ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hazreti Muhammed a.s.v > Mucize Ve Büyük Özellikleri > Hendek Gazvesinde Görülen Ayetler Ve Mucizeler
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hendek Gazvesinde Görülen Ayetler Ve Mucizeler  (Okunma Sayısı 8133 defa)
26 Aralık 2009, 22:52:01
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 26 Aralık 2009, 22:52:01 »



Hendek Gazvesinde Görülen Ayetler Ve Mucizeler


Beyhakî Katade´den rivayet eder. O şöyle demiştir: "Bize anlatıldığına göre Peygamber (s.a.v.) Ahzab gününde buyurmuş ki: "Bu günden sonra artık müşrikler bize savaş açamazlar!" Gerçekten de Rasulüllah´ın buyurdukları gibi, Ahzab savaşından sonra müşrikler bir daha müslümanlara karşı savaş açamamışlardır." [58]

Buhari Süleyman bin Sürad´dan rivayet eder. O şöyle demiştir: "Rasulüllah efendimiz Ahzab günü, düşmanlar savulduktan sonra buyurdular ki: "Şu andan itibaren savaşan bizler olacağız! Artık onlar bize değil, biz onlara savaş açacağız!"

(Ebu Nuaym da Cabır´den benzen bir rivayet nakletmiştir.)

Buhari Cabir bin Abdullah´tan rivayet ediyor. O şöyle demiştir: "Biz Ahzab günü hendek kazıyorduk, çok sert ve sağlam bir kayaya rastladık, onu bir türlü paçalayamadık. Ashab gidib durumu Peygam ber efendimize arz ettiler. Peygamberimiz: "Hendeğe ben ineyim" buyurdu ve ayağa katktı. Bu sırada açlıktan karnına taş bağlamış olduğu görüldü. Gerçekten bizler tam üç gündür hiç bir şey yememiştik. Peygamberimiz hendeğe indi, balyozu eline alıp kayaya vurdu. Kayanın yumuşak bir toz yığını haline geldiği görüldü. Ben dedim ki: "Ya Rasülallah eve gitmem için bana izin veriniz." O da izin verdi. Ben eve gidip hanımıma dedim ki: "Ben Peygamber efendimizin dahi aç olduğuna muttali oldum. Kendisine yedirebileceğimiz bir şey yok mudur?" Hanımım da bana: "Bir miktar arpa ile oğlağımız var" dedi. Ben derhal oğlağı kestim. Hanım da arpayı öğüttü. Eti tencereye koyduk.

Ben derhal Peygamberimize gelip: "Ya Rasülallah az miktar yiyeceğimiz var. Sizi ve bir iki arkadaşınızı hanemize buyur ediyoruz" dedim. Peygamberimiz yiyeceğin miktarını sordu, ben de bildirdim. Bunun üzerine o: "Bu çoktur ve hoştur" buyurdu ve bana hitaben:"Git hanımına söyle, ben gelmeden tencereyi indirmesin, ekmeği de pişirmesin" buyrdu. Bütün ashabına hitaben de: "Haydi hepiniz Cabir´in yemeğine" diyerek davette bulundu. Bütün muhacirler ve ensar kalktılar. Ben bu durumdan telaşlanarak eve koştum, hanımıma: "Vay halimize Peygamberimiz bütün ashabını ve onlarla beraber olanları alarak yemeğe geliyor" dedim. Hanımım bana: "Neyimiz olduğunu Peygamberimiz sormadı mı?" dedi. Ben de: "Sordu" dedim. Hanım: "Öyleyse telaşa mahal yok! Hepsi gelsinler!" Peygamberimiz ashabı ile birlikte geldi. Ashabına hitaben: "Haydi giriniz birbirinize sıkıntı vermeyiniz!" buyurdu. Sonra hamurdan küçük parçalar alıp üzerine bir miktar et koyarak mübarek tükrüğü ile bunu tencere ve fırını ilaçlayıp mayaladı. Sonra fırında pişen etli ekmekleri alıp ashabına verdi. Bu minval üzere buna devam etti ve bütün ashabını bu şekilde doyurdu. Yine de hayli yiyecek kaldı. Buyurdu ki: "Bundan kendiniz de yiyiniz, ayrıca komşularınıza da hediye ediniz. Zira bütün insanlara açhk isabet etmiş durumdadır."

Buhri´nin Müslim ile beraber (yani ittifak halinde) yine Cabir´den olan diğer rivayetleri de aynıdır, ancak şu farklılık vardır:

"...Sonra bereketlenmesi için dua buyurdular. Ben, Allah´a yemin ederek ifade edeyim ki, ashabın sayısı bin kadar olduğu halde, hepsi bundan yiyip doydular. Kalkıp gittikleri zaman da tenceremizde hâlâ et kaynıyordu. Gerek etimiz, gerek ekmeğimiz, sanki hiç yenilmemiş gibiydi."

Vâkıdl ve İbni Asakir Abdullah bin Mugayyes el-Ensari´den şöyle rivayet ederler: "Hendek savaşı sırasında Ümmü Amir el-Eşheliye Peygamber efendimize bir tas içinde Hays denilen (ve et suyu ile undan yapılan) çorba gönderdi. Bu sırada efendimizin yanında Ümmü Seleme de vardı. Ümmü Seleme bu çorbadan karnını doyurdu. Rasulüllah da bir miktar içtikten sonra, Rasulüllah´ın münadisi hendek ehlini bu çorbadan içmeye çağırdı. Onlar da gelip bu çorbadan içtiler ve doydular. Sonunda bu çorba sanki hiç içilmemiş gibi duruyordu."

(Vâkıdînin ve ibni Asakir´in bu haberi, mürseldir.)

Ebu Yala ve İbni Asakir, Abdullah bin Ali bin Ebu Rafi´den naklederler. Onun ninesi Selma, kendisine şöyle haber vermiştir: "Hendek günü Peygamber (s.a.v.) Ebu Rafİ´e bir koyun göndermiş, bunun kesilip kızartılmasını istemiş. Ebu Rafi de bunu kesip kızarttıktan sonra bir sepete koyarak Rasulüllah´a getirmiş ve bu koyunun iki ön bacağı (döşleri) bile hiç umulmadık derecede bereketlenmiştir."

Ebul-Kasım el-Beğavi, kendisinin Mu´cem adlı eserinde Muaviye bin Hakem´den şu haberi nakletmiştir: "Bizler hendekte Rasulüllah ile birlikte çalışıyorduk. Derken kardeşim Ali bin Hakem´in ayağı hendeğin duvarına çarparak yaralandı. Yarası oldukça ciddi olup kanıyordu. Derhal Peygamberimize geldi. Peygamber efendimiz de onun bu yarasını mübarek eliyle sıvadı ve: "Bismillah" dedi. Kardeşimin ayağı iyi olup, hiç kendisine rahatsızlık vermedi."

Beyhakî îbni îshak tarikiyle şöyle rivayet eder: Selman-ı Farisi´den bana gelen habere göre, o demiştir ki: "Hendek günü ben, bir kısmın kazılması için çalışıyor fakat güçlük çekiyordum. Bana iltifat edip çektiğim güçlüğün farkına varan, Rasulüllah efendimiz, hendeğe inip elimden balyozu aldı ve şiddetle vurdu. Bu sırada balyozun altından bir kıvılcım çıktı. Bir daha vurdu, yine altından kıvılcım parladı. Bir daha vurdu. Yine altından bir kıvılcım parladı. Ben dedim ki: "Ey Allah´ın rasülü. Bu parlayan kıvılcımlar nedir?" Efendimiz de buyurdular ki: "Birinci kıvılcım, Allah´ın bana Yemen´i fethedeceğini gösterir, ikincisi: Şam´ın ve batının fethim gösterir. Üçüncüsü ise, Allah´ın bana doğuyu da fethedeceğinin işaretidir." [59]

tbni îshak der ki: Kendisine itimad ettiğim kimselerin bana anlattığına göre, Ebu Hureyre, Ömer ve Osman zamanlarında şöyle konuşurmuş: "Ey müslümanlar! Bütün güç ve imkanlarınızla Allah yolunda cihad edip ülkeler fethediniz! Ben varlığım elinde olan Allah´a yemin ederek söylerim ki, sizin fethettiğiniz ve kıyamete kadar da fethedeceğiniz hütün şehir ve ülkelerin anahtarlarını, şanı yüce Allah; sevgili Rasülü Muhammed´e vermiştir."

Beyhakî ve Ebu Nuaym Bera bin Azib´ten rivayet eder. O şöyle demiştir: "Bizler hendek kazımmda çalışırken, büyük ve sert bir kayaya rastladık. Bir türlü onu parçalayamadık. Şikayetimizi Rasulüllah´a götürdük. O balyozu eline aldı ve "Bismillah" diyerek bir darbe indirdi. Derhal kayanın üçte biri parçalanmıştı. Akabinde Peygamber efendimiz: "Allahü ekber" diyerek tekbir getirdi ve: "Allah bana Şam´ın anahtarını vermiştir. Vallahi ben oradaki kırmızı köşkü görüyorum" buyurdu. Sonra ikinci defa vurdu, bu seferinde de üçte biri daha ufalanıvermişti. Peygamberimiz derhal "Allahü ekber" diyerek tekbir getirdi ve: "Faris´in anahtarları bana verilmiştir! Vallahi ben Medain´in beyaz köşkünü görmekteyim" buyurdu. Sonra üçüncü defa vurdu ,ve o kocaman kayayı kum yığını haline getiriverdi. Derhal "Allahü ekber" diyerek tekbir getirdi ve: "Bana Yemen´in anahtarları verildi! Şu anda ben oranın başşehri olan San´a´nm kapılarını görmekteyim" buyurdu." [60]

îbni Sad, îbni Cerir, îbni Ebu Hatim, Beyhakî ve Ebu Nuaym Kesir bin Abdullah tarikiyle; babası vasıtasıyla dedesinden şu haberi vermektedirler: "Hendek kazarken beyaz ve sert bir kaya çıktı. Bunu kırmaya çalışırken demirimiz kırıldı, tyice zorlanmıştık. Nihayet durumu Peygamber efendimize arz eyledik. O da Selman´m elindeki balyozu alarak bu beyaz ve yuvarlak kayanın üzerine şiddetle vurdu. Kaya sarsıldı ve balyozun altından bir ışık çıktı. Sanki Medine´nin iki yakası arasını aydınlatmıştı ve karanlık bir gecede parlayan bir kandil gibi gözlerimize aksetmişti. Bunun üzerine tekbir getiren Peygamber efendimiz, ikinci bir darbe daha indirdi. Kayadan yine bir sarsıntı ve bir ışık çıktığını gördük. Yine tekbir getiren Peygamberimiz; üçüncü defa kayaya şiddetle vurdu ve kayayı kum yığını halinde par çalayı verdi. Yine Medine´nin iki yakasını aydınlatırcasma bir nur çıktı. Efendimiz derhal tekbir getirdi. Biz de gördüğümüzü ve Peygamber efendimizin tekbir getirişini kendisine arz edip, hikmetini sual eyledik. Buyurdular ki: Birincisinde bana Hire ve Medâin şehirleri gösterildi ve Cebrail ümmetimin buraları fethedeceğini bildirdi, ikincisinde Rum diyarının kırmızı köşkleri gösterildi. Buralarının da ümmetim tarafından fethedileceği Cebrail tarafından bildirildi. Böyle bir fetih ve zaferle şimdiden sevinebilirsiniz. Üçüncüsünde ise, San´a´nm köşkleri gösterildi ve burasının da fethedileceği haberi verildi. Sizler de bu müjdeli haberlere sevinebilirsiniz."

Bu sırada münafıkların nifak dolu sözleri işitilmeye başladı. Onlar diyorlardı ki: "Muhammed, bir taraftan sizlere büyük müjdeler veriyor; kendisi Medine´de olduğu halde Hire ve Medain´deki köşkleri gördüğü nü söylüyor, diğer taraftan bakıyoruz, hendek kazmakla meşgulsünüz? Gelecek olan düşmanın karşısına çıkmaktan bile acizsiniz!" işte münafıkların ve kalbinde hastalık olanların bu kabil sözleri üzerinedir ki, şanı yüce Allah Kerim Kitabındaki şu ayeti indirmiştir:

"Münafıklar ve kalblerinde hastalık bulunan kimseler: "Allah ve rasülü bize Sadece boş vaadlerde bulundu" diyorlardı." [61]

Beyhakî ve Ebu Nuaym îbni Ishak tarikiyle Said bin Meynadan naklederler. O da Numan bin Beşir´in kız kardeşinden nakleder. O demiştir ki: "Annem, elbisemin bir kenarına bir miktar hurma koyarak, bunu hendek kazmakta olan babam va dayıma götürmemi istedi. Giderken Rasulüllah´a uğradım. Beni çağırdı, ben de yanma gittim. Hurmaları iki avucuna aldı, yere bir yaygı yayılmasını emretti, elindeki hurmaları yerdeki yaygının bazı yerlerine sepeledi. Sonra hendek kazmakta olanları çağırıp bu hurmaları yemelerini emretti. Onlar da gelip toplandılar. Onlar hepsi bu hurmadan yediler ve doydular. Kalkıp gittikleri zaman, yaygının üzerinde hâlâ hurma vardı, [62]

Ebu Nuaym îbni Abbas´tan şöyle nakleder: "Mu...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hendek Gazvesinde Görülen Ayetler Ve Mucizeler
« Posted on: 03 Nisan 2020, 22:21:35 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hendek Gazvesinde Görülen Ayetler Ve Mucizeler rüya tabiri,Hendek Gazvesinde Görülen Ayetler Ve Mucizeler mekke canlı, Hendek Gazvesinde Görülen Ayetler Ve Mucizeler kabe canlı yayın, Hendek Gazvesinde Görülen Ayetler Ve Mucizeler Üç boyutlu kuran oku Hendek Gazvesinde Görülen Ayetler Ve Mucizeler kuran ı kerim, Hendek Gazvesinde Görülen Ayetler Ve Mucizeler peygamber kıssaları,Hendek Gazvesinde Görülen Ayetler Ve Mucizeler ilitam ders soruları, Hendek Gazvesinde Görülen Ayetler Ve Mucizelerönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &