ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Sancaktar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sancaktar  (Okunma Sayısı 1804 defa)
10 Nisan 2011, 15:34:48
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 10 Nisan 2011, 15:34:48 »



Sancaktar




Katâde der ki: Bedir savaşında diğer savaşlarda Peygamberin san­caktarı daima Ali idi.[1049]

Ebu Hüreyre ve diğerleri anlatıyor: Hayber savaşında Peygamber (s.a.v.) ashabına "Sancağı Allah ve Rasulünün kendisini sevdiği, kendi de Allah'ı ve Rasulünü seven birine vereceğim. Allah fethi onun eliyle nasip edecek." buyurdu. Hz. Ömer der ki: O gün bu hadisi duyana kadar idareciliği sevmemiştim. Sonra Peygamber (s.a.v.) Ali'yi çağırıp ona verdi. Hadisin gerisini Ebu Hüreyre anlattı. Bu haber Hayber savaşı ile ilgili bölümde çeşitli rivayetleri ile bahsedilmiştir.[1050]

Muhammed b. Abdurrahman b. Ebi Leyla -Minhal isnadıyla Abdurrahman[1051] b. Ebi Leyla'dan nakleder: Babam Abdurrahman b. Ebi leyla geceleri Hz. Ali ile sohbet ederdi. Hz. Ali yazlık elbiseyi kışın, kışlık elbiseyi yazın giyebilen biriydi. Babama "Bunu Ali'den bir sor sana" demişler. O da sormuş. Hz. Ali de: "Ben Hayber savaşında göz ağrısına tutulmuştum. Rasulullah beni çağırtmıştı. Ya Rasulallah, ben göz ağrısına yakalandım, dedim. Rasulullah gözlerime "tuh" deyip ardından

Allah'ım ondan üşümeyi de sıcaklamayı da kaldır!" diye dua etti. O günden beri bir daha ne soğuktan ne de sıcaktan etkileniyorum." dedi.[1052]

Cürayr, Muğira isnadıyla Ümmü Musa'dan nakleder: Ben Hz. Ali'yi "Rasulullah (s.a.v.)'in başımı mesh edip gözlerime tükürmesinden sonra bir daha göz ağrısı ve baş ağrısına uğramadım." derken duydum.[1053]

Muttalib b. Ziyad, Leys- Ebu Ca'fer isnadıyla Cabir b. Abdillah'tan naklediyor:

-Hayber savaşında Hz. Ali kale kapısını söküp sırtına aldı kenara bıraktı. Müslümanlar da kapının üzerinden merdiven gibi üzerine çıkıp Hayber'in bu kalesini fethettiler. Daha sonra kapıyı yerine koymak için uğraştılarsa da kaldıramadılar. Ancak kırk kişi gelip yerine koya­bildi.[1054] Bu rivayeti Süddi'nin kızının oğlu olan İsmail (b. Musa) Muttalib'den rivayet eden tek kişidir.

İbni İshak "el-Meğazi" adlı eserinde Abdullah b. El-Hasen, ailesin­den biri aracılığıyla Rasulullah (s.a.v.)'in hizmetçisi Ebu Rafi'den bu konuda şunu nakleder: Rasulullah (sava), Hz. Ali'ye Hayber günü bayrağı verip savaşa yolladığında ben de Ali ile gitmiştim. Kaleye yaklaştığımızda kale halkı onunla savaşa çıktı. Yahudilerden biri kılı­cıyla ona vurunca Hz. Ali'nin kalkanının bağı kopup elinden fırlayıp çıktı. Hz. Ali kaledeki kapılardan birini söküp onu kalkan gibi kendine siper edip korundu. Kalenin fethini rabbimiz bize nasib edinceye kadar kapı elinde kaldı. Fetih olunca elinden attı. Biz gördüğüm kadarıyla sekiz kişiydik. Bu kapıyı yerinden çevirmek istedik ama çevirmeye gücümüz yetmedi.[1055]

Ğunder, Avf -Meymun (Ebu Abdillah) isnadıyla hem Berâe b. Âzib hem de Zeyd b. El-Erkam (r.a.)'tan, Rasulullah (s.a.v.)'in Hz. Ali'ye "Sen bana göre, Harun (as)'in Musa (as)'a göre durumu gibisin. Şu kadar ki sen Peygamber değilsin." buyurdu.[1056] Ebu Abdullah Meymun "Sadûk" dereceli biridir.

Bükeyr b. Mismâr, Amir b. Sa'd yoluyla babası Sa'd b. Ebi Vakkas'tan naklediyor: Muaviye b. Ebi Süfyan Sa'd'a (Hz. Ali'ye sövmesin söylemiş o da reddetmişti)

-Ebu Turab'a seni sövmekten alakoyacak ne oldu? dedi. Sa'd da: "Rasulullah (s.a.v.)'in onun hakkında söylediği üç şey var ki ben onları hatırladıkça asla ona sövmeyeceğim. O şeylerden bir tanesinin benim olması deve sürülerim olmasından daha iyi olurdu.

1-  Bir keresinde bir gazaya giderken Rasulullah onu kendi yerine vekil bırakmış idi. Ali de "Yâ Rasulullah beni (cihaddan   alakoyup) kadın ve bebeklerle beraber harpten geri mi koyuyorsun?" dedi de Nebi (s.a.v.)   de   ona   "Benim   yanımda   Musa'nın   yanındaki   Harun'un yerindeki bir mevkide olmaya razı değil misin. Ne var ki benden sonra peygamber yoktur." buyurdu.

2-  Ben Hayber günü Peygamberimizi "Bu sancağı Allah'ı ve Pey­gamberini seven, Allah ve Peygamberi de onu seven birine vereceğim." buyururken duydum. Hepimiz onu alma yarışına girdik. Nebi (s.a.v.) ise: "Ali'yi çağırın!" buyurdu. Ali gözleri ağrıyarak getirildi. Rasulullah  (s.a.v.) onun gözüne tükürdü ve sancağı ona verdi. Allah da fethi onun elinde nasib etti.

3- "Gelin çocuklarımızı ve çocuklarınızı ça­ğıralım... Sonra Allah'a yalvararak Allah'ın lanetini yalancılara dileyelim." (Nisa 61) ayeti nazil olduğu zaman, Ali'yi, Fatıma'yı, Hasen'i ve Hüseyin'i çağırıp "Allah'ım işte bunlar ailemdir." buyurmuştu.[1057]

Hadis'in ravisi Bükeyr b. Mismâr'ı İmam Müslim "Hüccet" kabul ediyor. Tirmizi sahih garib der.

İbrahim b. Münzir el-Cizamî der ki: Bize İbrahim b. Muhacir b. Mismar, babası Mismar -Amir b. Sa'd isnadıyla babası Sa'd (r.a.)'tan şöyle nakleder: Sa'd der ki: Ama Vallahi ben -Mekke ile Medine ara­sındaki -Gadir Hum vadisinde Rasulullah (s.a.v.)'in pazu altlarından tutarak Hz. Ali'ye "Ey insanlar veliniz kim?" deyince onların "Allah ve Rasulu!" dediklerini, onun da "Ben kimin velisi isem Ali de onun velisidir. Allah'ım onu veli kabul edene sen veli ol, ona düşman olana da düşman ol!" dediğini duydum.[1058] (Sa'd gerisini üstteki gibi anlattı.)

Ravi İbrahim'e Nesai (zuafasında) zayıf bir ravidir der.

Enes b. Malik (r.a.)'tan naklolunduğuna göre, Nebi (s.a.v.) kızı Fatıma (r.a.)'ya (Ali'ye verdiği zaman Hz. Fatıma biraz isteksiz görü­nüp "Beni geniş karınlı gözü suluya mı vereceksin!" deyince) Nebi (s.a.v.) "Ben seni ashabın huyu en yumuşağı, islam olmada en kıdemli, ilimce en ileri olan biriyle evlendiriyorum." buyurdu. Bu haberin benzerini  Câbir'i  Cu'fî'de  İbnu  Bürayde  aracılığıyla  Bürayde'den rivayet eder. Cabir-i Cufî "metruk" bir ravidir.[1059]

El-Eclah el-Kindî Abdullah b. Bürayda aracılığıyla babası Bürayde'den naklediyor:[1060] Rasulullah (s.a.v.) Hz. Ali ve Hz. Halit b. Velid'e birer müfreze vererek Yemen'e yollamıştı. Onlara "Bir araya gelirseniz komutan Ali'dir. Yoksa herkes birliğinin komutanıdır." bu­yurmuştu. Düşmanla karşılaşıp müşrikleri yendik. Onlardan esirler al­dık. Ali bunlardan bir kadını kendine almıştı. Halid b. Velid de bir mektup yazıp benimle Peygambere gönderdi. İçinde Ali'ye hakaret yapıp şikayette bulunuyor ve bana da Nebi (s.a.v.)'e Ali hakkınnda fırsat eline geçmişken yapacağını yap, demişti. Ben Nebi (s.a.v.)'e ge­lince mektubu okudum ve Ali'ye verip veriştirdim. Baktım ki Pey­gamberin yüzü değişmiş. "Burası sığınılıp af istenecek bir makam. Beni bir adamın (Halid'in) emrine verip gönderdin. Ona itaat etmemi de emrettim. Bu yüzden onun bana verdiği görevi itaat olsun diye size tebliğ ettim." dedim. Bunun üzerine Nebi (s.a.v.) de: "Ya Bürayde "Ali'yi kötüleyip durma! Zira o benden, ben de ondanım. O benden sonra sizin velinizdir." buyurdu.[1061]

A'meş, Sa'd b. Ubeyde -Abdullah b. Bürayde isnadıyla Bürayde'den Nebi (s.a.v.) Efendimizin "Ben kimin velisi isem Ali de onun velisidir." buyurduğunu nakleder.[1062]

Ğunder der ki: Bize Şu'be -Meymun Ebu Abdullah'tan Zeyd b. Erkam (r.a.)'ın şöyle dediğini haber verdi: Nebi (s.a.v.): "Ben kimin velisi isem Ali de onun velisidir." buyurdu.[1063]

Bu sahih bir hadistir.[1064]

Ebu'l-Cevvâb,  Yunus  b.  Ebi  İshak babası  aracılığıyla Berâe b.

PrAzib'ten naklediyor: Rasulullah biri sağ yoldan diğeri sol yoldan giden iki müfrezeyi gazaya gönderdi. Birinde Ali (r.a.) diğerinde Halit b. Velid (r.a.) komutandı. Nebi (s.a.v.) onlara, "Savaş olacak olursa komuta Ali'dedir." buyurdu. Hz. Ali harp olunca oradaki bir kaleyi fethedip esirlerden cariyenin birini kendisine aldı. Halid b. Velid bu olayı bir mektupla Rasulullah (s.a.v.)'e bildirdi. Rasulullah (s.a.v.) mektubu okuyunca "Sen, Allah ve Rasulünü seven Allah ve Rasulünün kendisini sevdiği bir zata ne diyorsun?" dedi. Berae der ki: Ben de "Allah'ın gazabından Allah'a sığınırım." dedim. Ravi Ebu'l-Cevvab pika bir ravidir. Hadisi Tirmizi rivayet edip: "Bu hadis hasen derecelidir." diyor.[1065]

Ben Ebu'l-Meâlî Ahmed b. İshak'tan kıraeten size Feth b. Abdullah b. Muhammed haber verdi ki (ravi tahvili), ve bize Yahya b. Ebi Mansur ve bir grup alim icazeten haber verdiler ki, bize Ebu'l-Futuh Muhammed b. Ali b. El-Celacilî (öbür senetteki ile beraber) haber verdiler ki: Bize Ebu'l-Kasım Hibetullah b. Hüseyn el-Hasib -Ebu'l-Hüseyin Ahmed b. Muhammed b. En-Nakûr -İsa b. Ali b. El-Cerrah imla yoluyla üç yüz seksen yılında Ebu'l-Kasım Abdullah b. Mu-hammed'den, o da Süveyd b. Said -Şerik -Ebu İshak yoluyla Hubsîy b. Cenâde'den Rasulullah (s.a.v.)'i şöyle duydum dediğini naklederler: "Ali benden ben Ali'denim. Benim yerime ben yahut Ali öder." Bu hadisi İbni Mace'de Süveyd'den nakleder. Tirmizi ise onu, İsmail b. Musa -Şerik silsilesiyle nakledip "Sahih, ğarib" bir hadistir, der. Yine

bu hadisi Yahya b. Adem İsrail yolu ile İsrail'in dedesinden rivayet eder. Nesai de bu hadisi "Hasais"inde nakleder.[1066]

Ca'fer b. Süleyman ed-Dubaîy, Yezid er-Raşek -Mutarrif b. Ab­dullah yoluyla İmrân b. Husayn (r.a.)'tan şöyle rivayet eder: Rasulullah (s.a.v.) bir müfrezeyi cihada yolladı ve başlarına Hz. Ali'yi tayin etti. Müslümanlar bir seferden veya bir gazadan gelirlerse evlerine gitmeden önce doğruca Rasulullah'a gelip ziyaret ederler ve yolculukta geçen olayılar anlatırlardı. Hz. Ali bu seferde bir cariyeyi kendine almıştı. Arkadaşlarından dört kişi bu cariye olayını Peygambere haber vereceğiz diye kesin sözleştiler. Müfreze cihaddan gelip Nebi (s.a.v.)'in huzuruna gidip yolculuklarını anlattılar. Bu dörtten biri kalkıp "Ya Rasulullah! Ali bir cariye ile cinsi temasta bulundu." dedi. Rasulullah yüzünü öte çevirdi. Sonra üçüncüde aynı şeyi tekrarladı. Ardından dördüncü şikayetini yaptı. Peygamber (s.a.v.) onlara öfkeyle dönüp "Siz Ali'den ne istiyorsunuz. Ali benden, ben ondanım. O benden sonraki müminlerin heps...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Sancaktar
« Posted on: 16 Ekim 2019, 15:34:34 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Sancaktar rüya tabiri,Sancaktar mekke canlı, Sancaktar kabe canlı yayın, Sancaktar Üç boyutlu kuran oku Sancaktar kuran ı kerim, Sancaktar peygamber kıssaları,Sancaktar ilitam ders soruları, Sancaktarönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &