ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Veda haccı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Veda haccı  (Okunma Sayısı 905 defa)
16 Nisan 2011, 17:35:53
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 16 Nisan 2011, 17:35:53 »



Veda Haccı


Ca'fer b. Muhammed es-Sâdik, babası Muhammed bin Ali yolu ile Câbir (r.a)'tan şöyle dediğini anlatıyor:

-Resûlullah (s.a.v) -hac yapmadan dokuz yıl bekleyip onuncu yılda-insanlara hac edeceğini ilan etti. Bunu duyan pek çok kişi Medine'de toplandı. Hepside Onun gibi hac yapmak ve ona tabi olmak istiyordu-Zilkade'nin bitimine beş gün kala Efendimiz yola çıktı. Zül Huleyfe'ye vardığımızda Esma bin. Umeys, Muhammed b. Ebî Bekr'i doğurdu. O da, "şimdi ben -hac konusunda- ne yapacağım?" diye, birini, sorması için Peygamber'e yolladı. O da:

"Yıkan ve bir bez tutun, sonra ihrama gir!" buyurdu.

Allah Rasûlü sonra oradaki mescitte İki rek'at namaz kılıp ardından Kusvâ adlı devesine bindi. Deve Efendimizi oradaki Beydâ tepesine çıkarınca, Resûlullah (s.a.v) Tevhid kelimesi ile başlayıp telbiyesini getirdi. İnsanlarda o güne kadar bildikleri eski telbiyelerini getirdi. Ama Resûlullah onları reddetmedi. Ben gözümün alabildiği yerlere baktım; Resûlullah'ın önünde alabildiğine uzayan gerek atlı, gerek ya­ya -muazzam bir kalabalık vardı. Sağında aynısı, solunda aynısı ar­kasında aynısı.

Resûlullah telbiye getirmeye devam etti. Biz sadece tek Hac'ca ni­yet etmiş idik, Ömre nedir bilmiyorduk. Efendimizle beraber Beytullah'a geldiğimizde, Rüknü Hacer'i selamlayıp tavafta üç şavt hızlı yürüyerek Remel yaptı. Dört şavti da normal yürüyerek yaptı. Ar­dından Makam'ı İbrahim'e vararak "İbrahim'in makamını namazgah

edinin" ayetini okudu. Makam-ı İbrahim-i Beytullah ile kendi arasına aldı (namaz kıldı).

Hadisi nakleden Cafer derki: Babam Muhammed b. Ali "Efendimiz iki rek'atın birinde, "Kulhü vallahü ehad" diğerinde "Kulyâ eyyühel kâfirim" sûresini okurdu" diyor ki, bunu sanıyorum ki, sa­dece Peygamberden nakledilmiş olarak anlatmıştır.

Sonra Beyte gelip Rükne dönüp Hacer-i Selamlayıp ardından Ka­be'nin dış kapısından Safaya gitti. Safa tepesine yaklaşınca:

"Safa ve Merve Allah'ın şeâirindendir" ayetini okudu; ve: "Al­lah'ın Kur'ân'daki -tertibinde- başladığı gibi başlıyorum" buyurup Sa'y etmeye Safâ'dan başlayıp tepeciğe çıktı.

Beytullah'ı görünce kıbleye dönüp, Allah'a tevhid ve tekbir geti­rerek, Lâ ilahe illallahü vahdehû la şerikeleh. Lehü'l-Mülkü ve Lehü'l-Hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr. La ilahe illallahü vahdehû, en ceze va'dehû ve nasara abdehû ve hezime'I ahzâbe vahdehû" deyip ikisi arasında dûa etti. Üç defa aynı şeyleri tekrarladı.

Sonra Merve'ye doğru yürüyerek tepeden indi. Vadiye ayak basınca remel yaparak (hafifçe koşarak) ilerledi. Vadiden çıkınca normal yü­rüyerek Merve'ye geldi. Orada da aynen safadaki duaları tekrarladı. Merve'de son sa'yi bitirince:

"Eğer bu hac konusunda, daha sonra olanların böyle olacağını önceden -tecrübeyle -bilmiş olsaydım, kurbanımı beraber getir­mez (Haccı kıran yapmaz) ve Onu Ömre yapardım (Temettü ha­cısı olurdum). Kim hac kurbanını yanında getirmemişse ihram­dan çıkıp, haccını Ömreye niyetlenerek Temettu'a çevirsin" bu­yurdu. İnsanların hepsi ihramdan çıkıp tıraş oldular. Sadece Peygam­ber (s.a.v) ve yanında kurbanını getirenler kaldı.

Suraka b. Mâlik b. Cu'şum (r.a) kalktı ve "Ya Resûlallah, Ömre'nin -hac mevsimi-^ içinde yapılarak hacca katılması yalnız bu yıla ait mi,

yoksa ebediyen böylemi kalacak?" diye sordu. Nebi (s.a.v) de, par­maklanın birbirine kenetleyerek:

"Umre Hacca şöyle girmiştir" buyurdu ve bunu iki defa söyledi. Ve: "Hayır sadece bu yıl değil, ebediyen böyle kalacak!" buyurdu.

Hz. Ali, Yemen'den Peygamberin develerini sürüp geldi. Hanımı Fatıma (r.a)'yı ihramdan çıkmış, boyalı elbiselerini giyip sürme çe­kinmiş olarak görünce, onun bu halini normal görmedi. Hz. Fatıma ona, "bunu bana böyle yapmamı babam emretti" dedi.

Hz. Ali Irak'ta iken: Bu olayı anlatarak; "ben hemen, Fatıma'yı a-zarlatmak ve Efendimiz'den naklettiği fetvayı Peygamber'e sorup an-lamak-için Peygamber'e gittim ve durumu arzettim. Nebi (s.a.v:

"Fatıma doğru söylemiş, o doğru söylemiş, sen hacca niyetle­nince ne söyliyerek niyetlendin?" buyurdu. Ben "Allah'ım ben senin Peygamberinin niyeti ile niyetleniyorum diye niyet ettim" dedim. Nebi (s.a.v):

"Benim yanımda hac kurbanım var. Artık sen ihramdan çıkma!" buyurdu. Ali (r.a)'ın Yemen'den getirdikleri ile Peygamberimizin Me­dine'den getirdiği kurban sayısı yüz adet idi. Efendimiz ile kurbanları yanında olanlar hariç, herkes ihramdan çıkıp tıraş oldular.

Terviye günü girince, Mina'ya hareketle: "Hac için Lebbeyk.." diyerek telbiye getirdiler. Resûlullah devesine binmiş idi. Mina'ya va­rınca öğle, ikindi, akşam, yatsı ve sabah namazlarını orada kıldı. Gü­neş doğana kadar bekledi. Arafat girişi Nemure mevkiinde kendisine bir çadır kurulmasını emredip, kendisi de Arafata doğru hareket etti.

Kureyş'liler, kendilerinin cahiliye döneminde yapmış oldukları gi­bi, Peygamberin de Meş'ari'l haram'da duracağına kesin gözle bakıyor­lardı. Resûlullah ise duraklamadan yola devam edip Arafata kadar gel­di ve çadırını oradaki Nemura -köyceğizi-nde kurulmuş bulup oraya konakladı.

Güneş öğle vaktini geçince, Kusvâ adlı devesinin hazırlanmasını emretti. Deveye hevdeci vuruldu. Devesine binip Arafat'taki Urane vadisine geldi. Orada durup insanlara şu hitabeyi yaptı:

"Kanlarınız ve mallarınız şu hac ayı içinde, şu haram beldede şu günümüzün harem -hürmeti zorunlu- olduğu gibi haram edil­miştir. Dikkat edin! Cahiliye dönemi işlerinden olan herşey kaldı­rılmış olup ayağımın altındadır. Cahiliye döneminde aranızda bu­lunan kan davası kaldırılmıştır. Bu konuda ilk kaldırdığım kan da'vası, Rabî'a bin Hâris'in kanı olmuştur. Bu adam Benî Sa'd kabilesinde, süt anasına süt emmek için verildiği sırada Hüzeyl kabilesi tarafından öldürülmüştü.

Cahiliye dönemindeki -muamele ettiğiniz- faiz kaldırılmıştır. Faizlerden kaldırdığım ilk faiz de, Abdülmuttalib oğlu amcam Abbas'm faizi olmuştur. Artık faizin hepsi kaldırılmıştır.

Hanımlar hakkında Allah'tan korkunuz! Zira siz onları Allah­'ın bir emaneti olarak aldınız. Allah'ın kelimesi ile onları kendini­ze helâl kıldınız. Sizin onlardaki hakkınız; onların, sizin yatağını-za-evinize-sizin sevmediğiniz -istemediğiniz- kimseleri katmama­larıdır. Eğer bu hususta sizi dinlemeyip aksini yaparlarsa, yara­lamadan onları dövebilirsiniz. Onlarında sizdeki haklan; onların yiyecek ve giyecekleri örfte geçerli olana göre, sizin tarafınızdan temin edilmesidir. Ben size, sarıldığınız sürece asla sapıklığa düş-

meyeceğiniz bir şey bırakıyorum. Bu Allah'ın kitabıdır. Siz benim hakkımda sorulduğunuzda ne söyleyeceksiniz" buyurdu. Ashab'da:

-"Senin Peygamberliği tebliğ ettiğine, emaneti yerine getirdiğine, ümmete nasihatta bulunduğuna şahit oluruz," dediler. Bunun üzerine Nebi (s.a.v) şehadet parmağını göğe dikip sonra insanlara doğru işaret ederek üç kere,

"Şahid ol Yâ Rab!, Şahid ol Yâ Rab!, Şahid ol Yâ Rab!" buyur­du.

-Sonra Bilal ezan okudu, ardından kamet getirdi. Nebi (s.a.v) öğle namazını kıldırdı. Ardından Bilal kamet getirip ikindiyi kıldı. Öğle ile ikindi arasında, -sünnet ve nafile- hiçbir namaz kılmadı. Sonra Efen­dimiz devesine binip vakfe yapmak üzere Arafat'taki Rahmet tepesi­nin eteğine geldi.

-Devesinin göksünü kayalara çevirdi. Yayaların toplandığı yeri (te­peye çıkma yerini) önüne alarak kıbleye döndü. Gün batıncaya kadar orada vakfeye devam etti. Güneşin sanlığı gidip güneş yuvarlağı battı. Üsame b. Zeyd'i bineğinin ardına aldı. Devenin yularını kasarak yola çıktı. Yuları öyle kasmıştı ki, devenin başı semerin kaşına değecek gi­bi idi. Sağ eli ile de:

"Ey insanlar ağır ağır hareket edin!" diye işaret ediyordu. Her ne zaman bir kum tepesine gelse tepeyi çıkana kadar yuları gevşeti­yordu. Nihayet Müzdelifeye geldi. Orada Akşam ile yatsı namazını bir ezan ve iki kamet ile kıldırdı. Yine aralarında hiç bir namaz kılmadı. Sonra şafak sökene kadar uzandı. Şafak sökünce ilk şafak belirtileriyle beraber tek ezan ve tek kametle sabah namazını kıldı.

-Ardından devesi Kusvâ'ya binip müzdelifedeki Meş'ari'l Harâm'a geldi. Meşaril haram tepeciğine çıkıp kıbleye döndü, Allah'a hamd e-dip tekbir ve tehlîl getirdi. Ortalık ağarıncaya kadar Müzdelife vakfe­sine devam etti. Sonra güneş doğmadan yola çıktı. Fazl bin Abbas'î

devenin terekesine aidi. Fazl güzel saçlı, ak benizli idi. Peygamber Müzdelife'den hareket ettiğinde bir takım kadınlarda oradan geçerken Peygamber'e uğradılar. Fazl onlara bakmaya başladı. Peygamber onu görünce elini Fazl'in yüzüne kapattı. Bu kere Fazl da yüzünü öte tarafa çevirip oradan kadınlara bakmaya başladı. Peygamberde Fazl'ın yü­zünü başka tarafa çevirdi.

-Böylece Müzdelife ile Mina arasındaki (fil ordusunun helak ol­duğu) Muhasser vadisine geldi. Az daha ileri geçip ortadaki büyük şeytana giden yola girdi. Sonunda (o zaman) oradaki ağacın yanında bulunan büyük şeytana geldi. Her birinde tekbir getirerek şeytana iki parmak arasına girecek küçüklükte yedi taş attı. Bunu vadinin içinden atmıştı.

-Sonra kurban kesme yerine gelip altmış üç tane deveyi kesti. Sonra bıçağı Ali'ye verdi, diğerlerini de o kesti. Böylece Ali'yi bu kurbanlara ortak yapmış oldu. Ardından her deveden bir parça et alınmasını em­retti. Bunlar bir tencereye koyulup çorba yapıldı. Ali ile beraber kur­banların etinden yiyip çorbasından içtiler.

-Sonra Resûlullah (s.a.v) oradan Ka'beye doğru hareket etti. Öğle namazını Mekke'de kıldı. Zemzem kuyusundan su çekmekte olan Abdü'lmuttalib oğullarının yanına varıp;

"Ey Abdü'lmuttalib oğulları! Su çekmeye devam edin. Eğer insanlar -beni göreceğim diye gelipte- su çekerken sizi sıkıştırma­yacak olsalardı b...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Veda haccı
« Posted on: 21 Ekim 2019, 02:35:45 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Veda haccı rüya tabiri,Veda haccı mekke canlı, Veda haccı kabe canlı yayın, Veda haccı Üç boyutlu kuran oku Veda haccı kuran ı kerim, Veda haccı peygamber kıssaları,Veda haccı ilitam ders soruları, Veda haccıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &