ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Beni Huzeyme seferi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Beni Huzeyme seferi  (Okunma Sayısı 1427 defa)
17 Nisan 2011, 14:12:22
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 17 Nisan 2011, 14:12:22 »



Beni Huzeyme Seferi


İbni İshâk der ki: Resûlullah (s.a.v.), Allah'a davet etmek üzere Mekke havâlisinde oturanlara Seriyyeler gönderdi. Ama bu seriyyelere çarpışma emri vermedi. Davetçi olarak gönderilenler arasında Halid b. Velîd'de vardı. Halid' i çarpışma için değil, Allah yoluna davet etmesi için Tihame -mıntıkasının ta aşağısına kadar gitmesini emretti. Halid Cüzeyme oğulları topraklarına ayak bastı ve onları mahvu-perişan etti.[454]

Ma'mer bi Raşicf, Zührî-Salim isnadıyla babası Abdullah b. Ömer (r.a.)'ın şöyle dediğini anlatır:

-Nebi (s.a.v.), Halid b. Velîd (r.a.)'ı Cüzeyme oğullarına yolladı. Oda Onları İslâm'a davet etti. Onlar, biz İslâm'a girdik demeyi iyi beceremeyip, "biz, din değiştirdik, din değiştirdik[455]     demeye başladılar.

Halid de kızıp onların kimini öldürüp, kimini de esir almaya başladı. Herbirimize birer esirde verdi idi. Birgün sabah, Halid bizden herbirimizin elindeki esirini öldürmesini emretti. Abdullah b. Ömer der ki; ben Halide, "Vallahi elimdeki esiri Öldürmeyceğim, arkadaşla­rımdan hiç biride esirini öldürmeyecek" dedim. Sonra hareket edip Nebi (s.a.v.)'in yanma geldiğimizde bu durumu Nebi (s.a.v.)'e anlat­tık. Nebi (s.a.v.) bunu duyunca ellerini göğe kaldırdı ve:

"Allah'ım! Halid'in yaptığı şeylerden uzaklaşıp sana sığınırım" diye iki defa tekrar etti.[456]

İbni İshak, Hakîm b. Hakîm b. Abbal b. Huneyften naklen Ebû Ca'fer Muhammed b. Ali'nin şöyle dediğini anlatır:

-Resûlullah(s.a.v.) Mekke fethini tamamlayınca, Halid b. Velîdi seriyyeye çıkardı. Halid gidip Benî Cüzeyme de konakladı. Berabe­rinde Süleym ve Mudlİf oğulları gibi arap kabileleri de vardı. Onlar oradaki su başlarına konmuşlardı. Cüzeyme oğullan cahiliye döne­minde Halid'in amcası el-Fâkih b. el-Muğirayı ve Abdurrahman b. Avfın babası Avf b. Abdi Avfı vurmuşlardı. Bu ikisi Yemen'den tica­retten gelip bunların yanında konakladıklarında hücum edip bu ikisini öldürerek mallarını aldılar.

İslâm hakim olup da Resulü Ekrem (s.a.v.) Halid'i yollaymca o bu­radaki Gumesa suyuna geldi. Cüzeyme oğulları bunları görünce si­lahlarına sarıldılar, (Halid onlara kimliklerini sorunca onlar "biz Müslümanız, namaz kılıp zekatı da Muhammed'e verdik" dediler. Ama Halid onlara, "öyleyse bu silah çekme niye?" diye sorunca, "Bi­zimle bir arap kavmi arasında düşmanlık var. Biz sizin onlar olacağı­nızdan korktuk da silahı aldık" deyince Halid, "silahları bırakın! Zira bu yammdaki-insanlar da Müslüman oldular" dedi. (İbni İshâk kıssayı

Cüzeyme oğullarından ilim sahibi bir dostunun ağzından şöyle devam ettirir);

- Haîid silah bırakma emri verince içimizden Cahdem denen bir adam "Bre Cüzeyme oğulları yazıklar olsun size! Vallahi bu Halid b. Velîd'dir. "Muhammed (s.a.v.) ise İslâm'ı ikrar edenlerden bu namaz kılıp zekat verme dışında fazla birşey istemiyor. Biz İslâm'ı ikrar etmi­şiz, Halid ise bizden Müslümanlardan istenilen şeyleri istemiyor ki!..." silahı bırakınca sonu sadece esirlik olacaktır. Esirliğin ardından da kı­lıç gelecektir." Ben asla silahımı bırakmam," dedi.

Etrafını kavminden birkaç kişi çevirip, "Yâ Cahdem sen bizim ka­nımızın dökülmesini mi istiyorsun? İnsanlar Müslüman olmuş ve silah bırakmışlardır. Harp kaldırıldı, güven sağlandı. (Biz de Müslümanız, bu gelenler de Müslüman. Madem Muhammed Mekke'yi fethetmiş ise biz Halid'den korkmayız" dediler.

Cahdem, "Vallahi Halid sizden hepinizin bildiği o eski kini (amca­sının kinini) alacak" dediyse de arkadaşları direndiler) Böylece silahla­rını Halid'in ordusuna teslim ettiler.

Silah bırakılır bırakılmaz Halid onların bağlanmasını emretti, Adamlarm elleri kürek kemiklerinden bağlandı. Sonra onlara kılıç çekip kimisini öldürdü. Haber Peygamber'e ulaşınca ellerini semaya açıp: "Allah'ım! Halid'in yaptıklarından sana sığınırım" buyurdu. Sonra Resûlullah (s.a.v.) Hz. Alî'yi çağırıp:

"Yâ Ali şu zulme uğrayan topluluğa git! Başlarına gelen olaya bak, kan ve mallarının bedelini öde ve Cahiliyet işlerini ayakları­nın altına al (yok et)!" buyurdu. Hz. Ali, beraberinde Peygamberin onlara ödenmek üzere verdiği malı da alıp oraya geldi. Onlara kan be­deliyle, müsadere edilen mallarının paralarım ödedi. Hatta onlara kö­peklerin yal yediği yalhkların bile parasını ödedi. Onlara ödenecek hiç birşey kalmadı ama Ali'nin yanında hâla bu maldan bir miktarı duru­yordu. Onlara, "ben şu kalanı da Resûlullah adına ihtiyatan size veri­yorum. Belki sizin bilmediğiniz Onun da bilmediği şeyler vardır" diyerek onlara verdi. Sonra Peygamber (s.a.v.)'in yanına geldi ve du­rumu ona haber verdi. Efendimiz (s.a.v.) de; "İsabet ettin ve güzel yaptın" buyurdu.

Sonra kalkıp kıbleye karşı ayak üstü dönerek ellerini gökyüzüne doğru uzatıp üç kere "Allah'ım! Halid b. Velîd'in yaptığından sana sığınırım!" diye dua etti.[457]

Yunus b. Bükeyr, İbni İshâk'tan naklediyor: Bana Yakub b. Utbe b. Muğire Zühri den, oda İbni Ebî Hadrad yoluyla babası Ebû Hadrad'dan şöyle nakletti:

"Ben o gün Halid b. Velîd'in süvarileri arasındaydım. Birde baktım ki, Cüzeymeliler arasında benim yaşımda, elleri boynuna iple bağlan­mış bir genç bana, "Ey genç! Sen şu ipin bir ucunu elinde tutup beni şu duran kadınların yanına kadar götürsende ben onlara ihtiyacımı bir anlatıversem. Sonra bana istediğini yapabilirsiniz!" dedi. "Bu dediğin gayet kolay!" dedim.

Sonra ipini tutup onu kadınların yanına götürdüm. O genç -içlerinde bulunan sevgilisne- "Yâ Hubeyşe! Artık-yani- hayat tüken­mek üzere, gel de bana teslim ol" deyip sonra da şu şiiri okudu:

"Ben sizi aradığımda sizi ya Haiye vadisinde bulurdum ya da Havanık denen yerde size yetişirdim. Şimdi şu başımıza gelenleri gö­rüyorsun;

"Aşığın adeti hilafına zorla gece karanlığında veya öğle sıcağında, Ona ulaştırılması hak değilmi idi.

"Ailemiz de beraberken ben diyeceğimi demiştim, artık benim bir günahım yok, istiyorum ki, olaylardan biri olmadan önce beni sevablı kabul et.

"Ayrılık bizi atmadan, Emir zaten ayrı yaşayan sevgiliyi uzaklara atmadan, isterim ki beni günahsız sayasın.

"Zira bende sır olarak sakladığım hiç birşeyi zayi etmedim. Gözle­rimi senin yüzünden sonra sevindiren sevgili yoktur.

"Ama arta kabilede aşktan beni alıkoyacak birşeyyok, sadece başa gelen felaketler var.

Hadrad, der ki: Kızcağız bu sözleri duyunca: "Sen onyedi kere tek tek, onsekizkere de peşpeşe selamlandın!" dedi. Sonra genci geri ge-tirdik ve boynunu vurduk.[458]

İbni İshâkder ki: Bize Ebû Firâs el-Eslemî Eşlemden bazı yaşlı a-damların bu seferde Halid'le beraber bulunarak, "Bu genç öldürü­lünce, bu kızın gelip cesedinin üzerine -ağlayarak- kapanıp dudaklarını eme eme öldüğünü11 söylediğini anlattılar.[459]



[454] İbni Hişâm Sîre 4/110; Beyhakî Delâil 5/113; Vâkidî 3/875; İbni Sa'd 2/147; Taberî 3/66

[455] Biz bir dini bırakıp öbürüne girdik anlamına geldiği gibi, Eski Saba halkının dinine girme anlamına gelir. Onların dini Hıristiyanlıkla yahudilik arasında bir dindi. Kureyşliler bu anlamda her müslüman olana "Sabe e flilan" derlerdi. Pey­gamberimize de Sabâî derlerdi.

[456] Buh. Meğazî 64/58, h. no: 4339; Abdürrezzak Musannef 9435, 18721; Tahâvî Müş. 4/204; Nesâî 8/237; Müsned 2/151; Bey. S. Kübra 9/115; B. Del. 5/114; Vâ­kidî 3/881; İbni Hişâm 4/111; İbni Sa'd 2/249; Taberî 3/67.

 

[457] İbni Hişâm 4/111; Taberî 3/667; Vâkidî 3/880-882; İbni Sa'd 2/147; Beyhakî Delâil 5/114.

[458] İbni Hişânı 4/112; İbni Sa'd 2/149 Taberî 3/69; Vâkidî gayet mufasal olarak 3/879; Bey. Del 5/117; İsfahanı El-Eğânî 7/279.

[459] İbni Hişânı 4/112; Taberî 3/69; Delâil 5/117. Bu konuyu Nesâî, Muhammed b. Ali, Ali b. Huseyn b. Vâkıd, babası, Yezîd en-Nahvî - İkrime isnadıyla İbni Abbas'tan şöyle anlatır:

- Rasûlü Ekrem, bir seriyye yolladı. Onlar bir yere saldırıp, ganimet ve esir aldılar. Aralarında bulunan birisi "ben bunlardan değilim, bunlardan bir kıza aşık idim, onun için gelmiştim. Birakında bu kıza bir bakayım, sonra bana istediğinizi ya­pın!" dedi. Uzun boylu esmer güzeli bir kadındı. Kadına, "Hubeyşe, bana teslim ol" dedi. (Nesaîbu üstte geçen iki beyti anlatır) Kadın evet sana feda olayım" dedi. Sonra genci alıp boynunu vurdular. Kadın gelip cesedin üzerine atılıp bir iki kere feryad edip öldü. Ashab, Peygamberin yanına gelince bunu anlattı: Nebi (s.a.v) de: 11 Hiç aranızda merhametli bir adam yokmuydu" buyurdu. Nesâî Taberânî 11/370; Beyhakî Delâil 5/118.

İmam Zehebi, Tarihü’l İslam Cantaş Yayınları 4/258-262

[460] Bu şekildeki izah Zehebî'nin adeti değilsede, olayı bu şekilde



[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Beni Huzeyme seferi
« Posted on: 18 Eylül 2019, 00:21:46 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Beni Huzeyme seferi rüya tabiri,Beni Huzeyme seferi mekke canlı, Beni Huzeyme seferi kabe canlı yayın, Beni Huzeyme seferi Üç boyutlu kuran oku Beni Huzeyme seferi kuran ı kerim, Beni Huzeyme seferi peygamber kıssaları,Beni Huzeyme seferi ilitam ders soruları, Beni Huzeyme seferiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &