ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Kadisiye savaşının sebebi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kadisiye savaşının sebebi  (Okunma Sayısı 5793 defa)
14 Nisan 2011, 14:00:20
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 14 Nisan 2011, 14:00:20 »



Kadisiye Savaşının Sebebi[455]


Medayin ve diğer savaşlarda yenilen İranlılar baş komutanları Rüstem ile Fîruzân'a "sizinle yola mı gidilir? Hâla ikinizin arasında devam eden çekişme yüzünden İran halkını gevşettiniz ve düşmanları iştahlandırdmız. Hâla İranlıları bir araya getirme fikri aklınıza gelmi­yor. Onları tehlikeye atıyorsunuz. Bağdad, Sâbât ve Tikrit'ten sonra sadece Medain kaldı. Vallahi ya birleşeceksiniz ya da bize şamatacılar bir şey demeden biz size yapacağımızı yapacağız" dedi.

Muhammed b. Abdillah, Talha el-Hanefı ve Ziyad el-Ahmevî şöyle anlatıyorlar:

-Firuzan ile Rüstem, Kisra'nın kızı Boran'a "Sen bizim için Kisra'nm hanımlarına, cariyelerine ve Kisra oğullarının hanım ve ca­riyelerine bir mektup yaz da yolla" dediler. O da öyle yaptı, ve bunu yazılı olarak onlara verdi. Rüstem'le Firuzan da onlara davet çıkardı­lar. Eline mektup ulaşıp da, Kisra'nın kızının yanına gelmeyen hiçbir kadın olmadı. Onlar da bunları yakalattırıp esir aldılar. Onlara Kisra'nın bu kadınlardan oğlu doğduysa onu göstermeye yardımcı ol­sunlar diye işkence ettilerse de bunların hiçbirinden Kisra'dan oğul olmadığı anlaşıldı. Sadece içlerinden biri: "Kisra'nın oğlu Şehriyar'ın çocuklarından adı Yezdecürd olarak söylenen çocuktan başka kimse kalmadı. Anası da Badurya halkından biri" dedi. Hemen o kadına adam salıp getirttiler. Bu kadın Şiri'nin zamanında onları Beyaz sa­rayda topladığı zaman Kisra'nın oğluyla yatıp gebe kalmıştı.

O, o zaman bütün erkekleri Öldürmüştü. Kadın da çocuğunun dayı­larından söz alıp sonra onu bir sepet içinde saklanmış olduğunu söy­ledi. Onlar çocuk hakkında daha açık bilgi isteyip kadına çocuk için işkence ettiler. O da yerini tarif etti. Onlar birilerini gönderip çocuğu getirttiler ve henüz yirmi bir yaşında bulunan bu çocuğu kendilerine kral seçtiler. Böylece onun etrafında birleşip İran kargaşalığı atlattı. Emirler ve komutanlar ona itaat ve yardımda adeta yarışa girdiler. Yezdecürd de Kisra'ya ait bütün silahlı gruplara belirli adlar verdi. Hıyre ordusu, Enbar ordusu, Mesalih ordusu, El-Übülle ordusu adını verdi.

İranlıların Yezdecürd etrafında birleşmeleri ve silahlanmaları Müsenna ve müslümanlar tarafından duyuldu. Gözleri önündeki bu kimselerden ne beklediklerini Ömer (r.a.)'a bir mektupla bildirdiler. Mektup, daha Ömer'e ulaşmadan, Irak'ın nehir boyu köylerinden, kendine can güvenliği belgesi verilen ve verilmeyen bir çok kişi din­den döndü. Müsennâ da koruma birliğini alıp Zû Kâr denen yere geldi. Ordunun diğer kısmında et-Tâfta tek bir ordugâhta konakladı. O sı­rada Hz. Ömer'in mektubu onlara ulaştı. İçinde şöyle diyordu.

-Acemlerin arşından çıkın ve onlarla hududunuz boyundaki su baş­larına grup grup dağılın. Rabia ve Mudar kabilesi ve anlaşmalılarından eli silahlı herkesi, süvarileri çağırın. Eğer gönülleriyle gelirlerse ge­lirler, yoksa zorla getirin. Acemler işi ciddiye aldığı için arapları cid­diyete inandırın.

Yezdecürd'ün kral oluşu haberi ulaşınca Hz. Ömer'in ilk işi ordu­lara ve kabilelere mektup yazıp uyarmak olmuştu. Bu hadise hicrî on üçüncü senenin Zil-Hicce ayında idi. Ömer haccetmek üzere Mekke'ye doğru yola çıkmış bulunuyordu. Mektubunda "Silahı, atı ya da yüreği veya görüşü olanları derhal seçin ve bana yollayın. Çok acele edin." diyordu. Hz. Ömer'in elçileri, o hacca giderken gönderil­dikleri kimselere gitmiş ve Hz. Ömer'in hac yolu üzerinde bulunan kabile halkları hemen gelip katılmışlardı. Ama Medine-lrak yolu ya­rılandığı yerde bulunanlar Hz. Ömer'e hac dönüşü Medine'de katıldı­lar. Daha ötede olanlar ise doğrudan varıp Müsenna'nm ordusuna ka­tıldı. Ömer'in yanına gelenler ise harbe teşvik hadisesini haber verdi­ler.

On dördüncü yılın başında Hz. Ömer bu orduya hazırlayıp onlarla Irak'a hareket etmek istediyse de ashabı kiramın ileri gelenleri Hz. Ömer'in Medine'de kalmasını, yerine ashabdan birinin gitmesini uy­gun buldular. Hz. Ömer insanları mescitte toplayıp ayağa kalktı ve:

-Allah İslâmın etrafında ona layık ehlini topladı. Kalpleri birleştirip onları İslâmda kardeş yaptı. Müslümanlar artık kendi aralarında tıpkı bir vücuda benzediği için onların birine değen acı ötekine de ulaştı. Ve artık müslümanlara idare işlerinde kendi aralarında, bilhassa bunların görüş bildirebilenleri arasında danışma ile olması yakışıyor. İnsanların gerisi bu işi üstlenen kişiye "ondan razı olup, onda ittifak ettikleri sü­rece" tabiidirler. Bu idareyi üstlenen de onların görüş sahibi zeki in­sanlarına tabidir. Bunlar halife için görüş açıklar ve kendileri için harp vesaire hususunda ona razı olurlarsa onlar da ona tabi olur.

Ey insanlar! Ben de sizden biriyim, ama sizin danışma meclisiniz benim sefere gitmeme engel olup birini yollama karan aldı. Ben de bu ordu için göndereceğim ve geri bırakacağım kimseleri getirdim, dedi.

O zaman Hz. Ali (r.a.) onun adma Medine valisi Talha (r.a.) da, EI-A'vas'taki öncü kuvvetlerin komutanı idi.

Hz. Sa'd Medine'den Irak'a dört bin kişiyle hareket etti. Hz. Ömer ordugaha geldi. Hepsini Irak'a yollamak istedi ise de büyük bir kısmı Şam'a cihada gitmek için direndi. Hz. Ömer de iki binini Şam'a, iki binini de Irak'a yolladı.

Hz. Ömer orduyu Sırar'dan El-A'vas'ta bulunan Talha'nın yanına uğurlarken şu konuşmayı yaptı:

-"Allah sizlere örnekler vermiş ve sözünü açıklamıştır ki, böylece onların kalblerini diriltsin. Zira kalb, Allah onu diriltinceye kadar gö­ğüs kafesinde ölüdür. Bir şey bilen bildiğinden yararlansın. Adaletin belirtileri ve bildirenleri vardır. Belirtisi haya, cömertlik, vakar ve yumuşaklıktır. Adaletin sahibi üzerindeki bildireni ise merhamettir. Allah (c.c.) her şeye bir kapı, her kapıya da bir anahtar hazırladı. Adalet kapısı, itibar (değerleri göz önüne alıp mukayese etmek)dir. Onun anahtarı zühd'dür. Buradaki itibar edilecek olan şey ölüleri gö­rüp hatırlamakla ölümü hatırdan çıkarmamak, ölmeden önce amel ederek ona hazırlanmaktır. Zühd ise, hakkı zorla alanın elinden kim olursa olsun almak ve her hak sahibine hakkı vermektir. Bu hususta kimseye gevşek davranılamaz. İhtiyacın yeterli olanıyla yetinin. Zira yeterli olana kanaat etmeyenin gözünü hiçbir şey doyuramaz. Şimdi Allah ile aranızda halifeniz olarak ben varım, ama benimle onun ara­sında kimse yok. Allah, kendi adına yapılan istekleri yerine getirmeyi bana yüklemiştir. Artık şikayetlerinizi bize ulaştırın. Bize ulaşamayan olursa o da bize ulaştıran birine söylesin."

Böyle söyleyip gidecekleri yerde yapmaları gereken bazı tavsiye­lerde bulundu. Bu arada Muaviye b. Hudeyc ve Husayn b. Nümeyr ile dört yüz kişilik es-Sekûn kabilesi geldi. Hz. Ömer önlerine geçti, baktı ki aralarında simsiyah düz saçlı bir genç var. Onu görünce yönünü onlardan Öte çevirdi, tekrar bakıp yine öte tarafa çevirdi. Baktı, tekrar çevirince, kendisine "Bunlarla senin aranda ne var?" denildi. Hz. Ömer (r.a.) "Ben bunlar hakkında tereddütlüyüm. Arap milletleri içinde yanıma gelenler arasında bunlardan daha fazla ikrah ettiğim başka bir kabile olmadı." dedi. Sonra onlara yol verdi.

Ama sonra bile bunlar hakkındaki hoşnutsuzluğunu söyledi durdu. İnsanlar ona hayret ettiler. Bu adamlar arasında Sevdan b. Humrân diye biri vardı ki, daha sonra Hz. Osman'ı öldürmüştü. Halid b. Mülcem diye biri vardı ki Hz. Ali'yi öldüren de o oldu. Onlardan Muaviye b. Hudeyc denileni de Hz. Osman'ı öldürenleri öldürmek için çete kurup onları öldürdü. Onların bir kısmı Hz. Osman'ı öldü­renleri bulmak için diyar diyar dolaştı.

Sa'd hareket ettikten sonra Hz. Ömer iki bin kişi daha yolladı. Sa'd da varıp Zerûd'da konakladı. Askerlerini su başlarına dağıttı ve kışı orada geçirdi. Daha ilerde de Müsenna'nın kuvvetleri bulunuyordu.

Yemen ve diğer kabilelerin gelmesiyle kadisiye civarında otuz bin müslüman askeri toplandı. Kabilelerin başlarında kendi liderleri vardı.

Hz. Ömer bu savaş hakkında "Vallahi Acem liderlerini Arap lider­leriyle öyle bir çarpıştıracağım ki, ne reislik, ne şereflilik, ne hatiplik ne şairlik kalacak" deyip onlara karşı insanların ileri gelenlerini ve en iyilerini meydana sürmüştür.

Hz. Ömer'in tavsiyesi ile orduyu gruplara bölüklere ayırdı. Onların başlarına emirler atayıp onları Muğire b. Şu'be komutasındaki ordu­nun yanma yolladı. Muğire onları Şeraf denen yerde hazırlığa başlattı. Sancak grubunun başına ilk müslümanlardan birini, hazırlık kıtalarına Zühre b. Abdullah b. Katade'yi, sağ kanada Abdullah b. El-Mu'temm'i, sol kanada Şurahbil b. Es-Sımt'i, kendi yardımcılığına Halid b. Urfuta'yı, Asım b. Amr'ı hareket güçlerine, gözcülerin başına Sevad b. Malik'i, silahsızların başına Selman b. Rabia'yı, Piyadelere

Hamal b. Malik'i, bineklere Abdullah b. Zu's-Sehmeyn'i tayin etti. Sonra hangi grubun peş peşe olacağını düzenledi. Bu arada müslümanlara mürted kabilelerden de yardıma gelenler olmuştu. Ömer (r.a.) bunların hiç birine komuta vazifesi vermedi.

Onar kişilik gruplara da manga başlan tayin etti. Bunların yetmiş küsürü Bedir harbine katılan ashabdan, üç yüz on küsuru Peygambe­rimizin ashabından, üç yüzü Mekke fethine katılanlardan, yedi yüzü de ashabın çocuklarındandı.

Hz.. Ömer Sa'd'a birkaç defa mektup yazıp bilgi aldı ve onlara tav­siyelerde bulundu. Hz. Sa'd bu tavsiyeler gereği orduyu ağır ağır Kadisiye mevkiine getirip yerleştirdi. Geceleyin Bükeyr b. Abdillah'ın emrine bir grup verip seriyyeye yolladı. Onlardan esirler ve ganimetler alarak geldi.

Sa'd {r.a.), Asım b. Amr'ı da el-Furat'tan aşağıdaki yerlere gön­derdi. O orada sığır sürüsü arıyordu. Gizlenmeye çalışan birini buldu­lar. Adam, burada sığır falan yok, diye yemin etti. Ama hayvanın biri onu yalanlarcasına böğürüp yerini söylemiş oldu. O da sığırları alıp getirdi ve askere bölüştür...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Kadisiye savaşının sebebi
« Posted on: 07 Nisan 2020, 19:56:51 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kadisiye savaşının sebebi rüya tabiri,Kadisiye savaşının sebebi mekke canlı, Kadisiye savaşının sebebi kabe canlı yayın, Kadisiye savaşının sebebi Üç boyutlu kuran oku Kadisiye savaşının sebebi kuran ı kerim, Kadisiye savaşının sebebi peygamber kıssaları,Kadisiye savaşının sebebi ilitam ders soruları, Kadisiye savaşının sebebiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &