ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Siret Ansiklopedisi > Yahudi-Hıristiyan Geleneğinin İslâma Etkileri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yahudi-Hıristiyan Geleneğinin İslâma Etkileri  (Okunma Sayısı 430 defa)
02 Ağustos 2012, 16:23:00
Vatan Var Olsun !
Dünyalılar
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.940


« : 02 Ağustos 2012, 16:23:00 »



Yahudi-Hıristiyan Geleneğinin İslâm'a Etkileri

Yahudi-Hıristiyan geleneğinin İslâm'a etkisi, benzer dinî yapıların, olayların, fikirlerin ve prensiplerin her iki tarafta da var olmalarıyla ölçülebilir olsaydı bu müthiş bir şey olurdu. Fakat, bu aynı anda varoluş, etki anlamına gelmez. İslâm'ın tarihte Yahudilik ve Hıristi­yanlıktan sonra gelmesi aynı iddiaya başka bir delil de oluşturmaz. Buna rağmen, Batılı ilim adamları bu etkinin varlığını sadece tas­dik etmekle kalmazlar, "ödünç alma" olarak da adlandırırlar. Böylece, İslâm'ın batılı yo­rumlarında Müslüman hoşnutsuzluğunun gi­derek şiddetlenmesine yol açarlar. Daha son­raki kendisini Öncekilerin bir devamı ve bir reformu olarak görüyor diye, önceki ve son­raki iki hareket arasında bir "Ödünç alma"dan bahsetmek çirkin bir davranıştır. Aynı ilim adamları Hıristiyanlığın YahudiIİk'ten, ya Budizm'in Hinduizm'den, ya da Protestanlı­ğın Katoliklikten "ödünç alma'ları konusun­da herhangi bir şey söylemezler. Oysa İslâm, Yahudilik ve Hıristiyanlığa göre kendisini özde onlarla aynı kimlikte görür. Fakat lider­lerinin ve bilginlerinin günden güne artan müdahalelerini ve yaptıkları değişiklikleri reformize etmiş ve temizlemiştir.

İslâm kendisini yeni bir din olarak değil, en eski din olarak- görür. Gerçekten de bu din ALLAH'ın,, cennette ve yeryüzünde Adem'in, Nuh'un ve onun soyunun ezelî ve ebedî dini­dir. O, İbrahim ve oğullarının, diğer insanlara olduğu gibi ALLAH'ın îbrânilere de gönderdiği tüm peygamberlerin ve Meryem'in oğlunun dinidir. İlâveten, Yanmada Arap göçmenleri Mezopotamya'da yerleştikleri ve çölden Be­reketli Hilâl'e doğru olan sürekli insan akım­ları tarafından kuvvetlendirildikleri için, Mezopotamya Medeniyeti, Yarımada Arap göç. menlerinin mahsulü olması sebebiyle İslâm Mezopotamya dinî mirasının son derece haklı olarak kendisinin olduğunu kabul eder.

Semitik dil, semitik din ve semitik medeniye, ti Yarımada'nın ilk güçleri, meydana getirici­leri, uygulayıcıları ve görünen her şey Arap­ların mahsulüdür. Mezopotamya geleneği, İb­rahim'in tevhidî geleneğiyle birlikte Bereketli Hilâl'dekiler kadar Yarımada Araplannın da geleneği olmaya başlamıştır. İbrâniler de bu büyük insan grubunu oluşturan kabilelerden birisidir. Mezopotamya ya da İbrahim gele­neğinin; maddî ve manevî olarak her ikisinin de varisleri olan Arap bölgesinin bütün insan­larından daha çok, İbrahim'in oğullarından bir azınlığına aidiyetini iddia etmek çok çir­kindir. İbrânilerin ve Arapların eşit ölçüde akıllıca miraslarının farkında oldukları, İbra­him'in ataları olduğunu ve onun soyundan ol-duklannı kabul ettikleri ve onun hakikatini ve geleneğini kendilerinin saydıkları İnkâr edile­mez. İki geleneğe de bu mirası istedikleri gibi kullanmaları yetkisinin verilmesi aynı dere­cede kabul edilmelidir. İslâm'ın YahudiIİk'ten ödünç aldığı sürekli olarak gösterilen şey, tam olarak Yahudiliğin Semitik Arap Mezo­potamya geleneğinden ödünç olarak alabile­ceği şeydir, James Pritchard'ın Eski Çağlar­daki Yakın Doğu Metinleri ve Abraham Hei-del'in Bâbil'in Yaratılışı adlı kitapları, İbrani İncili'nin eski çağlardaki Mezopotamya ede­biyatından "Ödünç aldığı" şeyleri ortaya çı­karmıştır. James A. Montgomery'nin Arabis­tan ve İncil adlı kitabı da İncil redaktörlerinin çağdaş Arap komşularının din edebiyatından "ödünç aldıkları" şeyi er i.göstermiştir.

Önceden de gördüğümüz gibi Mezopotamya geleneği, akınları M.Ö. onüçüncü yüzyıldan üçüncü yüzyıla kadar süren Yarımada Arabistanın göçmenleri tarafından Mezo­potamya'da kurulmuştur. Bununla birlikte, göçmenler tarafından Bereketli Hilf/e taşı­nan fikirler bilinmekteydi ve göç etrr. eyip ge­ride kalan halk tarafından korundu.

Mezopotamya geleneği gibi, Yanmada'nın dinî geleneği de İbrahim'in büyük oğlu İsma­il'den gelen ve ıslâhat husule getiren fikirleri­nin tesiri altında kaldı. Birçok büyük insanın atası olan (Tekvîn, 17:20; 21:20-21) İsmail, Yanmada'ya geri dönmeyi ve Mekke'de (Pa­ran ya da Faran) yerleşmeyi tercih etmişti. Arap geleneğinden, İsmail'in -Arapça İsmael-Cürhüm kabilesinden evlendiğini ve "Arap" dili, fikirleri ve geleneğinin ilk taşıyıcıları olan Araplaşmış Araplar Arabu'l-Musta're-be)ın oniki kabilesinin kurucuları olan oğul­ları olduğunu öğreniyoruz.

Ortaya çıkışını Arapların ve İbrânilerİn pay­laştığı Yahudi geleneğinin tersine, Hıristiyan­lık tam bir Yahudi ve Hıristiyan ilişkisi ola­rak gelişti. Hıristiyanlığın ortaya çıkışında hiçbir Arabın etkisi olduğu söylenemez. Bu ortaya çıkış tamamiyle Yahudilere ve onların geleneklerine bağlanabilir. Mezopotamya mi­rasını da Yahudi geleneğinden çıkmış olma­sına borçludur. Bununla birlikte, çok sayıdaki ilk mensupları kısmen kendilerine manevi açıdan kazandırdıkları için, kısmen de Sâmilerin Helenistik kültüre karşı çıkışların­da olduğu gibi Romalıların zulmüne ve kaba materyalizmine bir reaksiyon olduğu için, bu inanca katılan Yahudi olmayan Bereketli Hilâl Araplarıydı. Araplar, miladi ilk iki yüz­yılda Hıristiyanların büyük bir bölümünü meydana getirdilerr. Bunlar iki görevi olan evrensel misyonerlerdi: Arap mirasını koru­mak ve Yahudi ırkçılığına tamamen ters dü­şen yeni Hıristiyan inancını sürdürmek. Hı­ristiyanlığı doğuda İran ve Hindistan'a, batıda Mısır ve Habeşistan'a, kuzeyde ise Kafkasya içlerine ve atalarının ticaret yapmak ve yer­leşmek için koloniler kurdukları Akdeniz kı­yılarına taşıdılar. Daha önce gördüğümüz gi­bi, Bizans İmparatorluğu tarafından destekle­nen Roma Kilisesi'nin hüküm sürmesi bu Sami asıllı Hıristiyanları uzaklaştırmış ve so­ğutmuştu. Roma Kilisesi tarafından kabul edilen doktrinlere ters düştükleri açıklanıp, Bizans İmparatorluğu veya onun kuklaları ta­rafından zulme uğradıkları zaman çölde sürüklenen mülteciler durumuna düştüler. Ora­da Yahudi mültecilerin saflarına katılarak on­ların sayılarını çoğalttılar ve Hıristiyanlığın monoteist ve ruhanî versiyonuyla İbrahim'in geleneğini güçlendirdiler.

Hem Yahudi hem de Hıristiyanlar, çölde Mezopotamya-İbrahim geleneğini yaşatan Arap­lar arasında memnuniyetle karşılandılar. Hep birlikte Arabistan Yarımadası'nda haniflik di­ye bilinen geleneği ortaya çıkardılar. Men­supları olan hanifler, ALLAH'la diğer bütün tan­rıların bir tutulmasına karşı çıktılar, putperest ibadetlerine katılmayı reddettiler. ALLAH'a ya­pılan iftiralardan uzak, temiz bir ahlâkî hayat sürdüler. Hanifler'in kabile dinlerine hiç önem vermeyen sıkı monoteistler oldukları, günah işlemeyen bir ahlâkî karaktere sahip oldukları ve kendilerini diğer Arapların gay-ri-ahlâkî davranışlarından uzak tuttukları bili­nen gerçeklerdir. Hanifler daima kabile mü­cadelelerinin ve düşmanlıklarının dışında kal­dılar. Hemen bütün kabilelere bağlı oldukları için herkes de onların varlıklarını tanırdı. Ay­rıca, din hakkında en çok bilgi sahibi olmakla ün kazanmışlardı. Peygamber, hanifler'i "İslâm haniflik ile aynıdır" diyecek kadar iyi tanıyordu. Aynı zamanda da Kur'ân'da İbra­him'i bir hanif olarak tarif eden bir ayet de bunu kuvvetlendirmekteydi.

Ârâmice'de hanifler "ayrılmış" anlamına ge­len hanepai olarak adlandırılmışlardır. Bu ad, güçlü ya da çoğunlukta olan ve kendile­rinden ayrılan bazı gruplara şahitlik etmiş bu­lunan düşmanları, yani muhalif dinî görüşle­rin mensupları tarafından verilmiş olmalıydı. Bu olaylar Hicret'ten önce, İbrani ve Hıristi­yan tarihi boyunca gerçekleşmiş olmalıdır. Dinî bir kurum oluşturarak hem Yahudi hem de Hıristiyanlar İbrahim'in gerçek inancından saptılar ve ayrılanlara da zulmettiler. Hıristi­yanlar, çöle, onlara sığmak sağlayacak akra­balarının, kabile mensuplarının ya da arka­daşları olan kabile sakinlerinin yanına kaç­mak için küçük bir şansa sahiptiler. Çöl insanlarının inancının daha saf kalma -ve böyIelikle İbrahim'in İnancına daha yakın olma-ihtimali, Kenanîleşmeye yol açan İbrânilerinkinden ve İsa'nın dinini John ve Pavlus'un teslisçi, kurtuluşçu dini hafine gelmesine izin veren Hıristiyanlarınkinden daha fazlaydı. İbrahimî Yahudilik ve İsa'nın Hıristiyanlığı­nın takipçileri olarak ayrılanlar böylece Al­lah'ın üstün birliğine sadık kalanlar arasında görüşlerine ilgi ve yakınlık buldular. Tabii olarak kurumlaşmış Yahudi ve Hıristiyanlar tarafından "ayrılmış" olarak nitelendirilen şey çöl insanları tarafından "saf olarak gö­rüldü ve böylece birbirine zıt iki anlamı için­de bir araya getiren Ârâmice ve Arapça hanif kelimesi ortaya çıktı.

Hz. Peygamber'in devrinden çok önce, Ad (Kuzey Hadramevt), Semud ve Şuayb (Hi­caz) adlı Yanmada kabilelerinde Hud, Salih ve Şuayb peygamberler tarafından İbrahim'in tevhidi reform çağrısı tekrarlanmıştı. Çağrıla­rının akisleri kaldı. Fakat İbrahimî tek tanrı inancım yeniden kurma çabaları başarılı ola­madı ve Arap şirki ve cemiyetçiliğî içinde bastırıldı.


 


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 02 Ağustos 2012, 16:25:10 Gönderen: Saniyenur »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Yahudi-Hıristiyan Geleneğinin İslâma Etkileri
« Posted on: 29 Mart 2020, 23:47:51 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Yahudi-Hıristiyan Geleneğinin İslâma Etkileri rüya tabiri,Yahudi-Hıristiyan Geleneğinin İslâma Etkileri mekke canlı, Yahudi-Hıristiyan Geleneğinin İslâma Etkileri kabe canlı yayın, Yahudi-Hıristiyan Geleneğinin İslâma Etkileri Üç boyutlu kuran oku Yahudi-Hıristiyan Geleneğinin İslâma Etkileri kuran ı kerim, Yahudi-Hıristiyan Geleneğinin İslâma Etkileri peygamber kıssaları,Yahudi-Hıristiyan Geleneğinin İslâma Etkileri ilitam ders soruları, Yahudi-Hıristiyan Geleneğinin İslâma Etkileriönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &