ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Huneyn ganimetlerinin bölüştürülmesi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Huneyn ganimetlerinin bölüştürülmesi  (Okunma Sayısı 6866 defa)
17 Nisan 2011, 14:03:08
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 17 Nisan 2011, 14:03:08 »



Huneyn Ganimetlerinin Bölüştürülmesi


İbni İshâk anlatıyor: Sonra Resûlullah (s.a.v.) yola çıkıp Ruhayl ü-zerinden insanlarla birlikte Ci'râne'ye kadar gelip konakladı. Berabe­rinde Hevâzin esirlerinden altı bin kişi vardı. Deve ve koyunların sayısı ise hiç bilinmiyordu.[521]

Mu'temir b. Süleyman, babası Süleyman-Es-Semt isnadıyla Enes (r.a.)'m şöyle dediğini anlatır:

-Mekke'yi fethetmiş ve ardından Huneyn vadisine harbe çıkmıştık. Müşrikler o güne kadar gördüğüm en iyi tanzim ile düzenli bir ordu kurup gelmişlerdi. Öne süvarileri saf tutturmuşlar, sonra piyade savaş­çılar saf olmuş. Onların arkasında da kadınlar dizilmişlerdi .Kadınlardan sonra koyunlar, koyunların ardına da hayvanlar dizil­mişti. Bizde çok kalabalık idik, sayımız altı, bine ulaşmıştı.

-Ravi derki: Enes sanıyorum sadece Ensarın sayısını söylüyor. Bi­zim süvarilerin yan kanat komutanı Halid b. Velîd idi. Harp başlayınca bizim süvariler bizim arkamıza sığındılar. Çok geçmeden bizim süva­riler dağıldı ve bedeviler firar ettiler. Resûlullah (s.a.v.)de:

"Ey Muhacirler, ey muhacirler gelin, Ensar'lar ey Ensarlar gelin!" diye seslendi. Enes der ki: Bu benim kavmimin-yada amcala­rımın- hadisidir. Efendimizin sesini duyunca, "Lebbeyk Yâ Resûlallah!" dedik. O da yammıza-gelip, önümüze- geçti.

Allah'a yemin olsun ki, daha biz müşriklerin yanına gelmeden onlar bozguna uğradı. Biz de onların bıraktığı bu malları aldık. Sonra da Ta­ife gittik. Onları kırk gün kuşatma altında tuttuk. Sonra Mekke'ye dö­nüp orada konakladık. Nebi (s.a.v), bir kişiye yüz deve veriyordu, ensar kendi aralarında konuyu görüşüp, "Savaşana versin, ama savaşmayana vermesin" dediler. Bu söz Peygamber'e ulaşınca, muhacir ve ensarın lider konumunda olanların yanına girmelerini emretti. Bizde çadıra girdik ve orayı tıklım tıklım doldurduk ve:

"Yanıma yalnız Ensarh olan girebilir" buyurdu. Bize: "Ey Ensar topluluğu! diye üç kere seslendi ve: "Bana gelen bu söz ne?" buyurdu. Onlar: "Sana ne ulaştı? Yâ Resûlallah!" dediler. Efendimiz (s.a.v.) de:

Siz, insanların malı götürüp, sizin de Allah'ın Peygamberini gö­türüp evinize koymanıza razı olmaz mısınız?" buyurdu, ensar, "Biz razı olduk bile" dediler. Nebi (s.a.v.) de:

Eğer insanların hepsi bir yola girse, Ensar da başka bir yola girse, ben de Ensar'ra yoluna girerdim" buyurdu. Onlar da: "Yâ Resûlallah! Razı olduk" dediler. O da, "Razı olun" buyurdu. Hadisi Müslim rivayet etmiştir.[522]

İbni Avn'da, Hişam b. Zeyd isnadı ile Enes (r.a.)'ın şöyle dediğini rivayet eder: Huneyn harbi günü gelip çatınca (Hevazin ve Gatafan kabileleri, Peygamber'e karşı savaş için pekçok kuvvet topladılar. Ne­bi (s.a.v.)'in de on bin veya daha fazla gücü vardı. Beraberinde Mekke fethinde affa uğrayan "atlılar"da vardı.

Müşrikler hanımları ve çocuklarıyla gelip, onları saflarının arkasına aldılar. Harp başlayınca bu "atlılar" kaçıverdi. Resûlullah sağına dö­nüp "Ey Ensar!" dedi. "Lebbeyk!" seninleyiz dediler. Soluna dönüp; "ey ensarlılar" dedi. "Lebbeyk seninle beraberiz" dediler. Resûlullah atından yere indi ve iki taraf savaşa başladı. (Müşrikler yenildiler.)

O gün Nebi (s.a.v.) çok ganimet aldı ve bunları Muhacirler ile, bu "Tulekâ" denen affa uğrayan Mekke'liler arasında bölüştürüp Ensâr'a birşey vermedi. Ensar da: "harp zamanında biz davet ediliyoruz, ga­nimet bizden başkasına veriliyor" dediler. Bu söz Peygamber'e ula­şınca onları bir çadırın altında topladı ve onlara "kendine ulaşan sözle­rinin mahiyetini" sordu. Onlar sustular.

Bunun üzerine Nebi (s.a.v.): "Siz, insanların dünyalığı alıp gi­derken, sizin Allah'ın Resulünü alıp götürerek evinize katmanıza razı olmaz mısınız?" buyurdu. Onlar da, "Yâ Resûlallah! Tabî razı oluruz" dediler. Nebi (s.a.v.) de: "Eğer bütün insanlar bir vadiye gitse, Ensar'da bir koyağa gitse, kesinlikle ben Ensar'm gittiği ko­yağı seçerdim" buyurdu.

Bu hadis, Buharı ve Müslim'in ittifakla rivayet ettikleri haberdir.

Şuayb ve diğerleri Zührî'den naklediyor: Bana Enes (r.a.) anlattı ki: Ensardan bazı adamlar: "Huneyn harbinden sonra Allah (c.c.) Pey­gamberine Hevazin'1 ilerden ele geçen malları harp ganimeti olarak nasib edip te, Nebi (s.a.v.) de Kureyş'ten olan adamlara develerden yü­zer tane verince, dedikodu edip; "Allah (c.c.) Peygamberine mağfiret etsin, Kureyş'e verip bizi terkediyor, halbuki bizim kılıçlarımızdan on­ların kanları damlıyor" dediler.

Onların bu sözleri Peygamber'e anlatıldı. O da haber salıp onları deri bir çadırın altında topladı. Onlarla beraber başkalarını çağırmadı. Toplandıklarında;

"Sizden   bana   ulaşan   dedikodunuzun   gerçeği   ne?"   dedi. Ensar'ın fakih olanları: "Yâ Resûlallah! içimizde fikir sahibi olanlar hiç birşey söylemediler. Ama bazı yaşı küçük olanlarımız "o size ula­şan sözleri" söylediler." dedi. Bunun üzerine Nebi (s.a.v.): "Ben, bir takım (İslâm'a yeni girmiş) küfür döneminden yeni kurtulmuş insanlara, kalblerini İslâm'a ısındırayım diye bu mal­dan (fazlasıyla) veriyorum. İnsanlar bu malı götürürken, siz, Al­lah'ın Peygamberini kendi yerinize götürmeyi istemez misiniz?

Vallahi, kesinlikle sizin buradan alıp geri götüreceğiniz, onların götüreceklerinden daha hayırlıdır" buyurdu. Onlar da "biz buna ke­sin razı olduk" dediler de Nebi (s.a.v.);

-Siz, benden sonra çok şiddetli bir şekilde kayırma yapıldığını göreceksiniz. Allah ve Resulüne kavuşana kadar (ölene) sabredin. Zira ben (kevser) havuzun başında olacağım" buyurdu. Enes (r.a.) "biz sabretmedik" derdi. Hadis muttefekun aleyh'tir.[523]

İbni îshâk anlatıyor: Bana Asım b. Ömer b. Katade Mahmut b. Lebîd aracılığıyla Ebû Saîd el-Hudri (r.a.)'tan nakletti:

Resûlullah (s.a.v.), Kureyşin bu "Mûellefe-i kulûb" (kalbleri ısındı-rılanlar) denen adamlarıyla, diğer araplar arasında Huneyn mallarını taksim ettiğinde bundan Ensara az ya da çok birşey vermemişti. Ensardan bir oymak bundan dolayı içlerinde huzursuzluk duydular. İç­lerinden birisi: "Artık Peygamber kendi kavmini buldu (ya bizi unut­tu)" dedi. Sa'd b. Ubade Peygamber'e gidip bunları anlattı. Efendimiz(s.a.v.);

"Ya Sa'd sen bu konuşmalarda hangi tarafı tutun?" buyurunca O, "bende o toplumdan biriyim!" dedi. Efendimiz öfkelenip: "Kav­mini topla ama başkası olmasın" buyurdu.

Sa'd onları topladı ve içeri başkasını almadı. İzin alan birkaç muha­ciri ise bıraktı. Sonra Nebi (s.a.v.) yüzünden öfke okunarak geldi ve: "Ey Ensar! Ben sizi delalet içinde bu İmam iş mıydım. Allah size hi­dayet etti." buyurdu. Onlar, Allah ve Resulünün öfkesinden Allah'a sığınırız, evet" dediler. Nebi (s.a.v.):

"Ben sizi fakir bulmamışmiydım, Allah sizi zengit etti? buyurdu. Onlar aynı şeyi dediler. Nebi (s.a.v.);

"Ben sizi birbirinize düşman bulmadım mı, Allah kalplerinizi ısıttı alıştırdı? buyurunca, yine "evet" dediler. Efendimiz; "cevab vermeyecekmisiniz? diye sorunca "ne diyelim Allah ve Resulü daha iyi bilir" dediler. Peygamber (s.a.v.) de:

"Dileseydiniz siz de bana: "biz seni kovulmuş bulup barındır­madık mı? seni fakir bulup malımızı bölüşmedik mi? Yardımsız kalmışken yardım etmedik mi? derdiniz, hem doğru söylemiş, hem de doğruluğunu tasdik ettirirdiniz" buyurunca ağlaşıp "Allah ve Resulü minnet sahibidir" dediler. Nebi (s.a.v.)de:

"Siz, benim sırf kalblerini İslâm'a alıştırmak için, bir kavme verdiğim dünyalıktan dolayı içinizde bir hazımsızlık mı buldunuz. Halbuki ben sizin, İslâm'daki Allah'ın size taksim ettiği şeye gü­venerek sizi bırakmıştım." buyurdu. Sonra ellerini açıp Ensar'a du­ada bulundu. Ebû Saîd (r.a.) burada aynen Enes hadisindeki Efendimi'inzin söylediği sözleri nakletti.[524]

Sûfyan b. Uyeyne, Amr b. Saîd b. Meşrûk-babasi Mesrûk-Abâye b. Rifâ'a b. Rafı b. el-Hadîc yolu ile dedesi Rafî b. Hadîc (r.a.)'m şöyle dediğini rivayet eder:

-Resûlullah (s.a.v.) bu "müellefei kulûb'a" Huneyn esirlerinden vermiş ve herbirine yüz deve düşmüştü. Ebû Sûfyan b. Harb'e yüz, Safvân b. Ümeyye'ye yüz, Uyeyne b. Hısm'a yüz, Ekra b. Habîs'e yüz, Alkame b. Ulâseye yüz, Mâlik b. Avf en-Nasrî'ye yüz, Abbas b. Mirdas'a da yüzden azca vermişti. Bunun üzerine Abbâs b. Mirdas şu şiiri söyledi;

"Sen benim ve atım Ubeyd'in ganimetini Uyeyne ile el-Akra ara­sında bölüştürüyormusun? "

Toplumda ne Hısn, ne de Habis Mirdas'a üstün gelebilir...

Ben harpte kendine sığınılan koruyucu biriydim, ama hiç birşey verilmedi men de olmadım.

Ben bu ikisinden daha aşağıda biri değilim. Bugün kimi alçaltırsan bir daha yükselmez, "

Bunun üzerine Nebi (s.a.v.) onun develerini de yüze tamamladı.

Bu hadisi Müslîm sahihinde; Mâlik b. Avf ile Alkame adını ve üçüncü beyti almadan nakleder.[525]                                           

Osman b. Ata el-Horasânî-babası Ata-İkrime isnadıyla, Abdullah b. Abbas (r.a.)'tan naklediyor:

-Resûlullah (s.a.v.), Ebû Sûfyan, Hakîm b. Hizam, Haris b. Hişâm el-Mahzûnî, Safvan b. Ümeyye el-Cumehî, Huveytıb b. Abdi'l Uzza gibi "Müellefei Kulûb" olan kimselere bu ganimetten paylar verdi. Herbirine yüzer deve vermiş, Kays b. Adiy es-Sehmî'ye elli deve, Saîd b. Yarbû'a da elli verdi. İşte bunlar, Peygamber (s.a.v.)'in kendilerine ganimet verdiği Kureyş'lilerdir.

EI-Alâ, b. Hâriseye yüz deve, Mâlik b. Avf a yüz deve, Uyeyne b. Bedr el-Fezârî'ye de yüz deve verdi. Abbas bin Mirdas'a da giyecek el­biseler verdi.

Bunu gören Abdullah b. Übey b. Selûl, Ensar'a; Ben size daha önce, "bunun (acısını) ateşini siz, serinliğini de başkaları tadacak" diye haber vermiştim." dedi. Ensar konuyu tartışıp Efendimize geldiler ve "Yâ Resûlallah! Bu kayırma ne sebeble oluyor?" dediler. Bunun üzerine Efendimiz (s...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Huneyn ganimetlerinin bölüştürülmesi
« Posted on: 17 Eylül 2019, 07:10:06 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Huneyn ganimetlerinin bölüştürülmesi rüya tabiri,Huneyn ganimetlerinin bölüştürülmesi mekke canlı, Huneyn ganimetlerinin bölüştürülmesi kabe canlı yayın, Huneyn ganimetlerinin bölüştürülmesi Üç boyutlu kuran oku Huneyn ganimetlerinin bölüştürülmesi kuran ı kerim, Huneyn ganimetlerinin bölüştürülmesi peygamber kıssaları,Huneyn ganimetlerinin bölüştürülmesi ilitam ders soruları, Huneyn ganimetlerinin bölüştürülmesiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &