise, böyle bir imkân doğar. Ancak bu da iki yönden hatalıdır: I- Lügat (iştikak), 2- Manayı çarpıtmak. îşti-kak bakımından kelimesi, cümle­sinde olduğu gibi kulak vermek, dinlemek anlamına gelen fiilden türetilmiş bir mastardır. "Rabbine kulak verdi ve gerçekleştirildi" [1206] âyetinde de bu anlamdadır. Şair Adiyy b. Yezîd de diyor ki:

"Ey kalb! Oyun-eğlence ile avun. Hüznüm, dinlemede işitmede."[1207]

Şu halde Hz. Peygamber'in (s.a.) "Allah hiçbir şeye.... izin vermemiştir" hadisi, Allah, bir peygamberin Kur'an'Ia tegannîsini dinlediği gibi insan sözünden hiçbir, şeyi dinlememiştir, anlamındadır. Çünkü Kur'an'la insan­lardan müstağni kalmanın, dinlenir, kulak verilir diye nitelendirilmesi müm­kün değildir.                                           ,,

Taberî'nin sözleri sona erdi.              r

Ebu'l-Hasan İbn Battal diyor ki: Bu konuda, şu rivayetten doiayı bir problem daha kaldı: İbn Ebî Şeybe'nin, Zeyd b. Habbâb - Musa b. Ali b. Rabâh-babası Ali b. Rabâh-Ukbe b. Âmir senediyle rivayet ettiğine göre Allah Rasûlü (s.a.) buyurdular ki: "Kur'an'ı öğrenin, onunla tegannî edin ve onu yazın. Canım elinde olan ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 05 Ağustos 2011, 13:08:07 Gönderen: Hafize Aişe »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Kuranı nağmeli okuma hakkındaki görüşler
« Posted on: 18 Ağustos 2019, 15:47:47 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kuranı nağmeli okuma hakkındaki görüşler rüya tabiri,Kuranı nağmeli okuma hakkındaki görüşler mekke canlı, Kuranı nağmeli okuma hakkındaki görüşler kabe canlı yayın, Kuranı nağmeli okuma hakkındaki görüşler Üç boyutlu kuran oku Kuranı nağmeli okuma hakkındaki görüşler kuran ı kerim, Kuranı nağmeli okuma hakkındaki görüşler peygamber kıssaları,Kuranı nağmeli okuma hakkındaki görüşler ilitam ders soruları, Kuranı nağmeli okuma hakkındaki görüşlerönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &