ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > Minhacut Talibin  > Hacr(Kısıtlılık)
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hacr(Kısıtlılık)  (Okunma Sayısı 1524 defa)
21 Kasım 2010, 20:41:34
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 21 Kasım 2010, 20:41:34 »



HACR(KISITLILIK)

F.HACR


Alacaklının hakkını korumak için müflis, rehineyi kabul eden için rahin, mirasçı için hasta, efendisi için köle ve müslüman için mürted kısıtlılık altına alınır. Kısıtlılığın birkaç bölümü vardır. Bu bölümdeki amacımız delinin, küçüğün ve savurganın kısıtlılığını açıklamaktır.

Bir şahıs delirirse, nikah gibi dinî velayet hakkı elinden alınır ve sözlerine itibar edilmez. Deliren ayılmca hakimin kararı olmadan kısıtlılığı kalkar. Çocuk da reşid olup buluğ çağma erince kısıtlılık hali kalkar.

 

1. Buluğa Erme Çağı
 

Buluğ çağına ermek; erkek çocuğun on beş yaşını tamamla­ması veya ihtilâm olması ile olur. İhtilâm olmayı mümkün kılan za­man ise çocuğun dokuz yaşını tamamlamasıdır. Kasıktaki sert kıl­ların çıkması, kafirin çocuğu için buluğ alametidir. En sahih kavle göre kasıktaki sert kıllar, müslüman kişinin çocuğu için buluğ ala­meti sayılmaz.

Kız çocuğunun buluğ çağına ermesi yukarıda geçen iki alame­te ek olarak adet görmesi ve hamile kalmasıdır.

Reşidlik ise, din ve mâlî idare bakımından salahiyetin ortaya çıkmasıdır. Dînî bakımdan salahiyet; adaleti ortadan kaldıran ha­ramların işlenmemesidir. Mâlî bakımdan salahiyet ise, malı savur-mamaktır. Bu da muamelede malı fahiş bir aldanma ihtimali ile za­yi etmek, denize atmak veya harama harcamakla olur. En sahih kav­le göre kişinin malını sadaka ve hayır işlerine sarf etmesi veya ken­di seviyesine uygun olmayan yiyecek ve elbiselere harcaması savur­ganlık değildir.

Çocuğun reşidliği deneme ve farklı mesleklerle bilinir. Tüccarın çocuğu alım-satım ve pazarlıktan anlamasıyla, ziraatçının çocuğu ziraata uygun işler ve tarlayı işleten çiftçilere masraf .yap­ması ile, sanatkarın çocuğu ise sanatına uygun bir işle denenir. Kadının reşidliği ise ip bükmek, pamuğu ıslah etmek, yemeği kedi gibi hayvanlardan korumak gibi sınamalarla bilinir. Denemenin iki veya daha fazla sayıda yapılması şarttır.

Deneme, çocuk buluğa girmeden yapılır. Zayıf kavle göre dene­me, çocuk buluğa erdikten sonra yapılır. Birinci kavle göre yani, buluğdan önce denenen kişinin yaptığı akidler en sahih kavle göre sahih olmayıp, pazarlık konusunda denenir. Çocuk adına velisi akid-de bulunur.

Bir çocuk reşid olmadan buluğa ererse, kısıtlılığı devam eder. Fakat reşid olup buluğa ererse, buluğla kısıtlılığı kalkar ve malı ken­disine teslim edilir. Zayıf kavle göre kısıtlılığın hakim tarafından kaldırılması şarttır. Malını tekrar savurursa hakim tarafından kısıtlılık altına alınır. Zayıf kavle göre kısıtlılık iade edilmeksizin döner. Reşid olarak buluğa eren fasık sayılırsa, en sahih kavle göre kısıtlılık altına alınmaz.

Sefıhlikle kısıtlılık altına girenin velisi, hakimdir. Zayıf kavle göre çocuk küçük iken velisi olan kimse, çocuk büyüdüğünde de ve­lisi o kimse olur. Deliliğe maruz kalan kişinin velisi ise, küçük­lüğünde kendisine velilik eden kimsedir. Zayıf kavle göre ise velisi hakimdir. Sefihlik sebebi ile kısıtlılık altına alman kişinin velisinin izni olmadan ahş-veriş akdinde bulunması, köle azad etmesi, malını hîbe etmesi ve nikah akdinde bulunması sahih değildir.

Sefih kişi bir malı satın alır veya borç olarak teslim alır da te­lef olur veya telef ederse, bunları ne derhal ne de kısıtlılıktan sonra zimmetine geçirmiş olmaz. Mal sahibinin onun sefih olduğunu bilip bilmemesi sonucu değiştirmez.

Sefih kişi, velisinin izni ile nikah akdinde bulunursa akid sa­hihtir. En sahih kavle göre mali tasarrufta bulunması sahih değildir.

Sefih kişi kısıtlılık altına alınmadan veya kısıtlılık altına alındıktan sonra borç aldığını ikrar ederse, kabul edilmez. Keza bir malı telef ettiğini itiraf ederse, en zahir kavle göre kabul edilmez. Ancak had, kısas, talâk, bul, zihar ve lian hakkındaki itirafı ve ne­sebi reddetmesi sahihtir.

Sefihin ibadet konusundaki hükmü, reşid kişinin hükmü gibi­dir. Ancak sefih, zekâtını bizzat ayırıp verme yetkisine sahip değil­dir. Sefih, farz hacı eda etmek üzere ihrama girerse; yolda kendisine harcamak üzere velisi güvenilir birisine yetecek miktarda mal verir. Eğer nafile hac için ihrama girerse ve yol masrafı ikamet halindeki nafakasından fazla ise velisi onu alıkoyabilir. Mezhep alimlerince kabul edilen rivayete göre muhsir kişi hükmünde olup, tıraş olur ve ihramdan çıkar. Ben diyorum ki; ihsar kanı için bedelin geçerli oldu­ğunu kabul etmemiz halinde oruç tutarak ihramdan çıkar. Çünkü o malî tasarruftan alıkonulmuştur. Ancak yolda fazla masrafı kadar kazanç elde ediyorsa, velisinin onu yoldan alıkoyması caiz olmaz. Al­lah daha iyi bilir.

 

2..Veli
 
Çocuğun velisi babasıdır. Sonra her ne kadar yukarıya doğru çıksa da baba cihetinden dedesidir. Daha sonra bunlardan en son ölenin tavsiye ettiği kişi ve hakim gelir. En sahih kavle göre anne ve­li olamaz.

Veli, velayetindeki çocuğun malını maslahata binaen harcar. Çocuğa ev yaparsa, çamur ve tuğla kullanır, fakat kerpiç ve kireç kullanmaz. Akarını nafaka ve giyim gibi bir ihtiyaç için veya açık bir fayda olmaksızın satamaz. Ancak malı bir amaca binaen ticaret eş­yası karşılığında veya bir maslahat için vadeli olarak satabilir. Malı vade ile satarsa şahit bulundurur ve müşteriden rehine alır. Veli, maslahata binaen şüf a hakkı ile onun için mal alıveya almaktan vazgeçer. Malının zekâtım öder ve nafakası için örfe göre harcama

yapar.

Çocuk buluğa erdikten sonra babası ve dedesinin maslahat ol­maksızın satış akdinde bulunduklarım iddia ederse, her ikisi yemin eder ve sözleri kabul edilir. Çocuk, vasi veya eminin (hakimin tayin ettiği kimse) maslahat olmaksızın satış akdinde bulunduklarını id­dia ederse, yemin eder ve sözü kabul edilir.

 

G. SULH
 

Sulh, iki kişi arasındaki anlaşmazlığı kaldıran akiddir. İki kısma ayrılır.

A- Davacı ile davalı arasında yapılan sulh. Bu da iki kısımdır:

1- İkrar üzere yapılan sulh: Üzerinde sulh yapılan hak, dava edilmeyen bir ayın ise, bu sulh lafzı ile satış akdi yapmaktır. Böyle bir sulhta satış akdinin hükümleri gerçekleşir. Örneğin, Şüf a hakkı, ayıplı olanı iade etmek, teslimden önce malda tasarruf yapmamak, her iki mal ribevi ise aynı mecliste teslim almak gibi.

Üzerine sulh yapılan hak, evde kiraya oturmak gibi bir menfa­at ise bu, sulh lafzı ile icare akdi yapmaktır. Böyle bir sulhta icare-nin hükümleri geçerli olur.

Sulh dava edilen malın bir kısmı üzerine yapılırsa, geri kalan kısım malı elinde bulundurana hîbe edilmiş sayılır. Burada hibenin hükümleri geçerli olur. Böyle bir sulhu satış kelimesi ile yapmak sa­hih olmaz. En sahih kavle göre sulh kelimesi ile hîbe akdi yapmak

caizdir.

Bir kişi aralarında anlaşmazlık olmaksızın bir kimseye: "Evin için şu kadar mal karşılığında benimle sulh yap." derse, en sahih kavle göre böyle bir sulh akdi geçersizdir. Ama borca karşı verilecek bir mal üzerine sulh akdi yapılırsa, bu sahihtir. Borç ve mal altın karşılığında gümüş almak gibi ribevi ise, bedeli aynı mecliste almak şarttır. Borç veya karşılığı ribevi olmayıp borcun bedeli bir mal ise, en sahih kavle göre bedeli aynı mecliste almak şart değildir. Malın bedeli borç ise, borcun miktarını aynı mecliste belli etmek şarttır. Bedeli aynı mecliste almak hususunda iki vecih vardır. Davacı bor­cun bir kısmı üzerine sulh yaparsa geri kalan kısımdan borçluyu ib­ra etmiş olur.

Sulh akdi ibra, hatit (indirim), ıskat (düşürme) ve benzeri lafızlarla yapılırsa sahihtir. En sahih kavle göre sulh lafzı ile sulh akdi yapmak caizdir.

Ödeme zamanı gelmiş borcun aynısını vade ile ödemek üzere sulh yapmak veya bunun aksini, yani vadesi gelmemiş borcu peşin vermek üzere sulh yapmak geçersizdir. Kişi, kendi isteği ile vadeli olan borcunu peşin vermek isterse bu caizdir.

Davacı peşin olan on lira borcundan beş lirasını peşin almak ve geri kalan beş liradan vazgeçmek üzere sulh yaparsa, beş lirayı pe­şin alır. Bunun aksi ise hükümsüzdür. Yani davacı, vadeli olan on li­ra borcunun beş lirasından vazgeçip beş lirasını peşin almak üzere sulh yaparsa caiz olmaz.

2-Inkar üzere yapılan sulh: İddia edilen malın inkarı üzerine yapılan sulh geçersizdir. Keza malın bir kısmının inkarı üzerine yapılan sulh da en sahih kavle göre geçersizdir. Meselâ; davalı da­vayı inkar ettikten sonra davacıya: "İddia ettiğin ev üzerine benim­le sulh yap." diye ikrarda bulunursa; malı inkardan sonra yapılan bu ikrar, en sahih kavle göre ikrar sayılmaz.

B- Davacı ile yabancı arasında yapılan sulh: Yabancı (davacı ve davalı dışındaki üçüncü bir şahıs) davacıya gelerek: "Sulh yapmak üzere davalı beni vekil tayin etti. Senin onda bulunan borçlarını iti­raf etti." der ve davacı ile sulh yaparsa bu akid sahihtir.

Yabancı kendi adına sulh yaparak davacıya: "Davalı beni vekil tayin etti. Senin hakkını itiraf ediyor." derse böyle bir sulh yabancı adına sahih olur. Sanki malı satın almış gibidir.

Davalı davayı inkar eder ve yabancı inkarının geçersiz olduğu­nu söylerse bu, gasp edilmiş malı satın almak hükmündedir. Bu tak­dirde ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 21 Kasım 2010, 21:17:13 Gönderen: Gulinur »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hacr(Kısıtlılık)
« Posted on: 20 Ağustos 2019, 11:19:37 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hacr(Kısıtlılık) rüya tabiri,Hacr(Kısıtlılık) mekke canlı, Hacr(Kısıtlılık) kabe canlı yayın, Hacr(Kısıtlılık) Üç boyutlu kuran oku Hacr(Kısıtlılık) kuran ı kerim, Hacr(Kısıtlılık) peygamber kıssaları,Hacr(Kısıtlılık) ilitam ders soruları, Hacr(Kısıtlılık)önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &