ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Yedinci hicri yıl olayları Hayber savaşı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yedinci hicri yıl olayları Hayber savaşı  (Okunma Sayısı 1180 defa)
19 Nisan 2011, 13:19:20
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 19 Nisan 2011, 13:19:20 »



Yedinci Hicri Yıl Olayları Hayber Savaşı


Abdullah b. İdrîs, İbni İshak'tan naklediyor; Bana Abdullah b. Ebî Bekr, "Hayber'in fethi Muharrem ayının akabinde gerçekleşti. Rasûlül­lah (s.a.v) Safer ayının sonunda Medine'ye geldi" diyerek Hayber fethi yılını anlattı.[105] Derim ki:

- İbni İshâk bu haberi Abdullah b. Ebî Bekr haricindekilerden de böyle rivayet etmiştir.[106]

Vakıdî'de şeyhlerinden naklen Efendimizin Hayber seferine çıkışı hakkında: "Yedinci yılın başında" diye nakleder.[107] Musa b. Ukbe'nin "Meğazî"sindeki rivayete göre Zührî, bu hususta şaz bir yol (apayrı bir yol) tutarak: "Sonra Resûlullah (s.a.v), altıncı yılda Hayber günü sa­vaştı" deyivermiştir.[108]

Hayber, Medine'den sekiz konak mesafede ufak bir yerdir.

Vüheyb anlatıyor: Bize Huseym b. Irak, babası Irak aracılığıyla Gıfaroğllarından bir gurubun şöyle dediklerini haber verdi:

-Ebû Hüreyre (r.a) Medine'ye -Müslüman olup- geldiğinde Pey­gamber Efendimiz (s.a.v) Hayber seferine gitmiş bulunuyordu. Me­dine'dekil erin başına Sibâ' b. Arfata el-Ğıfârî'yi vali yapmıştı. Ebû Hüreyre (r.a) derki: Biz Sibâ'ı sabah namazında bulduk. Birinci rek'atında "Kaf Hâ, Yâ Ayîn, Sâd" sûresini, ikinci rekatında da "Veylün Iil Mutaffıfîn" sûresini okudu. Ebû Hüreyre devamla derki:

Ben namazın içinde (ayette geçenleri duyunca) "Vay Ebû Fûlan'ın başına geleceklere onun terazisi var. Alırken tarttımı tam tartıyor, on­lara vermek için bir şeyi tartarsa eksik tartıyor diyordum. Namazı biti­rince Sibâ' b. Arfata'ya geldik. O da bize yol tedariki yapıverdi. Bizde Resûlullah'ın yanına geldik ki, Hayberi fethetmişti. Efendimiz Müs­lümanlarla konuşarak bizi de onların sehimlerine(paylanna) ortak etti.[109]

İmam Malik, Yahya b. Saîd -Beşîr b. Yesâr isnadıyla Süveyd b. Nu'man (r.a)'tan şöyle naklediyor: Sûveyd (r.a) Peygamber (s.a.v) ile beraber Hayber senesi sefere çıkmıştı. Haybere çok yakın bir yer olan Es-Sahbâ'ya geldiklerinde ikindi namazını kıldı, sonra azık istedi. An­cak azık olarak sadece kendisine -arpa buğday karışımı undan yapılan-"Sevîk" denen ekmek verildi. Efendimiz ondan yedi bizde yedik. Daha sonra Akşam namazı için kalkıp ağzını yıkadı bizde ağzımızı yıkadık. Tekrar abdest almadan namazını kıldı. Haberi Buharî rivayet etmiştir.[110]

Hatem b. İsmail, Yezîd b. Ebû Ubeyd aracılığıyla Seleme b. El-Ekva' (r.a)'dan şöyle nakleder: Nebî (s.a.v) ile beraber Haybere doğru yola çıkıp, geceleyin yola çıktık. Toplumdan biri Âmir b. el-Ekvâ'a:

"Bize recez veya şiirlerinden birşeyler dinletsen olmaz mı?"

dedi. Âmir şair bir zat olup hemen inip develerin önüne geçerek şu sözleri söyleyerek sürdü:

1- Aîlahım! Sen olmasaydın hidayete eremezdik, ne sadaka verir ne namaz kılardık.

2- Afvet, canımızı -(yada ardına düştüğümüz şey) sana feda olsun. Düşmanla karşılaşınca ayaklarımızı kaydırma.

3- Bize gökten sekine indir. Bize çağrılınca gelip katıldık

4- Bize yüksek sesle yardıma çağırdılar.

Efendimiz (s.a.v) bunu işitince "Bu kervanı terennümü ile götüren zat kim?" diye sorunca, "Âmir" dediler. Efendimizde "Allah ona rah­met eylesin" buyurdu. Toplumda bulunan biri (ki Ömer (r.a) dır.) Ya Resûlallah! "Artık ona Cennet veya şehitlik -senin duanla- vacib -ve­rilen, kesinleşen bir hak- oldu. -O'nun yiğitliğinden faydalanmamız için O'nu bize bıraksan olmazmıydı?" dedi.

Böylece Haybere gelip kuşattık. Lakin müthiş bir açlık oldu. Fetih günü gecesi olupta hava kararınca insanlar pek çok ateş yaktılar. Efen­dimiz: "Bu ateşler ne, ne için yakıldılar?" buyurunca, "Ehli eşek eti kı­zartmak için" dediler. "Üzerine su dökün ve kapları kırın!" dedi. Bi­risi, "ateşe su döküp kapları yıkasak!" deyince Efendimiz "veya öyle yapın!" buyurdu. Harp zamanı gelip insanlar saf bağladığında Âmir'in kılıcı kısacık birşey idi. Onu Yahudinin birinin ayağına salladı. Ama kılıcın keskin ucu Âmir'in diz başına geldi. Ve Amir bu yara ile şehid oldu. Hayber dönüşü Seleme derki. Resûlullah beni gördü ve "sana ne oluyor, buhalin ne?" buyurdu. Ben, "Anam babam sana feda olsun, İn­sanlar Âmir'in -kendini öldürerek- amelini boşa çıkardığını iddia ediyorlar" dedim. "Bunu kim söyledi?" buyurunca falan, falan ve Üseyd b. Hudeyr dedim. Efendimiz;

"Onu söyleyen yalan söylemiş, O'nun iki kat sevabı var" buyurup ellerinin parmaklarını birleştirdi ve:

"Zîra O, bu şekilde dünya hayatını sürdüren bir eşi arabda pek az bulunan, gayretli ve mücahit bir zat idi" buyurdu. Bu hadisi Buharı ve Müslim rivayet etmiştir.[111]

İmam Mâlik, Humeyd aracılığıyla Enes (r.a)'dan naklediyor: Rasûlü Ekrem (s.a.v), Haybere yola çıkıp geceleyin oraya vardı. Efendimiz bir kavme geceleyin gelince sabaha kadar saldırmazdı. Sabah olunca Ya­hudiler -Müslümanlardan habersizce- tarlalarına ve ziraat aletlerinin başına gitmek üzere evlerinden çıktılar. Müslümanları görünce "val­lahi Muhammed! vallahi orda" diye bağrıştılar. Efendimiz (s.a.v) de:

"Allahü Ekber! Hayber artık harab olmuştur. Biz bir kavmin sahasına indik mi artık bu korkutulanların hali perişandır" bu­yurdu. Bunu Buharî rivayet etmiştir. Yine Buharı ve Müslim aynı ha-disî Suheyb yolu ile de Enes (r.a) dan naklederler.[112]

Bir çok ravî, Şu'be ve İbnü Fudayl ikilisinin Müslim el-Mûlâı ara­cılığıyla yaptığı nakle göre Enes (r.a) şöyle diyor:

- Resûlullah (s.a.v) hastaları ziyaret eder, cenaze ardından gider, kölelerin da'vetlerine katılır ve eşeğe binerdi. Ben O'nu Hayber fethi günü yuları liften yapılma bir eşeğe binerken gördüm.[113]

Ya'kub b. Abdirrahman, Ebû Hazim'den naklediyor: Bana Sehl b. Sa'd haber verdi ki, Hayber fethi günü Resûlullah (s.a.v):

"Yarın sancağı, Allah'ın fethi, kendi eliyle nasib edeceği, Allah ve Rasûlünü seven, Allah ve Rasûlünün de kendisini sevdiği bir zata vereceğim" buyurdu. İnsanlar o geceyi sancağın içlerinden han­gisine verileceğini konuşarak geçirdiler. İnsanlar sabaha çıkınca Pey­gamberin yanına gelip toplandılar, hepside sancağın kendine verilme­sini umuyordu. Efendimiz (s.a.v): "Ali b. Ebî Tâlib nerede?" diye so­runca, "Ya Resûlallah, O göz ağrısından muzdarib" dediler. Ona haber saldılar ve Ali getirildi. Resûlullah (s.a.v) onun gözlerine tükürerek ona dûa ediverdi. Gözleri iyileşip hiç ağrısı olmamış gibi oldu. (s.a.v) sancağı ona verdi. Bunu gören Ali (r.a), "Onlarla, onlarda benim gibi olana kadar çarpışacak mıyım?" diye sorunca Nebî (s.a.v): bu          İ                                     

"Yavaş ol bakayım, Önce onların harp sahasına gir, sonra on­ları İslama da'vet et, sonrada onlara, İslâm dininde onlara bilme­leri gereken Allah hukukunu haber ver. Vallahi! Allah'ın senin vasıtanla bir tek adama hidayet vermesi senin için deve sürüleri sahibi olmandan daha hayırlıdır." buyurdu. Bu hadisi Buhârî ve Müslim Kuteybe yoluyla Ya'kûb'dan naklettiler.[114]

Süheyl b. Ebî Salih babası aracılığıyla Ebû Hüreyre (r.a)'dan nakle­der ki, Resûlullah (s.a.v): "Yarın sancağı Allah ve Rasûlünü seven bir adama vereceğim, Allah Hayber kapılarını onun eliyle açacak" buyurdular. Ömer (r.a) der ki: Ben O güne kadar Emirliği hiç sevmemiştim. Efendimiz Ali'yi çağırdı ve -bayrağı ona verip : 

"Allah senin elinle fethi nasib edene kadar çarpış, başka şeye iltifat etme" buyurdu. Ali de: "Ben bu insanlarla ne üzerine savaşaca­ğım?" diye sordu. Nebî (s.a.v) de :

"Onlarla "La ilahe İllallah, Muhammedün abdühü ve Rasûlühü" diyene kadar savaş. Bunu yaparlarsa kanlarını ve mal­larını senden kurtarmışlardır. Ancak İslâm hakkı hariç. Hesablarıda Allah'a kalmıştır." Buyurdu. Bu hadisi Müslim rivayet eder. Yine Buharı ve Müslim buna yakın bir haberi de Seleme b. Ekva' (r.a)'dan naklederler.[115]

İkrime b. Ammâr anlatıyor; bana Seleme b. Ekva1 oğlu İyas bana babası Seleme'den nakletti ki; İyas'ın amcası Âmir yolda onların önüne düşüp şiirler terennüm ederek kafileyi götürmüş. Nebî (s.a.v)'de;

"Rabbin seni bağışlasın" buyurdu. Seleme derki: Efendimiz bu du­ayı kime tahsis etse kesinlikle o zat şehit olurdu. Bunu duyan Ömer (r.a): "Bizi Amir'in yiğitliğiyle faydalandırsan olmazmıydı?" dedi. Böylece Haybere geldik. Yahudi Merhab kılıcını savurarak meydana çıktı ve :

"Hayber beni tanır ki, ben Merhabım. Pür silahlı tecrübeli kahramanım. Artık Harp alevlenerek gelip çatmıştır" diyordu. Amir b. Ekvâ (r.a) onunla düello etmeye meydana atıldı ve:

"Hayber beni biîirki ben Amir'im. Pür silahlı, ölümden yılmaz yiğidim "

diye cevap verdi. îkiside bir birine kılıçla ikişer defa hamle ettiler. Merhabin kılıcı Amir'in kalkanına değdi. Amir ona aşağıdan bir darbe attı ama, kılıcı savrulup kendine geri geldi ve kolundaki can damarını kesti. Bu damarda da O'nun canı vardı. Seleme söze devamla der ki: Ben oradan kenara çıkınca birde Efendimizin ashabından bir kaç kişi­nin "Âmir amelini batıl etti, kendi Canına kıydı" dediklerini duymaya­yım mı! Hemen ağlayarak Peygamber'e geldim;

"Sana ne oldu?" buyurdu. "Amir amelini batıl etti... diyorlar de­dim. "Bunu kim söyledi?" diye sordu. "Ashabınızdan birkaç kişi" de­dim." Bunu kim demişse yanılmıştır. Üstelik O'nun iki kat sevabı var" buyurdu. Ali'ye gelmesi için adam yolladı. O sırada O'nun gözü ağrıyordu. "Kesinlikle bayrağı yarın Allah ve Rasûlünü seven, Allah ve Rasûlününde kendisini sevdiği birine vereceğim" bu­yurdu. Ben Ali'yi elinden tutarak getirdim. Resûlullah (s.a.v) onun gözlerine tükrüğünü sürdü ve göz ağrısı dindi. Bayrağı Ali'ye verdi. Bu arada Merhab ortaya şöyle diyerek düelloya çıktı:

"Hayber beni tanır ki ben Merhabım. Pür silahlı tecrübeli kahrama­nım." Artık harp tutuşarak gelip çatmıştır" diyordu. Hz. Ali de onunla mübarezeye çıkıp ;

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Yedinci hicri yıl olayları Hayber savaşı
« Posted on: 30 Mart 2020, 09:11:22 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Yedinci hicri yıl olayları Hayber savaşı rüya tabiri,Yedinci hicri yıl olayları Hayber savaşı mekke canlı, Yedinci hicri yıl olayları Hayber savaşı kabe canlı yayın, Yedinci hicri yıl olayları Hayber savaşı Üç boyutlu kuran oku Yedinci hicri yıl olayları Hayber savaşı kuran ı kerim, Yedinci hicri yıl olayları Hayber savaşı peygamber kıssaları,Yedinci hicri yıl olayları Hayber savaşı ilitam ders soruları, Yedinci hicri yıl olayları Hayber savaşıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &