ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Kuranı Kerim > Kuranda İnsan Psikolojisi > Nasih ve Mensuh
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Nasih ve Mensuh  (Okunma Sayısı 788 defa)
18 Şubat 2011, 17:56:44
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 18 Şubat 2011, 17:56:44 »



Nasih-Mensuh

 Nesh, 'Ne-Se-Ha' fiil kökünden gelir, masdardır’. Sözcük olarak, 'yok etmek, gidermek, değiştirmek' gibi anlamlar içermektedir. Günlük konuşmada, 'güneş gölgeyi neshetti (giderdi), ihtiyarlık gençliği neshetti(gider­di) 'gibi konuşmalarda da geçer. Ruhların bir bedenden diğerine geçişi anlamında kullanılan 'tenasüh'(geçiş­mek) ile, bir kitabı çoğaltmak, kopyesini çıkarmak an­lamında 'istinsah’ ve bir kitaptan istinsah edilmiş su­retler için kullanılan 'nüsha' kelimeleri de 'nesh'den tü­remedir. [92] Kur'an'da, “Allah şeytan'ın attığını iptal eder, giderir (nesheder), sonra, kendi ayetlerini, güçlendi­rir” (Hacc: 52) buyurulmakta ve vahyde ve Kur'an'da şeytanın hiç bir şekilde elinin olmadığı belirtilmektedir. Bir diğer ayette, “Muhakkak sizin işlediklerinizi yazı­yorduk (istinsah ediyorduk)” (Casiye: 29) buyurulmaktadır. Bu ayet, Kitabı anlama yönünden de hayli an­lamlıdır. İnsanların dünyadayken işledikleri ameller bir kitabın kelimeleri halinde ortaya çıkmakta ve Allah'ın melekleri bu kelimeleri yazarak, insana Ahiret'te veri­lecek kitabını hazırlamaktadırlar. Bir diğer ayette, “Ne zaman kî Musa'nın öfkesi yatıştı, o zaman levhaları aldı; onların nüshasında Rabb'lerinden korkanlar için hidayet ve rahmet vardır” (A'raf: 154) buyurulmaktadır. Buradaki nüsha kelimesi 'yazı' olarak da çevrilmiş­tir; ne ki, rahmet ve hidayetin yazıya özgü kılınmasının anlamı izah edilmemektedir. Burada nüsha, levhalar çoğul olduğundan her biri için veya levhalar Kitab'ın Anası'nın nüshaları olduğu için kullanılmış da olabilir.

Nesh, terim olarak, 'bir nass'ın hükmünü sonra ge­len bir nass'la kaldırmaktır, şer'î bir delil ile şer'î bir hükmü kaldırmaktır'[93] şekillerinde tanımlanmıştır.

Nesh'in terim anlamiyla Kur'an'da, “Biz benzerini veya daha iyisini getirmeden bir ayeti neshetmez veya unutturmayız” (Bakara: 106) ayetinde ve bunu açık­layıcı olarak da, “Biz bir ayetin yerine başka bir ayeti getirdiğimiz zaman, Allah ne indirdiğini bilirken, sen iftira ediyorsun” derler. Hayır, çokları bilmiyorlar. De ki: “İman edenleri sağlamlaştırmak ve müslümanlar için de hidayet ve müjde olmak üzere onu Ruh-ül-Kuds Rabb'inden hakkla indiriyor” (Nahl: 101-102) ayetinde geçtiği ileri sürülmektedir. Fakat, bu ikinci ayette 'nesh' değil, 'bir ayetin yerini bir başka ayetle değiştirmek' an­lamında 'tebdil' kullanılır.

Kur'an'da 'nesh'in yanısıra, 'unutturmak' da söz konusu edilmektedir. Nitekim, Bakara Suresi'nin 106'ncı ayetinde 'nesheder ya da unutturursak’ denmektedir. Şu kadar ki, bu ayette geçen ve 'unutturursak' anlamı veri­len 'nünsihâ' kelimesi, Ömer, İ. Abbas, Nehaî, Ata, Mücahid, Abîd bin Umeyr, İ. Kesir ve Ebu Am'r tarafından 'nense' hâ' şeklinde okunmuştur ki, 'ertelersek' demek­tir. [94] Alışverişte, 'veresiye, geri bırakılmış borç' an­lamlarına gelen 'nesîe' ve Cahiliyet döneminde müşrik Araplar'ın Haram ayların yerlerini değiştirmelerini, Muharrem'in haramlığını Sefer ayma ertelemelerini ifade eden 'nesi’ kelimeleri de bu kelimeyle bağlantılıdır. Fa­kat, Kur'an-ı Kerim'de 'unutturma' kelimesi bir diğer yerde daha geçmektedir: “Sana okutacağız da unutma­yacaksın, ancak Allah'ın dilediği dışında” (A'lâ: 6-7). Şu halde 'nesh'le birlikte, 'unutturma' da söz konusu­dur.

Kur'an'da Ebu Müslim el-İsfaharü'ye kadar bilgin­ler çoğunlukla üç türlü neshin olduğunu kabul ediyor­lardı:

1. Hükmü neshedildiği halde, lâfzı kalan ayetler. “Her nereye yönelirseniz, Allah'ın vechi orasıdır (Baka­ra: 215) ayetini, “yüzünü Mesdd-i Haram tarafına çevir” (Bakara: 144) ayetinin neshetmesi gibi. (Fakat, bu­rada nesh olayını kabul etmek zordur. Çünkü, her taraf­ta Allah'ın vechinin bulunuşu, namazda Kıble tarafı­na dönmeğe aykırı değildir. Fakat ayetin namazda dö­nülecek yerle ilgili olarak ifade ettiği anlam ve ortaya koyduğu hükümde kuşkusuz Nesh vardır)

2. Lâfzı neshedilen, ama hükmü geçerli kalan ayet­ler. Hz. Ömer tarafından rivayet edilen recin ayeti bu­na delil gösterilmektedir.

3. Hem hükmü, hem de metni neshedilen ayetler: “Ademoğlu'nun iki vadi dolusu malı olsa, bir üçüncüsü­nü de ister. Ademoğlu'nun iç boşluğunu topraktan baş­ka bir şey doldurmaz. Ancak tevbe edenin tevbesini Al­lah kabul eder” şeklinde bir ayet buna örnek gösteril­miştir.

Müfessirler ilk dönemde, mensuh ayetlerin sayısını 260'e çıkarıyorlardı. H. 322 yılında vefat etmiş bulunan Ebu Müslim el-İsfahanî, Kur'anda neshin olmadığını iddia etti. Fakat, Suphi es-salih'in de yerinde bir tesbitle belirttiği gibi, neshi kabul eden veya etmeyen müfessirlerin çoğu Kur'an ayetlerinin birbirlerini ve Sünnet'in ayetlerin hükümlerini genelleştirmesi, özelleştir­mesi, açıklaması (ta'mîm, tahsis, tafsil) ve kayıtlama­sı (takyit) gibi önemli noktaları karıştırmakla yanılgı­lara düşmüş olmalıdırlar.

Celâlettin es-Suyutî Kur'an'daki mensuh ayetlerin sayısını 20'ye indirdi; Şah Veliyyullah Dehlevî bu sayıyı 5'e, Türkiye'de Ömer Rıza Doğrul ise sıfıra indiriverdi. Ömer Rıza Doğrul. “Tanrı Buyruğu'nda Müslim'in bazı hadislerini mevzu, Süyutî'yi de pek zayıf ilân ettikten sonra, bütün hadis kitaplarını karıştırdığı halde, nesh hakkında tek bir rivayet bulamadığını belirtir ve Kur'an'da nesh olmadığını ileri sürer. “Sana okutturacağız da unutmayacaksın” ayetini kendine delil olarak alır ve hemen sonraki, “ancak Allah'ın dilediği dışından aye­tini görmez. [95] Gerçi, bir takım müfesirler Elmalılı Hamdi Yazır'ın da belirttiği gibi, buradaki istisnanın az­lık ifade ettiğini veya bütünüyle olumsuzluk ifade etti­ğini, yani, 'Peygamber'e okutulanın hiç bir şekilde unutturulmadığını' belirtirler. [96] Ama, gerek Nahl Suresi'ndeki, gerekse, Bakara Suresi'ndeki yukarıya aldığımız ayetler bir nesh gerçeğine işaret etmektedir. Nesh'i ka­bul etmeyenler ise, buradaki nesh'i, Kur'an'ın önceki şeriatları nesh ettiği şeklinde yorumlarlar.

Burada, bu görüşleri verdikten sonra, İmam Mu­hammed el-Bakır'ın şu sözünü aktarmayı gerekli görü­yoruz:

“Muhakkak insanlar bu Kur'an hakkında ilimleri olmadan konuşuyorlar. Allah şöyle diyor oysa: “O ki size kitabı indirdi; onda muhkem ayetler vardır., diğer­leri müteşabihtir..” Mensuhlar müteşabihlerdendir. Muh­kemler neshedenlerden. Allah azze ve celi Nuh'u kav­mine şu mesajla gönderdi:

“Allah'a ibadet edin, O'ndan korkun ve bana itaat edin.” Nuh kavmini 'Allah'a, birliğine, O'na ibadet etmeye ve hiç bir şekilde şirk koş­mamaya' çağırdı. Sonra Allah bu kural üzere Muham­med (S.A.V.)'e varıncaya değin peygamberleri gönderdi. Muhammed de insanları Allah'a ibadet etmeye ve O'na hiç bir şekilde şirk koşmamaya çağırdı ve Allah şöyle buyurdu:

“O size, Nuh'a tavsiye ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim, Musa ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi, dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin diye dinden bir şeriat kıldı. Kendilerini çağırdığın şey müşriklere ağır geldi. Allah Kendisi'ne dilediğini seçer ve yöneleni Kendisi'ne iletir.” (Şura: 13). Allah peygamberleri ka­vimlerine 'Allah'tan başka ilâh yoktur' şehadetiyle ve kendi katından gelenin kabul edilmesi için gönderdi. Kim, buna içten gelerek inandı ve bu inanç üzere öldüyse, Allah onu Cennet'e kor. Çünkü, Allah kullarına za­lim değildir; çünkü Allah, işleyene işlediğinden dolayı ateşi vacip kıldığı günahlara ve öldürmelere dalmadıkça bir kula azap edecek değildir. Ne zaman ki, her pey­gambere kavminden uyanlar uydu, o zaman Allah her peygamber için bir şeriat ve yol kıldı; Şeriat ve yol Allah'ın yolu ve sünnettir, Allah Muhammed (S.A.V.) 'e dedi:

“Muhakkak, Nuh'a ve ondan sonraki nebilere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik.” (Nisa: 163). Ve, Al­lah her nebiye yola ve sünnete tutunmasını emretti ve Allah'ın Musa'ya emrettiği yol ve sünnette yedinci gün vardı ve Allah o günün haramlığını tanıyıp, bu günde çalışmayı helâl kılmayanı Cennet'e kor; kim de onun hakkını küçümseyip, Allah'ın işlemeği haram kıldığını işleyerek helâl ettiyse, onu da ateşe kor. Yedinci günde yiyip, avlanmayı helâl kılanlara Allah, Rahman'a şirk koşmadıkları ve Musa'nın getirdiğinde şüpheye düş­medikleri halde, gazap etti ve “Muhakkak sizden yedin­ci günde haddi aşanları bildiniz ve onlara 'aşağılık may­munlar olun' dedik” (Bakara: 65) buyurdu.,. Sonra Al­lah Muhammed (S.A.V.) 'i gönderdi ve o Mekke'de 10 yıl davette bulundu ve bu on yılda Allah'tan başka ilâh bulunmadığına ve Muhammed'in Allah'ın rasûlü oldu­ğuna şehadet eden herkesi ikran ve tasdikinden dolayı Allah Cennet'e kor. Allah, bu şehadet üzere Muhammed'e tabî olanları, Rahman'a şirk koşmadıkça ceza­landırmaz. Allah Benû İsrail (İsra) Suresi'nde, “Rabbin ancak kendisine ibadet etmenize ve anne-babaya iyiliğe hükmetti... muhakkak O, kullarına karşı her şeyden haberdardır, görendir” buyurdu. Bu aradaki (23-30) ayetlerde öğüt, terbiye, hafif yasak vardır, va'd ve ce­zalandırma tehdidi yoktur, sakındırma söz konusudur: Sonra şöylededi:

“Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öl­dürmeyin. Sizi de onları da biz besliyoruz, onları öldürmek büyük hatadır” (31); Zinaya yaklaşmayınt çünkü o açık bir kötülüktür, ne kötü bir yoldur (32); Allah'ın ha­ram kıldığı canı haksız yere öldürmeyin; kim zulmen öldürülürse velisine yetki veririz{3Z); Ergenlik çağına eriyinceye kadar en güzel olanın dışında yetimin malına yaklaşmayın; ahdi de yerine getirin, çünkü ahd sorum­luluk getirir(34); Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam yapın, doğru terazi ile tartın; bu daha iyidir, sonu daha gü­zeldir(35); Hakkında ilim sahibi olmadığın bir şeyin ardına düşme, çünkü kulak, göz ve gönül hepsi ondan sorumludur(36); Yeryüzünde kabara kabara yürüme, çünkü ne yeri delebilirsin, ne de dağların boyuna erişe­bilirsin (37); Bunlar hepsi kötü olan, Rabbi'nin katında hoş görülmeyen şeylerdir; bunlar Rabbi'nin sana vahyettiği hikmettendir; Allah'tan başka bir diğer ilâh da­ha edin...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Nasih ve Mensuh
« Posted on: 03 Haziran 2020, 08:20:59 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Nasih ve Mensuh rüya tabiri,Nasih ve Mensuh mekke canlı, Nasih ve Mensuh kabe canlı yayın, Nasih ve Mensuh Üç boyutlu kuran oku Nasih ve Mensuh kuran ı kerim, Nasih ve Mensuh peygamber kıssaları,Nasih ve Mensuh ilitam ders soruları, Nasih ve Mensuhönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &