ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Siret Ansiklopedisi > Evlilik Münasebetleri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Evlilik Münasebetleri  (Okunma Sayısı 554 defa)
14 Temmuz 2012, 09:17:52
Vatan Var Olsun !
Dünyalılar
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.940


« : 14 Temmuz 2012, 09:17:52 »



EVLİLİK MÜNASEBETLERİ

Hz. Peygamber'ın aynı zamanda dokuz zevcesi vardı. Onlarla fevkalade düzenli ve iyi bir evlilik münasebeti kurmuştu . Ehli beyt mensupları olarak hepsi ile mesut bir hayatı vardı. Peygamber, zevceleriyle huzur dolu, saadet içinde ve muhlisâne bir hayat sürdü. Bu haliyle bütün evlilere kusursuz bir Örnek teşkil etti. O, asil örneğiyle hürmet, şeref, vakar ve merhametle sürdürdüğü aile hayatında harikulade bir bağlılık göstermiştir. (4:1). Erkek ve kadın arasındaki bu yakınlık, onların karşılıklı güven, dayanışma, menfaat, huzur, himaye ve saadetleri içindir (7:189). Ailede, kadın ve erkek, birbirlerinin duygu ve fikirlerine, arzu ve emellerine hürmet göstermeli, "haksızlık etmemiş ve haksızlığa uğratılmamış olursunuz" (2:279) geniş prensibini tatbik etmeye çalışmalı veya daha basit bir ifadeyle "ver ve al" kaidesine uymalıdırlar. Kendi hususi hayatıyla Peygamber, cinsî arzu ve temiz muhabbet hislerinin meşruiyet sınırları içindeki haliyle, gayri meşru bir yaşantıdaki arzu ve şehvet hislerinin arasındaki farkı açıkça göstermiştir.

Bu durumda O, evlilikte gerçek bir mutluluğu arayanlar için ebedî bir rehber oldu. Peygamber, nikâhlı kimselerin münasebetlerini yön­lendirecek aile mensupları arasındaki her türlü ilişkiyi düzenleyecek ve sağlamlaştıracak temel prensipleri ümmetine açıklamıştır. Hadis ve tefsir kitaplarında bu hususlara geniş yer verilmiştir. Batı toplumu kadını bir şehvet, eğlence, düşkünlük ve zevk aracı gibi kullanmakla, onu alçatmakla kalmayıp, evlilik içi cinsi münasebetleri de nefrete dönüştürmüştür. Şimdi binlerce genç erkek ve kadın, evlilik sorumluluklarını omuzlamak s izm fizikî ve cinsî tatmin ve zevkleri peşindedirler. Batı dünyasında binlerce genç kızın sokaklarda ve parklarda dolaşıp bir geceliğine birlikte oldukları iğrenç ve sefil hayatlarına pek sık tanık olunmaktadır.

Onlar kendi toplumlarında hiçbir saygı tanımamakta, genelevlerde veya kendi dairelerinde fuhuş içinde berbat bir ölümle ölmektedirler. Hz. Muhammed, bütün insanlara, hiçbir gayri meşru unsur olmadan , tam bir emniyet ve himaye altında evlilik hayatının mazbut halini bütün zevk, mutluluk ve heyecanlarıyla sunarak, iffetli ve şerefli yolunu göstermiştir. (Ayrıntılı bilgi için; Siret Ansiklopedisi, c.I, sh. 328-335'e bakınız.).

Hz. Muhammed, kendi yaşayışı ile, huzurun, saadet ve sükunetin normal evlilik hayatı münasebetlerinde olduğunu göstermiştir. Karşı cins tarafından tahrik olma ve onun cazibesine kapılma hali tabiidir ve ALLAH vergisidir. Ancak, kadın-erkek arasındaki tabii münasebetler, erkekler arasındaki nitelik ve mizaçlar açısından tamamen farklıdır. Kadm-erkek arasındaki bu ilişki özel bir sevgi ve muhabbeti lüzumlu kılmaktadır. Kadının nazik ve latif tabiatı, erkeğin zevcesine karşı müşfik ve merhametli davranmasını gerektirir.

Hz. Muhammed, ilk evliliklerini yirmibeş yaşlarındayken Hz. Hatice ile yapmış, bu evlilikleri peygamberlik yıllarını da içine alarak 25 yıl sürmüştü. Hz. Hatice validemizin vefatını takiben Hz. Peygamber 53 yaşından sonra ve kendine has sebepler içinde çok sayıda hanımı nikahı altında tutarak aile hayatını sürdürmüştür. Hanımlarına, çeşitli kabiliyet, bilgi, mizaç gibi seviyelerine göre samimiyetle muhabbet besledi. Ne zaman onlardan birini ziyaret etse, ona karşı tam bir muhabbet, şefkat ve hürmet gösterdi. Onları her zamanki sıralarına göre ziyaret ederdi. Hz. Hatice ile evlendiklerinde, Hatice kırk yaşlarındaydı. Birbirlerine büyük bir muhabbet beslediler. Onların evlilik hayatı saadetin, nezaketin ve kanaatin bir örneğiydi. Hatice bütün servetini ALLAH yolunda sarfetti. Rasulullah'a vahiy gelince büyük bir teslimiyetle O'nu destekledi. Hicretten üç yıl önce vefat etti. Peygamber, onu dokuz hanımla evli olduğu zamanlar bile daima hayırla anar,Hatice'nin büyüklüğünü, faziletini anlatırdı.

Yukarıda verilen birçok misal, Peygamber'in hanımlarının sevgi, muhabbet ve bağlılıklarına ışık tutmaktadır. Hz. Aişe'den: "Peygamber,oruçlu iken hanımlarım kabul eder, eliyle dokunur ve kucaklaşırdı. Peygamberiniz jcendine en ziyade sahip olanımzdı. " dediği rivayet edilmiştir. (Buharı). Yine Aişe'nin bir başka rivayetinde: "Rasulullah, oruçlu iken bazı kadınlarını öperdi, sonra tebessüm ederdi." demiştir. (Buhari). Yine Aişe'den olan diğer rivayette,kendisi hayız ve hücresinde mukim ve Rasulullah, mescidde i'tikafta iken Efendimiz (mübarek) başını ona doğru uzatır, o da tarar imiş. (Buhari). Mü'minlerin annelerinin her birine mahsus olan hücrelerinin kapıları Mescid-i Şerife açılırdı. Buna göre Peygamber Aişe'nin hücresine bitişik bir halvetgahta i'tikaf buyurmuşlardır. Yine Aişe'den; şöyle demiştir: "Rasulullah'a ben ıtır (hoş koku) sürerdim . O da (gece) zevcelerini dolaştıktan sonra sabahleyin koku eseri Üzerindeyken ihrama girerdi" (Buhari). Yine o, Rasulullah'ın saçını ortadan ikiye böldüğünü, ayrımı tepesinden itibaren yaptığını, başın önündeki saçları alnından aşağı bıraktığını bildirdi. (Ebu Davud). Aişe anlatıyor: "RasuluUah ile aynı kabdan yıkanırdık. O'nun omuzlarına gelmeyen, ancak kulaktan aşağıya uzanan saçlan vardı." (Tirmizi).

Hz. Aişe, Peygamber'ın herhangi bir seferden dönünce ilk önce kendisine geldiğini, sırayı böylece başlattığını anlatıyor: "Ahzab Suresi'nin "Onlardan geri bırakır, dilediğini yanma alırsın..." ayeti nazil olduktan sonra Rasulullah biz kadınlarından nöbetinde bulunduğu kadının gününde (öbür kadına gitmeye teveccüh etmek isteyince) her zaman müsaade isterdi. Benden müsaade isteyince, ben de ona: Ya Rasulullah, eğer izin vermek bana ait bir hak ise, ben senin üzerine hiçbir kimseyi kabul etmek istemem1 diye cevap verdim" (Buhari). Yine şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah, Zeyneb binti Cahş'ın nöbetinde bal şerbeti içerdi ve bu suretle onun yanında çok kalırdı. Bunun üzerine Hafsa ile ben ittifak ederek ikimizden hangimizin yanına Rasulullah gelirse ona: 'Ya Rasulullah, meğâfîr (yapışkan ve tatlı bir zamk, urfut denilen ağacın usaresi) mi yediniz? Sizde meğâfîr kokusu duyuyorum' desin, diye söz birliği yaptık. (Rasul-i Ekrem geldiğinde Hafsa tarafından böyle söylendi). Peygamber: 'Hayır, ben meğâfîr yemedim. Yalnız Zeyneb binti Cahş'ın yanında bal şerbeti İçmiştim. Artık bir daha içmem.' diye and içti. Ve (işte yemin ettim, sakın bunu ne Aişe'ye ne de başka bir kimseye duyurma) diye tenbih buyurdu" (Buhari,Müslim). Bunun üzerine vahiy geldi: "Ey Peygamber, ALLAH'ın sana helal kıldığı şeyi zevcelerinin hoşnutluğunu arayarak, niçin (kendine) haram ediyorsun?" (66:1). ömer,Hafsa'ya gittiğini ve ona: "Ey kızım! Rasulullah'ın ona olan sevgisinden dolayı güzelliğiyle gururlananın yolundan gitme" dediğini anlattı. "Onu" sözüyle kasdettiği Aişe idi. Ömer İlave etti: "Sonra Rasulullah'a söyledim ve O da onlara doğru tebessüm etti." (Buhari).

Hz. Aişe, Rasulullah'in bir gece, sırasında kendisini   terkettiğini,   bunun    üzerine   çok kıskandığını anlattı. Sonra Peygamber  geldi, Aişe'nin haline bakıp: "Mesele nedir, Aişe? Kıskandın mı?" dedi. Aişe şöyle cevapladı: "Seni sevdiğimden dolayı kim beni sevmez ve kıskandırır ki?" Peygamber "Şeytan sana geldi" dedi. Aişe: "Ey Allah1 in Rasulü, benim şeytanım mı var?" diye sordu. O da olduğunu söyledi. Bu sefer Aişe Peygamber'a şeytanı olup olmadığını sordu. Peygamber da: "Evet, fakat ona karşı ALLAH beni korudu ve yardım etti. " dedi (Müslim).

Hz.Muhammed'ın ilk zevcesi Hatice'ydi. Evliliklerinin onbeşinci yılında Muhammed, Peygamberlikle müjdelenmiş ve ilk vahyi almıştı. Hatice, Muhammed'ı büyük bir teslimiyetle destekledi. Hz. Ali'den rivayet olunmuştur ki, Rasulullah, şöyle buyurmuştur: "Zamanındaki dünya kadınlarının hayırlısı Meryem'dir. İslam Ümmetinin kadınlarının hayırlısı da Hatice'dir" (Buhari). Ebu Hureyre'nin rivayetine göre: "Peygamber'ın Hira dağında iken yanına Cebrail gelmiş de şöyle demiştir: "Ya Rasulullah! İşte şu Hatice'dir; sana doğru geliyor. Yanında bir yemek kabı var. Hatice bana geldiğinde ona, Rabb'inden ve benden selam söyle! Ve Cennet'te inciden yapılmış bir sarayla da müjdele ki, onun içinde (Hatice'nin hoşlandığı gibi) gürültü, patırtı yok ve çalışmak, çabalamak da, yok!" (Buhari). Allahu Teala, Hatice'nin Peygamber'e olan muhabbetinden ve yardımından razı idi.

Yukarıya aldığımız hadisden de anlaşılacağı gibi ona Cibril aracılığıyla iltifat etti. (Ibni Hişam).

Buharİ'nin kaydettiği bîr rivayete göre Aişe şöyle demiştir: "Rasulullah'ın kadınlarından hiçbirisi hakkında ben, Hatice'ye karşı kıskançlığım derecesinde kıskanç değildim. Halbuki ben Hatice'yi Rasukıllah'ın yanında görmemiştim de. O, beni Rasulullah almazdan önce vefat etmişti. Fakat Nebi, onu (yanımda) çok anardı. Çok defa koyun keser, etini budunu parçalar sonra Hatice'nin sâdık kadın dostlarına gönderirdi. Bazen ben, sabırsızlanarak Rasulullah'a: 'Sanki yeryüzünde hiç kadın yok da yalnız Hatice mi vari diye İtiraz ederdim. Rasulullah da: 'Hatice (şöyle) idi. Hatice (böyle) idi diye güzelliklerini ve hayırlarını sayar ve ondan çocuklarım var! buyururdu. " (Buharı). Kadınlık gayreti ile söylenen bu sözlerden sonra, bir rivayete göre Aişe şöyle demiştir: "Rasulullah'ın sözlerimden kırıldığını anlayınca: 'Ya Rasulullah, seni hak Peygamber olarak gönderen ALLAH'a yemin ederim ki, bundan sonra Hatice'nin her zaman menkıbelerini yâd et!' diye gönlünü almaya çalıştım." (Ahmed, Taberânî).

Peygamber'ın diğer hanımları da onunla çok mesud yaşadılar. Cüveyriyye genç ve güzeldi. Aişe onu ilk gördüğünde, güzelliğine çok imrenmişti. Bununla birlikte, daha sonra Peygamber'ın kendisine olan muamelesinde hiçbir değişiklik görmedi. Çünkü Peygamber'ın muhabbeti ve kadınları takdir etmesi dış görünüşe göre değildi. Aişe, Peygamber'ın hanımları içinde kendisi ile boy ölçüşebilen sadece Zeyneb binti Cahş'ın olduğun...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 14 Temmuz 2012, 09:18:10 Gönderen: Saniyenur »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Evlilik Münasebetleri
« Posted on: 02 Nisan 2020, 09:29:13 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Evlilik Münasebetleri rüya tabiri,Evlilik Münasebetleri mekke canlı, Evlilik Münasebetleri kabe canlı yayın, Evlilik Münasebetleri Üç boyutlu kuran oku Evlilik Münasebetleri kuran ı kerim, Evlilik Münasebetleri peygamber kıssaları,Evlilik Münasebetleri ilitam ders soruları, Evlilik Münasebetleriönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &