ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Aile Hayatı > Sizden Gelenler( Aile Hayatı ) > Müslüman kadınların haklarini iade edelim
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Müslüman kadınların haklarini iade edelim  (Okunma Sayısı 385 defa)
09 Ağustos 2010, 17:24:38
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 09 Ağustos 2010, 17:24:38 »



Müslüman Kadınları Müdafaa Etmenin Yerine
Haklarını İade Edelim



Dünya yüzünde bir benzeri olmayan İslam medeniyeti, tam 12 asır boyunca, tutarlı ve kararlı bir düzen, zengin bir dünya görüşü ve müslümanlann hayatlarına mana ve yön veren bir hayat tarzı sağlamıştır Bu hayat tarzında insan olarak erkek ve kadın arasında fark olmamıştır Ta ki, 17 yüzyıla gelinceye kadar O tarihten itibaren bu muazzam medeniyet, giderek bir durgunluğun içine düşmüştür Yine o tarihlerde Batının askeri, siyasi ve ekonomik bir üstünlüğü sağlamış olması, İslam aleminin yavaş yavaş Hristiyan Batı'nın boyunduruğu altına girmesine sebep olmuştur
Kitabımızın Hadid suresinin 16 ayeti kerimesinin ışığında şu tesbiti yapabiliriz ki, inkan mümkün değildir
- İnsan, hadiselerin yenilikleri içinde sürüp giden bir hayatı görmek ister Böyle bir canlı hayatı elde edemeyen insanın içinde derin yaralar açılmaya başlarBuna sebep ise, yenilenmenin yokluğudur İnşirah suremizin son ayetleri böyle bir monotonluğu kabul etmemiş, yaşanacak bir ömrün her ara için canlı ve dinamik gündemler hazırlamıştır Müslüman insan işte o canlı ve dinamik gündemiyle hep taze kalmış, fiziki dünyası ihtiyarlamış olsa bile, ruh hüviyeti ile hep canlı yaşamıştır
Eğer yaşanan bir hayat tarzı, kendisini yenileyemez, içine yeni tecrübeler katarak zenginleşemez, yeni yeni ifade üslûpları bulamazsa, o hayat tarzının içinde yaşayan insanların, ilgi ve alâkalan yavaş yavaş kaybolur Zamanla o hayata yabancılaşır Hayat tarzı, diğer bir ifade ile din demektir Bir toplumun benimsemiş olduğu hayat biçimine din diyoruz İslam ümmetinin hayat tarzı din olarak İslam'dır
Müslümanların hayat tarzı olan İslâm, ne yazık ki, dinler arasında hâlâ en az bilinen, en çok yanlış anlaşılan ve ondan da öte, yanlış tanıtılan bir din olma durumuna düşürülmek istenmiştir Dinine yabancılaşmış bir toplum, dinini yanlış ve noksan öğrenmiş bir toplum, elbette ki, bir başka hayat tarzına başını çevirip bakma ihtiyacım hissedecektir Daha sonra inandığı dini bir nevi müzelere teşhir için konulan âsâr-ı antikalar gibi düşünmeye başlayacak ve bu düşünce daha sonra inanç haline gelecektir
Müslüman siyasetçilerimizin, müslüman iktisatçılarımızın, müslüman bilim adamlarımızın, alimlerimizin, müslüman sosyologlarımızın, hatta müslüman müzisyenlerimizin, müslüman mo-delistlerimizin, müslüman sanatkarlarımızın at oynatamayacağı bir meydanda, müslüman toplum Batıyı ve Batılı'yı taklit etmeye başlayacak veyahut da bâtıl toplumun yaşayış biçimini adım adım, karış karış takip edecektir Bâtıl toplum, eğer bir kertenkelenin deliğine girecek olsa, müslüman insan da o deliğe girmeye çalışacaktır Seslerini, kıyafetlerini, sanatlarını, gecelerini, gündüzlerini yani topyekün hayatlarını taklid edecektir
İşte böyle bir yaşama biçiminin arasında sıkışıp kalmış olan müslüman kadının yaşayış biçimini ele almak, Kur'an ve Sünnet bağlantılı esaslarla, hükümlerle, prensiplerle, onu İslami konumuna yerleştirmek müslüman erkeklere düşen önemli bir görevdir
Müslüman hanımın seyahati, müslüman hanımın kıyafeti, müslüman hanımın tebliği ve davetlerde kullanacağı sesi, meşru sınırlar dahilinde eğlenmesi, eğitimi, bir meslek dalında uzmanlaşması, ihtisas sahibi olması, özetle evleneceği erkek için iyi bir zevce, dünyaya getireceği çocukları için iyi bir anne ve İslamı yaşama ve yaşatma mücadelesinde şuurlu bir insan olması, dünyanın dengeli olarak ayakta durabilmesine sebep olacaktır
Dünya nüfusunun yarısını hatta yansından da daha fazlasını teşkil eden kadın tıpkı erkek gibi insandır Bu insanın hayat süreceği ve mücadele edeceği karargahı(evi), devlet kadar ehemmiyetli ve önemli bir husustur Kitabımız Kur'an'da Kal'a(Kale) olarak ifade edilen müslüman kadının evi, aynı zamanda üretimi zirvede bir fabrika, her türlü teknik malzemelerle donatılmış bir müessesedir Eğitim kurumudur, tekkedir, medresedir
Unutmayalım ki, cahil bir kadın, cahil bir anne demektir Cahil bir anne, cahil bir çocuk demektir Cahil çocuklar, cahil insanlar ise, bir toplumun seviyesini yansıtırlar
Böyle bir hadiseye seyirci kalan müslüman erkekler, bu hadisenin aa faturasını her iki dünyada da ödemek mecburiyetinde kalırlar
Zümer suremizin 15 ayeti ne kadar da dikkatlerimizi çekmektedir:
"Şüphe yok ki, ziyana düşenler o kişilerdir ki, kıyamet günü kendilerini ve kendileriyle ilgisi olanları ziyana sokarlar Bilin ki, budur apaçık ziyan"
Peygamberimize ait olan şöyle bir hâdise anlatılır:
Rasülullah (sav) Efendimiz, ashabından vefat etmiş olan birinin cenazesine iştirak eder Hatta mübarek elleriyle o kişiyi toprağa verir
Cenazenin annesi kabrin başına çökmüş olduğu halde der ki;
"Senin için ağlamıyorum Niye ağlayayım ki? Zira sen Peygamberin elleriyle defnedildin Muhakkak ki, sen saadet ehlisin Daha sonra ölünün annesi kabrin başından ayrılır ve evine gider Peygamberimiz ashabına döner ve buyurur:
- Kabir onu öyle bir sıktı ki, kemikleri kınldı" Ashab-ı Kiram:
- Ey Allah'ın Rasülü, o ki, iyi bir kimseydi, dediklerinde, Efendimiz (sav):
- Evet ama evde geçimsiz ve kötü ahlaklıydı" Sözü uzatmadan diyorum ki,
Müslüman kadının hayatını yaşayacağı ortam, o kadının cennete girmesine vesile olmalıdır Bu ortamı hazırlamak ise, müslüman erkeklere güven ve itimatını vermiş müslüman hanımların hakkıdır Bu hakkın yerine getirilmesi akil baliğ olan her müslüman erkeğe bir vecibedir Müslüman hanımın fiziki dünyasına tesettürü kazandırıp onun eğitim, sosyal, siyasi, hukuki hayatına da tesettürü kazandırmazsak, belki de ahirette giyinmiş oldukları halde çıplak hükmünde olan hanımlarımızın elleri yakamızda olabilir Yine bilelim ki, yakalanrruzı tutup hesap soracak kadının en büyük destekçisi hâkimler hâkimi Allah'tır Bu eller haklarını almadan, yakalarımızı bırakmazlar
Mevzuyu büyük bir ciddiyet ile ele alıp, üzerinde hem düşünmek ve hem de istenileni yapmak biz müslümanlara derin nefes aldırabilir

MÜSLÜMAN HANIMLARIN HAKLARININ FİİLEN İADESİ
'İslâm'ı yaşama ve yaşatma mücadelesinde biz de varız" diyen müslüman hanımlar, İslâm alemi için yepyeni bir dosyadır Cezayir'de, Mısır'da, İran'da, Filistin'de, Türkiye'de vs Yepyeni bir dosyadır Gerek sistemlerin ve gerekse müslüman erkeklerin bir nevi mağdur ettiği müslüman kadın, bu mağduriyet ve mazlumluğundan kurtulma mücadelesi vermektedir
Temennimiz şudur ki, inşaallah onlar, biz müslüman erkekler gibi birbirini yiyip tüketmeyecekler, birbirlerinin haklarına saygısızlık yapmayacaklar, bilakis haklarını gıyaben de koruyacaklar ve böylece hakiki mü'min olma hüviyetini hak etmiş olacaklardır Müslüman erkeklerin büyük bir çoğunluğu, küçük ve geçici hedeflere takıldık kaldık Babalarımız bizlere küçük çaplı mevzular ve hedefler verdiler Çocuklar da işte bu küçük çaplı hedeflerde boğulup kaldı
Şimdi ise gözlerini dünyaya açarak doğan çocuklar, büyük hedefleri, şahsiyetli ve kalıcı mevzuları görerek ve duyarak büyü-mekteler İşte bu müsbet seyrin içinde müslüman kadın, en büyük payını aldı
Bu arada müslüman hanımlara bazı diyeceklerimiz olacaktır ki, bu hususlara dikkat etmelerini rica ediyorum
Sizler İslami hizmetlerde yenisiniz Turfandasınız Topluma karşı güven ve itimat hüviyetiniz dipdiri, yepyeni Biz erkekler, favori koymuş olan gençleri, kot pantolon giyenleri, zararlı neşriyatı takip edenleri, sloganik söz ve tavırlarda olardan bir noktada dışladık Ancak siz haramlar, aynı hatalara düşmediniz Açık bayanların koluna girdiniz ve sohbet ettiniz Kötü yola düşmüş olan hemcinslerinize ellerinizi uzattınız Bu işin ticaretini yapan Manukyanlara tatlı tatlı ikaz ve irşadlarda bulundunuz Onları kurtarma adına hep fedakârlık yaptınız Ceplerinizdeki harçlıkları onlarla paylaştınız Değişik hediyelere boğdunuz Onların kısa etekleri, ruj ve ojeleri, makyaj ve kıyafetleri, sizleri hizmetlerden geri bırakmadı, üstelik azminizi arardı
Belki de Cumhuriyetin ilanından sonra geleneksel dine değil de, akideye dayalı olan bir tesettür inancını uygulamada ilkler sizler oldunuz Birtakım noksanlıkları, yanlışlıklan olsa bile kıyafetlerinizin, neticesi inanca dayanmaktadır Şayet tesettür giyim mağazalarında teşhir edilen kıyafetleriniz, müslüman modelistle-rin sansüründen geçseydi, Hadis kitaplarındaki Libâs bölümlerinden hareket edilerek, örf ve adetleri de hesaba katarak hazır-lansaydı, kıyafetlerinizdeki o noksanlıklar ve kusurlar da olmayacaktı İnşaallah zamanla öze bağlı olup, şekli örfe göre değişebilen kıyafetlerinizin tamamı rahatlıkla İslâm'ın onayından geçer
Yine sizlere rica ederek şunu da diyoruz ki, dininizden taviz vermeyin, her esen rüzgara göre yön değiştirmeyin, hesabınızı Allah'ın hesabına mahkum edin
Elde edeceğiniz haklarınızı çar-çur etmemek için bu uyarılan yapmamızdan da rahatsız olmayın Mesela,
Aklınızı, fikrinizi, düşüncenizi birilerinin ceblerine koymayın Hiçbir kimse, hiçbir kurum sizin aklınızı rehin(ipotek) altına almasın Bu hususta, "Büyüklerimiz ne derse o olur" derseniz, haklarınızı ihlal ermiş olursunuz Büyüklerin de, küçüklerin de uyacağı şey, sizlerin de uymak mücadelesi verdiğiniz Kitap ve Sünnettir
"Ben sizin babanızım, ben ne dersem o olur" manüğı sizin mantığınız olmasın "Allah ve Rasülü ne derse o olur" müslüman insanın inancıdır
Müslümanlar büyüklerine saygılıdırlar Hürmetkardırlar Ancak Allah'ın din(İslam) nimetinden sonra verdiği akıl nimetini vahyin ışığında hür olarak kullanırlarKısaca sizler, hutbe okurken bir mevzuda hata eden ve hatası müslüman bir kadın tarafından düzeltilen ashabın yolundan gidin Onlar sizin örnekleriniz olsunBiz erkekler sizlere ne örnek olabildik, ne de rehber!
Sizlerde görmek istediğimiz bir başka güzellik ise; "Bizim şeyhimiz, bizim dergimiz, bizim radyomuz, bizim tarikatımız, bizim gazetemiz" dememenizdir Dininizi öğreneceğiniz kimselere dikkat ediniz Allah'ın dinini doğru olarak anlatan, tebliğ eden herkese kulak ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 03 Mart 2012, 03:34:22 Gönderen: Sümeyye »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Müslüman kadınların haklarini iade edelim
« Posted on: 15 Eylül 2019, 11:20:48 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Müslüman kadınların haklarini iade edelim rüya tabiri,Müslüman kadınların haklarini iade edelim mekke canlı, Müslüman kadınların haklarini iade edelim kabe canlı yayın, Müslüman kadınların haklarini iade edelim Üç boyutlu kuran oku Müslüman kadınların haklarini iade edelim kuran ı kerim, Müslüman kadınların haklarini iade edelim peygamber kıssaları,Müslüman kadınların haklarini iade edelim ilitam ders soruları, Müslüman kadınların haklarini iade edelimönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &