ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Hz. Osman ın Mekke ye gönderilişi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hz. Osman ın Mekke ye gönderilişi  (Okunma Sayısı 1595 defa)
19 Nisan 2011, 13:23:02
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 19 Nisan 2011, 13:23:02 »



Hz. Osman'ın Mekke'ye Gönderilişi

 

İbnû Lehîa, Ebû'l Esved aracılığıyla Urve b. Zübeyr'den Peygamber (s.a.v)'in Hudeybiye de konaklaması hususunda şunları dediğini nak­leder:

- Kureyş, Peygamber (s.a.v)'in onların üzerine gelmesinden müthiş bir paniğe kapılıp şaşmışlardı. Nebî (s.a.v) de onlara kendi ashabından birini yollamak istedi ve onlara gitmesi için Ömer'i huzuruna çağırttı. Ömer de:"Ya Resûlallah! Ben onlara güvenemiyorum. Zîra bana iş­kence yapılırsa, benim için Mekke'de Ka'boğullarından müdafa edecek kimse yok. Osmanı yollasan. Zîra onun akrabaları hep Mekke'dedir, hemde istediğin şeyi onlara en iyi o ulaştırır" dedi. Efendimiz uygun görüp Osman'ı çağırdı ve onu Kureyşe yolladı ve Osmana da:

"Onlara, bizim kendilerine savaş açmak için gelmediğimizi, sadece Ömre yapmaya geldiğimizi bildir ve onları İslâm dinine da'vet et" buyurup, yine Osman'a;

"Mekke'ye varınca orada Müslüman olan kadın ve erkeklerin ya­nına gidip onlara fetih müjdesi verip, Allah'ın dinini Mekke'de yakında açığa çıkarıp imanın orada gizlenmesine gerek kalmayacağını haber vermesini"   tenbih   etti.   Hz.   Osman  yola  çıkıp  Beldah'a  varınca Kureyşlilere rastladı. Osman'a "nereye?" dediler. O da, "Sizi Allah'a ve İslâm'a davet etmem, için beni size Resûlullah (s.a.v) yolladı. Ve size "bizim harb için değil ömre için geldiğimizi haber vermemi söyledi" diyerek Efendimizin emrettiği şekilde onları Allah'a da'vet etti. Kureyşliler Hz. Osman'a;

- Ne dediğini duyduk. İhtiyacın neyse gör, dediler. Ebân b. Saîd b. Âs ona ayağa kalktı, onu selamlayıp yer gösterdi, atını eğerleyerek, Osman'ı ona bindirip onu kendi koruması altına aldığını ilan etti. Ebân, Osman'ın terekesine binerek Mekke'ye kadar geldiler.

Ondan sonra Kureyşliler Bûdeyl b. Verkâ el-Huzâî'yi Efendimizle görüşmeye gönderdiler. Sonra Urve b. Mes'ûd es-Sekafî geldi.

Urve burada Efendimizle Urve arasındaki konuşmayı, ondan sonra Urve'nin gidip "bunlar ömreye gelmiş" dediğini, onların Süheyl b. Amr, Huveytıb ve Mikraz'ı sulh görüşmesine yolladıklarını iki tara­fında artık birbirlerine güvenmeye başlayıp sulhun yaklaştığını baştan sona anlatıp sözüne şöyle devam eder:

-  İşte onlar bu görüşmeleri yaparken Müslümanlardan bir gurup müşriklerin içinde bulundukları esnada iki gurubdan birine mensub bir adam diğer taraftaki bir adama ok attı. Birden bire iş savaşa donuverdi ve birbirlerine ok ve taş yağdırdılar. İki gurup birbirine bağırıp içle­rinde bulunan karşı tarafın adamlarını rehin alıverdiler. Müslümanlar Süheyl b. Amr ve diğerlerini; müşriklerde Osman ve diğerlerini rehin aldılar.

Resûlullah (s.a.v) adamlarını Bîat etmeye çağırdı. Efendimizin dellâh;

"Dikkât dikkât! Cebrail Peygamberimize gelip biat etmemizi emretmiştir. Allah'ın adıyla çıkıp bîat edin" diye bağırdı. Müslümanlar fırlayarak o esnada oradaki ağacın altında bulunan Resûlullah'ın yanına gelip "asla harptan kaçmamak üzere" biat ettiler.

Allah (cc) Kureyş'e korku saldı. Rehin aldıklarım gönderip sulh is­tediler. Urve burada sulhun şeklini ve ihramdan çıkışlarını anlatarak şöyle devam eder:

- Hudeybiye'deyken Müslümanlar, Osman (r.a) yanlarına gelmeden önce, "Osman aramızdan kurtulup Beytullah'a varıp ömre tavafını yap­tı" dediler. Efendimiz onlara;

"biz burada mahsur bir haldeyken onun Beytullah'ı tavaf edeceğini sanmam" buyurdu. Ashab, "o kurtulmuş iken tavaf etmesine mani ne­dir? Ey Allah'ın Rasûlü?" deyince Efendimiz (s.a.v):

"Bu benim onun hakkındaki kanaatim. O bizimle birlikte tavaf e-dene kadar yalnızca tavaf etmeyecektir" buyurdu.

Daha sonra Osman (r.a) onların yanma döndü. Müslümanlar, "Yâ Ebâ Abdillah! Beytullahı tavaf yapmakla muradına erdinmi?" dedikle­rinde O, "Hakkımda ne kötü tahminde bulundunuz. Nefsim elinde o-Ian Allah'a yemin ederimki, Allah Rasûlü burada Hudeybiye'de bulu­nurken ben Mekke'de bir yıl eğleşsem bile Resûlullah onu tavaf etme­dikçe tavaf etmezdim. Kureyş beni Beytullahı tavafa davet etti ama ben reddettim" diye cevab verdi.[46]

Bekkâî İbni İshak'tan naklediyor: Bana Abdullah b. Ebî Bekr'in an­lattığına göre; "Osman (r.a)'m öldürüldüğü haberi kendisine ulaştığı zaman Resûlullah(s.a.v.);

"Şu herifleri tepelemeden buradan ayrılmayacağız" buyurarak as­habı bîat'a çağırdı. Bu Rıdvan bîatı, oradaki ağacın altında gerçekleşti. İnsanlar; "Resûlullah onlardan ölüm üzere bîat aldı" derken Câbir (r.a) ise, "O bizden ölüm üzere biat almadı, lakin biz harpten kaçmayaca­ğımız sözüyle biat ettik" demektedir.[47]

Yunus b. Bükeyr İbni İshak'tan naklediyor: Bana Osman (r.a)'ın sü­lalesinden biri haber verdi ki; Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz bir elini öbürüne vurdu ve:

Eğer sağ ise şu benim, şu da Osman'ın için" buyurdu. Sonra bu ö-lüm haberinin asılsız olduğu anlaşıldı, Osman da geri geldi. Benü seleme'nin kardeşi Ced b. Kays dışında Nebi (s.a.v)'e biat etmekten ge­ri kalan kimse olmadı.

Câbir derki: Sanki hala ben, onun Efendimizin devesinin koltuğuna yapışmışcasına insanlardan saklanmaya çalıştığını görür gibiyim.[48]

Hasan b. Bişr el-Becelî anlatıyor: Bana Hakem b. Abdülmelik, (ki Nesâî'nin dediği gibi[49] kavi bir ravi olmayıp zayıftır) Katâde yoluyla Enes (r.a)rın şöyle dediğini anlattı:

-  Efendimiz ashabına Rıdvan bîatmı emrettiğinde Osman (r.a), Efendimiz (s.a.v) tarafından Mekke'ye gönderilmiş bulunuyordu. İn­sanlar biatini ikmal edince Nebi (s.a.v):

Osman şüphesiz Allah ve Rasûlünün ihtiyacını görmek için yoktur." buyurup sonra bir elini diğeri üzerine koyup biat almış oldu. Tabi böylece Resûlullah (s.a.v)'in Osman adına koyduğu el, insanların kendi yerine koydukları kendi el­lerinden daha hayırlı idi.

Süfyan b. Uyeyne derki: Bize Ebû'z-Zübeyr, Câbir (r.a)'ı şöyle der­ken duyduğunu anlattı: "Resûlullah (s.a.v) insanları bîata daVet ettiği zaman, bizden El-Ced b. Kays denen adamı devesinin ön ayaklan ara­sına gizlenmiş olarak bulduk.

Hadisi Müslim, İbnü Cüreyc aracılığıyla Ebû'z-Zübeyr'den nakle­der. Yine aynı isnad ile Cabir (r.a) derki:

-  Biz Hudeybiye'de Peygamberimize ölüm üzerine değil, ama harp meydanından firar etmeyeceğimize dair verdiğimiz sözle biat ettik.

Müslim bu hadisi Ebû Bekr İbni Ebî Şeybe aracılığıyla Süfyan b. Uyeyne'den naklederken, aynı yerde yine bunu El-Leys yolu ile Ebûz-Zübeyr'den nakleder. Bu rivayette Cabir (r.a), "Efendimize bîat ettik.

Ömer (r.a) Onun elini ağacın altında yani Semura ağacımn altında tu­tuyordu" demektedir.[50]

Halid el-Hazzâ1, Hakem b. Abdülah el-A'rac aracılığıyla Ma'kıl b. Yesâr (r.a)'ın şöyle dediğini nakleder: "Ben o ağacın altındaki bîat gü­nünü hala gözümün önüne getirebiliyorum. Peygamber (s.a.v) insanla­rın biatini alıyordu bende değmesin diye Efendimizin başının üstün­deki ağacın bir dalını kaldırıyordum. O gün bindörtyüz kişiydik. Ölü­müne biat etmedik ama firar etmemeye biat ettik." Hadisi Müslim naklediyor.[51]

Süfyan b. Uyeyne, îbnü Ebî Halid aracılığıyla-Şa'bî'nin: "Nebî (s.a.v) insanları Bîat'a çağırdığında yanına ilk varan Ebû Sinan el-Esedî olmuştu. Ebû Sinan, "uzat elini de sana bîat edeyim" deyince Nebi (s.a.v) "Bana ne üzere bîat edeceksin?" buyur­du. O da, "senin içinden geçen şeye göre" dedi" diyerek anlattığını bil­dirir.[52]

Mekkî b. İbrahim ile Ebû Asım (metin bununkidir), Zeyd b. Ebû Ubeyd aracılığıyla Seleme b. Ekva1 (r.a)'dan şöyle naklederler:

- Hudeybiye günü Rasûl-ü Ekrem'e bîat ettim. Sonra ağacın gölge­sine dönüp oturdum. Biati yapanlar artık azalıncaNebi (s.a.v): "Yâ Se­leme bîat etmeyecekmisin?" buyurdu. Ben, "Ben biatimi yaptım Ya Resûlallah" dedim. "Haydi gelde bir daha biat et" buyurdu. Gidip ikin­ci kez bîat ettim. Zeyd der ki, Seleme'ye, "Siz o gün ne üzerine bîat e-diyordunuz?" diye sordum da bana, "ölüm üzerine" diye cevap verdi.

Hadisi Buharî ve Müslim rivayet ediyorlar.[53]

İkrime b. Ammâr, İyas b. Seleme aracılığıyla babası Seleme b. Ekva'dan Hudeybiye'ye gelişlerini ve yukarda geçenleri aynen naklet­tikten sonra sözüne şöyle devam ettiğini bildirir:

- Sonra Resûlullah (s.a.v) bizi ağacın altında bîat etmeye çağırdı. Ona ilk biat eden insan ben oldum. Sonra peş peşe biata başladılar. İn­sanlar yarı olmuştu ki, Nebi (s.a.v) bana, "Yâ Ebû Seleme! bana biat et" buyurdu. "Ya Resûlallah! Ben sana bîat ettim" dedim. Efendimiz, "aynen bir daha yap" buyurdu.

Resûlullah (s.a.v) beni silahsız olarak görmüş olduğundan bana "Hacefe veya Deraka" denen kalkan yerine geçen bir şey verdi. Sonra biat almaya devam etti. En son adama gelince "Yâ Ebû Seleme biat etmeyecekmisin?" dedi. Ben de: "Yâ Resülellah! ben insanların hem başında hemde ortasında iki defa bîat ettim." deyince, "aynen bir daha et" buyurdu. Bende ona üçüncü defa bîat ettim. Efendimiz bana: "Yâ Seleme! Sana az önce vermiş olduğum o kalkan nerede?" diye sordu. Ben de, "Bana Amir silahsız olarak rast gelince bunu ona verdim" de­dim. Efendimiz bu sözüme güldü sonra da,

"Sen tıpkı eskiden yaşayan şu adamın: Allah'ım! bana bir dost ver ki, O ba­na benden daha sevgili olsun" sözündeki gibi bir adamsın." buyurdu. Sonra Mekke müşrikleri sulh için bize adam yolladılar. Bizde sulh yaptık ve birbirimize gidip gelmeye başladık. Ben o zaman Talha b. Ubeydillah'ın çırağı olup onun atını sular, tımar edip kaşağılar ve ye­meğinden yerdim. Ailemi ve mallarımı bırakarak Allah ve Rasûlü için hicret etmiştim.

Sulh yapılıpta Mekke'lilerle birbirimize karışınca, ağacın altına ge­lip yerdeki dikenleri temizledim ve gölgesine yaslandım. Yanıma dört tane Mekkeli geldi ve Resûlullah hakkında kötü sözler sarfettiler. Ca­nımı sıktılar, bende öteki ağacın altına ta...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hz. Osman ın Mekke ye gönderilişi
« Posted on: 05 Nisan 2020, 13:39:08 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hz. Osman ın Mekke ye gönderilişi rüya tabiri,Hz. Osman ın Mekke ye gönderilişi mekke canlı, Hz. Osman ın Mekke ye gönderilişi kabe canlı yayın, Hz. Osman ın Mekke ye gönderilişi Üç boyutlu kuran oku Hz. Osman ın Mekke ye gönderilişi kuran ı kerim, Hz. Osman ın Mekke ye gönderilişi peygamber kıssaları,Hz. Osman ın Mekke ye gönderilişi ilitam ders soruları, Hz. Osman ın Mekke ye gönderilişiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &