ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Hendek savaşı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hendek savaşı  (Okunma Sayısı 2633 defa)
19 Nisan 2011, 13:55:46
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 19 Nisan 2011, 13:55:46 »



Hendek Savaşı


Vakidî der ki: Hendek savaşının diğer adı "Ahzâb gazvesi" olup, bu beşinci yılın Zilkade ayında gerçekleşmiştir.[472] Nakilciler olayı şöyle anlatırlar:

Allah Rasûlü (s.a.v.), yahudi kabilesi Nadîr oğullarını yurtlarından sürdüğü zaman, onlar Haybere doğru yola çıktılar. Onların ileri gelen­lerinden bir gurup insan da, Rasûlüllah (s.a.v.)'a karşı harbetmeye teş­vik ve davet için Mekke'ye gitti. Onlarla bu hususta belirli bir vakit üzerinde anlaşma yapıp, sonra da Gatafan ve Süleynı boylarına bu daveti teklif için geldiler ve onlannda harb için muvafakatim aldılar.

Kureyşliler kendileri harbe hazırlanıp kölelerini ve kendilerine bağ­lı olan çevre insanlarını da yanlarında topladılar. Dört bin kişi oldular. Deve hariç, beraberlerinde üçyüz atı sürüp geldiler. Başlarında komu­tanları Süfyan b. Harb ile birlikte harekete geçtiler.

"Merri-Zahran" denen yere vardıklarında yediyüzkişilik bir kuv­vetle Süleym oğullan da gelip onlara katıldı. Ardından Talha b. Huveylid el-Esedî'nin yönettiği Esedoğulları onları yolda karşıladı. Fizara kabilesi de bin kişilik, develerine binmiş olarak geldi. Bunlara Uyeyne b. Hısn komuta ediyordu. Mes'ut b. Ruhayle komutasındaki yediyüz kişilik Eşca1 kabilesi de yola çıktı. Haris b. Avfm yönettiği, dörtyüz kişilik Mürrâ oğullan güçleri de yola çıktı. Bunları adı geçen Haris b. Avfın geri dönderdiği rivayeti varsa da doğru olan öncekidir.

Böylece Ahzab'ın (gurupların) toplamı on bin kişilik bir ordu oluş­turdu. Hepsinin başkomutanı Ebû Süfyan idi.

Müslümanlar ise bu harb de üçbin kişiydiler.

Vakidî'nin bu konudaki görüşü işte budur.[473]

İbni İshâk ise, Hendek gazvesinin Şevval ayında yapıldığı görü­şünde olup sözlerini şöyle sürdürür:

-  Bu hadise şöyle gelişmiştir: Selâm b. Ebî'l Hukayk -Huyey b. Ahtab- Kinane b. Rabî' ve Hevze, Rasûlüllah aleyhine, gurupları hare­kete geçirmiş olan Nadir oğullanndan ve Vâil oğullarından seçme bir gurup içinde yola çıkıp Mekke'ye geldiler ve Kureyş'i harbe çağırdılar ve onlara; "Muhammed'in kökünü kazıyıncaya kadar bizde sizlerle birlik olacağız" dediler. Kureyş kabilesi de onlara:

-    Ey    Yahudi    topluluğu!    Sizler    kitab    ehlisiniz.    Bizimle Muhammed'in arasında ihtilaf ettiğimiz mevzuya dair ilminizde var. Doğru söyleyin bizim dinimiz mi yoksa Muhammed'in dini mi ha­yırlı? dediler. Yahudiler de:

-  Sizin dininiz onunkinden daha hayırlı, hem siz hak'ka daha la­yıksınız, dediler. İşte bu yüzden bu yahudiler hakkında:

"Kendilerine Kitab'dan nasib verilen şu insanları gö'rmüyormusun, Tağut'a ve şeytan'a inanıyor ve kâfirlere; "şu kâfirlerin yolu iman edenlerinkinden daha hidayetlidir" diyorlar." (Nisa âyet; 51) âyeti indi.

Yahudiler böylece, Kureyş lehine söyleyeceklerini söyleyince, bu­na pek sevinip harbe coşku içinde hazırlığa başladılar. Sonra, bu yahudi gurup Mekke'den ayrılıp Gatafan kabilesine gelip, onları da da'vet ettiler, onlarda bunu uygun buldular.

Kureyş Mekke'den hareket etti. Gatafanlılarda harekete geçtiler. Uyeyne b. Hısn Fizâra oğullarına, Haris b. Avf da kendi kabilesi Mürra oğullarına, Mes'ud b. Ruhayle de kendi kabilesi Eşca'dan ken­dine uyanlara komuta ediyordu.

Mekke ve çevresindeki gurupların geldiğini duyan Rasûlüllah (s.a.v.), Medine etrafına hendek kazdırıp, bizzat kendi elleri ile bu işde çalıştı. Hendek kazarken Müslümanların içindeki münafıklar onlardan geri durup yardım etmediler. Müslümanlar kendileri çalışarak hendeği sağlamlaştırdılar.[474]

Hendek kazarken meydana gelen birtakım hadiseler bana kadar ulaştı. îşte bunlardan birisi şudur; Bana ulaştığına göre:

-  Ca'bir (r.a.) anlatmış ki; kazı esnasında külünkle parçalanama-yacak  derecede   sert  bir  kayaya  rastlamışlar  ve   durumu  Allah Rasûlü'ne arzetmişler. Efendimiz (s.a.v.) de bir su kabı isteyip, onun içine üflemiş, sonra Allah'ın dilediği duaları edip ardından bu suyu o sert kütlenin üzerine dökmüş ve kaya adeta kum tepeleri haline geli­vermiş.[475]

Bana Saîd b. Mîna, Cabir b. Abdillah (r.a.)'ın şöyle dediğini anlattı:

-  Hendek'te Rasûlüllahla beraber çalıştık. Bende bir oğlak vardı. Bunu Rasûlüllah'a yedirsem, deyip hanımıma söyledim. O da arpa öğüttü ve bundan ekmek yaptı. Bu kuzuyu kesip kızarttım. Biz gündüz hendek kazıp akşamleyin ailemize dönerdik. O gün akşam olup da Rasûlüllah dönmeyi murad edince: "Yâ Rasûlellah! Ben şöyle şöyle yaptım. İsterim ki benimle gelesin" dedim. Ama ben sadece Allah Rasûlünün gelmesini istiyordum.

Ben teklifimi yapınca o, "Evet" deyip sonrada bir dellal'a, "Haydin, Rasûllülahla birlikte hepimiz Cabir'in evine gidiyoruz" diye duyuru yaptırdı. Ben kendi kendime "İnnâlillahi ve innâ ileyhi raciûn!" dedim. Rasûlüllah ve ashab hareket etti, gelip evime oturdu. Biz hazırladığı­mız sofrayı önüne koyduk. Bereketlenmesine dûa edip, "Bismillah" dedi ve yemeği yedi. İnsanlarda ondan yediler. Evimiz ufak olduğun­dan bir gurup yemeğini yiyip çekiliyor diğer gurup sofraya oturuyor­du. Öyle bereketlendi ki, Hendek'te çalışanların hepsi yiyip doyundu.[476]

Bana Saîd b. Mînâ'nın anlattığına göre; kendisine Beşîr b. Sa'd'ın kızı şöyle anlatmış: Annem Ravaha kızı Amra, beni çağırıp bir mikdar hurmayı eteğime koydu ve "Kızım! haydi babanla dayın Abdullah'a yemeklerini götür" dedi. Ben onu götürmüş babamla dayımı ararken Rasûlüllah (s.a.v.)'a rastgeldim. Bana: "bu yanında taşıdığın ne?" bu­yurdu. Ben, "Hurma; annem babamla dayıma yolladı da" dedim. Efen­dimiz (s.a.v.), "ver onları" buyurdu. Bende onları Peygamberimizin avuçlarına boşalttım ama onları doldurmadi bile. Peygamber bir bez isteyip serildi. Sonra hurmayı üzerine koyup bezin üstünü katladı ve yanındaki birine, "haydi!!, Hendek kazanlara; "yemeğe buyurun" diye bağır" buyurdu. İnsanlar toplanıp hurmayı yemeye başladılar, hurma habire çoğalıyordu. Oradakiler doyunup çekilmişler, ama hala bezin uçlarından hurma düşüyordu.[477]

Yalancılıkla itham edemeyeceğim biri Ömer, Osman ve Ali (r.a.) devrinde de, ele geçen şehirler fethedildiğinde Ebû Hüreyre (r.a.)'nin:

- Fetih müyesser olan yerleri fethedin! Ebû Hüreyre'nin canı elinde olan Allah'a yemin ederim ki, fethettiğiniz ve kıyamete kadar fethede­ceğiniz şehirlerin anahtarlarını Allah fethedilmeden önce Muhammed (s.a.v.)'e vermiştir, dediğini nakletti.[478]

Bana Selman'ı Farisî'nin şöyle dediği anlatıldı: Hendeğin bir ta­rafım kazarken külüngü çok sert bir yere vurdum. Bana çok zor gel­mişti. Efendimiz (s.a.v.) yakınımda idi. Benim vuruşlarımı görünce, hendeğe inip külüngü elimden aldı ve bir darbe indirdiki, balyozun altından bir kıvılcım parladı. Sonra bir daha vurdu, tekrar aynı yerden parladı. Sonra üçüncüyü indirdi yine kıvılcım parladı. Ben: "Anam babam feda olsun Yâ Rasûlellah! bu ne?" dedim. "Yoksa gördünmü?" buyurdu. "Evet" dedim. Efendimiz: "Birinci kıvılcımla Allah bana Yemen'in fethini, ikinci ile Şam ve Mağrib'in fethini, üçüncü ile de Meşrık'ın fethini nasİb etti" buyurdu.[479]

İbni İshâk sözüne şöyle devam ediyor:

-    Rasûlüllah   (s.a.v.)   hendek   kazma   işini   tamamlamıştı   ki, Kureyşliler gelip Medine'deki El-Cürüf ve Zeğabe arasındaki sel de­relerinin birleşim yeri olan Roma[480] mıntıkasına konakladılar. Bunlar, Kureyş'in ileri gelenleri ile Kinâne oğullan, Tihame ve Gatafan kabi­lesinden, Kureyş'in sözüne kanıp peşine düşen onbin kişilik bir ordu idi.

Gatafan kabilesi ile onlara takılıp gelen Necd ehli bir gurup insan, Uhüt dağı tarafına düşen Zeneb-i Makama da konakladılar.

Allah Rasûlü de, Üç bin kişilik bir ordu ile bunlara karşı koymak üzere harekete geçip, sırtlarım (Medine içinde sayılan) Sel'a dağına verdiler ve orada kamplarını kurdular. Böylece kazmış oldukları hen­dek Müslümanlarla müşrikler arasında kalmış oldu. Müşriklerden Huyey b. Ahtab, yardım dilemek üzere, yahudî Benî Kureyza kabile­sinin antlaşma ve akd işleri ile yükümlü bulunan Ka'b b. Esed el-Kurazî'ye gitti. Ka'b daha önce Allah Rasûlüne, kavmi hakkında an­laşma yapmış idi. Ka'b, bu Huyey'in geldiğini duyunca kale kapısını kapattırıp açtırmadı. Huyey:

-  Yâ Ka'b! Kapıyı aç! diye bağırdığında ona, "sen uğursuz bir a-damsın, ben Muhammed'e garanti verdim, onunla aramızdaki an­laşmayı bozamam. Zîra ben bu güne kadar Muhammed'den sözüne vefa ve sadakattan başka bir şey görmedim" dedi. Huyey de, "sana yazık olacak, açda bir konuşalım" diye İsrar etti. Lakin Ka'b, "bunu yapamam" dedi. Bunun üzerine Huyey ona:

- Vallahi sen kapıyı başka bir sebeble değil, sadece Cüşeyşe dediği­niz, etli pilav yemeğinizi seninle beraber ben de yemiyeyim diye ka­padın, deyipte ısrar edince, Ka'b kapıyı açtı. Huyey de:

-  "Yâ Ka'b sana yazık olacak! Ben sana hayatın en büyük şerefini ve dalgaları kabaran bir denizi getirdim. Ben sana Kureyş kabilesini başlarında liderleri ile getirip, Roma mıntıkasındaki sel yataklarının birleştiği yere konaklattım. Gatafanhları da liderleriyle getirip, Uhut tarafındaki Zeneb-i Nakamada konaklattım. Onlar bana, Muhammed ve beraberindekilerin kökünü kazımadan buradan ayrılmayacaklarına dair söz verip anlaşma yaptılar," dedi. Ka'b ise ona:

-  "Vallahi sen bana hayatın en alçağım ve içindeki suyunu yıldırım ve şimşeğini boşaltıp, hiç bir yağmur Özelliği kalmayan bulutları ge­tirdin. Yâ Huyey! Sen beni Muhammed'le yaptığım anlaşmam ile

başbaşa bırak. Zîra ben Muhammed'den doğruluk ve sözüne vefalı kalma dışında birşey görmedim" dedi.

Nihayet Huyey, Ka'bla uğraşa uğraşa sonunda "Eğer Kureyş ve Gatafanlılar, bu harpte Muhammed'e bir şey olmadan Medine'den geri dönecek olurlarsa, (Mekkeye gitmeyip) seninle birlikte kalene gelece­ğim ve sana bir bela...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hendek savaşı
« Posted on: 05 Nisan 2020, 14:01:26 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hendek savaşı rüya tabiri,Hendek savaşı mekke canlı, Hendek savaşı kabe canlı yayın, Hendek savaşı Üç boyutlu kuran oku Hendek savaşı kuran ı kerim, Hendek savaşı peygamber kıssaları,Hendek savaşı ilitam ders soruları, Hendek savaşıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &