ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Ağacın yürümesi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ağacın yürümesi  (Okunma Sayısı 2558 defa)
24 Nisan 2011, 15:14:54
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 24 Nisan 2011, 15:14:54 »



Ağacın Yürümesi

 

Hammad b. Seleme, Ali b. Zeyd, Ebû Râfî aracılığıyla Ömer b. el-Hattâb'tan (r.a.) şöyle nakleder:

-Müşrikler kendisine işkence ettiklerinde Rasûlü Ekrem (Mekke'nin yukarı tarafındaki) El-Hacûn denen yerde bulu­nuyordu. O zaman:

"Allahım! Bana bugün öyle bir ayet göster ki, ondan sonra beni kim yalanlarsa yalanlasın aldırmayayım." diye yakardı. Ömer der ki: Emretti de bir ağaca çağırdılar. Bunun üzerine ağaç toprağı yararak yürüyüp ta Nebi (s.a.v)'in yanma kadar geldi. Sonra ağaca dönmesini emretti de geri yerine döndü.[9]

A'meş de Ebû Süfyan, Enes isnadıyla buna benzer bir ha­beri nakleder.[10]

Buna benzer bir haberi Mübarek b. Füdâle de Hasen-i Basrî'den mürsel olarak rivayet eder.[11]

Abdullah b. Ömer b. Ebân, Muhammed b. Fudayl, Ebû Hayyân -Ata isnadıyla Abdullah b. Ömer'in (r.a.) şöyle dedi­ğini anlatır:

-Bir yolculukta Rasûlüllah (s.a.v) ile birlikteydik. Bir ara bir Bedevi çıkıp geldi. Efendimiz (s.a.v)'e yaklaşınca "nereye gidiyorsun?"diye sordu. Bedevide: "Aileme.."dedi. Rasûlüllah "Senin hiç hayra ihtiyacın var mı?" dedi. Bedevi: "O ne?" dedi. Rasûlüllah da "Müslüman ol!" buyurdu. Bedevi "Şahidin var mı?" dedi. Efendimiz: "Şu ağaç şahidimdir." buyurdu. Ağacı çağırdı. Ağaç toprağı sürerek gelip önünde durdu. Üç kere "şahit ol" diye ağaca seslendi. Ağaç da dediği şahitliği yapıp sonra yerine döndü. Bedevi de: "Eğer beni dinlerlerse kavmi­mi de alır gelirim, yoksa kendim geri döner seninle olurum." dedi.

Bu senedi iyi olsa da ğarîb bir hadistir. Dâramî bunu uMüsned"inde Muhammed b. Tarîf aracılığıyla Muhanimed b. Füdayl'dan nakletmiştir.[12]

Şerik de Simâk, Ebû Zabyân isnadıyla İbni Abbas'tan (r.a.) şöyle nakleder: Peyğâmber'e bir bedevi gelerek; "Senin Allah Rasûlü olduğunu ne ile anlayacağım?" dedi. Peygamberde:

"-Peki, şu hurma ağacmdaki şu dalı çağırsam (da gelse), benim Allah Rasûlü olduğuma şahadet getirecek misin?" buyurunca "evet" dedi. Bunun üzerine Rasûlüllah dalı çağır­dı. Dal ağaçtan yere doğru inmeye başlayarak yere düştü, sonra sıçraya sıçraya Nebî (s.a.v) in yanma geldi. Sonra Efen­dimiz "dön" buyurunca geri dönüp eski yerine gitti. Durumu gören Bedevi: "Senin Allah Rasûlü olduğuna şahadet getiri­rim" diyerek îman etti.

Bu haberi Buhârî "Tarihlinde Muhammed b. Sâid el Isbahânî yolu ile Serik'ten nakleder.[13]

Yûnus b. Bükeyr, İsmail b. Abdi'l Melik, Ebû'z Zübeyr is­nadıyla Câbir'in (r.a.) şöyle dediğini anlatır:

-Rasûlüllah tuvalet ihtiyacı için çıkmış, ben de bir taha­ret ıbrığıyla ardına düştüm. Orada araları birkaç arşın olan bir ağaç gördük. Rasûlüllah (s.a.v) bana:

-Git de şu ağaca "arkadaşınla birleş" diye söyle, ta ki ar­kalarına oturabileyim; buyurdu. Ben de öyle yaptım. Ağaç da arkadaşına dönüp onunla birleşti. Rasûlüllah da arkalarına geçip ihtiyacını giderdi. Sonra ağaçlar yerlerine döndüler.[14]

Ebû Muâviye de Ameş, Ebû Zabyân aracılığıyla İbni Ab­bas'tan (r.a.) şöyle dediğini anlatır: Rasûlü Ekrem'e Âmir oğullarından birisi geldi, ve "Ben insanları tedavi ederim. Eğer sende de delilik varsa, seni de tedavî edeyim" dedi. Nebî (s.a.v) de: "Sana bir ayet göstermemi ister misin?" buyurun­ca, "evet" dedi. Efendimiz de: "Öyleyse şu dalı çağır!" dedi. Adam çağırınca dal ucu üzerinde sıçraya sıçraya gelip Önüne durdu. Sonra "dön" deyince, yerine döndü. Adam da "Ey Âmir oğulları! Ben şimdiye kadar bundan daha güçlü bir sihirbaz görmedim" dedi.[15]

Amr b. Muhammed ile diğerleri Abdullah b. Ömer, Abdü'l Evvel b. îsâ, Abdürrahman b. Muhammed ed-Dâvûdî, Abdul­lah b. Hameveyh, îsâ b. Ömer, Semerkant'taki Abdullah b. Ab-dirrahman, Ubeydullah b. Mûsâ, İsmail b. Abdi'l Melik, Ebû'z Zübeyr isnadıyla Câbir'in (r.a.) şöyle dediğini anlatır:

-Peygamber (s.a.v) ile bir yolculuğa çıkmıştım. Büyük ab-dest bozmaya çıktığında açık arazide oldu mu, gözden kayboluncaya kadar giderdi. Bir keresinde ne ağaç ne mağaç bulu­nan düz çöl bir arazide konaklamıştık.       

"Ey Câbir! Ibrığına su koy da arkamdan gel buyurdu. Görünmeyinceye kadar yürüdük. Araları dört zir'a açıklık bulunan iki ağacın yanına geldik. Efendimiz bana:

«Şu ağaçların yanına git de, "Peygamber sana arkadaşının yanına git de arkanıza oturayım diyor, de» buyurdu. Ağaç öbürünün yanma gitti. Rasûlüllah da arkalarına oturdu. Daha sonra ağaçlar eski yerlerine döndüİer; Rasûlüllah (s.a.v) ile birlikte tekrar yola koyulduk. O ara­mızda idi. Sanki üzerimizde bizi gölgelendiren bir kuş vardı.

Yolda beraberinde bebeği bulunan bir kadın Rasûlüllah'm önüne geçti ve: "Yâ Rasûlallah! Şu yavrucağzımı günde üç ke­re şeytan etkisine alıyor." dedi. Efendimiz uzanıp bebeği aldı ve:

"Defol Allah düşmanı, ben Allah Rasûlüyüm, defol Allah düşmanı, ben Allah Rasûlüyüm" diyerek bunu üç kere te­krarladı. Sonra bebeği kadına verdi. Yolculuk gayesine varıp, geri dönerken bu yere yine uğradık. Bu kadın bebeğiyle bera­ber önümüze geçti. Beraberinde iki koç sürüp geliyordu. "Ya Rasûlallah! Benim şu hediyelerimi kabul et. Seni hak ile gön­derene yemin olsun ki, Şeytan bir daha yavruya gelmedi" de­di. Rasûlullah da: "Koçun birini alın, birini de ona geri verin." buyurdu.

Sonra yine Rasûlullah aramızda olarak sanki üzerimizde bizleri gölgelendiren bir kuş varmış gibi yola koyulduk. Bir de ne görelim. Ürküp kaçmış bir deve geliyor. Rasûlüllah'm Önünde ve arkasında bulunan insan saflarının ortasına gelin­ce secdeye kapandı. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) de otu­rup insanlara: "Bu devenin sahibi kim?", diye sordu. Meğer deve ensardan bir gruba ait imiş. Onlar: "Deve bizim, yâ Ra­sûlallah!" dediler. Efendimiz de: "Peki bu vaziyeti ne?" buyur­du. Onlar da: "Biz yirmi yıldır onun sırtında su çekerdik. O şişman bir deveydi. Biz onu kesip çocuklarımıza bölüştürmek istemiştik, o da elimizden fırlayıp kaçtı." dediler. Rasûlullah (s.a.v): "Bana onu satın!" buyurunca: "Yâ Rasûlallah! O senin olmuştur" dediler. Bunun üzerine Efendimiz {s.a.v) de:

"Benim olduğuna göre, eceli gelene kadar bu deveye iyi davranın!" buyurdu. İşte bu durumu göre Müslümanlar o za­man: "Yâ Rasûlallah! Sana secde etmeye hayvanlardan daha çok biz layığız" dediler. Efendimiz (s.a.v) de:

"Hiç bir şeyin, diğer bir şeye secde etmesi diye bir şey olamaz. Eğer böyle bir şey caiz olacak olsaydı, kadınlar koca­larına secde ederdi." buyurdu. Hadisi ayrıca Yûnus b. Bükeyr, İsmail b. Abdi'l Melikten rivayet ediyor. Yûnusun bu rivay­etinde ("şey" yerine) «Hiç bir insanın diğer bir insana secde etmesi doğru olamaz» şeklinde geçer ki, bu daha sahihtir.[16]

Yine bu anlamda Yûnus ile Vekî, Avmeş, Minhâl b. Amr, Ya lâ b. Mürra isnadıyla Mürre'nin şöyle dediğini anlattılar:

-Peygamberimizle yolculuk etmiş ve nice mu'cizelerini görmüşümdür. Bir kere bir yerde konakladık, bana; "Şu iki hurma fidancığma git ve onlara: «Rasûlüllah sizin birbirini­zin yanına gelmenizi söylüyor» de* buyurdu. Yûnus hadisi aynı anlamda nakletti: (Devamı şudur):

-Ben de söyleyince köklerinden çıkıp birbirinin yanma gittiler, Rasûlüllah da karaltısında ihtiyacını giderdi ve bana: "Git onlara «yerinize dönün» de., buyurdu. Ben de gidip söyle­yince yerlerine döndüler.

Bir ara bir kadın gelip: "Benim çocuğumda yedi yıldır şeytan dokunması var. Günde iki defa sara tutar" dedi. Pey­gamber: "Getir onu." buyurdu. Efendimiz çocuğunun ağzına "tû" deyip «Allah düşmanı, çık oradan, ben Allah Rasû-lüyüm» buyurup kadına: "Biz geri dönerken durumu bildir." dedi. Dönüşte kadın onları iki koç, yağ ve peynir ile karşıladı. Efendimiz bana "şu koçu al" deyip kendi o hediyelerden ih­tiyacı olan şeyleri aldı. Kadın da: "Sana Peygamberliği ikram edene yemin ederim sen buradan gideli beri çocukta hiç bir hastalık görmedik." dedi.

Sonra bir deve Efendimiz(a.s.)'a gelip önünde durdu. Efendimiz gözlerinden yaş boşaldığını görünce sahibini ça­ğırttı ve: "Şu devenize ne oldu da sizi şikayet ediyor?"buyur­du. Onlar da: "Onu yükte kullanırdık. Yaşlanınca çalışamaz oldu. Biz de yarın onu kesmeye karar vermiştik" dediler. Efendimiz de: "Onu kesmeyin. Onu develerin arasına bırakın da orada kalsın" buyurdu.[17]

Bu Mürre aslında İbni Ebî Mürre'dir. Vekî bu isnadı bir keresinde "Yala b. Mürre'den... " diyerek şöyle dediğini na­kleder:                                                                   

«Nebi (s.a.v)'den çok acîb şeyler gördüm...»[18] Buharî ise:

"Bu rivayet babasından değil bizzat Yffla'nm kendisinin ri­vayetidir." demektedir.[19]

Derim ki: Beyhakî bu haberi iki yolla nakleder: 1- Atâ b. Sâib'in Abdullah b. Hafs yoluyla naklettiği, 2- Amr b. Abdillah b. Yalanın babası Yffla'dan yaptığı rivayet ki, her ikisi de bizzat Yâla'nm rivayetidir.[20]




[9] Ebû YaMâ Müsned 1/215, Bezzâr 1/438 no 310, Beyhakî Delâil 6/13, Ebû Nü­aym Delâil H.no. 290. Haberin yine Beyhakî'de Avmeş Ebû Süfyan Enes b. Mâlik'ten de rivayeti vardır. Ancak ravî Ali b. Zeyd b. Ced'ân zayıftır.

[10] Bu üst dipnotta işaret ettiğim gibi Beyhakî'nin Delâil'inde Meb'as bahsinde geçen hadistir.

[11] Bu haber şudur. «Rasûlü Ekrem (s.a.v) kavminin kendini yalanlamasından ötü­rü, derecesini Allah'ın bildiği müthiş bir üzüntüye gark olmuş vaziyette Mekke koyaklarından birine doğru çekip gitmiş ve: "Ya Rabbi! Benden şu tasamı giderip beni gönül huzuruna kavuşturacak bir şeyi bana göster." diye düâ etti. O anda Allah (c.c.) kendisine "şu ağaçlardan dilediğin birinin dalını çağır" diye vahyetti. O da dallardan birini çağırdı. Bunun üzerine dal yerin­den ayrılıp toprağı yararak Peygamber'in (s.a.v) yanma geldi. Rasûlüllah (aa.v) de ona: "yerine dön" buyu...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Ağacın yürümesi
« Posted on: 21 Ağustos 2019, 09:56:41 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Ağacın yürümesi rüya tabiri,Ağacın yürümesi mekke canlı, Ağacın yürümesi kabe canlı yayın, Ağacın yürümesi Üç boyutlu kuran oku Ağacın yürümesi kuran ı kerim, Ağacın yürümesi peygamber kıssaları,Ağacın yürümesi ilitam ders soruları, Ağacın yürümesiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &