ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Tuster ın fethi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Tuster ın fethi  (Okunma Sayısı 3617 defa)
13 Nisan 2011, 15:20:55
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 13 Nisan 2011, 15:20:55 »



Tuster'ın Fethi


 

Velid b. Hişam el-Kahzemî babası ve amcasından nakleder: -Ebu  Musa el-Eşari,  el-Ehvaz, Nehri  Tîrâ,  Cünde  Yesâbûr ve Râmehürmüz'ün fetihlerini tamamlayınca Tüster şehri üzerine yürü­yüp şehrin şark kapısı önünde ordusunu yerleştirdi ve Ömer fr.a.j'tan takviye yardımı istedi. Hz. Ömer de Ammar b. Yasir'e bir mektup ya­zarak ona yardıma gitmesi emrini verdi. O da o sırada Hulvan şeh­rinde bulunan Cerir b. Abdullah'a: "Ebu Musa'ya yardıma hareket et" emrini içeren bir mektup yolladı. O da bin kişilik bir güçle yardıma gitti. Orada aylarca kuşatma yaptılar. Sonra Ebu Musa Hz. Ömer'e: "Onlara bu gelenlerin hiçbir katkısı olmadı." diye yazdı. Bunun üze­rine Hz. Ömer, Ammar'a: "Bizzat sen kendin Ebu Musa'ya yardıma git!" emrini verip kendisi de Medine'den ayrı bir destek gücünü yola çıkardı.[662]

Ebu Bekr'e, oğlu Abdurrahman anlatıyor: Ebu Musa ve ordusu Tüster'de bir yıl kadar fethedemeden kaldılar. Tüster'den bir gün bir adam geldi ve Ebu Musa'ya: "Sana şehrin girişini göstermem karşılı­ğında, benim ve ailemin kanının akıtılmayacağı, evimin ve malımın alınmayacağı garantisini isterim." dedi. Ebu Musa bu şartı kabul etti. Adam: "Öyleyse bana yüzme bilen akıllı bir adam ver götüreyim, sonra sana bu işin nasıl yapılabileceğinin tam haberini getirsin." dedi. (Ebu Musa da Meczee b. Sevr es-Sedûsi'yi çağırıp bana yüzme bilen akıllı bir adam bul, deyince Meczee: "Benim kendimi yollasana!" dedi. Böylece adamla oradan ayrıldı. Adam onu alıp dar bir geçide soktu. Öyle ki bazen öyle daralıyordu ki karnının üzerinde sürünüyor, bazen genişliyor ayakta yürüyor, kimi yerde dört elle yürüyorlardı.[663] Böylece şehre girdiler. Ebu Musa Meczee'ye yola çıkarken; "Şehrin asıl giriş kapısının yolunu, kale burcunun yolunu Hürmüzaırm kaldığı yeri iyi bellemesini tembih edip bir de: "Sakm ha benden önce hiçbir şey yapmaya kalkmayasın!" diye tembihte bulundu. Bu kafir onu Hürmüzan'ın yanma kadar götürdü. Hürmüzan'ı böyle görünce, için­den hemen onu öldüreyim diye geçirdiyse de Ebu Musa'nın "Sakm ha benden önce bir şey yapmaya kalkma!" demesini hatırlayıp vazgeçti.

Sonra Ebu Musa'nın yanma geri döndü. Ebu Musa ordudan onunla içeri girecek gönüllü istedi. Üç yüz kadar gönüllü ortaya çıktı.[664]

Ebu Musa onlara üstlerine sadece iki kat elbise giymelerini ve kılıç kuşanmalarını fazla bir şey olmamasını tembih etti. Meczee Allahu Ekber deyip suya atladı, diğerleri de tekbir alarak suya girdiler. Sanki ördekler gibiydiler. Yüzerek yer altı geçidine varıp yer altı su kanalına varıp otuz beş otuz altı kişiyle deliğe daldı, sonra diğerleri geçti. Bir kısmı şehrin ana kapısına, bir kısmı surlara doğru gittiler. Meczee bir­kaç kişiyle surun başına çıktılar. (Bu sırada Ebu Musa EI-Eşarî de or­duyu alıp, şehrin bu kapısının önüne gelmişti. Kapıya gelenler oradaki nöbetçilere saldırıp öldürdüler.)[665] Hep birden hem surdakiler hem kapı­dakiler tekbir alıp hücuma geçtiler (Kapının kilidini kırıp) kapıyı aç­tılar. Bu sırada surdan aşağı bir kafir elinde kısa mizrağıyla gelip Meczee'ye vurup onu şehit etti. Müthiş bir çarpışma oldu. Az sonra Müslümanlar şehri ele geçirdi. Hürmüzan da şehirdeki burçlardan bi­rine girip saklandı.[666]

Ali b. Zehd ve Katade, Enes (r.a.)'ın: "Biz müşriklerle geceleyin çarpışmaya başladık, sabah olana kadar devanı etti. Ne ben ne arka­daşlarımız o gün öğle olana kadar sabah namazını kılamadık (ondan sonra kılabildik).

Bu namazın beni sevindirdiği kadar dünyanın tamamı beni sevindi-remezdi, dediğini anlatır.

İbn-u Sirîn: "O günkü çarpışmada (ashabın önde gelenlerinden) Berâe b. Malik şehit oldu.

Rivayete göre (Mübarek b. Füdale'nin Muaviye b. Kurra'dan nak­line göre) şehrin kapısından içeri ilk giren Abdullah b. Muğaffel el-Mâzinî olmuştur.

Hasen-i Basri der ki: Ebu Musa Tüster şehrini iki yıl kuşatma al­tında tuttu. (Öyle fethetti)[667]

Şa'bi ise bu konuda: "Ebu Musa onları on sekiz ay kuşattı. Bu sı­rada İran kralı Hürmüzan Tüster*deki kal'ada kaldı. Sonra Hürmüzan Hz. Ömer'in verdiği can güvenliği ile kale burcundan inip teslim oldu." diye anlatır.

(Ebu Hanife ed-Dineveri der ki: Bunun üzerine Merzüban yanında bulunan ailesi ve idarecileriyle Ebu Musa'nın huzuruna geldi. Ebu Musa onları Hz. Ömer'e gönderdi.

Koruma için Enes'in komutasında üç yüz kişilik bir bölük verdi. Yolda Sümeyne adlı bir su başına geldiklerinde, oradaki eğleşenler suyu bitirecekler korkusuyla onlara şu izni vermek istemedi. Sonra bunlar komutanın Hz. Enes olduğunu duyunca onlara izin verdiler. Enes'in arkadaşlarından birisi "Medine'ye varınca bunların yaptıklarını Ömer'e şikayet et!" deyince Merzüban: "Bunları birisi buradan daha kötü bir yere sürecek olsa acaba böyle bir yer bulabilirmi?" diyorsun, dedi.)

Enes (r.a.) der ki: Hürmüzan'ı alıp Hz. Ömer'in yanına vardığı­mızda Hz. Ömer ona: "Haydi konuş bakayım!" deyince, o: "Ölmüş olacak bir adamın ağzıyla mı, yoksa sağ kalacak bir insan ağzıyla mı konuşayım?" dedi. Hz. Ömer de: "Sen konuş bir sakıncası yok!1' dedi. Hürmüzan da: "Bizler ve siz Arap topluluğu, Allah sizinle bizim ara­mızdan çekildiği sürece biz sizi yeniyor ve biz öldürüyorduk. Allah sizinle beraber olunca artık bizim size karşı iki elimizin bir faydası olmadı" diye konuştu. Bunun üzerine Hz. Ömer bana: "Ya Enes, sen ne diyorsun?" dedi. Ben de:

-Yâ Emira'l-Mu'minîn ! Ben buraya gelirken geride bunlardan bü­yük sayıda insan ve çok şiddetli bir güç bıraktım geldim. Eğer sen krallarını öldürecek olursan hayattan ümitlerini kesecekler ve bu mev­cut güçlerini daha da artıracaklar, dedim. Hz. Ömer de:

-Ne yani, Bera b. Malik ile Mecze'e b. Sevr'in katilini sağ mı bıra­kayım, dedi. Ben onun bu sözünden onu öldüreceğini hissedince Hz. Ömer'e: "Artık sen ona: "Konuş bir sakıncası yok" dedikten sonra ona güven vermiş olduğun için onu öldürmene şer'an imkan yok, dedim. Ömer: "Öyleyse sen bana senden başka birini de böyle olacağına şahit getir." dedi. Ben de Zübeyr'e rastladım. O da gelip benim gibi şahitlik etti. Ömer de onu öldürmekten vazgeçti. Ömer ona geçinebilecek bir maaş tahsis etti. O da Medine'de ikamet etti.[668]

 

Bu Yılkı Diğer Hadiseler
 

Bizans imparatoru Heraklius bu yıl öldü. İslâm'a davet kıssası ile

Peygamberimizin kendisine mektup yazdığı Heraklius budur.

Bu yıl Hz. Ömer (r.a.) Yahudileri Hayber'den sürerek oranın malla­rım taksim etti. Zil-Kurrâ vadisindeki arazileri de Müslümanlara bö­lüştürdü. Necran'daki fesatlık çıkaran Yahudileri de Küfe şehrine sürdü

Bu hadiseyi Muhammed b. Cerir et-Taberi anlatır.[669]





[662] Tarihi Halife 144, 145

[663] Ebu Hanife ed-Dineverî "el-Ahbaru't-Tıval" adlı eserinde şu ilaveyi söyler: Bir gece adı Sîne olan biri gelip, kendi, ailesi, evlatları ve malının korunmasına karşılık şehrin nasıl zaptedileceğini gösterme teklifinde bulundu. Ebu Musa kabul edince, o bir kişi istedi. Ebu Musa adamlarına: "Kendini feda edecek kim var, şu acemle bera­ber bir deliğe girecekler ki, orada yok olmayacağı garantisi veremem. Belki Allah ona selamet de verir. Ölürse cennete gider, kıırtulursa yararı herkese ulaşır." dedi. Şeyban oğullarından adı el-Eşras b. Avf olan biri kalkıp "ben" dedi. Ebu Musa da: "Haydi  harekete geç!  Allah senin  ömrünü  uzatsın!" dedi. Adam onunla gidip Dicle'ye karışan ufak ırmaklardan birine daldı. Sonra oradaki yer altı kanallarından birinden geçirip evine götürdü. Ona İran işi bir Taylasan palto (cübbe) giydirip: :'Şimdi arkam sıra hizmetçim gibi yürüyeceksin." deyip onunla dışarı çıktı. Şehri anine boyuna iyice dolaştırıp şehrin kapısını koruyan koruma askerlerinin yanma götürüp gösterdi. Sonra onu Kral Hürmüzan'ın sarayına götürdü. Hürmüzan sarayı-ıın kapısında duruyordu. Yanında şehrin idarecileri vardı. Adam her şeyi görüp an-adi ve aynı delikten geçerek geri geldiler.

[664] Dineverî aynı yerde bunların iki yüz olduğunu söylerken Taberi "pek çok insan ka­tıldı, aralarında falan falan ve falan da diye dört isim de verir 2/501

[665] İlave Dineveri'den ve Taberi'dendir.

[666] Zehebi metnin bazı yerlerini atlamış, tercemede onun da kaynağı olan Halife b. Hayyat rivayetini esas aldım. Tarihi Halife 145. Taberi İse (2/501) Meczee'yi bizzat Hürmüzan'ı öldürdü der.

[667] İşte Taberi bu yüzden Tüster fethini 17ci yıl olaylarında alır.

[668] Tarihi Halife 146, 147; îstiab 1/155; Futuhu'I Buldan s. 468. Taberi bu hadisenin hem yılını hem de bazı isimlen farklı verir. 2/500, 501

İmam Zehebi, Tarihü’l İslam Cantaş Yayınları 5/292-296

[669] Taberi, Tarih 2/516

İmam Zehebi, Tarihü’l İslam Cantaş Yayınları 5/296

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Tuster ın fethi
« Posted on: 05 Nisan 2020, 11:04:41 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Tuster ın fethi rüya tabiri,Tuster ın fethi mekke canlı, Tuster ın fethi kabe canlı yayın, Tuster ın fethi Üç boyutlu kuran oku Tuster ın fethi kuran ı kerim, Tuster ın fethi peygamber kıssaları,Tuster ın fethi ilitam ders soruları, Tuster ın fethiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &