ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > Minhacut Talibin  > Lükata(Buluntu)
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Lükata(Buluntu)  (Okunma Sayısı 869 defa)
19 Kasım 2010, 18:20:48
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 19 Kasım 2010, 18:20:48 »




          ONUNCU BÖLÜM
           
             LÜKATA


A.GENEL BİLGİLER

Kendinden emin olan kimsenin buluntu malı alıp kaldırması müstehab, zayıf kavle göre ise vacibtir. Kendinden emin olmayan kimsenin buluntuyu almaması müstehabtır. Fakat en sahih kavle göre alması caizdir. Fasık kişinin buluntuyu alması ise mekruhtur. Mezhep alimlerince kabul edilen rivayete göre, kişinin yitik malı aldığına şahit tutması vacib değildir.

Fasığm, çocuğun ve zımminin İslam diyarmdaki buluntuyu al­ması sahihtir. En zahir kavle göre, fasığm bulduğu eşya kendisinden alınır ve adil bir kimsenin yanma emanet bırakılır. Fasığm buluntu hakkındaki beyanatına itimat edilmez ve yanma bir gözcü verilir.

Çocuğun aldığı buluntuyu velisi alır ve ilân eder. Buluntu, ço­cuk için faydalı ise onun mülkiyetine geçirir. Malı çocuğun mülkiye­tine geçirmek, çocuk adına borç almanın caiz olması gibidir. Veli malı almakta kusurlu davranır ve çocuğun elinde iken telef olursa zararı öder. En zahir kavle göre kölenin aldığı buluntu geçersiz olup onu ilân etmesi de geçersizdir. Şayet efendisi kendisinden alırsa, bu­nun hükmü buluntu malın hükmü gibidir.

Ben diyorum ki; mezhep alimlerince kabul edilen rivayete göre, kendisi ile sahih kitabet akdi yapılmış kölenin buluntuyu al­ması sahihtir. Keza bir kısmı hür olan kölenin hükmü de böyle olup buluntu hem kendisinin hem de efendisinin olur.

Bir kısmı hür olan köle nöbetleşe, yani bir ay kendisi bir ay da efendisi için çalışıyorsa, en zahir kavle göre çalıştığı ay hangisinin sırasına denk gelirse kazancı da ona ait olur. Keza nadir olarak elde edilen kazanç ile alman ücretin hükmü de nöbetleşerek elde edilen kazancın hükmü gibidir. Ancak cinayet ücretinin hükmü böyle de­ğildir, sırasına denk gelen yalnız başına bu ücreti ödemez. Her ikisi kendi aralarında paylaşarak öderler. Allah daha iyi bilir.

 

1. Buluntu Malın Hükmü
 

Kendini yırtıcı küçük hayvanlardan koruyabilen deve ve at gi­bi hayvanlar, kaçarak kendini koruyabilen tavşan ve geyik gibi hay­vanlar ve uçarak kendini koruyabilen güvercin gibi kuşlar kaybolur­sa, bunlar hakkındaki hüküm şöyledir:

1- Sahrada bulunan mal sahibine teslim etmek üzere hakimin alıp muhafaza etmesi lazımdır. Keza en sahih kavle göre hakimden başkası görürse alıp muhafaza etmesi lazımdır. Kendini tehlikeler­den koruyabilen hayvanı temlik maksadı ile almak haramdır.

2- Bir köyün evleri arasındaki buluntu hayvanı temlik mak­sadı ile almak, en sahih kavle göre caizdir. Kendini muhafaza ede­meyen koyun gibi hayvanı sahrada veya köyde bulup temlik mak­sadı ile almak caizdir.

3
- Sahrada bir hayvanı bulan kişi dilerse, ilân eder ve mülkiye­tine geçirir. Dilerse onu satar parasını alıkoyar ve ilân ettikten son­ra mülkiyetine geçirir. Dilerse hayvanı kesip yer sahibi ortaya çıkar­sa değerini Öder.

Hayvanı meskun bir mahalde bulan kimse, üçüncü şıkkın ilk iki şıkkından birisini (alıp mülkiyetine geçirmek veya satmak şıklar­dan birini) tercih eder. En sahih kavle göre "hayvanı kesip yemek" şıkkı tercih edilemez.

Mümeyyiz olmayan köle ve hayvan dışındaki buluntu malı al­mak da caizdir.

4-
Helva gibi kısa zamanda bozulabilen buluntuyu, kişi isterse satıp değerini mülk edinmek üzere ilân eder, dilerse hemen mülk edinir ve onu yer. Zayıf kavle göre meskun mahalde bulunan böyle bir malın satılması caizdir.

Buluntuyu ilaçlayarak bekletmek mümkün ise ilaçlayıp bek-letmelidir. Yaş hurmayı kurutarak muhafaza etmek gibi. Şayet satıl­ması muhafaza edilmesinden faydalı ise satılır. Kurutulması faydalı ise ve alan kişi kurutma işini teberru olarak yaparsa, kurutarak bekletir. Şayet kurutmayı teberru olarak yapmazsa, kurutma ücreti için bir kısmını satar.

Bir kimse buluntuyu muhafaza amacı ile alırsa kendisinde emanet kalır. Şayet hakime teslim etmek isterse, hakimin onu tes­lim alması lazımdır. İlân etmek için almışsa, ekser ulemaya göre ilân etmesi vacib değildir.

İlân etmek amacı ile aldıktan sonra ona ihanet ederse, en sa­hih kavle göre zamin olmaz. Fakat hıyanet etmek kastı ile alırsa za-min olur. Hıyanet kastı ile alması halinde onu ilân edip mülkiyetine geçirmesi mezhep alimlerince kabul edilen rivayete göre gerekmez. Şayet ilân etmek kastı ile alır ve mülkiyetine geçirirse, ilân müdde-tince keza en sahih kavle göre, mülkiyetine geçirmeyi tercih etme­dikçe ilân müddetinden sonra da emanet hükmündedir.

Buluntuyu alan kişi cinsini, niteliklerini, miktarını, kılıfım ve bağlama ipini öğrendikten sonra, sokaklarda ve mescitlerin kapısın­da bir sene boyunca örfe göre ilân eder. İlânı yaparken, ilk hafta her gün sabah-akşam niteliklerini belirtip ilân eder, ikinci hafta ise günde bir defa ilân eder. Ondan sonra haftada bir defa, daha sonra her ayda bir defa ilân eder. En sahh kavle göre bir sene boyunca be­lirtildiği şekilde art arda yapılmayan ilânlar geçerli değildir. Ben di­yorum ki en sahih kavle göre, sene boyunca art arda yapılmayan ilânlar geçerlidir. Allah daha iyi bilir.

Lükatayı muhafaza etmek niyeti ile alan kişi, ilân ücreti verme­si lazım değildir. Hakim ilân ücretini devlet hazinesinden öder veya mal sahibi adına borç alır. Ancak mülkiyetine geçirmek amacı ile almışsa, ilân ücretini kendisi öder. Zayıf kavle göre şayet mülkiyetine geçirmemişse, ilân ücreti mal sahibince ödenir. En sahih kavle göre ise değersiz olan buluntu, bir sene boyunca ilân edilmez. Belki genel­likle sahibi onu aramaktan vazgeçtiği bir zaman kadar ilân edilir.

 

2. Buluntu Malın Mülkiyete Geçirilmesi
 

Bir kimse buluntuyu bir sene boyunca tarif ederse: "Onu mülkiyetime geçirdim." gibi bir lafız söylemedikçe mülkiyetine ge­çirmiş olmaz. Zayıf kavle göre ise buluntuyu mülkiyete geçirmek için niyet etmek yeterlidir. Başka bir zayıf kavle göre ise, bir sene­nin geçmesi ile mülkiyete geçmiş sayılır.

Bir kimse buluntuyu mülk edinir de sahibi ortaya çıkar ve eş­yayı iade etmede anlaşırlarsa, anlaştıkları şekilde yaparlar. Şayet eş­ya sahibi eşyasını ister de onu alan da bedelini vermek isterse, en sa­hih kavle göre mal sahibinin isteği dikkate alınır. Ma} telef olmuşsa benzerini veya mülk edindiği günkü değerini öder. Şayet mal bir ayıp sebebi ile eksilmişse, en sahih kavle göre mal sahibi onu değer farkı ile birlikte alır.

Buluntuyu alan kimse kendisine ait olduğunu iddia eder de ni­teliklerini söyleyemezse veya bir delil gösteremezse, eşya kendisine teslim edilemez. Şayet nitelendirir ve doğru söylediği zannedilirse, kendisine teslim etmek caizdir. Mezhep alimlerince kabul edilen ri­vayete göre, eşyayı kendisine vermek vacib değildir. Nitelendiren ki­şiye buluntu verilir de bir başkası kendisine ait olduğuna dair delil gösterirse kendisine teslim edilir. İlk bulan veya nitelendiren kişi buluntuyu telef ederse, delil gösteren telef edeni zamin kılar, ama karar nitelendiren kişinin aleyhine alınır.

Ben diyorum ki; en sahih kavle göre harem bölgesindeki bu­luntuyu alıp temlik etmek helal değildir. Harem bölgesindeki bulun­tuyu ilân etmek kesinlikle vacibtir. Allah daha iyi bilir.

 

B. LAKİT (BULUNTU ÇOCUK)
 

Buluntu çocuğu alıp muhafaza etmek farz-ı kifayedir. En sahih kavle göre, terk edilmiş çocuğu alan kimsenin şahit tutması vacibtir. Çocuğu alan kişinin velayet hakkının sabit olması için mükellef, hür, müslüman, adil ve reşid olması gerekir.

Bir köle, efendisinin izni olmaksızın buluntu çocuğu alırsa, ço­cuk kendisinden alınır. Çocuğu aldığından efendisi haberdar ise, kölenin yanında kalmasına karar verilir. Efendisinin izni ile almışsa, efen­disi almış sayılır. Terk edilmiş müslüman çocuğu fasık, kısıtlı veya ka­fir bir kimse alırsa, hakim tarafından kendisinden alınır.

İki kişi buluntu çocuğu beraber aldıklarını iddia ederlerse, ha­kim çocuğu uygun gördüğü kişiye veya onların dışında bir başkasına verir. İkisi beraber görür de birisi önce davranarak alırsa, diğerinin iddiası reddedilir. Şayet ikisi beraber alır ve her ikisi de almaya ehil iseler, en sahih kavle göre zengin olan fakire ve adil olan adil olma­yana tercih edilir. İkisi aynı seviyede iseler aralarında kura çekilir.

Şehirde oturan bir kimse bir çocuğu görüp alırsa, onu köye götüremez. Ama en sahih kavle göre bir başka şehre götürebilir. Bu kişi yabancı ise, çocuğu kendi beldesine götürebilir. Köyde bulunursa, şehre götürebilir. Köyde yaşayan bir kimse şehirde bir çocuk görürse, bunun hükmü şehirde yaşayan kimsenin hükmü gibidir. Yani çocuğu köye götüremez. Şayet köyde bulursa, çocuğun köyde kalmasına ka­rar verilir. Zayıf kavle göre ise bulan kişi hayvanlarını beslemek için devamlı bölgeden bölgeye göç ediyorsa, çocuk kendisine verilmez.

Buluntu çocuğun nafakası, buluntu çocuklar için vakfedilmiş umumi maldan harcanır. Veya çocuğun Özel malından harcanır. Özel maldan maksat üzerinde bulunan elbise, altına serilmiş sergi, cebin­de bulunan para ve başka şeyler ile beşiği yanma veya altına konul­muş para gibi şeylerdir. Bir evde bulunursa o ev kendisine ait sayılır. Fakat evin altına defnedilmiş mal kendisine ait sayılmaz. Keza en sahih kavle göre, çevresine bırakılmış elbise ve diğer emtia da ken­disine ait sayılmaz.

Çocuğun mal varlığı bilinmiyorsa, en zahir k...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.033


View Profile
Re: Lükata(Buluntu)
« Posted on: 22 Mayıs 2019, 02:25:47 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Lükata(Buluntu) rüya tabiri,Lükata(Buluntu) mekke canlı, Lükata(Buluntu) kabe canlı yayın, Lükata(Buluntu) Üç boyutlu kuran oku Lükata(Buluntu) kuran ı kerim, Lükata(Buluntu) peygamber kıssaları,Lükata(Buluntu) ilitam ders soruları, Lükata(Buluntu)önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &