ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam >  Hz. Ebu Bekr in r.a. hilafeti
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hz. Ebu Bekr in r.a. hilafeti  (Okunma Sayısı 1265 defa)
16 Nisan 2011, 17:31:42
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 16 Nisan 2011, 17:31:42 »



Hicri On Birinci Yıl Olayları Hz. Ebu Bekr'in (R.A.) Hilafeti


Hişam b. Urve, babası Urve aracılığıyla Hz.. Aişe (r.a.)'dan şöyle rivayet eder:

Rasulullah (s.a.v.) Efendimiz, Ebu Bekr'in Sünuh'ta[1] bulunduğu es­nada vefat etmiş bulunuyordu. Ömer (r.a.) (o anın dehşeti ile):

"Vallahi Rasulullah (s.a.v.) ölmemiştir." diye haykırıp "vallahi Ömer'in kalbine öyle geliyor ki: Allah (c.c.) onu diriltecek de bir ta­kım adamların ellerini ve ayaklarını kesecek" diyordu. Ebu Bekr es-Sıddîk (r.a.) gelip Rasulullah (s.a.v.)'in yüzünü açıp öptü ve:

"Anam babam sana feda olsun, diri halin de güzel, ölü halin de. Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Allah sana ölümü iki defa taddırmayacaktır."[2] dedi. Sonra Rasulullah'ın huzurundan ayrılıp ashabın bulunduğu yere geldi ve Ömer'e dönerek:

-"Ey yemin edip duran kişi! Sözlerinde acele etme.Ağır ol bakayım! diye söze başladı. Ebu Bekr (r.a.) söze başlayınca Ömer (r.a.) yere oturdu. Ebu Bekr (r.a.), Allah'a hamd edip sena ettikten sonra:

Kim Muhammed'e tapıyorsa kesinlikle bilsin ki, Allah asla ölme­yen diridir, diyerek;  "Habibim sen de öleceksin onlar da Ölüdürler.[3] Ve "Nihayet Muhammed'de sadece bir Peygamberdir, -ondan öncede- nice Peygamberler gelip geçmiştir." "ölse ya da öldürülse, ökçenizin üzerine -dinden- geri mi döneceksiniz"[4] ayetlerini okudu. Bunu du­yan insanlar seslerini koyuvererek ağlamaya başladılar. Ardından Me­dine Ensarı, Sa'd b. Ubâde (r.a.)'nin Benî Saîde Sakifesinde (mahalle­sinde) toplandı ve Muhacirlere "Bir Emîr bizden, bir emir de sizden olsun!" teklifinde bulundular.

Bunun üzerine Ebû Bekr, Ömer ve Ebû Ubeyde (r.a.)'lar onların yanına gittiler. Oraya varınca Ömer (r.a.) hemen söze başlamak istedi ise de, Ebu Bekr (r.a.) onu susturdu. Bu konuda Ömer (r.a.): "Vallahi benim orada acele söze başlamamın sebebi "etki edeceğine inandığım bir konuşma hazırlamış olup, Ebu Bekr'in o konuşmayı o tarzda güzel konuşamayacağı korkusuna kapılmış olmam" idi. Oysa Ebu Bekr son derece etkili bir konuşma yaptı ve "Emir bizleriz, sizler ise Vezirlersi­niz" dedi.

Bunun üzerine Habbab b. El-Münzir, "Hayır, Vallahi biz asla böyle yapmayacağız. Bizden de bir emir, sizden de bir emir olacak" diye ce­vap verdi. Ebu Bekr de: "Hayır! Lakin Emir bizden vezirler sizden olacak. Kureyş, Arapların, yerleşim bakımından en vasat, şeref bakı­mından en üstün olanıdır. Öyle olunca haydi Ömer b. El-Hattab'a ya­hut Ebu Ubeyde'ye bîat edin!" dedi. Bunu duyan Ömer "Bana değil, sana bîat edeceğiz. Zira sen, en hayırlımız, seyyidimiz ve Rasulullah'a daha muhabbetti olanımızsın" dedi. Sonra Ömer (r.a.) onun elini tutup ona bîat yaptı, oradaki Ashab da bîat etti. Orada bulunan sözcülerden birisi, "Sa'd b. Ubade'yi öldürdünüz" deyince, Ömer cevaben "Onu

biz öldürmedik-yani emirliğine engel olmadık- ama Allah onu öl­dürdü" dedi. Bu hadisi Süleyman b. Bilal, Hişam'dan nakletti ki se­nedi sahih bir haberdir.[5]

İmam Malik, Zühri-Ubeydullah isnadıyla, İbni Abbas (r.a.)'dan naklediyor:" Abdurrahman b. Avf kabileisne dönmüştü. Ben onu misa­fir ediyordum. Beni, kendisini beklerken buldu. Bu hadise, Hz.. Ömer'in yaptığı son haccında Mina'da geçti. Abdurrahman dedi ki: Adamın biri Hz. Ömer'e gelip:

"Falanca var ya, 'Eğer Ömer (r.a.) ölecek olursa, falancaya biat edeceğim (Zaten Ebu Bekr'e yapılan biat ansızın yapılıp sonra ger-çekleştiydi) diyor" dedi. Ömer de:

"Ben yatsı vakti insanaların arasından kalkıp şu idarecilik işini on­lardan zorla almaya kalkan bu grubu tehdid edeceğim!" dedi. Ben de:

"Ey Mü'minlerin emiri! Böyle yapma! Zira hac mevsimi, insanların aşağılık ve kavgacı takımını bir araya getirmiştir. Sen konuşmak için kalktığında bir de bakarsın ki, senin meclisinde en kalabalık onlar olur korkarım ki, sen bir söz söylersin, bu grupta senin ne dediğini iyi kav­rayamadan, sözün konulması gereken yere onu koyamadan bu sözleri uçuşturup yayarlar. Medine'ye gelene kadar sabret. Zira orası hicret ve sünnet yurdudur. Orada insanların bilginleri ve eşrafı ile başbaşa kalır, söyleyeceğini tam yerinde söylemiş olursun, onlar da sözünü iyi koruyup onu yerine korlar." dedim.

Hz.. Ömer de: Sağ salim Medine'ye varırsam, ilk oturumda bunu halka kesinlikle anlatacağım!" dedi. Medine'ye Zilhiccenin sonunda

geldik. Günlerden Cum'a idi. İnsanlar körün yola çıkışı gibi acele dav­ranmıştı.

-Hadisi anlatan Ravî İshak b. İsa burada der ki: İmam Malik'e "bu 'Körün yola çıkışı1 (sikketü'l A'mâ)" ne demek? diye sordum da bana "sıcağa soğuğa aldırmadan, hangi vakit diye düşünmeden yola çıkan kişi!" dedi.

Mescide vardığımda (Amr b. Nüfeyl'in torunu) Saîd b. Zeyd'i Min-ber'in sağ direği yanında oturur buldum, benden önce gelmişti. Ben de benim dizim onun dizine değecek şekilde karşısına oturdum. Çok geçmeden Ömer (r.a.) göründü. Onu görünce Saîd'e: Ömer bu gün şü minberde, şimdiye kadar kendinden önce hiç kimsenin söylemediği şeyleri ifade eden bir hutbe okuyacak!" dedim. Said bunu kabul etme­yip: "hiç kimsenin söylememiş olduğu bir şeyi söyleyeceğini nereden ümid ediyorsun?" dedi.

Ömer (r.a.) gelip hutbeye oturdu. Müezzin ezanı bitirince kalkıp layık olduğu şekilde Allah'a hamd etti, sonra şöyle söze başladı:

-Ey insanlar! Ben, söylemem takdir olunan bir sözü söyleyeceğim. Bilemiyorum, belki de ecelim çok yakındır. Kim bu anlatacaklarımı iyice ezberler ve içindekilere aklı ererse, bineği onu nereye kadar gö­türürse oralarda anlatsın. Ama kim bunları anlayamamış ise, benim ağzımdan ona yalan söylemesini helal edemem. Allah Hz.. Muhammed'i hak ile gönderip Ona Kur'anı indirdi. Ona indirdiği ayetler arasında Recm ayeti de vardı. Biz onu iyi öğrenip koruduk. Rasulullah recm cezası uyguladı, ondan sonra biz de uyguladık. Ben insanlara aradan uzun bir zaman geçince birinin çıkıp: "Biz Kur'anMa Recim ayeti göremiyoruz!" diyerek Allah'ın indirdiği bir farzı terk ederek sapmalarından korkuyorum. Recm cezası, Allah'ın kitabında zina edene verilen bir hak olup, evli kadın ve erkeğe zina ettiklerine

dair delil, gebelik veya itiraf varsa uygulanır.

Yine dikkat edin! Bizim okuduklarımız arasında "Babalarınızın so­yundan geldiğinizi reddetmeyin, zira bu küfürdür'' ifadeleri de vardı. Dikkat edin, Rasulullah (s.a.v.): "Beni Meryem oğlu İsa (r.a.)'ın aşırı övüldüğü gibi övmeyin. Ben ancak Allah'ın kuluyum bana "Allah'ın kulu ve Rasûlü deyin" buyurdu.

"Bana ulaşan bilgilere göre adamın birisi: "Ömer ölmüş olsa falana biat ederdim." demiş. Hiç bir kimse "Ebu Bekr'in beyatı ansızın ya­pılmıştı denmesine" kanmasın. Sizin aranızda Ebu Bekr gibi, boyunla­rın kendisine teslim olduğu birisi yoktur. Zira o, Rasulullah (s.a.v.) ve­fat ettiğinde bizim en hayırhlarımızdandı. Muhacirler durumu görüş­mek üzere toplanmış, Ali ile Zübeyr, Efendimizin kızı Fatıma'nın evinde kalıp toplantıya gelmemişlerdi. Bu arada Ensar da Beni Saide yurdunda birleşip toplantıya gelmedi.

Ömer (r.a.) der ki, ben "Yâ Eba Bekr! Bizi Ensarlı kardeşlerimize götür" dedim. Onlara doğru yola çıktık. Yolda salih huylu iki Ensarlı'ya rast geldik. Bize: "Onların yanma gitmemeniz size her­hangi bir sıkıntı vermez, siz işinizi sağlam tutun." dediyse de ben. "Vallahi onlara gideceğiz." dedim. Böylece Benî Saide yurdunda yanlarına geldik. Bir de baktık ki, onlar üzeri örtülü bir adamın etra­fında toplanmışlar. "Kim bu?" diye sordum. Onlar "Sa'd b. Ubade hasta da ondan örtülü" dediler. Biz de oturduk. Ensar'm hatibi ayağa kalktı, Allah'a layık olan şekilde senada bulunup, sonra da "Emmâ Ba'dü! Biz Ensarız, biz îman bölüğüyüz. Ey Muhacir topluluğu! Siz bizden bir topluluk sayılırsınız. Size, bizi aslımızdan ayırmak ve bu işi bizden men'etrnek isteyen bir takım adamlar gelseler gerek" dedi. Ömer (r.a.) sözüne şöyle devam ediyor.

-Ensarlı susunca ben, Ebu Bekr (r.a.) önünde benim de hoşuma gi­den bir konuşma yapmak istedim. Lakin Ebu Bekr bana "Ağır ol!" dedi. Ben onun ciddi halini bilirdim. Onu kızdırmayı arzu etmedim. Ebu Bekr, benden hem hayırlı, hem daha muvaffak hem de daha va­karlı idi. Sonra Ebu Bekr söze başlayıp konuştu. Vallahi benim söy­lemeyi arzu ettiğim özlü sözleri hiç eksiksiz hatta benim hayal etti­ğimden daha da güzel bir şekilde, sözün sonuna kadar sürdürerek ifade ettiler. Ebu Bekr şöyle söyledi:

"Emmâ ba'dü! Ey Ensar topluluğu, sizin hayır hususunda bahsetti­ğiniz her şey sizde vardır. Siz o hayrın sahibisiniz, hatta ifade ettiği­nizden daha da faziletlisiniz. Lakin Araplar içinde bu liderlik mesele­sini Kureyş'in şu boyu dışında tanıyan (ne olduğunu bilen) kimse yok. Kureyş Arapların neseb ve yurt bakımından en ortasıdır. Ben sizin için şu iki kişiden birine razı olmanızı arzu ederim, hangisini dilerseniz ona biat edin." Diyerek benim elimle Ebu Ubeyde b. Cenah'ın elini tuttu. Ömer der ki:

-Ben, bu son sözü hariç söylediklerinden hiç birisini çirkin bulma­mıştım. Vallahi! Beni günaha yaklaştırmayacak şekilde götürülüp boynumun vurulması, bana aralarında Ebu Bekr'in bulunduğu bir topluluğa emir olmamdan daha iyi idi. Bunun üzerine EnsarMan biri (Hubab b. Münzir) kalkıp:

"Ben Ensar'ın kaşıntı gideren direği (yani görüşü alınan kişisi) ve (meyvesi çokluğundan dalı kırılmasın diye) destek (Anadolu'da dayak) verilen hurmasıyım. (fikri destekleneniyim.) Ey Muhacir topluluğu bizden bir emir sizden bir emir olacak." dedi. Ömer (r.a.) devamla şöyle anlattı.

-Bunun üzerine her kafadan bir ses çıktı, gürültüler yükseldi. Hatta Ashab arasında ihtilaf olacak diye korktum da, muhacirler olarak Ebu Bekr'e: "Uzat elini ya Eba Bekr! dedik. O da elini uzatınca ben biat ettim, Muhacirler, ardından da Ensar ona biat etti. Oradakiler (den bir kısmı) Sa'dın üzerine sıçrayıp onu...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hz. Ebu Bekr in r.a. hilafeti
« Posted on: 19 Eylül 2019, 15:28:54 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hz. Ebu Bekr in r.a. hilafeti rüya tabiri, Hz. Ebu Bekr in r.a. hilafeti mekke canlı, Hz. Ebu Bekr in r.a. hilafeti kabe canlı yayın, Hz. Ebu Bekr in r.a. hilafeti Üç boyutlu kuran oku Hz. Ebu Bekr in r.a. hilafeti kuran ı kerim, Hz. Ebu Bekr in r.a. hilafeti peygamber kıssaları, Hz. Ebu Bekr in r.a. hilafeti ilitam ders soruları, Hz. Ebu Bekr in r.a. hilafetiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &