ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Kab Bin Züheyr in gelişi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kab Bin Züheyr in gelişi  (Okunma Sayısı 906 defa)
17 Nisan 2011, 14:01:04
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 17 Nisan 2011, 14:01:04 »



Ka'b Bin Züheyr'in Gelişi

 

İbni İshak der ki: Rasulullah (sav) Taif dönüşü Medine'ye geldi­ğinde Büceyr b. Züheyr, kardeşi Ka'b'a bir mektup yazıp Peygambe­rin kendisini hicveden ve sataşan kimseleri Mekke'de öldürdüğünü, Kureyş şairlerinden Abdullah b. Ez-Zeb'ari, Hübeyre b.Ebi-Vehb gibi hayatta kalanların ise civara kaçtıklarını haber verip "eğer canına ihti­yacın varsa derhal Peygamberin yanına uçarak gel. Zira O, kendi ya­nına tevbe ederek gelen kimseleri öldürmez. Yok böyle yapmazsan canını kurtaracak yeryüzünde kendine bir yer ara" dedi. Ka'b daha ön­ce kardeşine şu şiiri yazmıştı:

-Büceyr 'e benden şu mektubumu ulaştırın. Yazıklar olsun sana söy­lediğinde senin lehine ne var?

-Eğer sen (o dediğim) yapmamışsan bize açıkla sana Muhammed bundan başka ne gösterdi?

-Anamı ve babamı tatbik ederken görmediğin, kardeşini de üze­rinde bulmadığın bir ahlak mı gösterdi!

-Sen bu işi yapmadıysan ben üzgün değilim. Tökezlediğinde de (Al­lah saklasın!) diyecek de değilim.

-Sana Güvenli kişi kandırıcı bir kadeh sunmuş. Güvenli zat o ka­dehten sana ilk ve ikinci yudumuda içirmiş.

Sonra bu şiiri kardeşine yolladı. Mektup Büceyr'e ulaşınca mek­tubu Pyegamberden saklamayı hoş görmedi ve şiiri Peygambere oku­du. Şiirin; "güvenli kişi sana kandırıcı bir kadeh sunmuş" kısmını du­yunca Peygamber (sav): "Doğru söyledi! Çünkü o kendisi yalan­cıdır" buyurdu. "Anamı ve babamı üzerinde bulmadığım bir ahlakı mı!" kısmını duyunca da "Doğru söylüyor zira O, ne anasını ne de babasını böyle bir şey üzerinde buldu" buyurdu.

Sonra Büceyr kardeşine şu şiiri yazıp gönderdi :

-Ka 'b 'a benim nasihatimi kim ulaştıracak! (senin batıl diye ayıpla­dığın şeyde senin lehine çok şey var ve O çok sağlam bir yoldu)

-Lat ve Uzzaya değil tek başına olan Allaha...Kurtuluş olacaksa kurtulacak ve selamete erecektin.

-O kurtuluşu olmayan günde sen insanlardan kaçamazsın o gün kurtuluş temiz kalpli Müslümanındtr.

-Dini hiçbir şey olmayan Zühüyer'in dini de Ebu Sülmâ'nın dini de artık bana haramdır.[552]

Büceyr'in mektubu Ka'b a ulaşınca dünya ona dar göründü, kendi canına acıdı. Çevresinde bulunan düşmanları da hemen dedikoduya başlamış ve "artık bundan sonra Ka'b öldürülmüş sayılır" Çaresiz kalan Ka'b, meşhur kasiddesini yazıp ardından Medine'ye geldi. (Eski dostlarından orada oturan Cüheyne kabilesinden birine misafir oldu. Arkadaşı onu Peygambere götürdü. Efendimizin arkasında sabah na­mazını kıldı ve Ka'b a; Peygamberi işaret ederek: "haydi yanına git de can güvenliği iste!" dedi. Ka'b da yerinden kalkıp Peygamberin huzu­runa vardı ve: "Yâ Resûlallah ! Ka'b b. Züheyr Müslümanlığı kabul ederek senden canını bağışlamanı rica etmeye geldi. Onu yanınıza ge­tirsem isteğini kabul edip onu bağışlamasın!" dedi. Peygamber (s.a.v.): "Evet bağışlarım" buyurdu. Ka'b da, "işte o, benim Yâ Resûlallah !" dedi.[553]

İbrahim b. Dîzil ve diğerleri derler ki: İbrahim b. el-Münzir el-Hi-zâm'î-Haccac b.zûr-Ruaybe b.Abdürrahman b.Ka'b b.Züheyr b.Ebû Sülmâ el-Müzenî-babası zû-r-Rukaybe isnadıyla dedesi Abdürrahman 'in şöyle dediğini haber verir :

Ka'b b. Züheyr kardeşi Büceyr'Ie beraber Mekke'den ayrılıp Ebrak el-Azzaf adındaki su başına kadar gelip konakladılar. Büceyr Ka'b'a, "Sen burada kal, ben şu Peygamber dedikleri zata kadar gideyim de ne söyleyip ne anlattığına bir kulak vereyim" dedi. Sonra oradan ayrılıp Medine'ye gelip Allah rasûlünün huzuruna çıktı. Kendisine teklif edi­len İslam dinini kabul ederek Müslüman oldu. Onun Müslüman olup Medine'de kaldığı haberi Ka'b'a ulaşınca, son derce üzülüp kardeşine şu beyitleri yazıp yolladı:

1- Büceyr'e benden şu mektubu ulaştırın! Yazıklar olsun sana, de­diklerinde sana bir yarar, bir kar mı var!

2- Güvenli zat sana susuzluğunu kandıracak bir kadeh sunmuş, (şii­rin bir diğer rivayaetinde -güvenli zat- yerine Ebû Bekir) Emin zat sana ilk ve ikinci yudumu taddırmış.

3- Sen Hidayet sebeplerim bırakıp Ona uydun, o acep sana ne gös­terdi de ona kapıldın, senden gayriye de yazıklar olsun.

4- Ananın ve babanın bulamadığı bir yolumu gösterdi? Halbuki kardeşini de böyle bir yolda görmüş değilsin.

Ka'b'ın bu şiiri Hz. Peygambere ulaşınca, Nebi (s.a.v.) Ka'b'ın ka­nını helal ilan etti. Bu durumu kardeşi Büceyr bir mektupla kardeşine bildirdi ve ona "senin kaçıp kurtulabileceğini sanmıyorum, gelde ca­nını kurtar!" dedi. Büceyr mektubunda, "bilki Resûhillah (s.a.v.) suç­lu biri kendine gelir ve şahadet kelimelerim söylerse, onun dilediği öz­rü kesinlikle kabul ediyor, Önceki suçlarını kesinlikle af ediyor." de­mişti.

Ka'b da Müslüman oldu. Resûlullah'a övgüler yaptığı meşhur kasi­desini kaleme aldı. Sonra kalkıp Medine'ye geldi. Devesini Mescidin kapısında ıhtırıp (ıh,ih diyerek dört dizi üzerine çöktürüp) mescide girdi. Resûlullah ashabıyla beraber yemek sofrasmdaki gibi oturu­yordu. İlk topluluk etrafını çevirmiş diğerleri onları çevirmiş, böylece halka halka üstüne gelerek mescidi doldurmuşlardı. Peygamber (s.a.v.) bir o yandakilere bir bu yandakilere dönerek konuşuyordu. Ka'b der ki:

"Ben devemi mescidin kapısı önünde çöktürüp içeriye girdim. Bana yapılan tarif ile Peygamberi görür görmez tanıdım. İlerleyip önüne ka­dar vardım ve;

"Eşlıedü enlâ ilahe illalah ve eşhedü enneke Resûlullah, Ya Resûlallah! Zatından can güvenliğimi isterim" dedim. Resûlullah bana "kimsin?" dedi. "Beb Ka'b b. Züheyr'im" dedim. Nebî (s.a.v.) de; "sen hakkımda şu şu sözü söyleyen misin!" deyip orada bulunan Ebû Bekr'e dönüp, "Nasıl söylemişti ya Ebû Bekir!" dedi. Ebû Bekir bu beyti :

"Ebû Bekir sana hararetini söndürecek bir bardak sundu Güvenli olan zat da ondan sana ilk ve ikinci yudumu içirdi. "

Şeklinde okuyunca ben: Ya Resûlallah ! ben bunu böyle söyleme­miştim, dedim. Resûlullah (sav) : " sen nasıl söylemiştin ?" buyurunca ben:

"Ebû Bekir sana hararetini söndürecek bîr bardak sundu. (Allah tarafından) Görevli zat da ondan sana ilk ve ikinci yudumu içirdi" şeklinde söyledim, dedim. Bunun üzerine Resûlullah (sav): "Vallahi Görevli!" dedi.

Sonra Ka'b, Efendimiz hakkında yazdığı kasidesini Peygamberin huzurunda baştan sona okudu.[554]

İşte Ka'b in kasidesi:

1- Suâd(ciğım artık benden) uzaklaştı da, bu gün gönlüm, yıkık, Suâd'ın ardından perişan, fidyesi verilmeyen bir prangalı.

2- (Kafile) yola çıktığı o ayrılık sabahında, Suâd'a sadece kudretten sürmeli, gözlerinin ucu yere indirilmiş, iniltili sesler çıkarana -yaban öküzüne- benziyordu.[555]

3- Sanki birinci yudumunu, ardından da ikinci yudumunu şarap (do­lu kaseden içerek) sulanmış gibi tebessüm ettiğinde sulu dişleri parıldıyordu.

4- (O şarab ki) kumlu vadinin bükünde (büküldüğü, kıvrıldığı yer­de) saf berrak ve poyraz rüzgarını alarak ayazlatılmış su ile (sertliği) kırılmış, (veya kuşluk vaktine kadar serinletilmiş.)

5- (Şarabın sertliğim kıran bu su öyle bir su ki, üstünde bazı çerçöp görülse bile) Rüzgarlar onun çapaklarını alıp götürüyor ve (vadideki su çukurunu) bembeyaz (tepeli) dağlar gece bulutlarının yağmurundan doldurulmuştur.

6- Eğer Suâd sözünde dursaydı veya nasihat kabul etseydi, onun dostluk yönü ne mükemmel olurdu!

7- Lâkin Onun dostluğu, acı verme, yalan söyleme, sözünde dur­mama ve dostunu değiştirme (gibi kötü huyların) kanına işlediği bir dostluktan ibarettir.

8- (Bu kötü huylar sebebi ile) Olduğu hali üzere devam edemez. Tıpkı elbisesinde gulyabanî (peri) renkten renge bürünerek görünür gibidir.

9- 0 yapacağım diye üstlendiği sözü de yerine getirmez, (onun sö­zünde duruşu) sadece kalburun suyu tutuşu gibidir.

10- Sakın onun umdurduğu (ümit verdiği) ve va'd ettiği şeyler seni aldatmasın. Zira arzular ve düşler kesinlikle yoldan saptırırlar.

11- (Bu Öyle bir sevgili ki) Urkûb'un[556] randevuları sanki ona darb-ı misal olmuş. Zira Onun randevuları sadece boş sözlerden ibarettir.

12- Ben hâla onun dostluğunun yakın olacağını umar ve beklerim. Halbuki-bu arzuyu senden nail olma hususunda bizde hiçbir tahmin de yok.[557]

13- (Kuşluk yola çıkan) Suad öyle (uzak) bir yerde gecelediki, beni oraya ancak soylu, cinsi iyi ve hızlı adimlı develer ulaştırabilir.

14- Beni o topraklara gayet meşakkatli olmakla beraber, tabiatında tez adımhhk ve katır yürüyüşlülük bulunan güçlü develerden başka hiç bir şey ulaştıramaz.

15- (Öyle güçlü bir deveki) Terlediği zaman kulak tozu (kulak arka­sındaki çukurluklar) terleyen, hedefi, işaretleri (bu gün yol levhaları) silik, meçhul yol olan bir deve....

16- Taşhk arazi ve kum yığınları sıcaktan tutuştuğu vakit (bu deve bakışlarıyla tıpkı) eşini yitirip tek başına kalan beyaz yaban öküzü gözleriyle işaretleri kaybolan yolların izine bakıyor.[558]

17- Geniş gerdanlı, büyük buğcak (ayaktaki bağ vurulan incik)'lı. Yaratılışında babasına çeken dişi deve üzerine bir üstünlüğü var.

18- 0, (hafif meyilli ve kısaca) iri boyunlu, geniş yanaklı, güçlü ve erkek'gibi (bir deve) iki tarafı geniş önü meyilli (boynu uzun) bir hilkata sahib.

19- 0nun derisi -sanki- Deniz kaplumbağası derisi, de sırtının gü­neşe gelen yerinde (emecek kan bulamadığından) zayıf kene ona hiç etki edemez.

20- Kardeşi babası gibi, amcası da dayısı gibi olan, belli aynı soydan gelip soyunda karışıklık olmayan- soylu develerden gelme fıtratın zir­vesinde bir deve.

21- Kene bu devenin sırtında yürüyor -ama- devenin (yağlı ve etli olması hasebiyle) dümdüz olan göksü ve böğrü keneyi üstünden kay­dırıp atıyor.

22- (Sanki deve değiide) Enine doğru etle şişmanlayı...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Kab Bin Züheyr in gelişi
« Posted on: 23 Eylül 2019, 06:17:14 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kab Bin Züheyr in gelişi rüya tabiri,Kab Bin Züheyr in gelişi mekke canlı, Kab Bin Züheyr in gelişi kabe canlı yayın, Kab Bin Züheyr in gelişi Üç boyutlu kuran oku Kab Bin Züheyr in gelişi kuran ı kerim, Kab Bin Züheyr in gelişi peygamber kıssaları,Kab Bin Züheyr in gelişi ilitam ders soruları, Kab Bin Züheyr in gelişiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &