ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Hicri otuz altıncı yıl vefat olayları
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hicri otuz altıncı yıl vefat olayları  (Okunma Sayısı 957 defa)
11 Nisan 2011, 14:42:24
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 11 Nisan 2011, 14:42:24 »



       

Hicri Otuz Altıncı Yıl Vefat Olayları Esved B. Avf Ez-Zührî


Efendimiz (s.a.v.) ile sohbet şerefine ermiş, Mekke fethinden öce Medine'ye hicret etmiştir. Kendisi Abdurrahman b. Avf'ın kardeşidir.

Cemel harbinde şehit düştü. Oğlu Câbir b. Esved Abdullah b. Zübeyr adına (kendini halife ilan ettiğinde) Medine valisi tayin edilmişti.[553]

Cündüb B. Züheyr El-Ğamidî El-Ezdî Kûfeli olup sahabe olduğu söylenir. Ölüm tarihindeki ihtilaf sebe­biyle, ondan hicri on ikinci yılda bahsedilecektir.

Huzeyfe B. El-Yeman[554] Babası Yeman'ı asıl adı Hısl -ya da Hüseyl- olup Cabir b. Üseyd'in oğludur. Bu Cabir'in adının Amr olduğu da rivayet edilir. Lakabı Ebu Abdillah el-Absî'dir. Ensar'la güvenlik anlaşması olanlardandır. Pey­gamber (s.a.v.)'in sırlarının sahibi ve Muhacirdendir.

Babası kendi kavmi arasında kan davasına karıştığından kendi di­yarından kaçıp Medine'ye gelmiş ve Adu'l-Eşhel oğullarıyla güvenlik anlaşması yaptı. İşte Yemenliler adına bu anlaşmayı yaptığından dolayı kendi kavmi ona "Yeman" adını vermişti. Bu Yeman Uhut harbi günü şehit oldu.[555]

Huzeyfe, Uhut ve Uhut'tan sonra yapılan bütün savaş ve gazalara katıldı. Hz. Ömer onu Medain'e vali tayin etti. Ölünceye kadar orada aynı görevde kaldı.

Hz. Osman (r.a.)'tan kırk gün sonra vefat etti.

Zeyd b. Vehb, Zirr b. Hubeyş, Ebu Vail, Rıb'î b. Hıraş ve pek çok kişi ondan hadis rivayet etmişlerdir.

Hayseme b. Abdirrahman anlatıyor: Medine'ye geldim ve bana iyi bir dosta kavuşturması için Allah'a dua ettim. Allah bana Kbu Hüreyre'yle arkadaşlık etmeyi nasip etti. Bir gün yanına gelip olurdum ve: "Ben buraya hayır aramak için tâ Kûfe'den geldim." dedim. Hüreyre: "Peki duası Allah tarafından kabul edilen Sa'd b. Malik, Peygamber (s.a.v.)'in ibriği ve ayakkabıları kendine hediye edilen Abdullah b. Mesud, Peygamber (s.a.v.)'in sırlarının haznedarı Huzeyfe, Peygamber (s.a.v.)'in diliyle Allah'ın kendisini şeytandan koruduğu Ammar ile iki kitabın yani hem İncil, hem de Kur'an'a inanma sırrına ermiş olan Selman-ı Fârisî sizde değil mi?" dedi.

Bu haberi Tirmizi sahih saymıştır.[556]

Ebu'l-Yakazân, Zâdan aracılığıyla Huzeyfe (r.a.)'tan naklediyor:

-Ashab "Ya Rasulallah! Yerinize bize bir halife tayin etseniz." de­diler. Nebi (s.a.v.) de:

"Eğer size bir halife tayin eder de siz de ona asi gelirseniz, aiab olunursunuz. Ama Abdullah size ne söylemişse siz de onu okuyun," buyurdu.

Tirmizi bu hadisi hasen saymıştır.[557]

Ebu Nuaym, Malik b. Miğvel yohıyla Talha'dan naklediyor:

-Huzeyfe (r.a.) Medayin'e -vali olarak- bir eşeğe binerek gelmişti. Üzerindeki semere binmiş ayaklarını salıvermişti. Beraberinde uzık olarak kurutulmuş kemikli et ve ekmek vardı.

Huzeyfe'ye ait bilgileri İbni Asakir Tarihi Dımışk'ta gayet tafsilatlı olarak verir. Huzeyfe' nin şöyle dediği nakledilir:

-Bedir harbine katılmaktan beni engelleyecek bir şey yoktu, une«k ben, babam Huseyl ile Mekke'den Medine'ye doğru yola çıkmıştım. Kureyş kafirleri bizi yakaladı ve "Siz Muhammed'in yanma gitmek istiyorsunuz." dediler. Biz ise: "Biz sadece Medine'ye gitmek istiyoruz." dedik. Onlar da bizden "Medine'ye vardığımı/da Muham-med'le beraber olup harbe çıkmayacağımıza dair Allah adına lıuılılılH aldılar ve bizi serbest bıraktılar. Böylece Medine'de PeygumbSr (s.a.v.)'e gelip bu olayı anlattık. Peygamber (s.a.v.) de:

"Siz onlara verdiğiniz taahhüdünüzde durun, onlara karşı biz Al­lah'tan yardım dileriz!" buyurdu. Bu hadisi Müslim rivayet etmiştir.[558]

Huzeyfe (r.a.), Peygamber (s.a.v.)'in on dört seçkin ashabından bi­ridir. Nebi (s.a.v.) ona bazı münafıkların isimlerini vermişti. Kıyametten önce ortaya çıkacak olan fitne (anarşi) hadislerinin çoğu ondan öğrenilmiştir.

Ömer (r.a.) ona Allah adına yemin vererek "Ben münafıklardan mıyım?" diye sormuş, o da: "Allah adına hayır, ama senden sonra kimseyi tezkiye etmeyeceğim." demişti[559]

Hendek harbi gecesi Huzeyfe'nin başından geçen olayı daha önce anlatmıştık.[560]

Dinever şehri, harp yoluyla Huzeyfe'nin eliyle fethedildi.[561]

Kütübü Sitte'de onun naklettiği hadisler vardır.

Hukeym B. Cebele El-Abdî[562] Hukeym (r.a.) gayet dindar, ibadete düşkün, çok şerefli, sözü dinle­nen bir zat idi. Hz. Osman (r.a.) onu Sind'e vali olarak tayin etmişti. Daha sonra Sind halkının anlaşmayı bozduklarını sanarak, orayı terk edip Medine'ye geldi. Hz. Osman ona sind'in nasıl bir yer olduğunu sordu o da:

-Oranın suyu (hoş değil), hırsızları çok güçlü, sahilleri dağlıktır. Eğer ordu orayı ele geçirse açlıktan kırılır, orada sayıları az olursa da kalabalık arasında kaybolur giderler." diye cevap verince, Hz. Osman Hukeym'den sonra oraya kimseyi yollamadı.[563]

Daha sonra gidip Basra'ya yerleşti. Biz daha önce onun fitneye doğru gittiğini Cemel harbi vesilesiyle anlatmıştık. Cemel harbi fitnesinde öldürüldü.  Allah ona müsamaha ile muamele etsin.  Denilir ki,  o çarpışmasına ayağı kesilinceye kadar devam etti. Sonra kesilen ayağını alıp kesen rakibine vura vura öldürdü. Sonra da:

"Ey bacak! Artık senden fayda yok, benim kolum var onunla btn korunurum", diye recez söylemeye başladı. Lakin kanı akmaya devam edip halsiz düşünce, ayağını kesen adamın cesedine yaslandı. Yanın» gelen arkadaşlarından biri ona "Ayağını kim kesti?" diye sorunca "Yaslandığım yastığım kesti." diye cevap verdi. Ondan daha cesur biri görülmedi. Daha sonra Suheym el-Huddânî gelip onu öldürdü.[564]

Zübeyr B. El-Avvam (R.A.):[565]  Zübeyr b. El-Avvam b. Huveylid b. Esed b. Abdul-Uzza b. Kusay b, Kilab (r.a.). Lakabı: Ebu Abdillah el-Kuraşî el-Ezdî el-Mekkî. Rasulullah (s.a.v.)'in Havarîsi, halası Safiyye (r.a.)'ın oğkı cennetle müjdelenen on kişiden birisi. Devlet başkanını seçen danışma kuru­lundaki altı müşavirden birisidir. Bedir ve daha sonraki meydana gelen bütün olaylarda bulunmuştur. Daha on altı yaşında iken Müslüman olmuştur. İlk Müslümanlardan biridir. Allah yolunda ilk kılıcı sıyıran Müslüman odur.

Kendisinin rivayet ettiği hadisler gayet az sayıdadır. Oğulları Abdullah ile Urve, Malik b. Evs b. El-Hadesân el-Ahnef b. Kays, köleni Hukeym ve diğerleri Zübeyr (r.a.)'tan hadis rivayetinde bulundular.[566]

El-Leys, Ebu'l-Esved yoluyla Urve'nin şöyle dediğini anlatır: "Ba« bam Müslüman olduğunda sekiz yaşında idi. Şeytan "Rasulullah (s.a.v,) Mekke'nin yukarısında yakalandı" diye bir vesvese saldı. Zübeyr on iki yaşlarında bir gençti. Hemen kılıcını alıp yola çıkıp geldi. Onu gören şaşırıyor ve "Çocuğa bak kılıç taşıyor!" diyorlardı. Zübeyr Nebi (s.a.v.)'in yanına gelince, (Efendimiz) "Sana ne oluyor?" diye soıdu. O da durumu haber verip "Seni yakalayanları kılıçtan geçirmeye geldim." dedi.[567]

Rivayete göre Zübeyr (r.a.) gayet uzun boylu olup bineğe bindiğinde ayakları yerde sürünürdü. İnce yanaklı seyrek sakallı idi.[568]

Ya'kub b. Şeybe -leyyin- gevşek sayılan bir senedle Zühri'nin "Zübeyr (r.a.) uzun boylu mavi gözlü, yeşil saçlı biriydi." dediğini ri­vayet eder.[569]

Ebu Nuaym der ki: Orta boylu, zayıf tenli, hafif sakallı, esmer, kıllı, saç ve sakalını boyamayan biriydi.[570]

Vakidi der ki: Uzun da değildi kısa da değildi. Seyrek sakallı esmer tenli biriydi.

Onun, Cemel savaşı günü çarpışmayı bırakıp gittiğini, İbnu Curmuz'un arkasından yetişerek onu hile yaparak namazda öldürdü­ğünü daha önce anlatmıştık.

Sahih haberde kesin olarak geçmektedir ki: Zübeyr (r.a.) dört yüz milyon dirhemden fazla emlak bırakmıştır. Hiçbir zaman ne bir yere vali oldu ne de haraç (maliye) bakanlığı gibi bir vazife aldı. O sadece ticaret yapan, ticaretten kazanan biriydi.[571]

Denilir ki, onun kendine haraç ödeyen bin tane kölesi olup onların ödediği verginin tamamını oradan kalkmadan sadaka olarak dağıtırdı. Kendi evine bundan bir şey girmezdi.[572]

Leys b. Sa'd, İshak'ın kardeşi Ebu Ferve aracılığıyla, Hz. Ali (r.a.)'ın şöyle dediğini rivayet eder:

-Benimle beş kişi çarpıştı:

1- Benimle insanların kendisine en itaat olunanı Aişe

2- İnsanların en yiğidi Zübeyr,

3- İnsanların en hilebazı Talha b. Ubeydullah ki, hiçbir hilebaz ona hile yapamadı.

4- İbadete en düşkün insan Muhammed b. Talha b. Ubeydullah, o övgüye değen biriydi, babası onu kandırıp buraya getirdi.   

5- İnsanların en cömerdi

Ya'la b. Münye, ki bir kişiye otuz dinar, silah ve atı benimle çarpış­maları için verirdi, savaş ettiler.

Musa b. Talha b. Ubeydullah'tan: "Ali, Zübeyr, Talha, Sa'd b. Ebi Vakkas aynı yıl içinde doğdular." diye nakledilir.[573]

El-Leys, Ebu'l-Esved'den nakledilir: Zübeyr sekiz yaşlarında İslam'a girmiştir.[574]

Daha önce anlattığımız gibi "Zübeyr, Bedir harbinde bir ata bindi. Başında sarı bir sarık vardı. Gökten yardıma gelen meleklerde başla­rında sarı sarıkla indiler.[575]

Hassan b. Sabit onun hakkında şu şiiri söylemiştir:

1- Nebi (s.a.v.)'e yaptığı biat ve onun gidişatı üzerinde, Havarisi sa­bit kaldı. Söz fiil ile kemal buldu.

2- Peygamberin tarz ve yolunda gitti. Hakkın velisini veli edindi. Hak en adaletli olandır.

3- Meşhur bir gün olunca, hücum eden kahraman, meşhur süvaridir o.

4- Harp ayaklarından eteğini çekip kızıştığında ölüme en önde ko­şan yarışçıdır o.

5- Onların içinde Zübeyr gibisi yok, ondan önce de yoktu. Yezbül dağı yerinde durdukça gelecekte de öyle biri olmayacak.

6- Ey Haşim oğlu seni övmek bir grubun yaptığı işlerden daha ha­yırlıdır. Senin yaptığın daha iyidir.

7- Zübeyr kılıcıyla Must...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hicri otuz altıncı yıl vefat olayları
« Posted on: 16 Ekim 2019, 14:33:26 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hicri otuz altıncı yıl vefat olayları rüya tabiri,Hicri otuz altıncı yıl vefat olayları mekke canlı, Hicri otuz altıncı yıl vefat olayları kabe canlı yayın, Hicri otuz altıncı yıl vefat olayları Üç boyutlu kuran oku Hicri otuz altıncı yıl vefat olayları kuran ı kerim, Hicri otuz altıncı yıl vefat olayları peygamber kıssaları,Hicri otuz altıncı yıl vefat olayları ilitam ders soruları, Hicri otuz altıncı yıl vefat olayları önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &