ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hazreti Muhammed a.s.v > Mucize Ve Büyük Özellikleri > Peygamberimizin Bazı Yiyecek Artırılıp Bereketlenmesi Şeklindeki Mucizeleri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Peygamberimizin Bazı Yiyecek Artırılıp Bereketlenmesi Şeklindeki Mucizeleri  (Okunma Sayısı 2506 defa)
29 Aralık 2009, 22:44:25
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 29 Aralık 2009, 22:44:25 »



Peygamberimizin Bazı Yiyecek Maddelerinin Artırılıp Bereketlenmesi Şeklindeki Mucizeleri
[6]


Müslim, Enes´ten şöyle rivayet eder: "Bir gün ben, Peygamber (s.a.v.)´e gittim. O, ashabı ile birlikte oturmuş onlarla konuşuyordu... Baktım, karnına birşey bağlamış olduğunu farkettim." Ashaptan bâzısına sordum: "Peygamberimiz, karnını niçin bağladı?" dedim. Bana: "Açlıktan" diye cevap verdiler...[7] Ben, derhal Ebû Talha´ya giderek durumu haber verdim. O da, kendisiyle evli olduğu anama: "Evimizde yiyecek bir şey var mıdır?" dedi. Anam ona: "Az miktarda ekmek ile, birkaç hurma vardır, eğer Peygamberimiz yalnız gelecek olursa O´na yetter, yanında bir kişi daha getirecek olursa, bu taktirde az gelir." dedi. Ebû Talha bana: "Haydi git, Peygamberimiz tek basma çağırmanın çâresine bak" dedi" dedi. Ben de gidip, Peygamberimiz tam hanesine gi receği sırada, Ebû Talha´mn kendisine daveti bulunduğunu söyledim. Peygamberimiz ise; ashabını da çağırarak ve benim elimden tutarak davete icabet etti. Davet yerine yaklaşırken elimi bıraktı, ben hızla gi derek ev sahiplerine durumu haber verdim... Ebû Talha kapıya çıkarai dedi ki: "Ey Allah´ın Resulü, bizim hanemizde ancak bir kişiyi doyura cak kadar yiyecek vardır ve ben bunu Enes´e de söylemiştim." Peygam ber Efendimiz de ona: "Telaşlanma, gir! Allah, senin evinde bulunan yiyeceği, dilediği kadar bereketlendirir!" buyurdu ve eve girdiler... Bu rada Peygamberimiz: "Evinizde bulunan yiyeceğin tamâmını bir araya toplayıp bana getiriniz!" dedi. Yiyecek getirildi. Peygamberimiz, önünde bulunan yiyeceğin bereketlenmesi için dua buyurdular... Sonra bana hitaben: "Ashâbm sekizer sekizer içeri gelmelerini sağla!" buyurdu. Ben de öyle yaptım. Peygamberimiz, mübarek elini yiyeceğin üzerine tutuyor ve: "Haydi-yiyiniz ve "Bismillah" diyerek Allah´ın adını anınız!" buyuru-yordu... Ashâb, sekizer sekizer gruplar hâlinde gelip karınlarını doyur­dular... Sayıları seksen kadardı... Sonra bana ve ev sahiplerine: "Şimdi de siz yiyiniz!" buyurdu. Biz de yiyip doyduk. Sonra elini yiyeceğin üze rinden kaldırdı ve: "Ey Ümmü Selîm, bak, yiyeceğinizden bir eksilme olmuş mudur?" buyurdu. O da: "Anam-babam Sana feda olsun, ey Al-îah´m Resulü, ben eğer onların yediklerini görmemiş olsaydım, yiyece ğimizden hiçbir eksilme olmamıştır derdim" dedi..."

Buharı ve Müslim Enes´ten şöyle rivayet ederler: Bir gün Ebû Tal ha, Ümmü Selîm´e dedi ki: "Ben, Resûlüllah Efendimizin sesinde bir zayıflık hissediyorum ve bunun açlıktan ileri geldiğini zannediyorum. Acaba evimizde bir miktar yiyecek yok mudur?" Ümmü Selim de: "Evet" dedi ve birkaç arpa ekmeği çıkardı. Ben de derhal resûlüllah´a döndüm. O bana sordu: "Ebü Talha mı gönderdi?" dedi. Ben de: "Evet" dedim. Bunun üzerine Peygamberimiz, yanındakilere: "Haydi kalkınız, Ebû Talha´nın bize daveti var" buyurdu. Ben yine derhal eve döndüm ve du rumu Ebû Talha´ya haber verdim. O da telaşlanarak: "Ey Ümmü Selîm, Peygamberimiz, insanları alarak bize gelmektedir! Halbuki bizim onlara yedirecek kadar bir yiyeceğimiz yoktur!" dedi... Ümmü Selîm de: "Allah ve Resulü daha iyi bilir" dedi... Derken Resûlüllah efendimiz de geldi ler... Buyurdular ki: "Ey Ümmü Selîm, yanınızdaki yiyeceği bana geti riniz!" Yiyecek getirildi. Peygamberimiz, bu arpa ekmeklerinin ufalanmasını ve üzerine biraz yağ gezdirilmesini emretti. Öyle yaptı lar... Sonra Peygamberimiz (s.a.v.), bâzı şeyler söyleyip duada bulundu ve şöyle buyurdu: "Ey Enes, ashabımın, onar kişi hâlinde sırayla gelip bu yemekten yemelerim sağla!" Onlar da onar kişilik sıralar halinde ve nöbetle gelip bu yemekten yediler ve karınlarım iyice doyurdular... Sa yıları yetmiş-seksen kadar vardı..."

(Bu rivayetle ilgili Müslim´in tek başına olan rivayetinde ise şöyle denilmiştir: Sonra bu yemekten Peygamber (s.a.v.) ve ev halkı yediler. Komşularına yetecek kadar da arttı... Peygamberimiz, bu yemeğin be reketlenmesi için dua buyurdukları sırada ise: "Allah´ım, bunun bere ketini çok büyük eyle!" diye niyaz edip Allah´a yalvarmıştı.")

Ebû Nuaym ve îbn-i Asaklr´in Enes´ten olan rivayeti ise şöyledir: Peygamber (s.a.v.), Zeyneb bint-i Cahş ile evlendiği zaman, anam bana dedi ki: Ey Enes, Peygamber Efendimiz bugün bir damâd olarak sabah ladı... ihtimâldir ki O´nun sabah yiyeceği yoktur. Şu yağ tulumu ile bir miktar hurma getir de, ben onlar için bir sabah kahvaltısı hazırlıyayım" dedi. Ben de getirdim. Anam onlar için Hays denilen bir yemek hazırladı ve bana: "Haydi bunu al da Resûlüllah efendimiz´e götür!" diye emretti. Ben de derhal bu yiyeceği alarak O´na götürdüm. O bana: "Yemeği bir kenara koy da ashabıma çağır!" buyurdu ve Ebû Bekir, Ömer, Osman ve Ali´nin de isimlerini saydı... Gidip onları çağırdım. Sonra, Mesciddeki-leri ve gördüğüm herkesi çağırmamı emretti. Ben, yemeğin azlığına rağmen, çağırmamı emrettikleri kimselerin çokluğunu düşünerek hay ret ediyordum... Tabiî ben onların hepsini çağırdım. Onlar da gelip her tarafı doldurdular... Sonra bana Peygamberimiz, o yemeği getirmemi emretti. Ben de getirdim, O´nun önüne koydum. Parmaklarının üçünü yemeğin içine sarkıttılar ve yemek kabarıp bereketlendi... Davetliler yiyip dağıldılar. Nihayet kabın içindeM yemeğin hiç eksilmediğini gör düm. Herkes yiyip gittikten sonra Efendimiz bana: "Bunu alıp Zeyneb´e götür" buyurdu.

Sabit der ki: Ben Enes´e: "O yemekten yiyenlerin sayısı ne kadar dı?" dedim. O da bana: "Yetmiş iki kişilerdi" diye cevap verdi.

Taberâni, Ebû Nuaym ve îbn-i Asakîr, Abdurrahman bin Ebû Ku-seyme vasıtasıyla Vasile bin el-Eska´dan şöyle rivayet ederler: Ashab-ı Suffe beni, bir miktar yiyecek getirmem için Hz. Peygamber´e gönderdi ler. Bu sırada onların sayısı yirmi kadardı ve bir müddettir bir şey ye memişlerdi. Ben de gidip durumu Peygamberimiz´e haber verdim. Peygamberimiz evine iltifat ederek: "Evimizde yiyecek bir şey var mı dır?" diye sordu. Evden de: "Evet, bir miktar ekmek parçası ile süt var dır" dediler... Bunlar getirildi. Peygamberimiz ekmekleri iyice ufaladıktan sonra, bunun üzerine sütü döktüler. Sonra bunu mübarek eliyle ovarak yumuşattılar ve serîd yemeği hâline getirdiler... Sonra bana: "Ey Vasile, arkadaşlarının onunu çağır; diğer onunu daha sonra çağırırsın!" buyurdu. Ben de onların onunu çağırdım. Onlar gelince Peygamber (s.a.v.): "Haydi yiyiniz, Bismillah! Fakat yemeğin kenarın dan alıp ortasını bırakınız! Zira onun bereketi yukarından ortasına gelir ve devam eder" buyurdular... Onlar da afiyetle yiyip karınlarım bir gü zel doyurdular. Sonra bunlar gidip diğer on kişilik grub geldi. Bunlar da yiyip karınlarım doyurdular... Peygamberimiz, öncekilere olan kelamı­nı, bunlara da aynen söyledi... Bunlar da kalkıp gittikten sonra kalan yemeğe baktım, hayli artmıştı... Ben buna çok hayret etmiştim..."

Taberâni, Ebû Nuaym, Süleyman bin Hayyan tarikiyle [8]yine Vasile bin el-Eska´dan şöyle rivayet eder: "Ben, Ashâb-ı Suffe´den idim. Bir gün Suffe ashabı açlıktan şikayet edip beni Peygamber (s.a.v.)´e gönderdiler. Ben de gidip durumu Hz. peygamber´e arz ettim. Bunun ü-zerine Efendimiz: "Ey Aişe, yanında yiyecek var mı?" diye sordu. O da: "Sadece bir miktar ekmek kırıntısı vardır" cevabını verdi. Peygamberi miz: "Onu bana getir" buyurdu ve kendisine getirilen bu ekmek parça sını bir sahanın içine ufaladı. Sonra üzerine yağ dökerek serîd (tirid) yemeği hazırlamaya başladı. Bunu eliyle iyice ovarak güzel bir hâle ge tirdi... O ovup islâh ettikçe, yemek de çoğalıp büyüyordu... Nihayet bana: "Git de arkadaşlarından onunu çağır!" buyurdu. Ben de gidip ça ğırdım. Onlar geldiklerinde, Hz. Peygamber kendilerine: "Haydi yiyiniz, Bismillah! Fakat etrafından alınız, üstünden almayınız. Zira onun üze­rine bereket, yukarıdan iner" buyurdu. Bunlar yiyip karınlarını doyur duktan sonra kalktılar. Peygamberimiz diğer on kişilik grubu çağırmamı emretti ve onlar geldiğinde, Öncekilere olan kelâmını aynen onlara da söyledi. Nihayet bunlar da yemeklerini yiyip doydular. Sonra kalkıp gittiler... Peygamberimiz: "Suffe ashabı arkadaşlarından kalan var mıdır?" diye sordu. Ben de: "Evet, on kişi daha vardır" dedim. Pey gamberimiz onları da çağırmamı emrettiler. Ben de gidip onları da ça ğırdım. Bu son grub da gelip yemeklerini yediler, karınlarını doyurup kalktılar... Peygamberimiz bana: "Haydi bu yemeği alıp Aişe´ye götür!" buyurdu. Baktım, yemekten hiç eksilen olmamıştı. Alıp onu Aişe´ye gö türdüm..."

Taberâni, mü´minlerin validesi Safiyye´den şöyle nakleder. O de miştir ki: Bir gün Peygamber (s.a.v.) bana gelip dedi ki: "Ey Safiyye, ya nında yiyecek bir şey var mı? Zira ben açım." Ben de: "Bir miktar çekilmi, arpa var" dedim. Peygamberimiz de bunu tencereye koyup pi şirmemi emretti, ben de pişirince kendisine haber verdim. Sonra bana yağ tulumunu getirmemi emretti. Onda da çok az bir şey vardı. Kenar larını sıkarak kaynayan yemeğin üzerine biraz yağ akıttı. Sonra elini bu yemeğin üzerine koyarak: "Bismillah!" buyurdu. Sonra bana hitaben: "Haydi, mü´minlerin diğer validelerini çağır! Biliyorum ki onlar da en az benim kadar acıkmış durumdadırlar" dedi. Ben de gidip onları çağırdım. Hep beraber bu yemekten yedik ve doyduk. Sonra Ebû Bekir geldi, der ken Ömer geldi. Sonra bir adam daha geldi. Bunlar da o yemekten yiyip doydular... Daha geriye hayli yiyecek arttı..."

Ahmed, Bezzâr ve Beyhakî Ebû Hüreyre´den şöyle rivayet ederler: Bir gün Arâbînin biri Peygamber (s.a.v.)´e müsafir olmuştu. Ona ikram etmek için bir şey talep ettiğinde, evde kurumuş bir ekmek parçasından başka bir yiyecek bulunmadığını öğrendi. O kuru ekmek parçasını iyice eliyle ufaladıktan sonra, elini onun üzerine koydu ve bereketlenmesi için duada bulundu. Sonra ârâbîye: "Buyur yel" dedi. O da yedi ve doydu. Fakat tamamını tüketemedi. Baktı, yiyecek hayli artmış. Hayret edip, Hz. Peygamber´e hitaben: "Sen, gerçekten çok iyi bir a...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Peygamberimizin Bazı Yiyecek Artırılıp Bereketlenmesi Şeklindeki Mucizeleri
« Posted on: 18 Eylül 2019, 14:36:39 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Peygamberimizin Bazı Yiyecek Artırılıp Bereketlenmesi Şeklindeki Mucizeleri rüya tabiri,Peygamberimizin Bazı Yiyecek Artırılıp Bereketlenmesi Şeklindeki Mucizeleri mekke canlı, Peygamberimizin Bazı Yiyecek Artırılıp Bereketlenmesi Şeklindeki Mucizeleri kabe canlı yayın, Peygamberimizin Bazı Yiyecek Artırılıp Bereketlenmesi Şeklindeki Mucizeleri Üç boyutlu kuran oku Peygamberimizin Bazı Yiyecek Artırılıp Bereketlenmesi Şeklindeki Mucizeleri kuran ı kerim, Peygamberimizin Bazı Yiyecek Artırılıp Bereketlenmesi Şeklindeki Mucizeleri peygamber kıssaları,Peygamberimizin Bazı Yiyecek Artırılıp Bereketlenmesi Şeklindeki Mucizeleri ilitam ders soruları, Peygamberimizin Bazı Yiyecek Artırılıp Bereketlenmesi Şeklindeki Mucizeleriönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &