ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Hicri otuzyedinci yıl olayları sıffeyn savaşı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hicri otuzyedinci yıl olayları sıffeyn savaşı  (Okunma Sayısı 1134 defa)
11 Nisan 2011, 14:35:50
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 11 Nisan 2011, 14:35:50 »



Hicri Otuzyedinci Yıl Olayları Sıffeyn Savaşı:[701]

 


Muhammed b. İshak, Muhammed b. Ömer (el-Vakidî)'den nakleder:
-Hz. Osman şehid edilince eşi Naile, Şam'da bulunan Muaviye'ye bir mektup yazarak; Hz. Osman'ın -mahsur kaldığı evde- yanına nasıl girilip öldürüldüğünü tasvir eden bu mektupla, kanıyla duran gömleğini de ona yolladı. Muaviye de bu mektubu Şam halkına okuyup bu gömleği Şam diyarındaki ordular arasında dolaşdırttı. Böylece onları Hz. Osman'ın kan davasını gütmeye teşvik etti. Ordular da Muaviye'ye bu "Hz. Osman'ın kanını isteme" hususunda biat etti.[702]

Hz. Ali halife olarak kendine biat edildiği zaman oğlu Hz. Hasan ile Abdullah b. Abbas ona: "Sen Muaviye'ye bir mektup yollayıp, onu Şam valiliğinde bırak ve onu biraz tamahlandır. Zira o yakında vali kalmayu tamah edecek, sana ve kendi civarlarına bizzat kafi gelecek güçtedir. Diğer insanlar sana biat işini tamamladımı, onu istersen vali olarak bırakırsın istemezsen görevden alırsın." dediler. Hz. Ali de onlara:

-Muaviye buna, kendisini asla azletmeyeceğine dair Allahu tcttl» adına ahit ve vesika vermediğim sürece asla razı olmayacaktır, dedi. Onlar:

-Sen böyle bir şeyi ona sakın verme! dediler.

Bu durum Muaviye'ye ulaştırıldı, o da öfkelenip "Vallahi Ali'ye bağlı olarak hiçbir idareyi kabul etmeyeceğim ve ona biat etmiyorum!" dedi,

Şam halkına da "Ziibeyr b. Avvam'ın Şam'a gelmekte olduğunu, ve kendisinin Zübeyr'e biat edeceğini" açıkladı.

Lakin Cemel savaşı hadisesinin vuku bulduğu haberi kendisine ula­şınca, bu ilanı durdurdu. Zübeyr'in öldürüldüğü haberini duyunca da ona rahmetler dileyerek "Eğer Zübeyr bize gelmiş olsaydı kesinlikle ona biat edecek idik ve o buna layık, ehliyetli biri idi." dedi.

Hz. Ali'nin Basra'dan Medine'ye geri gelişinde, Cerîr b. Abdillah el-Becelî'yi Muaviye'ye yolladı. O da varıp Muaviye ile konuşup Hz. Ali'nin halifeliğini övüp ona biat etmenin önemini, bütün insanların onun halifeliği etrafında nasıl toplandıklarını anlattı ise de, Muaviye direnip biati kabul etmedi. Muaviye ile Cerîr arasında bu konuda pek çok konuşma geçti. Sonunda Cerîr b. Abdullah, Hz. Ali'nin yanına dö­nüp görüp duyduğu şeyleri haber verdi. Bunun üzerine Hz. Ali (r.a.) Şam üzerine yürümeye karar verdi.[703]

Muaviye de Eb Müslim el-Havlanî'yi Hz. Ali'ye yollayıp ondan biat etmeden önce istediği bir çok şeyleri bildirdi. Bu isteklerden birisi de "Hz. Osman'ın katillerinin kendine verilmesi" idi. Hz. Ali buna asla yanaşmadı. Bu yüzden ikisi arasında bir kaç kere yazışma cereyan etti.

Sonra her ikisi bir biriyle çarpışmak için harekete geçip, Muharrem ayının bitmesine yedi gün kala Sıffeyn denen yerde karşı karşıya gel­diler. Aralarındaki harp Safer ayının başında patlak verdi. Böylece günlerce savaştılar.

Bana İbni Ebî Sebra, Abdülmecid b. Süheyl -Ubeydullah b. Abdillah isnadıyla İbni Abbas'tan şöyle dediğini haber verdi: "Hz. Osman beni hac emiri tayin etmişti. İnsanlara hac işini yaptırdım. Sonra Medine'ye geldim ki, Hz. Osman öldürülmüş, yerine Ali'ye biat edilmiş. Ali bana "Durma Şam'a git. Zira seni oraya vali tayin ettim." dedi. Ben ona "Bu iyi bir görüş değil. Muaviye, Osman'ın amca oğlu, hem de onun Şam valisi. Osman'ın kanına karşılık boynumu vurmayacağından emin değilim. En azından beni hapsedecektir." dedi. Ali de "Sana niye böyle yapsın ki?" deyince "Senin akrabanım diye. Zira sana saldıran herkes bana da saldırıyor. Ama sen Muaviye'ye bir mektup yaz ve ona bir takım hediyeler yollayarak bazı şeyler vaad et!" dedim. Ama o "Vallahi bu dediğin asla olmayacak." dedi.[704]

Ebu Ubeyde el-Kasım b. Sellam, birisinin kendisine Ebu Sinan el Iclî'nin şöyle dediğini anlattı: İbni Abbas, Hz. Ali'ye "Sen beni Muaviye'ye gönder. Vallahi ona öyle bir ip dolarım ki, asla ortası kopmaz." dedi. Ali de "Ben senin de onun da hilelerinizle bir alakum yok. Benim ona kılıçtan başka verecek bir şeyim yok. Ta ki hak batıla galip gelsin." deyince İbni Abbas: "Yahut bundan başka bir şey olamaz mı?" dedi. Hz. Ali "Nasıl bir şey?" deyince İbni Abbas: "Muaviye bu kadar çok adamına rağmen sözüne karşı gelinmeden itaat ediliyor. Sen ise azıcık bir şeyden dolayı bile karşı gelinip sözün dinlenilmiyor." dedi.

Daha sonra Iraklılar Hz. Ali'ye karşı gelmeye başlayınca: "Allah Allah İbni Abbas'ın firasetine bak, sanki ince bir örtüden gayba bakarak konuşuyor." dedi.

Mücalid Şa'bi'den naklediyor: "Hz. Osman öldürüldüğünde Ünımü'l-Mu'minin Ebu Süfyan kızı Ümmü Habibe Osman'ın ailesine "Bana Osman'ın öldürüldüğü elbiseyi gönderin!" diye haber saldı. Onlar da elbisesini kanla bulanmış halde ve Hz. Osman'ın sakalından yolunan tüylerle beraber yolladılar. Sonra Ümmü Habibe, Nu'man b. Beşir'i çağırtıp onları Muaviye'ye yolladı. Nu'man bu eşyaları Ümmü Habibe'nin mektubuyla beraber Muaviye'ye verdi. Muaviye hutbeye çıktı. İnsanlar toplandı. O da kanlı gömleği açıp onlara göstererek Osman'a yapılan zulümleri anlattı. Ve insanları Hz. Osman'ın kan da­vasını istemeye çağırdı.[705]

Şamlılar "O senin amca oğlundur. Sen de onun velisi sayılırsın. W\t de seninle birlikte onun kanını istiyoruz!" dediler ve Muaviye'ye bitil ettiler.[706]

Yunus, Zühri'den naklediyor: Muaviye'ye Talha ve Zübeyr'in öldü­rüldüğü, Hz. Ali'nin de Sıffeyn'de galib geldiği haberi ulaşınca, Şam halkını kendiyle berbaber savaşmaya, bu meselenin halli için Şura kurulmasına ve Osman'ın kanının taleb edilmesine yardıma çağırdı. Şam halkı da ona sırf bu konu için lider olarak biat ettiler, ama halife olarak biat etmediler.[707]

Yahya el-Cu'fî "Sıffeyn" adlı eserinde, haberin isnadını da vererek anlatır ki, Muaviye-kendisi ile görüşmeye gelen- Cerir b. Abdullah'a "Sen Ali'ye bir mektup yaz da Şam valiliğini bende bıraksın, ben de ona biat edeyim." dedi. Yine Yahya der ki, Velid b. Abdullah'a da "Ali'ye bir mektup yaz da, Şam idaresini bana bıraksın, ben de ona biat edeyim!" diye haber saldı. Velid b. Ukbe de ona şu beyitler bulunan bir cevap yazdı.

Muaviye! Şam, senin Şam'ındır, iyi sarıl Şam'ına, yılanlar girmesin yanına

Onu kabilelerle ve mızraklarla koru! Kolları kesik aciz biri olma!

Zira Ali vereceğin cevabı bekliyor. Sen ona alın saçını ağartan bir harp yolla![708]

Bize Ya'la b. Ubeyd, babasınn Ebu Müslim el-Havlanî ve bir grup insan Muaviye'ye: "Sen Ali'yle çekişmeye girdin (Onunla hangi iddia ile savaşacaksın) sen onun gibi (ilk müslüman, Peygambere akrabalık ve hicret etme hususunda) biri misin ki?" dediler. Muaviye de:

-Hayır! Vallahi kesinlikle biliyorum ki, Ali benden daha faziletli ve bu liderliğe daha fazla hak sahibi... Lakin siz bilmiyor musunuz ki, Hz. Osman mazlum olarak öldürülmüştür. Ben onun amca oğluyum. Ben Osman'ın kanını (kısas) istiyorum. Ali'ye gidip söyleyin de, Osman'ın katillerini bana versinler, ben de onun isteklerini yerine getireyim!" dedi. Onlar bu konuyu Hz. Ali'ye getirdiler ama o (katil bizzat belli değil, hem elimde değil, üstelik cezayı ancak halife uygular, uygulatır mülahazasıyla) bu isteği reddetti.[709]

(Belazurî ve İbni Asakir, El-Cufî'den naklen burada Muaviye'nin H?,, Ali'ye, Hz. Ali'nin ona yazdığı cevabı şöylece naklediyor: Ebu Ravk el-Hemedanî anlatıyor:

Bismillahirrahmanirrahim:

Ebu Süfyan oğlu Muaviye'den, Ebu Talib oğlu Ali'ye... Emma ba'du:

-Allah ilmiyle Muhammed (s.a.v.)'i seçip çıkardı, onu kendi vahyine emin yaptı, kullarına Peygamber seçti. Sonra Müslümanlardan bir kısmını onun avanesi yapıp, Muhammed'ini bunlarla güçlendirdi. On­ların Peygamber katındaki dereceleri, kendilerinin İslamdaki faziletine göre idi. Bunların Allah ve Rasulü için en iyi yol göstereni, ona halife olan, sonra da halifeye halife olan (Ömer), üçüncü olarak zulmedilerek öldürülen Osman olmuştur. Her biri kıskanıldı, her birine asi gelindi. Tabi biz bu konunun senin nazarında şüpheli olduğunu, sözünde Os­man'ı yalnız bıraktığını, teneffüs edişindeki derin derin soluma ifadeni, halifelere -biat ve destekte- ağır alışını biliyoruz. Bunların her birinde sen -burnuna- itaat etmesi için burunsalık geçirilen devenin teslimiyeti gibi istemeyerek teslim oldun.

Hiç kimse halayın oğluna seninki kadar kıskançlık yapmadı. Onun sana akrabalığı ve zatının fazileti senin ona böyle davranmamanı ge­rektiriyordu. Akrabalık bağını kestin, iyiliklerini çirkin saydın, ona açıkça düşmanlık ettin, içnde ona karşı kötülük besledin. Her turaftan ona insanlar saldırıya geçecek kadar aleyhine insanları kışkırttın. Her ufuktan süvariler çıkıp geldi.

Peygamberin Hareminde ona silahla saldırıp seninle beraber aynı mahallede öldürdüler, sen bu bağırıp çağrışmayı duyduğun halde onlara ne sözle, ne de elinle engel oldun. Ömrüme yemin olsun ki, ey Ebu Talib oğlu, eğer sen onun için üstüne düşen görevi hakkıyla yapsaydın insanları ona ilişmekten men etsen, yaptıklarının ne çirkin olduğunu bildirseydin, bizden önceki insanlardan hiç biri seni kimseyle denk tutmayacaktı.    Hatta    böyle    yapman    insanların    senin    hakkında besledikleri "Osman'dan uzak durdu, onun aleyhine çalıştı" gibi fikirleri de silip atacaktı. Bir başka husus da, senin Osman'ın katillerini ba­rındırman senin Osman'ın velileri katında zanlı olmandır. Zira onlar senin, destekçilerin, ellerin ve yardımcılarındır.

Hem bana ulaşan haberlere göre sen, Hz. Osman'ın kanından yakanı kurtarmak ve kendini suçsuz yapmaya uğraşıyormuşsun. Eğer sözünde doğruysan, Osman'ın katillerini bize teslim et, onları kısasen öldürelim. Kendisinden başka ilah olmayan Allah'a yemin ederim ki, biz Osman'ın kan davasını dağların başında, çöllerde, karada ve denizde her yerde güdeceğiz. Onları öldürmeden veya bizim canımız çıkmadan bundan vaz...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hicri otuzyedinci yıl olayları sıffeyn savaşı
« Posted on: 17 Eylül 2019, 03:42:46 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hicri otuzyedinci yıl olayları sıffeyn savaşı rüya tabiri,Hicri otuzyedinci yıl olayları sıffeyn savaşı mekke canlı, Hicri otuzyedinci yıl olayları sıffeyn savaşı kabe canlı yayın, Hicri otuzyedinci yıl olayları sıffeyn savaşı Üç boyutlu kuran oku Hicri otuzyedinci yıl olayları sıffeyn savaşı kuran ı kerim, Hicri otuzyedinci yıl olayları sıffeyn savaşı peygamber kıssaları,Hicri otuzyedinci yıl olayları sıffeyn savaşı ilitam ders soruları, Hicri otuzyedinci yıl olayları sıffeyn savaşıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &