ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Huneyn savaşı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Huneyn savaşı  (Okunma Sayısı 1817 defa)
17 Nisan 2011, 14:11:22
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 17 Nisan 2011, 14:11:22 »



 
Huneyn Savaşı


Yunus b. Bükeyr, ibni Ishâk'tan, Asım b. Ömer b. Katâde Abdurrahman b. Cabir b. Abdillah yoluyla Cabir (r.a.)'dan....

Amr b. Şuayb, Zührî, Abdullah b. Ebî Bekr b. Hazm ve Abdullah b. el-Mukaddem b. Abdurrahman es-Sakafî'de; Huneyn hadisesinde Peygamber (s.a.v.)'in Huneyn vadisindeki Hevasinlere, onların da E-fendimiz üzerine yürüdükleri seferi şöyle anlatırlar; Ancak bir kısmı diğerlerinin anlatmadığı şeyi de anlatıyor. Hepsinin rivayetleri şu şekilde cem olmaktadır:[460]

-Resûlullah (s.a.v.) Mekke fethini tamamladığında -bunu duyan-Mâlik b. Avf Nasrî denen adam; Nasr oğullarını, Cüşem oğullarını, Sa'd b. Bekr oğullarını, az da olsa Hilal oğullarından birkaç gurubu, Amr b. Amir oğullarından birkaç insanı, Avf b. Âmir'den birkaç ki­şiyle, onlarla anlaşmalı Sakifin ve Benümâlik'in hepsini topladı. Sonra'da bunlarla Resûlullah'ın üzerine doğru yürüdü. Beraberlerinde mallarını, kadınlarını ve çocuklarını da getirdiler.

Resûlullah (s.a.v.) onların gelişini duyunca, Abdullah b. Ebî Hadrad el-Eslemî'yi haber almaya yollayıp;

"Git, onların arasına gir ve onların maksatlarını bize öğren!11 buyurdu. O da gidip onların arasına girdi. Bir veya iki gün aralarında kalıp, sonra Peygamber (s.a.v.)'e gelip onların haberlerini anlattı. Resûlullah (s^yO: Ömer Îbnü'l-Hattaba;

"İbnü EbFTladrad'ın ne anlattığını duyuyor musun?" bu­yurdu. Ömer de, "Yalan söylüyor!" dedi. Bunun üzerine Ebû'l-Hadrad, "Yâ Ömer, eğer beni yalanlıyorsan vallahi herhalde hakkı yalanlamış olacaksın" dedi. Ömer de, "Yâ Resûlallah! Ebû Hadrad'ın ne dediğini duyuyor musun!" deyince Resulü Ekrem (s.a.v.);

"Sende Yâ Ömer, kesinlikle delaletteydin. Allah sana doğru yo­lu verdi" buyurdu.

Sonra Nebi(s.a.v.) Safvân b. Ümeyye'ye haber salıp, yanında bulu­nan yüz tane zırhı ve harb aleti olarak bulunan şeyleri istedi. O da; "Gasbederek mi alacaksın yâ Muhammedi" deyince Nebi (s.a.v.):

"Kefaletli bir ödünç olup, sana geri verene kadar (sana garanti verilecek)" buyurdu. Sonra da o tarafa doğru yola çıktı.[461]

İbni İshâk derki: Bunu Zührî, "Resûlullah (s.a.v.) ikibin Mekke'den, onbin de yanında bulunanlardan alarak, Huneyn üzerine yürüdü.[462] İbni İshâk, "Efendimiz (s.a.v.) Attab b. Esîd'i b. Ebî'1-Lys b. Ümeyye'yi Mekke'ye vali bıraktı" der.[463]

Yİne aynı isnadla îbni İshâk der ki: Malik b. Avf[464] denen herif, ya­nma toplayabildiği Kays'hlar ve Sakîf lileri alıp, yaşlı biri olan şair Düreyd b. Es-Sımme'yi de bir deveye bindirip çekerek gelip Evtas va­disine konakladı.                                                   

Evtas vadisine indiklerinde, develerin bozulamalarını, eşeklerin a-mrmalarim, koyunların melemelerini, bebeklerin ağlamalarını duyan şair Düreyd: "siz hangi vadiye geldiniz?" dedi. "Evtas!'1 dediler. "Atlar için ne güzel dolaşacak yerdir, ne katı sert ne de gevşek, yumuşak bir yer, ne oluyor ben deve bozulaması, çocuk ağlaması ve koyun mele­mesi işitiyorum" deyince onlar, "Malik b. Avf orduyla beraber malla­rını ve çocuklarım da getirdi." dediler. Düreyd, "O nerde?" dedi. Mâlik'i çağırdılar.

Düreyd: "Yâ Mâlik! artık sen kavminin başı oldun. Bu öyle bir günkü bunun birde sonrasında günler olacak, seni bu insanlarla bera­ber mallarını, hanımlarını ve çocuklarını buraya getirten sebeb ne?"

dedi. Mâlik; "Ben her savaşçının arkasına malını ve ailesini koydum ki, onları -bırakıp kaçamamak- için savaşsınlar" dedi.

Düreyd onu hayvan azarlar gibi "heest!" diye azarladı ve "Keçi ço­banı! Vallahi hiç yenilgiye uğrayıp ölümden kaçanının yüzünü geriye çevirebilecek şey var mı? Eğer bu harbin galibiyeti sana kısmetse, sa-na-bunlann değil-sadece savaşçının kılıcı- ve mızrağının faydası olur. Eğer harb senin aleyhine biterse o zaman sen ailenin ve malının ara­sında rezil ve rüsvay olacaksın. Bu malları, kadınları ve çocukları kendi kavimlerinin en yüksek yerine yurtlarının en koruyucu bölgesine gönder" dedi.

Mâlik, Düreyd'in görüşünün onları etkileyeceğinden korkarak onun bu konuda fikir beyan etmesini hoşlanmadı ve:

"Ey Hevazin toplululğu! ya bana itaat edeceksiniz ya şu kılıcı kar­nıma dayayıp sırtımdan çıkarıncaya kadar üzerine yatacağım" deyince topluluk, "sana itaat ettik!" dediler. Sonra Mâlik, "Müslümanları gürdüğünüzde kılıcınızın kınını kıracaksınız, sonra hep birden tek kişi gibi saldıracaksınız" dedi.

Vakîdi anlatıyor: Resûlullah (s.a.v.) Şevval ayının altısında Mek­ke'den on iki bin kişiyle hareket etti. O kalabalığı gören Ebû Bekir (r.a.): Bugün artık azlıktan dolayı yenilmeyeceğiz!" deyiverdi. Ni­hayet Huneyn'e Şevvalin onunda ulaştılar.

Nebi (s.a.v.) ashabına hazırlık emri verip, bayrak ve sancakların la­yık olan kimselere verilmesini sağladı. Katırına bindi. İki zırhı ile miğ­fer ve tolgasını takındı. (Safları yönlendirdi. Onları harbe teşvik edip sabredenlere zafer müjdesi verdi.  Tam Huneyn vadisine girince)

233 Zehebî rivayeti kısaltarak nakleder. Vâkidî derki: Ebû Bekr (r.a)'ın bu sözü üzeri­ne: "Allah size birçok yerde zafer nasib etmiştir ve Huneyn gününde hani çokluğu­nuz hayretinize gitmişti, halbuki (o çokluk) size hiç bir fayda sağlamamış ve yer­yüzü bu kadar genişliğine rağmen size dar gelmişti de dönerek kaçmıştınız" (Tevbe, 25) ayeti geldi.

Hevazin kabilesinden öyle kalabalık bir gurup Müslümanları karşıla­dılar ki, Müslümanlar şimdiye kadar, bu kadar çok bir ordu görme­mişlerdi. Vadiye girildiğinde sabahın alacakaranlığı idi. Vadinin orta­sından ve kayalıklarından gönüllü küfür ordusu sanki hepsi birtek kişiymişcesine topluca fırlayarak saldırdılar. Öndeki Süleym oğulları süvarileri geri dönüp kaçmaya başladılar, Mekke'Iiler de onların arka­sından geri döndü, arkasından da diğer insanlar geri dönüp kaçıştılar. Resulullh (s.a.v.) sağma ve soluna dönerek kaçanlara bakıyor ve;

"Ey Allah'ın Ensarı, ey Resulü'nün ensarı! Ben Allah'ın kulu ve Resulü'yüm" buyuruyordu. O gün kaçmadan Peygamberle birlikte Abbâs, oğlu Fazıl b. Abbâs, Ali b. Ebî Tâlib, Ebû Sûfyan b. el-Hâris, Rabîa b. Haris, Eymen b. Ubeyd, Usame b. Zeyd, Ebu Bekir ve Ömer (r.a.)'Iar ve bir gurup insan sebat göstermişlerdi.[465]

Yunus, İbni İshâk-Ümeyye b. Abdillah b. Amr b. Osman isnadıyla nakleder: Umeyyeye anlatılmış ki: "Malik b. Avf Müslümanları teftiş etsin diye bir takım casuslar göndermişti. Casuslar Malik'in yanına kollan kesilmiş olarak geri geldiler. Malik, "Vay size, bu haliniz ne?" dedi. Onlar'da, "Dor atlar üzerinde bembeyaz bir gurup adam bize doğru geldi. Vallahi bize temas eder etmez bu gördüğün vaziyet başı­mıza geldi." dediler. Vallahi bu durum bile Malik'i istediği hedefe gitmekten alıkoyamadı." Bu haber sened yönünden "Munkatı"dır.[466]

Rabi b. Enes'in rivayetine göre; O gün yola çıkarken adamın biri, "biz azlıktan dolayı yenilmeyiz" demiş, bu sözde Peygamber (s.a.v.)e ağır gelmiş idi. Bu hususta Allah (c.c);

"Ve çokluğunuzun sizi hayrette bıraktığı Huneyn gününde de size zafer nasib etti" ayetini indirmişti.

Muaviye b. Sellâm, Zeyd b. Sellam aracılığıyla Ebû Sellâm'dan nakleder: Bana Es-Selûlî anlattı ki ona Sehl b. el-Hanzaliyye -bu ko­nuda- şunları söylemiş: Huneyn günü onlar Peygamber (s.a.v.)'Ie bir­likte hareket edip yatsıya kadar süren uzun bir yolculuk yapmışlar. Sehl (r.a.) derki: Öğle namazında ben de Peygamberle beraber bulun­dum. Bir süvari geldi "Yâ Resûlallah, ben sizin önünüz sıra yola çıkıp şu şu dağlara tırmandım, ben bir de ne göreyim! Hevazin'lilerin hepsi birden;[467] kabilesi, hanımları, develeri ve koyunlarıyla beraber Huneyn vadisinde toplanmışlar...." diye gördüğünü anlattı.

Resûlullah (s.a.v.) tebessüm ederek:

"Bu, yarınki Müslümanların ganimetidir inşAllah!" buyurup, sonra da "Bu gece bize kim nöbetçilik yapacak?" buyurdu. Enes b. Ebî Mersed el-Ganevî "ben beklerim Yâ Resûlallah!" dedi. Efendimiz (s.a.v.) "Öyleyse bin!" emrini verdi. Enes atına binip Efendimizin ya­nına geldi. Efendimiz (s.a.v.) ona:

"Sen şu koyağı karşına alarak en yüksek yerine çıkana kadar git. (Namaz ve tuvalet ihtiyacı haricinde sakın atından yere inme ki) Bu gece senin gittiğin tarafta bulunanların hücumuna uğramayalım.[468]  buyurdu.

O gece geçip sabah namazı olunca, Nebi (s.a.v.) iki rek'at -sabah sünnetini- kılıp, "Süvariniz'den bir haber alabildiniz mi?" diye so­runca, "Hayır yâ Resûlallah, bir haber alamadık." dediler. Böylece ka­naat getirilip namaza başlandı. Resûlullah (s.a.v.) hem namazını kılı­yor hem de o süvariyi yolladığı koyağı gözlüyordu. Namazını kılıp selamını verip bitirince: "Müjdeler olsun süvariniz geliyor." bu­yurdu. Biz de önümüzdeki ağacın dalları arasından koyağa bakmaya başladık. Süvari gelip Resûlullah'ın yanında durdu ve: "Ben Peygamberin emrettiği şekilde gidip şu koyağın en yukarısına varıp durdum.

tiğİ şekilde gidip şu koyağın en yukarısına varıp durdum. Sabah olun­ca -Huneyn vadisindeki iki koyağa da baktım ama hiç kimseyi göre­medim!" dedi. Peygamberimiz (s.a.v.) de: "Geceleyin atından indin mi?" diye sorunca Enes b. Ebi Mersed, "hayır! ancak namaz kılmak ve tuvalet ihtiyacını gidermek için indim!" dedi. Efendimiz (s.a.v.) de:

"Sen kesinlikle cenneti hak ettin. Bundan sonra -bu tür- nafile amel yapmasan bile bir sakıncası yok" buyurdu.[469] Hadisi Ebû Dâvud nakleder.

Yunus b. Bükeyr, İbni İshâk'dan naklediyor: Bana Asım b. Ömer, Abdurrahman b. Câbir aracılığıyla babası Cabir b. Abdillah (r.a.)'tan şöyle haber verdi: Malik b. avf ve beraberindekiler, Huneyn'e doğru hareket edip Resûlullah (s.a.v.)'den önce oraya ulaştı. Vadinin daral­dığı yerde ve o civarda harp malzemelerini düzenleyip harbe hazırlan­dılar. Resûlullah (s.a.v.) ve ashabı da gelip sabahı...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Huneyn savaşı
« Posted on: 17 Eylül 2019, 03:47:51 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Huneyn savaşı rüya tabiri,Huneyn savaşı mekke canlı, Huneyn savaşı kabe canlı yayın, Huneyn savaşı Üç boyutlu kuran oku Huneyn savaşı kuran ı kerim, Huneyn savaşı peygamber kıssaları,Huneyn savaşı ilitam ders soruları, Huneyn savaşıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &